Kızgınlık , şşş sus duyacaklar
Artık neden hiddetle sinirlendiğim ( benim sinirliliğim bile çok sakin oluyor o ayrı) birine uzun süre kızgınlık hissedemiyorum? Güllük gülistanlığa dönmüyor tabi o kişiyle samimiyetim nasılsa o seviyede korumaya devam ediyorum. Bu hayatımızda uğraşacak daha bir çok şeyimiz olmasından , kızgınlığın zaman kaybı olduğunu fark etmemizden mi kaynak alıyor?. Şu hızlı ve koşuşturmalı hayatımızın kattığı ender iyi özelliklerden biri olmalı.
Bir de bir soru aklıma geldi. Kızgınlıkla samimiyet doğru orantılı mıdır yoksa ters mi? Ya da sevdiğiniz birine kızgınlığınızı hareketlerinizle “gösterme” niz hangi orantı tablosuna giriyor? Ben önceden kaybetmek istemediğim insanlara kırgınlıklarımı, kızgınlıklarımı gösteremezdim. Benimle arkadaş olmak istemezler diye. Hadi ağlaşalım :( Sonrasında bir şey fark ettim sevdiklerinize sizin ne hissettiğinizi anlatmazsanız gerçek sizi nasıl sevebilirler?
Sen eğer kendini seviyorsan insanlara daha kendin gibi davranmaya başlıyorsun.Onunla yaşadıklarından sadece mutlu kısmı seçip gösterirsen inan bana seni daha çok sevmek yerine daha yüzeysel ve zaman geçirmelik olarak göreceklerdir. Eğer kırılıyorsan bunu belirt, eğer ona kızdıysan kız sesini yükselt korkma! Bu ilişkinizi daha güvenilir ve gerçek kılacak , kendinizle olan ilişkinizi de…
















