Unutma adam aşk cesur kalplerin işidir sen korkarsan kadın cesaretinden utanır...
Keni

Jar Jar Binks Fan Club
No title available
EXPECTATIONS

if i look back, i am lost
I'd rather be in outer space 🛸
🩵 avery cochrane 🩵

shark vs the universe
official daine visual archive
Cosmic Funnies
YOU ARE THE REASON
ojovivo

gracie abrams
Sweet Seals For You, Always
Cosimo Galluzzi
macklin celebrini has autism
untitled
NASA

Product Placement

Jimmy Eat World

seen from United States

seen from Germany

seen from Germany
seen from Azerbaijan

seen from Czechia
seen from United Kingdom

seen from Saudi Arabia

seen from Germany
seen from Kazakhstan
seen from United States
seen from Türkiye

seen from Türkiye

seen from Germany

seen from United States
seen from Canada
seen from Türkiye
seen from Brazil
seen from Iraq
seen from Colombia
seen from United States
@elixir-of-life
Unutma adam aşk cesur kalplerin işidir sen korkarsan kadın cesaretinden utanır...
Durgunluk
Son zamanlar durgunlugumun farkindasin. Bana yüregindekilerini anlat diyorsun, sanki icimdeki firtinalardan haberdar degilsin. Basimi önüme eydirdin adam. Incinmis gururum sana olan sevgimle savasiyor. Senin korkakligin yüzünden kendi cesaretimin utancini yasiyorum. Nasil bukadar sefkatli olup ayni zamanda bencil olabiliyorsun? Nasil beni bukadar sevginle sarip sarmalayip ayni zamanda beni böyle incite biliyorsun? Daha uzun bir yol var önümüzde...Seninle bu yolculugun hayalerini kurardim, simdi ise bir buruklukla bakiyorum o yola. Elimi simsiki tutmus basaracagiz, yürüyecegiz bu yolu diyorsun. Özürünün birseyleri degistirmedigini biliyorsun. Her seferinde icimde birseyler kirdin ve ben o can kiriklarina ragmen elini asla birakmadim. Her attigim adimda o icime toplanmis olan kiriklar etimi keser oldu. Ilerleyemez oldum. Yigildi yorgun yüregimi tasiyan bedenim, elini tutamaz oldum.
12 sene sonra...
12 sene sonra geldin, ne engel tanidin, ne zaman. Senelerini bana ulasmak icin adadin. Iste karsimda duruyorsun Masalci. Heyecandan durdugun yerde dona kalmis gözlerini benden haric heryere odakliyorsun. Bugünün birgün gelecegini hep biliyordum ve hep bundan korktum.
Senin sevgin zararliydi, siddetli ve takintili. Birdaha kurbanin olamayacak kadar güclüydüm artik. Senin ellerinden soguk terler akarken, korkusuz karsinda duran kadindim ben. Cümle kuramiyor, ellerinin titreyisini saklayamiyordun gözlerimden. Ciril ciplak oturuyordun karsimda. Okumus oldugum ve her sayfasini ezberledigim bir kitapdin. Seni senden daha iyi taniyordum. Bana hayatinin basaralarindan bahsediyor ve kendini yüceltmekten cekinmiyordun. Hep oldugu gibi kendini cok akilli saniyordun Masalci, ama o kücük kiz seni 12 sene icinde coktan gecmisti. Seni sehrediyor ve gecmise ait olan hikayelerimizi hatirlamaya calisiyordum. Zihnimden parca parca silinmisti anilarin. Catlamis bir ayna gibiydin, eskisi gibi birdaha göstermeyen. Kendinden pay verdikce, bana üstü kapali sordugun sorularla, üzerimden bilmedigin seyler ögrenmeye cabaliyordun. Tüm sorularinin yollu ayni yere variyordu. Aklini kemiren düsünce aslinda benim baska tenlere karismis ola bilmemdi. Beni böyle, senin gözünde kirlenmis kabulenmek, senin icin bir fedakarlikti, yüce sevginin ispati. Bukadar kücüktü senin dünyaya bakan pencerelerin. Sorularini cevaplamadim, seni beni tanidigin düsüncesiyle biraktim. Oysa okadar degismistim, ama beni tanimana izin veremezdim. Bu seni güclü kilardi, güc senin elinde bir silaha dönüsen birseydi.
