almost home
ojovivo
Peter Solarz

JVL
Sade Olutola
🪼
NASA
KIROKAZE
RMH
art blog(derogatory)
todays bird
PUT YOUR BEARD IN MY MOUTH
he wasn't even looking at me and he found me
cherry valley forever
One Nice Bug Per Day
h
$LAYYYTER

Product Placement

titsay

oozey mess

seen from United States

seen from Pakistan
seen from United States

seen from New Zealand
seen from United States

seen from Italy

seen from Malaysia
seen from United States
seen from Indonesia

seen from United States
seen from New Zealand
seen from Spain
seen from United States
seen from Romania

seen from United States
seen from Israel

seen from United Kingdom
seen from Singapore

seen from Bangladesh

seen from Malaysia
@duskuyusu
amca napıyon amca asldasdl
Hay masAllah 🙈😁
Şimdi depresif yağmurlar mevsimindeyiz.
"Tünelin ucunda görünen ışık,size doğru gelen trenin farı olabilir." yani diyorki umutlarınız da sizi sikebilir.
Yavaş yavaş….
-Kesin okuyun, okutun. Okuyunca daha çok seviyorsunuz.
• Atamızın boyu 1.74 tür.
•kilosu ise 75 civarı idi.
•Ayakkabı numarası 42 idi.
•TC kimlik numarası 10000000146 dır. (46 güvenlik amacı için konulmuştur)
•En sevdiği yemek etsiz kuru fasulye ve pilav.
•Kahveyide çok severdi günde 10 - 15 arası kahve içerdi.
•Atatürk'ün tüm gömlekleri beyazdı takım elbiselerinin modelini o çiziyordu.
•Lacivert rengi pek sevmezdi o yüzden gardırop'unda laciverte yer yoktu.
•Atatürk'ün fox adında bir köpeği vardı, köpeği 50 TL ye seyyar bir fotoğrafçı dan aldı.
•Atatürk spor yapmayı çok severdi ata binerdi, yüzerdi ve bilardo oynardı.
•En sevdiği kitap Çalıkuşu idi.
•Atatürk 44 sayfalık bir geometri kitabı yazdı.
•Mustafa Kemal Atatürk'ün son sözü aleyküm selam'dır.
Audrey and Mel photographed by Don Ornitz in Beverly Hills,1958
Allah çarpsın okunmuş bu post. Tuttu valla.
Ayfon 6 istediydim babam yeni b itelefon çıkmış foni 6 mıdırnedir dedi alalım dedi amk :oo
3 veya 4 kez rb yaptım çok büyük bir şey istemiyorum lütfen olsun
OHA HASSIKTIR GECEN TUTMUSTUM OLDU LAN!
Lan vallaha oldu amk şimdi daha ilerisi olsun diye dilek tutucam
وَلَقَدْ زَيَّنَّا السَّمَاء الدُّنْيَا بِمَصَابِيحَ وَجَعَلْنَاهَا رُجُومًا لِّلشَّيَاطِينِ وَأَعْتَدْنَا لَهُمْ عَذَابَ السَّعِيرِ
Ve lekad zeyyennes semâed dunyâ bi mesâbîha ve cealnâhâ rucûmen liş şeyâtîni ve a’tednâ lehum azâbes saîr(saîri).
Andolsun biz, en yakın göğü kandillerle donattık ve onları, şeytanlar için taşlamalar yaptık. Ve onlar için alevli ateş azabını hazırladık.
Kalbinin en derinlerinden bir dilek tut,postu reblogla ve bekle
bayanmikaelson:
coptencikankedi:
nediyonamksen:
biznezamanmutluolcaz:
gitarinikiramayangitarist:
ateisteinanmayantanri:
Allah çarpsın okunmuş bu post. Tuttu valla.
Ayfon 6 istediydim babam yeni b itelefon çıkmış foni 6 mıdırnedir dedi alalım dedi amk :oo
3 veya 4 kez rb yaptım çok büyük bir şey istemiyorum lütfen olsun
OHA HASSIKTIR GECEN TUTMUSTUM OLDU LAN!
Lan vallaha oldu amk şimdi daha ilerisi olsun diye dilek tutucam
Noluyo lan
Lan valla oldu lan ben sok ben wefad
lan geçen rb yaptığımda matematikten geçiyim dedim sınıfta 80 alan bir ben oldum ohaa
