Karaköy'den günaydın ve harikasın cumartesi!
he wasn't even looking at me and he found me
untitled
Xuebing Du

Love Begins
Sade Olutola
h

roma★

Discoholic 🪩
One Nice Bug Per Day

oozey mess
let's talk about Bridgerton tea, my ask is open

if i look back, i am lost
RMH
Lint Roller? I Barely Know Her
Stranger Things
Cosmic Funnies
NASA

Andulka

Product Placement
wallacepolsom

seen from United States
seen from Ukraine
seen from United States

seen from United States
seen from United States

seen from United States
seen from United States
seen from United States

seen from United States

seen from United States

seen from United States

seen from United States

seen from Australia

seen from Bangladesh
seen from United States

seen from United States
seen from United States
seen from United States
seen from United States

seen from United States
@city101daily
Karaköy'den günaydın ve harikasın cumartesi!
Yarın İstanbul için Beirut vakti!
2006 yılında Amerika'da kurulan Beirut, daha çok Balkan ezgileriyle pop müziği bir araya getiren nevi şahsına münhasır harika bir grup. Tabi biz daha çok onu Elephant Gun şarkısı ile biliyoruz. Çok çeşitli bir enstruman yelpazesi var. Kendi içindeki o küçük karmaşayı seviyorum aslında. Biraz umursamaz bir hali var ezgilerin.
Grubun solisti ve aynı zamanda kurucusu olan Zach Condon, yaklaşık 1 yıl önce Gezi'ye gelmiş ve desteklemişti, belki hatırlarsınız. Zach Condon Yarın, yani 17 Ağustos Pazar günü, saaat 21.00'da İstanbul'u Küçükçiftlik Park'ta müthiş bir performans bekliyor! Gideceklere şimdiden iyi eğlenceler.
Bugün biraz Teşvikiye.
Neredeyse 1 yıl kadar olmuştur herhalde. Kaydedilmiş mekanlarımın arasında The Cupcakery vardı. Hazır Teşvikiye sınırlarına işim düşmüşken, gelmezsem olmaz dedim ama be tabela ne de cupcake vardı. Biraz hayal kırıklığı yaşamış olsam da kapanan dükkanın yerine yeni ve heyacanlı bir hazırlık vardı. Henüz tabelası asılmamış bir kahvaltı, kek, kurabiye ve kahve minvalinde şirin bir dükkanla tanıştım. Haftasonları kahvaltı veya akşama doğru kahvesi için güzel bir yer, kesinlikle evet! Sahibi cana yakın bir hanım. Mekanın önünde beyaz masalar, içeride kırmızı sandalyeler, çok hoş bir kitaplık sizi bekliyor olacak. İsim için de çok güzel bir planları var. Kayısılı ve cevizli kurabiyelerimin yanına kahve eşlik etti. Henüz tam yerleşmemiş olsalar da mini bir pikap eşliğinde oldukça güzel vakit geçirdim diyebilirim. Yani telefonu elimden bırakıp mekanın tadını çıkarmaya başladığımda öyle olacağını umuyorum.
Ilhan Ersahin's Istanbul Sessions - Freedom
İlhan Erşahin'i yaklaşık 3 yıl önce bir röportaj vesilesiyle tanıdım. Bir dünya vatandaşı. Amerika'da yaşıyor ve saksafon çalıyor. Yani müzisyen. Muhteşem ezgilere tabiri caizse hayst veriyor. İlk dinlediğim, Istanbul Sessions ile çıkardığı albümden "Freedom" adlı parçası. Rüya gibi. Harika bir ezgi, harika bir yolculuk... Sonra "Les Ottomans" ardından "Kefal" ve başka bir albümünden "Zem zem" birkaç güzel yolculuktan sonra eve dönüş ve çeşitli araştırmalar... Daha sonra küçük bir sürpriz ve Karaköy'de Nublu İstanbul adlı mekanı. İlhan Erşahin, Amerika'daki Nublu adlı mekanını, İstanbul'a taşıyor. Taşıyor derken 2. mekanını açıyor diyelim. Üstüne birde ekibiyle konserler veriyor. İlk fırsatta iki güzel arkadaşımla Nublu İstanbul'un yolunu tuttuk ve İlhan Erşahin'in muhteşem performansına hayran kaldık. Konser öncesi konuşma fırsatı bulduğum Erşahin, İstanbul'da yeni olduklarını fakat yabancılık hissetmediklerini söyledi. O günden geriye birkaç fotoğraf ve güzel anlar kaldı. Sonrasında İlhan Erşahin'in albümü, tam 4 doğum günü hediyesi oldu.
Merhaba ve güzel bir gün.
Hadi şunu da yapayım, bunu da yapmak istiyorum, burada şunu yiyelim… derken aldığım birkaç notla bu işe de bir el atayım dedim. Adım Meryem. Ve gezmeyi çok severim. Kim sevmez ki?
Collectif Medz Bazaar, Fransa'da Ermeni, Türk, Fransız ve Amerikalı gençlerin kurduğu rengarenk bir müzik grubu. Pek çok dile ev sahipliği yapan bu müzisyenlerde notaların tüm renklerini görebilirsiniz. Verdikleri röportajda başta Türkçe, Ermenice, Kürtçe, Arapça, Azerice, Farsça, Fransızca olmak üzere pek çok dilde eserin repertuarlarında olduğunu not ediyorlar.
Yakın zamanda İstanbul'da başlattıkları turne, 18 Ağustos'ta Ermenistan'da son bulacak. Elazığ, Dersim, Diyarbakır ve Mardin'den Yerevan'a geçecek olan grup, geçtiğimiz haftalarda İstanbul'un pek çok farklı yerinde konser verdi.
Bu topraklardaki, İstanbul'daki renkliliğin tekrardan dirilmesi ve duyurulması için oldukça yaratıcı bir adım doğrusu. Sadece kültürel anlamda değil, müzik yoluyla yeni bir diyaloğun temellerini de inşa edebilirler. Kim bilir...