tam zamanında..😊

tannertan36
Aqua Utopia|海の底で記憶を紡ぐ

Janaina Medeiros
Alisa U Zemlji Chuda
DEAR READER

titsay
"I'm Dorothy Gale from Kansas"
PUT YOUR BEARD IN MY MOUTH
Sweet Seals For You, Always
Mike Driver
Monterey Bay Aquarium
taylor price
Peter Solarz

No title available

if i look back, i am lost

Kaledo Art

oozey mess

pixel skylines
d e v o n

Discoholic 🪩

seen from Greece
seen from Italy

seen from United States

seen from United States

seen from Türkiye

seen from Iraq

seen from Malaysia
seen from South Africa

seen from Japan

seen from Germany

seen from Malaysia

seen from Netherlands

seen from Portugal
seen from Greece
seen from United States
seen from United States

seen from United States

seen from Maldives
seen from United States
seen from United States
@watozaky
tam zamanında..😊
“Yanında olmayan insanlar için sıkma canını. Bir insan gerçekten isterse, Yanında olmanın bir yolunu elbet bulur. Ve unutma; Bahaneler, sadece uzak kalmayı tercih edenler içindir.”
— Can Yücel - Güle Güle - Seslerin Sessizliği
Koştur koştur ne duruyorsun
Mezar bomboş, bekletiyorsun
“Temmuzlar kedi yavruları gibi sokulurken ağustosa ve ağustoslar eylüle. Bir yol alış duygusudur ki, biliriz insanlar zamanlardan önce boğulur.” — Edip Cansever
“Bir kedi miyavlar yalnızlık hakkında.” — Cahit Zarifoğlu
“Tırnakları sipsivri, hani düşman? Bir süsü gibi taşırlar, yaşamak oyun onlar için, her zaman aramızda, ne gurur ne kin, bir gün gidiverirler gölge - varlıklarını biz duymadan.” — Sedat Umran
“Beni turnasız türkülerin, beni solgun bir kedinin kalbinde unuttular.” — Haydar Ergülen
“İnsanı kediyle melezlemek mümkün olsaydı, insan gelişir ama kedi bozulurdu.” — Mark Twain
“Delirmiş kadınlar kedilerle konuşur, şair adamın kendisi ile konuştuğu gibi.” — Mahmut Avcı.
“Masal dinlememiş çocuklar büyüyünce kedi resmini bile cetvelle çizerler.” — Cemal Süreya
“Yüzüm de bir kedidir boş zamanlarımda, kalbimde kuş kadar bir köpek havlar.” — Ergin Günçe
“Kedilerle insanlar arasındaki en büyük fark bu işte; Biz yaşıyoruz, onlar hayatlarıyla dövüşüyor.” — Oya Baydar
“Kedilerin varlığında bir şey var… Yalnızlığın acılığını azaltan bir şey.” — Louis Camuti
“Deniz ve vapurlar, ay ve ağaçlar ne de kedi. Ne de elin ayakların duydukların gerçek yerlerinden değil. Şimdi geç bunları geç parkları geç, hepimizin yırtılır gibi olan ağzına bak.” — Cahit Zarifoğlu
“Bir yetim çocuğun başını okşa, o zaman onun gözlerinde Allah'ı görürsün. Bir fakire yardım et, onun gözlerinde Allah'ı görürsün. Bir kediye yiyecek ve su ver, onun gözlerinde Allah'ı görürsün.” — Murat Menteş
“Dönüşür nasılsa deltasında düşlerim aslına, kedilerin kirpiklerini okşadıktan sonra.” — Halim Yazıcı
“Kediler mağrurdurlar gerçekten de. Alis’in dediği gibi onlar ‘Krallara bakabilirler’ ve bir şairimizin tamamladığı gibi ‘Hatta onları tırmalayabilirler’ de. Kralların yaşadığı ülkelerde, insanların kedilerden öğrenebilecekleri bir şey vardır.” — Enis Batur
