Kalp öyle bir şey ki, azaltarak bitiriyor her şeyi. Bir zamanlar görmek için can attığınız birini dahi azaltıyor. Ve sonunda yok ediyor. Geriye sadece birkaç anı ve birkaç hüzün bırakıyor teselli olarak.
Xuebing Du

⁂
will byers stan first human second
Keni
TVSTRANGERTHINGS
taylor price
dirt enthusiast
NASA

★
ojovivo

titsay
Not today Justin
occasionally subtle
KIROKAZE
let's talk about Bridgerton tea, my ask is open
cherry valley forever

Product Placement

JBB: An Artblog!
macklin celebrini has autism
noise dept.
seen from United States

seen from United States
seen from United States

seen from Malaysia
seen from United States

seen from United States

seen from United States
seen from United States
seen from United States

seen from United Kingdom

seen from United States

seen from United States
seen from United States
seen from United States
seen from United States

seen from Senegal
seen from United States

seen from Norway
seen from South Africa

seen from Malaysia
@deryaaaaasworld
Kalp öyle bir şey ki, azaltarak bitiriyor her şeyi. Bir zamanlar görmek için can attığınız birini dahi azaltıyor. Ve sonunda yok ediyor. Geriye sadece birkaç anı ve birkaç hüzün bırakıyor teselli olarak.
bayılıyorum en fazla ne kaybederim diyerek her şeyin anasini sikmeye
kırmam gerektigi yerde kirmadigim kalbinizi sikiyim
Geceleri kimle konuşuyorsan ona aitsin, ben tavana
Hayatımın bazı dönemlerindeki muhatap olduğum ve ciddiye aldığım insanlardan cidden utanıyorum. Geriye dönüp bakınca ben buna nasıl değer vermişim farkındalığı geliyor bana.
Nolurdu ben de omuzlarım sarsıla sarsıla ağlasaydım, sırtıma bir yastık daha konsaydı ve en güzel köşe bana ayrılsaydı da her şeyi kendi başıma halletmek zorunda kalmasaydım.
Gökyüzüne ve denize zaafım var. Özellikle de gün batımını izlerken büyüleniyorum. Gökyüzündeki her rengi hayran hayran izliyorum, tarifsiz bir keyif alıyorum bundan.
Dostoyevski “İnsancıklar” adlı kitabında: “Çok tuhaftı, ağlayamadım. Ama ruhum paramparça olmuştu.” diyor. İnsanın içine atmasının, güçlü görünmeye çalışmasının en yorucu hali bu olsa gerek…
Biriyle tanışmaktan o kadar çekiniyorum ki. Bana birini tanımak tehditmiş gibi geliyor. Ne biliyim yük olacakmış, düzenim bozulakmış, tadım kaçacakmış gibi. En baştan mesafemi koruyorum hep.
son zamanlarımın değişmez modu
Sözlük
Ben de
Sen beni öpersen belki de ben Fransız olurum Şehre inerim bir sinema yağmura çalar Otomobil icad olunur, Zarifoğlu ölür Dünyadaki tüm zenciler kırk yaşından büyüktür.
-Senegalliler dahil değil
Sen beni öpersen belki de bulvarlar iltihablanır Çağdaş coğrafyalarda üretir cesetlerini siyaset bilimi O vakit bir sufiyi darplarla gebertebilirsin Hayat bir yanıyla güzeldir canım, sen de güzelsin
-Yoksa seni rahatsız mı ettim?
Sen beni öpersen belki de aşkımız pratik karşılık bulur Ne ikna edici bir intihar girişimidir şimdi göz göze gelmek Elbette ata binmek gibidir seni sevmek sevgilim Elbette gayet rasyoneldir attan atlamak
-Freud diye bir şey yoktur.
Sen beni öpersen belki de ben gangsterleşirim Belki de şair olurum seni de aldırırım yanıma Bilesin; göğsümde hangi yöne açmış tek gülsün Yani ya bu eller öpülür, ya sen öldürülürsün.
-Haydi iç de çay koyayım.
Okuyan : Menal Kizi Fon müziği : Esther - Yann Tiersen