Bir insan, baska bir insana onu sevdigini, senin bana dedigin kadar demismidir ki bu dünyada? Iki dudaginin arasinda sonsuz kendini tekrarlayan üc kelime “seni cok seviyorum...seni hep sevecegim..seni hep sevdim”. Gecmiste dudaklarindan süzülen bu kelimeler icin herseyimi feda ede bilecek bir durumdaydim. Bugün ise biliyorum, senin “seni seviyorum” demenle benim “seni seviyorum” demem arasinda iki farkli anlam oldugunu. Beni sevmeni istemiyorum, herkezi bana olan sona ermeyen sevginle hayran biraksanda, tüm dünyayi bu nedenle bana düsman etsende, sevme. Okadar emindin ki, gelecegin, cocuklarinin annesi olacagimdan...hayatinda ben coktan beri olmasamda varmisim gibi beni yasatin. Bitemezdi benim sevgim, sona eremezdi senin gözünde. Kim sevmisti ki seni bukadar bu dünyada tüm cirkinliginle. Sana onu anlatim, inanmadin. Aramizda mesafeler yaratmak icin kulandigim bir uydurma olduguna emindin. Oysa sana, o benim evim, benim gelecegim ve huzurum dedim. Tüm sevginle, tüm zenginligine gelsen, onu senin icin birakmayacagimi sana emin bir sesle iletim. Inanmadin, cünkü ben senin dünyanda kimseyi seni sevdigim gibi sevemezdim. Hakliydin, kimseyi seni sevdigim gibi sevemezdim. Birdaha hic bir adami kendimden daha cok sevmemeye yeminliydim. Senin anlamadigin Masalci sevginin farkli sekileri ve renkleri vardir. Bir zamanlar sevgiyi tüm sekliyle göremicek kadar cahil ve kördüm. Sonra o cikti..aslinda hep yanimdaydi...ve sevginin büründügü her güzel sekli bana görünebilir kildi.
Sirtimi gögüs kafesine dayamis, teninin sicakliginda rüyalara daliyorum. Parmaklari, parmaklarimin arasinda. Öpücükleri saclarimda. Dilinden düsmeyen Kadinim kelimesi. Gölgelerimden cikip isigina sigindigim adam. Beni hem gecmisi hem gelecegi kilmis adam. Kimsenin dolduramadigi boslugu doldurup, bana huzuru tattiran adam. Asla inanmadigim bir gelecegi, yüreyime insaa eden adam. Ölü bahcemi yeniden yeserten adam. Sen tanimadigin bir yarayi iylestire bildin. Sen görünmez acimi, sonsuz sevgiyle dindirdin. Sen vahsi öfkemi evcillestirdin.
Sen yillar önce, benim önümdeki sirada oturan arkadasimdin. En büyük Askimin ismini kalemligimden cakmagiyla yakan cocuktun.
Kırıl(ma)
Yalnizligimi paylasmayi ögrendim
Mürekkep
Seni taniyamiyorum artik. Zaman ilerledikce bana dönüsmeye basliyorsun. Benim cirkin yanlarimi sahipleniyorsun. Oysa buna hakkin yok. Kusurlarinin bir nedeni olmasi gerek. Nekadar cirkinse kusurun, okadar cirkin bir sebebi olmasi gerek. Bir aci hikayesi olmasi gerek ve derin yaralari. Sen aci hikayelerden derin yaralar tasimayan adamsin. Nekadar aci olsada hikayelerin sen bunun farkina varamayacak kadar gamsizsin. Icinde büyüdügü savasi, gördügü cesetleri hatirlamayan adam. Beynin bir beyaz kagit gibi, sayfalarina mürekkep deymemis. Yazilan ne varsa kursun kalemle yazilip, silgiyle silinmis. Seni cirkinlestiren benim. Artik beyaz sayfalarina yazilanlar kolay, kolay silinmiyormu.? Yoksa mürekkep’mi deydi onlara. Birdefa sildikten sonra üzerine yazmak eskisi kadar kolay degil...
Nekadar meraklisin kendini öldürtmeye. Ruhunun bedeninin icinde bogulmasini mi özledin, can kiriklarini toplarken ellerinden akan ilik kanin biraktigi hissi mi, söyle kadin, derdin ne senin? Seni öldürecek adama neden uzanir parmaklarin?! Yaslandin, seni günesin sicagindan, rüzgarin vurusundan koruyan bir agaca. Neden istersin bu ormani yangina vermeyi? Avucun onun ellerinde, o sana hayat verdi, kalp verdi, yasamak icin bir neden verdi. Vazgectin, kalpleri kirip ipe dizmekten, kendini inciltmekten. Onun icin, sizin icin ve kendin icin. Simdi oturmussun karanlik odanda, masalcinin resimine bakiyorsun. Kendine olan saygini yetirmis, kalbinin karanlik köselerinde ona ayit sevgi kirintilari ariyorsun. Kendine ihanet ediyorsun. Biliyorsun, bu masalin sonunu degistirmek senin elinde.
Ben Teyzem gibi ölmiyecegim...
Savastayim
