varoluşumun sırrını çözdürdüğün gibi yok ettin beni. yalnızlığımla başbaşa kaldım umutsuzca ve aldığım nefesler zehir oldu yokluğunla ama sen bunlardan fazlasıyla bi’habersin.
sheepfilms
will byers stan first human second
Monterey Bay Aquarium
One Nice Bug Per Day

shark vs the universe
d e v o n
occasionally subtle

roma★
we're not kids anymore.
hello vonnie
almost home
todays bird
Peter Solarz

@theartofmadeline

Origami Around
2025 on Tumblr: Trends That Defined the Year

JVL
h

#extradirty
Alisa U Zemlji Chuda
seen from United States

seen from Australia

seen from United States
seen from United States
seen from Singapore
seen from United States
seen from Indonesia

seen from Thailand

seen from Malaysia
seen from Belgium

seen from Czechia

seen from Germany

seen from United Kingdom

seen from United States
seen from United States
seen from Australia

seen from United States

seen from Singapore
seen from Germany
seen from Czechia
@a181208
varoluşumun sırrını çözdürdüğün gibi yok ettin beni. yalnızlığımla başbaşa kaldım umutsuzca ve aldığım nefesler zehir oldu yokluğunla ama sen bunlardan fazlasıyla bi’habersin.
varoluşumun sırrını buldum sayende; gözlerim kamaştı, kalbim hızlandı, ruhum dinlendi gülüşünle ve birden bana da yayıldı o sıcaklık. gülümsedim hafifçe sana, hiçbir zorlama olmaksızın. galaksilerim olan gözlerine baktım uzun uzun, özlem böyle bir şeymiş dedim kendi kendime, özlem böyle bir şeymiş. ama hiç görmediğin birine nasıl özlem duyarsın? nasıl hep yakınmış gibi davranabilirsin? bunu bana sen öğrettin işte, yıldız güzeli.
Gözlerimdeki derin sızı, boğazımdaki o büyük yumru. Zor da olsa yutkundum seslice. Yuttum tüm acılarımı, ruhumun karanlığını. Gökyüzüne çıkardım gözlerimi, akmasına izin vermedim yaşlarımın. Bakışlarımı geri yere indirdiğimde, gördüm kendimi su birikintisinden. Şişmiş gözlerim, kızarmış yanaklarım ve burnum... Çok şey anlatıyordu aslında insanlara; ama bir o kadar da suskundu, çaresiz ve yorgun. Dalgalandı görüntüm, gökyüzü ağlamaya başlamıştı hâlime. Bitkince uzattım kollarımı bulutların gözyaşlarına. Sanki yağmura dokundukça temizleniyordu ruhum. Şiddetlendi yağmur, şapkamı çıkardım zihnimi temizlemek istercesine. Kollarımı iki yanıma açıp sarıldım yağmura. Bende rahat bıraktım yaşlarımı. Ne de olsa bu bir sondu, değil mi?
seni, beni geçiyordu saat.
çok yorgunum, fazlasıyla. ama eve gitmeyi istemeyecek kadar çaresiz ve umutsuzum.
sıkılıyorum ama bir şeyler yapsam dahi; kitap okuyayım diyorum sıkılıyorum, ders çalışayım diyorum sıkılıyorum.birtek müzik sıkmıyor beni, o da artık yavaş yavaş başımı ağrıtmaya başladı.