“Kedi nefreti; Çirkin, aptal, hoyrat, yobaz bir ruhun yansımasıdır. Bu Çirkin Ruh’la uzlaşmak imkansızdır." — William S. Burroughs
”Kimdi o kedi, zamanın eşyayı örseleyen korkusunda eğerek kuşları yemlerine, bana ve suçlarıma dolanan?“ — Nilgün Marmara
”Ve şimdi kedi ruhlu iyi insanların sayısı o kadar az ki; Burada ve evrenin ara sokaklarında pek çok kedi büyük bir zarafetle aylakça geziniyor şimdi.“ — Charles Bukowski
"İnsanların kedilere besledikleri hislerin ve tabi kedilerin insanlara verdikleri tepkilerin, o kişinin karakteriyle ilgili ciddi bir veri olduğuna inanırım.” — Kristin Cast
“Belki önemli değil ama çekip gidelim kedilerin kendilerinin olan akşamına.” — Turgut Uyar
“Kediyse, kendi varoluşunun başlı başına bir mutluluk kaynağı olduğu inancındadır, ödün vermez. Nankör sayılması bu yüzdendir sanırım. Almaktan çok paylaşmayı sevenlerin hayvanıdır Kedi. Uyudu mu kinini de unutur.” — Tomris Uyar
“Herkes burada kediyi tekmeler, minnoş diye bir kedi var. Beni ise yalar o da elimi ve yüzümü yalar, iyi severim.” — Ergin Günçe
“Benim küçük bir kedim vardı, ahmak bir ayak ezdi. Benim en güzel çocukluğumu ahmak bir ayak ezdi.” — Asaf Halet Çelebi
“Ayrılmalar birer kaçış gibidir alışmış bir kedi varsa. Kedi yokken gitmeli ya da bizden bıktığını bilmeli, gitmeli.” — Behçet Necatigil
“Sazlarım vardı, ırmaklarım vardı çok, çakıl taşlarım vardı benim. Ama sen başkasın anlıyor musun? Tut ki karnım acıktı, anneme küstüm, tüm şehir bana küskün. Bir kedim bile yok anlıyor musun? İklim değişir, Akdeniz olur, gülümse.” — Kemal Burkay
“Kedi kadının yanındaydı, kadın gecenin yanındaydı. Kedi gitti geceye değdi, karardı, döndü kadına değdi. Bir kadın portresi belirdi; Elinde siyah bir gül vardı, kucağında kırmızı bir kedi.” — Özdemir Asaf
“Bir hayvanın yalnızlığı diyor da başka bir şey demiyor. Bakıyor duvarın üstündeki sarı kediye.” — Sabahattin Kudret Aksal
“Su başında durmuşuz. Su serin, çınar ulu, ben şiir yazıyorum, kedi uyukluyor, güneş sıcak. Çok şükür yaşıyoruz. Suyun şavkı vuruyor bize, çınara, bana, kediye, güneşe. Bir de ömrümüze…” — Nazım Hikmet Ran
“İki kedi oturmuş duvara, karşılıklı, iki sevdalı kedi, iki totem gibi.” — Oktay Rıfat
“Geçer sokaktan bakışsız bir kedi kara. Çuvalında yeni ölmüş bir çocuk, kanatları sığmamış. Bağırır eskici dede, bir korsan gemisi girmiş körfeze.” — Ece Ayhan
“Kediler anlamaz aşktan, duydukları yalnız şehvet; Ben hiç kedi olmadım mı yaşarken, nasıl hayır derim? Oldum elbet.” — Sedat Umran
“Kalbe aşina bütün rastladıklarım, herşey eskisi gibi, herkes bahtiyar, iyi! Bana büyük babamı hatırlatan ihtiyar, çocukluk arkadaşım sarı benekli kedi.” — Ziya Osman Saba
“Evvel zaman içinde kalbur zaman içinde, çok uzak değil yakın bir ülkede, sevimli, uslu küçücük gözlü, küçük kediler yaşarmış. Yemekleri ortak, yatakları birmiş, sevinçleri hepsininmiş.” — Bülent Ortaçgil
