
Love Begins
RMH
noise dept.
untitled
No title available
No title available

@theartofmadeline
Mike Driver
YOU ARE THE REASON

gracie abrams
Jules of Nature
ojovivo
EXPECTATIONS
he wasn't even looking at me and he found me
Not today Justin

shark vs the universe

tannertan36
hello vonnie
let's talk about Bridgerton tea, my ask is open

#extradirty

seen from Türkiye

seen from United States

seen from Netherlands
seen from United States
seen from Germany

seen from Malaysia
seen from Bangladesh

seen from Bulgaria
seen from Myanmar (Burma)
seen from India
seen from United States

seen from Bangladesh
seen from Vietnam
seen from India
seen from United States
seen from Bangladesh

seen from Germany
seen from United States
seen from United States
seen from Malaysia
@anlapage
"Olmak mı, yoksa olmamak mı?
Bütün mesele bu..."
Güneş batarken, Celal Kadri Kınoğlu'nun sesiyle Hamlet'in unutulmaz tiradı...
#celalkadrikınoğlu
#Hamlet #Shakespeare #olmak
Hafıza acımasızdır. @anla
#hayat #insan #şiir #edebiyat #hisset
Her kesiği bıçak açmaz. @anlapage
๋࣭⭑ photos found on Pinterest ๋࣭⭑
by Louise Pilgaard
birine yorulmadan bakmak gerçekmiş. kuşkusuz, acabasız, tedirgin olmadan, fazlasını aramadan bakmak. bazı günlerin rüzgarı daha güzelmiş bazı sabahlar böyle ayağımızın altı deniz ve seninle ikimiz yüzme bilmiyoruz. biz seninle ne yapacağız böyle. ikimiz. çok güzel kelime değil mi baksana, ikimiz. sen başını omzuma koyduğunda ne yapacağız mesela, ben sana sarılıyorum sen heyecandan titriyorsun ve ben diyorum ki böyle çocuk bir günün içinden nasıl büyüyüp çıkacağım. çıkamıyorum.
seni tanıyana kadar güzel şeyler hep yaz akşamında balkon masasında olur sanıyordum. sen kışın ortasında bana yaz gelse de seninle balkona masa atsak hayali kurdurdun bak bu dünyanın bütün balkonlarından ve yaz akşamlarından büyük. güzel şeyler mevsim seçmiyormuş. ellerin kadar küçük bir aralıkta düşündüm bunu. yaklaşık yirmiiki saat sonra fark ettim. ben seni orada çok sevmişim. o günden beri ikimiz diyorum. ikimizi çok seviyorum keşke hep öyle yeşil veranda altında oturup konuşsak. ben böyle bir günle çağı atlatırım sanıyorum. haklıyım.
çok zorsun demeyişini seviyorum. buralar çok karışmış deyip sessizce gitmeyişini seviyorum. o dağınıklığın içine, tam yanıma kıvrılışını, gereksiz çabalamayışını, nasılsa düzeltemezmişiz çünkü, ama öylece kabul edişini seviyorum. seninle yürümüş olmayı, yürüyor olmayı, seninle herhangi bir şeyin tam ortasında olmayı, ama ilk kez sırtımı bu kadar güçlü hissetmeyi seviyorum. seninle tüm yollarım düzmüş, seninle yokuşsuzmuşum, saçım çok güzelmiş, kazağım çok yakışmış, kendimle kavgam bitmiş yani. senin kavgayı bölen ellerini seviyorum.
başka bir yerde karşılaşma ihtimalimiz olsaydı, başka bir günde, çok zaman önce, yoldan geçerken mesela, mesela rastgele bir masada, bambaşka bir hayatta, tüm bunların dışında bir yerde karşılaşma ihtimalimiz olsaydı sana yetişebilmek için gökyüzüne merdiven dayardım. bunu biliyor olmakla sana sarılmış olmak ciğerimin köşesinde büyüteçle ateş yakmaya çalışıyor. hangimiz çocuk olmadık sevgilim. hangimiz çok küçük hataları çok zamansız anlarda yapmadık. hangimiz sokağın çamurunu evin içine taşımadık. biliyorum anlatamıyorum. biliyorum bu kez anlamaya hiç ihtiyacımız yok. ama hep yıkıldığımız yeter sevgilim biraz da kekik toplayalım.*
o dağı bulalım. en az bir kez yağmurda eve yürüyelim telaşsız. sokakta kahkaha atalım. nolur birbirimizi affedelim. önce çok karanlık gelir gözün alışınca tanırsın. hep böyledir sevgilim. çok kötü şeyler olmuştur, hep böyledir. ama topladığımız parçalar kırdığımız aynalardan başka bir şey değil. şimdi biraz uyuyalım, sonra birbirimizi affedelim.