Uyunamayan en kısa geceydi dün
Yol uzundu,dün yakındı,sen uzak.

PR's Tumblrdome
wallacepolsom
$LAYYYTER
let's talk about Bridgerton tea, my ask is open

pixel skylines
Sweet Seals For You, Always
Today's Document
occasionally subtle
Aqua Utopia|海の底で記憶を紡ぐ
Sade Olutola
Show & Tell
Jules of Nature
d e v o n
I'd rather be in outer space 🛸
Xuebing Du
Claire Keane
Game of Thrones Daily

#extradirty

JBB: An Artblog!

izzy's playlists!

seen from United States
seen from Panama

seen from Malaysia

seen from Argentina

seen from Liechtenstein
seen from Thailand
seen from Germany

seen from United States

seen from Germany
seen from United States

seen from Australia

seen from Jamaica

seen from Germany

seen from United States
seen from United States

seen from Canada
seen from United States
seen from United States
seen from United States
seen from United States
@deniz-ce
Uyunamayan en kısa geceydi dün
Yol uzundu,dün yakındı,sen uzak.
Herkes kendi dünyasının iyisi
Çağlayan su değil,ekmek değil,aşk değil
Sorulan isim değil,yol değil,bilgi değil
Herkes kendi dünyasının en ak pakı
Görülen ufuk değil,gece değil,gündüz değil
Tutulan söz değil,emek değil,gül değil.
Herkes kendi dünyasının bilmişi
Sunulan çaba değil,çalışmak değil,el değil
Bırakılan iz değil,şan değil,dünya değil.
Değil olacak gibi değil.
-Deniz Özeri-
Bir parça bulut ver göğünden bana
Bir kuş neşesi vereyim ben de
benimkinden sana
Eşitlenelim.
Kurt izli sarı sayfalarda,
İçinde nefs geçen
Kısacık bir cümle sadece hayat.
Suyu sevip göğe aşık olduğumuz
Yolda gölge,toprakta yalan
Sohbette koyu,kavgada yok olduğumuz
Dilde gelip geçtiğimiz
Dönme dolabın koltuğundan
Şöyle bir bakıp göz kırptığımız
Ekrandan geçen alt yazı sadece hayat
-Deniz-
Geleceği besleyen emeğin sabrını,
Bir suyun akışında bulabilir misiniz?
Ve karanlığın ihanetine karşı,
Tetikte nöbetçi bütün sabahları
Ölürcesine sevebilir misiniz?
Siz bu sevmeyi öldürebilir misiniz?
Adnan Yücel
"İncelmeye ne yardım eder?"
erken uyanmak incelmeye yardım eder ekmeğe ekmek demek hiç düşünülmedik şeyleri keşfetmek geri geri yürümek de öyle sırt üstü kuş diliyle sevgilim demek tazece marketten çıkarken kopmuş bir topuk bulsan sahibini aramak kitap aralarında gülibrişim kurutmak bunlar bunlar incelmeye yardım eder
kalem ve kağıtla yazmak bir de suyu bardağın gözüyle içmek sabah uyandığında kucağına bir bebek almak insan neden çok her yerde elmayı çöpünden ısırırken savaşın kötülüğünü düşünmek artım tablosunu değil çıkarım tablosunu bilmek de incelmeye yardım eder
ben öğlenleri ağaçlar altında yürürüm yaprak alırım elime at kestanesi alırım her yerde düşmüş bir şey hep vardır kırılmış bir kalbi bulup sevmek de incelmeye yardım eder
Ömer Erdem, Azap
Açtı ellerini sekizinci köydeki
Bir avuç tohum döküldü yere
Bir kuş sezse yeterdi,bir dal selam dursa
Bir çocuk iri iri baksa.
Bir kadın kalbini yoklasa.
Susmadı dokuzuncu köydeki
Havaya yayıldı bir kere tılsımı kelimelerin
Bir bulut duysa yeterdi,bir yağmur çiselese
Bir tarla sürülse.
Bir adam alnının terini silse.
"Umut "dedi,unutmadım,dedi
Birinci köye ikinci kez gelmiş olan
Ayakkabısında her köyden arı izi
Gözlerinde dev çınarlar,yanak çukurlarında zeytin
Çamaşır ipindeki okul önlüğü görse yeterdi,
Bir incir köklense.
Bir maya kabarsa.
Bir somun ekmek bölünse.
Bir diş bulguru kaynatılsa.
Bir pekmez kokusu yayılsa yeterdi,köy köy.
-Deniz Özeri-
#şiir
Fikrimin ince gülü...
Köklü ağaçlara çarpan martı çığlığı senin gözlerin
Yuvasından düşen yavru kuşu yakalayan o ses
Çöp konteynerine atılmış bir gül çıtırtısı
Sonbahar yapraklarını süpüren belediye işçisi
Gözlerin uzak mı uzak bir müjdeli haber
Her an bir güneş daha doğuracakmış gibi duran o güneş
Sürüp giden kötü günlerin ardından kinsiz bir hoşçakal...
Gözlerin biliyor her şeyden önce gözlük camlarındaki buğunun da konuştuğunu
İnsan "estağfurullah "derdi bir zamanlar ,
"teşekkür ederim" derdi.
İnsan utanırdı,utandı mı kızarırdı ,diyor gözlerin.
Gözlerin bir zamanları özleyerek çarpıyor duvarların rengine
Sabah serinliği,ikindi kahvesi,çocuk dergisi
bağırıyor gözlerin.
Gözlerinde bir halk konuşuyor,görmüyorlar.
-Deniz Özeri-
Sokaklarda pandemik bir hüzün var
Ve kadınların dudaklarında solgun gül
Eylül gelmiş diyorlar pazar tezgâhlarına
Kirazsız bir yazdan sonra.
Hoyrat adamlar mevsimindeyiz çünkü
Alınlarda üç derin çizgi bırakan.
Bu kadar mantık hatası saçma dizilerde bile yok
Rüyaların bile bir adabı var
Karayel, keşişleme ne varsa kalbimize doluyor
Yıldızsız bir yazdan sonra
Amcalar-su bitti-amcalar...
-Deniz-
"Kendi günahların için endişelen.
Tanrı benim günahlarımın hesabını sana sormayacak."