“Cehennemime hoş geldin, şeytan ama burası zaten senin inindir. Yabancılık çekmezsin.”

roma★
almost home
let's talk about Bridgerton tea, my ask is open
he wasn't even looking at me and he found me
Lint Roller? I Barely Know Her
trying on a metaphor

⁂
Today's Document
DEAR READER
Misplaced Lens Cap

Origami Around
Acquired Stardust
2025 on Tumblr: Trends That Defined the Year

★
Keni
No title available
Xuebing Du

titsay

blake kathryn
we're not kids anymore.

seen from Italy
seen from Thailand

seen from T1
seen from Spain
seen from Netherlands

seen from United Kingdom
seen from United States

seen from Iraq

seen from France
seen from Finland
seen from United States

seen from Malaysia

seen from Germany

seen from China
seen from United States

seen from United States

seen from United States
seen from United States

seen from Canada
seen from United States
@dikenlikeklik
“Cehennemime hoş geldin, şeytan ama burası zaten senin inindir. Yabancılık çekmezsin.”
ben kimin ızdırabından geçtim ?
senin ağzından çıkan herbir söz yemindir benim için. sen ki ruhunu cehennemin ateşinden almış inançsız kulsun; yemin etme tutamazsın.
Renkli kâğıtlara sarılı yalanlarla kandırıyorsan seni, şarkılar hep başa sarıyorsa kendini, uykular onlu, günler onsuzsa, yaşadığına değmişse yaşamadıkların, iskelelerinden sökülmüş vapurlar gibi kopmuşsan hayattan ve ismi akıyorsa gözlerinden. Bırak her şey bitsin. Artık bir yitiksin.
binemediğim bütün otobüslere, gidemediğim tüm mesafelere meyilliyim. bir gün, bir gece, bir akşamüstü, hiçbir yeri değil; sadece kendimi terkedeceğim.
sen benim kimsemdin, kimsesizliğime kimseydin ve ben, seni buldum sanarken kendimi kaybetmişim. kaybedecek hiçbir şeyi kalmamış bir insana kendini kaybettirdin sen kirpi, o kaybın ortasında bile dikenlerinin acısını özlüyorum.
Çünkü kirpi gibi bir adam seversen o dikenler sana batar ve keklik gibi bir kadınsa seven hep ihanet edip kirpisine benzeyen adamlarda o dikenleri arar.
Ben senden gittim sanarken hep sana varmışım. Bir uzun yol ardımda ama ne bi adım atmışım ne de bir yere varmışım, ben yerimde sayıp sadece o arafın ortasında bana geleceğin güne gün saymışım.
herkese çiçek dağıtmış da sıra bana gelince ellerinde sadece diken kalmış gibi bi' şey
bir kayalıksın sen, durdum o uçurumun önünde, izliyorum seni; sen ki zihnimde en gerçek intihar düşüncesi.
''Seni anlatmak akıl işi değil. Bende de akıl bırakmadın zaten.''
ama uykumda bile seni sevdim. sen bensiz rüyalara mı daldın?
Yıkalım demiyorum, örmüşsün o kadar ama pencere mi açsak o duvarlara? Hem kuşları görürsün, belki çiçek koyarsın önlerine, ne bileyim.
her yerden bir şey eksiliyor… biz hâlâ “neyi önce kurtaracağız” diye sorarken, kaybettiklerimiz çoktan saymayı bırakmış oluyor. en korkuncu, eksilenlere alışıyoruz, alıştıkça susuyoruz, sustukça daha çok eksiliyoruz. bu sessizlik daha kaç cana mal olacak?
Beklediği hiçbir şey kalmamış bir insanın parmak uçlarında ölürdü kelimeler, bekleyeni olmayan bir insan satırlara gömülürdü.
insandan örülmüş duvarlar içindeyim
gözümde yaş, bomboş elim; hiçbir şeyin dibindeyim.
dikenliyim, yaradılışım böyle.