
titsay
Show & Tell

blake kathryn
Lint Roller? I Barely Know Her
Sade Olutola
Game of Thrones Daily
PUT YOUR BEARD IN MY MOUTH

JBB: An Artblog!

#extradirty

⁂

Kiana Khansmith

No title available
DEAR READER

izzy's playlists!
dirt enthusiast
ojovivo
Three Goblin Art

★
Monterey Bay Aquarium
sheepfilms
seen from Morocco
seen from Morocco

seen from Türkiye

seen from T1
seen from United States
seen from United States

seen from United Kingdom
seen from United States
seen from United States

seen from United Kingdom

seen from United States
seen from United States
seen from United States
seen from United States

seen from Canada

seen from United States

seen from Italy

seen from United States
seen from South Korea
seen from Portugal
@zeyza
Ey bir aileye bile hükmedemeyen ilerici! Üç kıtaya, yedi denize hükmeden ecdadın mı gerici ?
Necip Fazıl Kısakürek (via ikeyazhang)
Mesele şuydu; başımdan geçen bir hikayeyi burada anlatacağım. 1930'lu yıllar, ben ilkokuldayım, ilkokul son sınıftayım. Tabii o zaman bizi bambaşka yetiştiriyorlar. İlkokulda okutulan bazı şeyleri, bugünkü benim yaşlarıma yakın kimseler herhalde hatırlayacaklardır. Biz bir Türk'ün on düşmana bedel olduğunu, bir Türk'ün dünyaya bedel olduğunu, ondan sonra daha birçok şeyleri öğrendik. Ama kendi ufak dünyamızda öğrendik bunları. Yani dış dünyayla hiçbir alakamız yoktu. Dış dünyayı değil İstanbul’u bile bilmiyorduk. Ben bunları okuyorum kitaptan, iyi de bir talebeyim. Rahmetli dedem o sırada bize misafir gelmiş. O da gençliğinde İstanbul'da bulunmuş, Sultan Abdülhamit zamanında. Okuduğum tarih kitabı, "Kızıl Sultan" diyor, Sultan Abdülhamit'e. Ben okuyorum, dedem de dinliyor. Döndü dedi ki; bunların hepsi yalan, size yanlış öğretiyorlar. Ben de dedim ki; dede sen mi doğru söylüyorsun kitap mı? Tabii aradan seneler geçti, biz böyle büyüdük. Aradan seneler geçti, yurtdışına gittik, yurtdışında da kaldık. Orada da bazı kitaplar okuduk. Orada da bu konularda biraz araştırma yaptık. Yurt içinde ufak-tefek, kenarda köşede, kırıntı gibi gelen, o sırada çok sarih değil bilgiler var. Baktım ki dedem haklı. Onun üzerine kendi kendime sordum ve dedim ki; şu tarihin veya tarihi aldatmanın tersliğine bakın. Bu zata Kızıl Sultan dediler, devrine bakıldığı zaman hemen hemen hiçbir toprak parçası vermemiş, siyaseti fevkalade iyi idare etmiş, demiryollarını yapmış, okullar yapmış, birçok şeyleri var, bunları görüyorsunuz. Ondan sonra bir İttihat-Terakki gelmiş; birlik ve gelişme (!) öyle mi? 1909- 1918'de koskoca İmparatorluk, bozuk para gibi harcanmış. Doğru mu, değil mi? Birisi Kızıl Sultan, öbürleri hürriyet kahramanı (!) öyle mi değil mi? Şimdi tarih bu işi nasıl bu kadar yanlış yapabilir. Yani bu suali sormamız lazım diye düşünüyorum. Zannediyorum bu sualler soruluyor artık. Bu suallerin sorulması lazım. Bunun gibi başka suallerin de sorulması lazım. Tarihi doğru bilmeden, hep yanlış şeyleri öğrendiğimiz zaman, hakikaten gelişmemiz imkan dahilinde değildir. Ben bunu herhangi bir kasıtla söylemiyorum. Ben şu düşüncedeyim veya siz şu düşüncedesiniz diye bir tavır içerisinde de değilim. Söylediğim sadece şudur; her şeyin doğrusunu öğrenelim, herşeyi icabında sorgulayalım. Ama bunu kavga etmeden, insan gibi, yani bir anlayış içerisinde, hoşgörü içerisinde yapalım. Bunu yaptığımız zaman emin olunuz bu toplum çok ileri gider. Çünkü bu toplumun insanlarının kabiliyeti, bilmiyorum ne sebepten, hakikaten inanılmazdır.
Turgut Özal 17 Mart 1993 Ölmeden Önceki Son Konuşması. Düşünmeli ve Keşfetmeli insan.
1923’den beri boynumuz ağrıdı batıya bakmaktan.
Sonunda birileri, bu sitede bunu söyleme cesaretinde bulundu 🙌👏
Eskiler veya eskimeyenler 2 :)
Hashashi University’de okumuş olacak ki, bu kadar dönmüş kafası..
"Bu dünyada neyi çok istersen, o senin imtihanındır…”
Hz.Mevlana (via sabriyeninalintidefteri)
:))
Sempati besliyoruz ölümden gayrı her şeye.
İbrahim Tenekeci (via kalemkelam)
Surda bir gedik açtık mukaddes mi mukaddes. Ey kahpe rüzgar artık ne yandan esersen es…
Necip Fazıl Kısakürek