kendine bile kabullendiremediğin için başkasına açıklamakta geç kaldığın her bir yaşanmışlığa ithafen
★
Color Me Curious
Monterey Bay Aquarium
Interview Vampire Daily
Cosimo Galluzzi
almost home

PR's Tumblrdome
untitled
"I'm Dorothy Gale from Kansas"
todays bird

Kiana Khansmith

tannertan36
Not today Justin
𓃗
No title available
EXPECTATIONS
Fai_Ryy
taylor price
Xuebing Du
No title available

seen from United States

seen from Ukraine
seen from United States
seen from United Kingdom
seen from Oman
seen from Spain
seen from United States
seen from United States

seen from Brazil
seen from United States

seen from Türkiye
seen from Philippines
seen from Brazil
seen from France

seen from Malaysia

seen from United States
seen from Oman
seen from Russia
seen from Bolivia
seen from Bangladesh
@dontletthesuncatchyoucryin
kendine bile kabullendiremediğin için başkasına açıklamakta geç kaldığın her bir yaşanmışlığa ithafen
en dipteyken kendimi bulduğum yer hep aynı oluyor, söyleyecek hiçbir şeyim olmasa bile -ki aslında konuşmak istemediğimden değil, doğru kelimeleri bulamadığımdan- burada öylece duruyorum. kelimeleri süsleyip belki düzgün cümleler kurma çabasına girmiyorum, aniden ve anlamsızca sana kendimi açıyorum.
kurduğun bütün tuzakları tapınak bildim.*
Vakit geçtikçe insan, kendi gölgesine bile yabancı olurmuş; ne bir cebrin izidir bu hâl, ne bir yârin vebali, ne de acının hiddeti. İçten içe sönen bir kandil gibi, benliğim sessizce eksildi; kelâm suskunlaştı, mana çekildi. Ne söylediğim söz bana döndü, ne sustuğum yer beni tanıdı; gün be gün, kendi içimde gurbet oldum.
kaçmak mı kalmak mı sorusuna dizlerindeki yaralar cevap veriyor senin yerine
özgür olmayı ne kadar çok istediğimi ve ne kadar özgürlükten uzak olduğumu en iyi bilen sen olduğun için sahip olduğum en küçük özgürlükte sana koşmak istemiştim, beni yarım yamalak özgürlüğümle de olsa en çok sen gör, bir kereliğine de olsa beni umutsuz bir hayalperest olarak değil, düşlerinde yaşayan biri olarak değil düşlerini yaşayan biri olarak görmeni istemiştim
gecenin ortasında zerre anlayış için yalvarıyorum
Anlaşılmamaktır insanın nesilden nesile emanet bıraktığı laneti.
güzel olanı zamanla öldürüyorum
Ebedi bir şerrin parmağı var yaşantımda, öyle ki ilham ancak sabah beşlerde düşer yazılarıma. Ölmüş bir ruhun çürüyen kalıntıları var sakladıklarımda, kimse bilmez; 11. sefer bu kendimi öldürdüğüm. Kendimi kurban sundum bu acıların doymak bilmeyen iştahına, belki bu sefer ki dirilişim acı vermez bana? Ne serzenişler, ne feryatlar döküldü bu bağrımdan, ne de bir tören hazırlandı kalana gömülen canımdan. Hep köşede can verdim ben, sesimi kimseciklere duyurmadan. Zihnimin bir köşesinde astım ben kendimi, boynuma ipler dolamadan. Şiir oldum, şair olamadan. Pişman değilim, bu çıldırtıyor beni, nasıl bir kördüğümle bağladın kalbimi? Ne kesilir ne kopar, esnemez, kırılmaz. N'aptın sen bana? Benim ellerim titrer, bağladı mı bir söz bu aşkım seninkinin odalarına?
Diyemiyorum. Yazmakta kolay değil evet ama yazmak maskeliyken konuşmak gibi hissettiriyorken, konuşmak sanki için bile tüm çıplaklığıyla ellerinde gibi hissettiriyor. Sadece kötüyüm demeye bile dilim varmıyor. Kime bu dik duruşlarım bilmiyorum. Tanrı şahit ya içim öylesine eriyor ki, öylesine tükeniyor ki bir gün ilk ve son kez yardım bile isteyemeden çürüyüp gideceğim. Ya kafama sıkacağım, ya da çürümeyi bekleyeceğim.
insan kırgınken konuşacak pek fazla şeyi kalmıyor
seni özlediğim zamanlarda- arayacak kimsem olmadığı gerçeğini en net şekliyle biliyorum, en çok o zaman kimsesiz kalıyorum.