“Yalnız kediler, ölecekleri zaman bir iz bırakmadan kaybolurlar.” — Oğuz Atay
“Biz kadınız, bilmeden seviyoruz bu kedileri Seviyoruz, bir sevilme içgüdüsüyle.” — Edip Cansever
“Ve şimdi uysal bir kedi gibi sokuluyorsun gergefini sessizce işleyen gecenin koynuna. Usulca okşuyorsun yalnızlığını, usulca ve sessizce yaşamak diyorsun buna. Oysa hayat açılmamış bir yumak gibi duruyor ellerinde. Ah yalnız kuş! Belli ki sen hiç bilemeyeceksin uçmayı.” — Ahmet Telli
“Radyo tiyatrosu dinlenirdi bir zaman içimde. İçimde dünyanın en eski kedisi, eski bir sobanın yanında uyuyordu.” — Didem Madak
“Kedileri severken ağlayınız. Beyaz değil aslında mahzundur kediler” — İsmail Uyaroğlu
“Sizken tek sahipleri, kalabalık isterler. Belki hepsi sizin gibi yalnız kediler.” — Behçet Necatigil
“Sevgi çoğu zaman karşılıksızdır. Bir kedi yavrusunu kucaklamanın, bir köpeğin başını okşamanın, uzaklarda yanan bir orman için yanmanın, okyanustaki balinaları sevmenin ne karşılığı olabilir ki?..” — Bekir Coşkun
“Çünkü bir kedi kadar gövdesi var kırılmış ve yorgun heveslerin. Kedi mağrur, şehir zalim, nar küskün, kağıt paslı, hayat maskara olmuş.” — Haydar Ergülen
“Bir kedinin duygusal bir dürüstlüğü vardır: İnsanlar kendi duygularını saklarlar. Kedi ise bunu yapmaz.” — Ernest Hemingway
“Bir kedi ayaklarıma sürtünerek geçerdi, ki benim yaşamımda her zaman bir kedi bulunur. Onu ben bir imza gibi yazılarıma koyarım.” — Edip Cansever
“Gece onikide bahçeye çıktım, kedi de arkamdan bahçeye çıktı. Deniz çarşaf gibiydi anlatılmaz, yıldızlar kedinin gözleri gibi. Karadut oracıkta duruyordu, gölgesiz, ürkek, hemen oracıkta. Kedi üstünden bana bakıyordu. Sizleri düşündüm; Acımsı, buruk. Kuşlar öttü, vapurlar düdük çaldı. Yoksa bana mı öyle geldi?” — Oktay Rıfat
“Neden kedi seven bir insan olduğumu biliyorum da kedisiz ve sevgisiz getiriyorum yaşadığım günlerin yaprak döken sonunu.” — Metin Altıok
“İsterim evimde olsun, bir kadın 24 ayar, bir kedi kitaplarımın arasında. Dostlar her mevsim gelsin, onlarsız yaşayamam ben.” — Guillaume Apollinaire
“Kediler gizemli yaratıklardır. Sizi mi seviyorlar yoksa yalnızca lütfedip evinizde mi kalıyorlar asla bilemezsiniz. Onları son derece çekici kılan da bu gizemdir.” — Paul Moore
“Senin bir kedi güzelliğiyle uyanacağın o günü bekliyorum.” — Yekta Kopan
“Hangimiz bir kedi kadar bağımsızız, barışığız dünyayla?” — Tomris Uyar
“Evler kedisiz yetim, sokaklar kedisiz üvey sayılır” — Haydar Ergülen
“Çiçeklerle hoş geçin, balı inciltme gönül. Bir küçük meyve için dalı incitme gönül. Mevla verince azma, geri alınca kızma, Tüten ocağı bozma, külü incitme gönül. Dokunur gayretine, karışma hikmetine, Sahibi hürmetine, kulu incitme gönül. Sevmekten geri kalma, yapan ol yıkan olma, Sevene diken olma, Gülü incitme gönül..”
-Yunus Emre Divanından Seçmeler
Pambık gibi bulutlar oh miss. Uyhuum gelir baktıkça.
