*
Cosimo Galluzzi

pixel skylines

Kiana Khansmith
No title available

bliss lane
EXPECTATIONS
Today's Document

gracie abrams
h

Game Changer & Make Some Noise
YOU ARE THE REASON
Cosmic Funnies

ellievsbear

izzy's playlists!

oozey mess
Monterey Bay Aquarium
PUT YOUR BEARD IN MY MOUTH

blake kathryn
Sweet Seals For You, Always
Not today Justin

seen from Bangladesh
seen from Germany
seen from United Kingdom
seen from United Kingdom

seen from Türkiye

seen from Malaysia
seen from United States
seen from Ukraine
seen from United States
seen from United States

seen from Malaysia
seen from Sweden

seen from United States

seen from Brazil

seen from Canada

seen from Vietnam

seen from Brazil
seen from Malaysia

seen from United States
seen from Colombia
@denizlaciiverti
*
yüz yerde yüz yaram var, el sanar ki sağ gezerim.
ölçüsüz hudutsuz deli dalgalı sevmeyi çok seviyorum ama biri beni ölçüsüz sevince çok ürküyorum, hisseden ben değilsem ayarsız sevgi ödümü koparıyor,
çok eski bir zamanda kalbimin en saf haliyle
çok büyük sevgiler sığdırmıştım kalbime
herkesin saflığını kaybettiği bir hikâyesi vardır...
Dağlarda vatanı, memleketi uğruna canını feda eden şehitlerimizle; koltuklarında rahat rahat oturup sadece kendi çıkarını düşünenlerle aynı bayrağı, toprağı paylaşmamız ağır geliyor.
Allah’ın erteleyişindeki hayra sığınıyorum
sandım ki koştuğum her yere yetişirim. kaçtığım her şeyden kurtulurum. hiç durmadan kazırsam aradığımı elbet bulurum. sonra işte gecenin bilmem kaçında. koştuğun yerden uzakta. aradığın hiçbir şeyi bulamamışken bağdaş kurup oturuyorsun. üzerinde teslim olmanın ferahlığı var gibi.
When son feci bisiklet said "ben büyüdüm zannederken hayat küçülmüş fark etmeden" i really felt that
Eski postlarımı siliyordum dün gece. Kim varsa herkes gitmiş. Sanki herkes bırakıp gitmişçesine bir his aldı götürdü beni.
Biz biraz daha kalalım istedim. Sen hep derdin, herkes gün geçtikçe değişir, kimse aynı kalmaz diye. Bilirsin beni, biraz daha kalalım isterim hep. Bir özlemim var geçmişe. Hiç bitmeyeninden hem de. Çokça çekinirim bunu söylemeye. Ama her seferinde de yolum geçmişe çıkar.
Geçmiş dediğim de öyle eski şeylerin yokluğuna isyan değil işte. O hislerin güzelliği, verdiği ufacık huzur. Gece uyumadan önce taktığımız kulaklıklardan Pera’nın sesi mesela, ya da bir heyecanla alıp okuduğumuz o kitap. Lisede canını yakan o masum duygular. Platonik bakan gözler, şehvetin değil masum bir sevginin doldurduğu gözler.
Deli bir sevinçle koşup gittiğimiz parktaki salıncak. Teyzelerin kınayan bakışları ve ayıplayan sözlerine rağmen küçücük çocuklara vermeyip saatlerce sallandığımız salıncak aslında.
Hatırladın mı o hissi?
Bir zamanlar yetişkin olmak için çırpınan ama çocuk masumluğunda geçen ergenliğimizi?
Ben onları özlüyorum.
Şu siteye sıkıştığımız zamanları özlüyorum.
Şimdi hiçbirimiz yokuz.
Hepimizin bir meşakkati var mesela, yakında hepimiz de gideriz zaten.
Yerimizi kimse dolduramasa da yerimizi alacak yeni insanlar var burada.
Özlerim ben seni, o günleri ve daha nicelerini.
Ama gitmeyi öğrendim.
Bir de insanlara çok konuşmamam gerektiğini.
Eskisi gibi olamamak çok ağır. Biri sana içten gelse bile hiçbir samimiyete inanmıyorsun artık. İnanmak istemediğinden değil, içinden gelmiyor..
Bazı şeyleri içimde affettim. Hallettim. Hayat bazen sizi bir şeylere mecbur bırakıyor. Yanlışları, hataları , düzeltilmeyen bütün eğirileri kabullenmek zorunda kalıyorsunuz. O çamura saplanıp kalmaktansa arabadan inip canla başla itmeniz gerektiğini biliyorsunuz. Yüzünüz gözünüz çamur dahi olsa en azından geçti diyebiliyorsunuz. İnsanlara bir adım kadar yakın, bir uçurum kadar uzak olmayı öğreniyorsunuz. Kimse sizin yağmurda ıslanmanızı önemsemiyor siz kendiniz o şemsiyeyi açmayı başarıyorsunuz. Dokunduğunuz herkesin varacağınız yerde olmadığına da şahit olabilirsiniz. Birilerini gideceği yere kadar bırakmayı öğrenmek zorunda kalıyorsunuz. Bir zamanlar üzüldüğünüz konuları artık buruk bir gülümsemeyle anlatıyorsunuz. Bir ağacın gölgesinde dinlenip daha sonra gövdesine bıçakla ismini kazıyan insanlara şahit oluyorsunuz. Herkesin herkes kadar kötü olmadığını görünce, herkesin de iyi olmadığını kabulleniyorsunuz. Bir zamanlar anılarınızı süsleyen çiçekler birer birer solup gidiyor. Siz yolunuza saksıda büyüttüğünüz antoryum bitkinizle devam ediyorsunuz. Göz yaşınızı kahkahalarınızı ulu orta yerde bırakmadan bir bavula sığdırabiliyorsunuz. Zamanla geçeceğini bildiğiniz hiç bir şey artık üzmüyor kalbinizi. Alışıyorsunuz. Herkesin herkes olabileceğine alışıyorsunuz.
Beni paylaşmanızı hiç etik bulmuyorum:D
Belirli yaşanmışlıkların sonucunda ilk defa intihar edenlere hak vermeye başladım,
Kaç sene geçti unutamıyorum acaba büyümü yaptı bana bu çocuk