Bakın öyle batıl inancı olan birisi değilim, dalga geçercesine reblogladım…. 2 gün içinde isteğim oldu…. İlginç değil mi… Ben hala bu durumu sorguluyorum….
Arkadaş şu postu bin defa en yapmışımdır
70'lerde büyük aşk yaşayan, birlikte işler üreten iki performans sanatçısı; Marina Abramovic ve Ulay, 1989'da ilişkilerini ruhsal bir yolculukla bitirmeye karar verirler. ÇinSeddi'nin iki ayrı ucundan yürümeye başlayıp ortada buluşurlar, birbirlerine son kez sarılır bir daha görüşmemek üzere ayrılırlar.
2010'da Marina Abramovic, Moma'da bir retrospektif sergi açar. Serginin bölümlerinden birinde Abramovic bir sandalyede otururken, masanın diğer tarafındaki sandalyede de tanımadığı kişiler 1 dakika boyunca oturur, konuşmanın olmadığı, sessizliğin paylaşıldığı bir oturuştur bu.
Ancak birden Abramovic'in hiç beklemediği bir şey olur ve karşısındaki sandalyeye Ulay gelip oturur. Işte tamda o sahne bu sahne.
— Peki, çılgınca bir fikrim var, bunu sana sormazsam bu hayatımın sonuna kadar aklımdan çıkmayacak. — Ne? — Seninle konuşmaya devam etmek istiyorum, durumunu bilemiyorum ama aramızda bağ gibi bir şey hissettim, tamam mı? — Evet, bende — Evet, harika. şöyle yapıyoruz, sen de benimle iniyorsun ve Viyana’yı dolaşıyoruz. — Ne yapacağız? — Bilmiyorum, tek bildiğim yarın sabah dokuz otuz uçağına yetişmem gerektiği ve bir otele yetecek paramın olmadığı ve ben de dolaşacaktım ve benimle gelseydin çok daha eğlenceli olurdu. Sapık falan çıkarsam bir sonraki trene binersin. — … — Pekala, düşün şimdi, bundan yıllar sonra evlenmişsin ve çocukların olmuş. hayatın monotonlaşmaya başlıyor, kocandan sıkılıyorsun. işte o gün geriye bakıp hayatına giren adamları düşünüyorsun. ben de onlardan biriyim. farz et ki yıllar sonra bana evet demediğine pişman oluyorsun ve yaşayabileceğin şeyleri merak ediyorsun. şimdi benimle burada trenden in ve hayır dersen neler kaçırabileceğimizi görelim. — Çantamı alayım.
fddhssjlkaşdujfdıskgodlpfsdsdgsfg
HAYATIMDA İZLEDİĞİM EN HARİKA ŞEY AMK
Of ya dnkekdkdkkdkskkskssjsjnjjdkrkrkkd znsnjdbcnsjjxjxjsjxjksnenjdjxjjskkskzjdjej
Ya manyak mısınız ddfjkkfds 😂
Fuzuxgojgofufihyfidyduiojfj
Ya işsiz misiniz bu ne ya gasfadhsadfjtıerjfldsjfogfc
YA BUNE SLÇDŞDÖFŞDÖCŞFÖFL
@bombosinsanla-r
Nnndncnsndn
of gfkjsdfıhjıksdfhasldf
Tobeeeeess ahahaha (:
TÜRK OLMAK
“Eğer Atatürk yaşıyor olsaydı 30.000 askerden 29.999'u yaşıyor olurdu, zira o ilk şehitten sonra yıkardı dağları.”
Sekizinci Edward Türkiye'ye geliyor Dolmabahçe Sarayın'da görüşme yapıyorlar. Görüşme boyunca sekizinci Edward Atatürk'ün gözlerine hiç bakamıyor. Atatürk gözlerini hiç ayırmıyor sekizinci Edward'dan. Ve iki tane şahit var bu olayda, ingiliz yaver ve türk yaver. Sekizinci Edward bir soru soruyor... "Nasıl kazandınız Kurtuluş Savaşını?" Yaverin tabancasını istiyor Atatürk, mermileri çıkarıyor ve dışardaki askeri çağırın diyor.. Çağırıyorlar, tabancayı veriyor, "Vur oğlum kendini" diyor. Asker tetiği dayıyor ve çekiyor. Sekizinci Edward şaşkın. İşte böyle kazandık diyor Atatürk..