“Serin rüzgarlara pencereni aç Karşında fecirle değişen ağaç. Bak, seyret ağaran rengini ufkun Mahmur gözlerinde süzülsün uykun”
Üstad böyle buyurdu diyedir gözümden eksilmeyen uyku.
Gloria Sánchez on Society6 and Tumblr
See our ‘Artists on Tumblr’ tag
Bir şey demekten, göz cümbüşünü bölmemek daha evla
Aslında bütün bu insanlar, hayret edilecek derecede birbirlerine benziyorlardı. Hepsinin dertli, hayal kırıklığına uğramış bir İfadesi vardı. Muhtemelen hepsi, asıl hayat yollarından zorla koparılmışlardı. Hepsi, meçhul bir hastalığın pençesinde kıvranır gibiydiler. Aslında çekingen olduklarından, etraflarını durmaksızın kudretlerinin, sırlarının ve yaydıkları dehşetin gülünç kuklaları ile çeviriyorlardı.
Yalnız Havyarla Yaşanmaz
Bugün Ne Öğrendim
Koca bir gün nasıl hiç edilir. Bu konuda ki başarımı, 'yapmam gerekli' dediğim şeylere acilen uyarlamalıyım.
Buhurdanlardan tüten günlüğün ve tarçın, zencefil, havlıcan kokularının adamı sersemlettiği bu çarşıda ayrıca, sinir buhranına karşı farekulağı, baş ağrısını şıp diye kesenhavacıva, mide ağrısını gideren abdestbozanotu, iştah açıcı gece sefası, nefes darlığına etkili tavşandudağı, afyonlu tiryaklar, mürdesenk, zırnık, nişadır, zaçyağı ve binbir derde deva, binbir çeşit müstahzar satılıyordu.
Suskunlar - İhsan Oktay
Porof. Zihni Sinir ve hayatımıza renk katacak projeleri
Kursağımı kesseler içinden bir ton heves çıkar.
İlker Ekiz
Çocukluk güzel şey! Çocukluk arzuların, hayallerin, ümitlerin, fantezilerin, olmaz güzelliklerin memleketinde yaşar.Hüseyin daha küçük olsaydı ve daha küçük çocukların da hırsızlık yapması mümkün olsaydı, dokuz aylık yavrunun hakim huzurunda, ‘ne için çaldın?’ sualine, şöyle bir cevap vermesi mümkündü: "Gökteki ayı satın alacaktım.
Sait Faik- Mahkeme Kapısı
Yazamak Yalnızlığı veya Kekik
Bütün Tumblr yalnızlıktan kafayı yemiş gibi ama notlar binlerle ifade edilir durumda. Ortada büyük bir anlaşılmazlık mevcut. Ya yalnızlık edebiyatı tutuyor diye insanlar numaradan yazmakla meşgul birinci tekilden ya da dası çok neyse. Şimdi mutlanmadan olmuyor geçmiyor ahali, onda hemen anlaşmamız gerek bence. Binlerce notun biraz merhem etkisi olması lazım. Ayıptır. Saçma sorular var birde onlara çok pis olacak değinmem şimdilik es geçelim. İşin edebiyatı ise mesele biraz daha böyle kekik gibi kara biber gibi bir şeyler lazım, tuzu kimyonu tam yerinde ama hani yemek yalnızlık olunca kekik kokusu şart abiler ablalar kıymetli üstadlar. Kekiği de halletmişsek ki kekik çok önemli, hani çocuğum olsa gitmez de kedi, kuş falan beslesem banko adı kedi. O kadar önemli. Hele yalnızlık metinleri.... Yazamadan yaşayamayanlarla, okumadan yazanların karışımı bu yerde bulunmak güzel. Hiç bir yere ait olmadan Yazamak üzere.
''idam edilecek yani çocuk ölecek'' Bu cümlede ki mantıklı yani görebilene aşk olsun.
Nedensiz mi gerçekten göz yaşları... Yoksa bir çığ mı tepemden akan...