Bu saat yıllar yıllar evvel anacığıma anası tarafından düğün gününde hediye olarak verilmiş, tabi ona da kendi anasından. Annem de sağolsun benim düğünümde bana taktı ve şunları öğutledi; "Doğup büyüdüğün, senelerce yaşadığın bir yuvadan çıkarak, yabancı bir yere gidecek, huyunu, suyunu bilmediğin bir insanla yaşayacaksın. Sen ona yer ol ki, o sana gök olsun. Sen ona ev ol ki, o da evin direği olsun. Sen ona cariye ol ki, o da sana köle olsun. Ona sıkıntı verme ki sevgisini azaltmasın. Ondan uzak kalma ki, seni unutmasın!" Ve tabi yıllar sonra hem saat hem nasihat benden de kızıma kalacaktı. Derken saat elden ele. (Yazar burada 'yerçekimli karanfil'e nazire yapıyor.) Deyu bir hikayem olsun isterdim amma velakin ki öyle değildir. Efenim bu kısım tamamen @feyzyalcn in umduğu hikayeydi. Lakin gerçek şu ki annemi gençliğinden kalma bu saati atmaya çalışırken yakaladım(bi tane yeter diyerekten iki hoparlörün birini atmış bi insan düşünün, anlamanıza yardımcı olur.) ve engel oldum. Öğretmen pazarında tamir ettirdim. Şimdi benden mesudu yok. Ama ben yine de bır kızım olursa ona bırakıp bu hikayeyi anlatmayı düşünüyorum. O kadarcık yalandan bişi olmaz. Kırk ikindiler dilerim efenim. #vscocam