Bogazimda dizili kaldi sevincim. Senden, seni sevmekten korkmamam icin ikna ettin beni, adam. Kendime verdigim yeminleri tek tek ezip gectim. Sadece mutlu ola bilmemiz icin, mutlu ola bilmek icin. Gölgelere sirtimi dönüp isigina sigindim,adam. Seninle olursam gölgelerde yolumu kaybetmem diye. Icimdeki nefreten kurtulmayi, öfkemi zapt etmeyi ögrendim, adam. Bize zarar vermesinler diye. Sana güvene bilmek icin, yerdeki tüm kirintilari topladim,adam. Yorulmadan topladim. Bizi yasata bilmek icin, dogama karsi geldim. Savastim, adam. Bizim icin deydigine inandirdin beni. Süpelerime savas acmaya cesaretlendirdin beni, adam. Savastayim ve korumasizim. Ne kilicim ne kalkanim, hic biri olamadin adam. Beni yapa yalniz bir savasa yolladin. Kaybetme ihtimalini göze alarak.
Yazamiyorum
Burukluk
Bak adam gökyüzü ne güzel renklere büründü. Karanligin aydinlikla bulustugu nokta. Ayagimin altinda sehrin isiklari. Tutunmusum kücük ellerime büyük gelen kahve fincanina. Öylece sehrediyorum aydinligin kaybolusunu. Birazdan sehri karanlik saracak... Bir buruklukla yaziyorum bunlari. Beni birakmayan bir gecmis ve yürümeye korktugum bir gelecek. Bak adam artik gökyüzü simsiyah. Aydinlik yenildi karanliga. Yagmur taneleri süzülüyor pencerenin camindan. Bulutlar onlari def etmis, bir oluyorlar asfaltla. Kahvemin son yudumunu aldim agizima. Sogumus. Gözlerimi aliyor sehirin isikari.. Ve bu burukluk halen terk etmedi kücük gögüs kafesimi. Bir kac haftadan beri icimde, yalnizligima arkadas oldu. Önce misafir sandim, ama kalici gibi. Benimsedi gögüskafesimi, gitmeye hic niyeti yok gibi. Yüzümdeki gülücükleri calmaya gelmis, huzurumu kiskanmis. Nerelerden cikip gelmis...
''İyileşmek; anlayabilmek acıların kaynağını çözmek bilmecesini çocukluğunun. İyileşmek; yeniden doğmak, inatla yaşamak. İyileşmek; kendinin yenilmez savaşçısı olmak demek...''
Sertap Erener / Otobiyografi
Astor Piazzolla & Whiskey
Hasta ruhum haps edilmis bir hasta bedene. Yinede sükürler olsun tanrim.Aci benden hic eksik olmuyor, bazen okadar canim yaniyor. Aglamicaksin diyorum kendime, hic bir beden acisi ruhunun acilari kadar kötü degil diyorum kisik bir sesle. Kisiliyor cigliklarim, uyusuyor, aciyi duymuyor bedenim, sagirim.
Önümde duran Whiskeyi yudumlayamiyorum, icmiceksin diyor doktor. Oysa ne güzel giderdi simdi Piazollanin Oblivion sarkisina. Artik ruhuma dikkat etmeliyim, ruhum aci cekerse, bedenim de aci cekiyor. Ruhun disa cikmasi buna denilir. Kendine iyi bakacaksin diyor doktor, eger iylesmek istiyorsan bedenine, ruhuna cok iyi bakacaksin diyor. Kime kimi emanet ediyor bilmiyor galiba saf. Ben degilmiyim kendime en büyük zararlari veren. Kendi cinayetimin fayiliyim ben.
Otuz veya kirkimdan sonra kanser olma ihtimalim, saglikli insandan daha yüksek. Bilirim ben sansizligimi, cürük findik hep bana cikar. Hep demisimdir anneme, cocuken bile...ölecegim ben anne, senden önce ölecegim. Tanrim, Milonga del Angel caliyor simdi de, yudumlamazsam simdi suracikta ölecegim.
Herkes bilecek
Bir kac gün önce gözüme senin kardesime 8 sene önce hediye ettigin ejdera kolyen ilisti. Öylece duruyordu oturma odasinin dolabinin üstünde. Bir saka gibi. Birden agirlasti bedenim, nefes almak zorlasti. Oturdum koltugun kenarina, kalkamadim. Halen oradaydin sen, 8 sene gecsede oradaydin, hatirlanamayan bir rüya gibi. Nasil tamamen kaybola bilirdin ki, sen benim masumiyetimdin, kaybettigim masumiyetim. Hem kazandigim, hem kaybettigim savasimdin. Sen asktin...nefretim, lanetimdin. Birden hatirladim aklimda solmus olan cehreni,gülümsedim. Anlatmak istedim, masalcimi anlatmak istedim herkeze, ama biliyordum, anlatikca daha cok sarar dikenler insanin kalbini. Birkez daha herseyi yazacagim, busefer yakmis oldugum sayfalara degil, hayir buraya..herkes bilecek..
Tuzlu Damla
Yagmur taneleri...arabanin penceresine öyle bir öfkeyle carpiyorlarki. Carpip, carpip, birlesip, topraga dogru akiyorlar.
Sen yanimda, öfkeli, anahtarlarini arabanin direksiyonuna vuruyorsun. Ben ise pencereme konan yagmur damlalarina odaklanmisim öylece. Bize benziyorlar aslinda; öfkeyle carpip, birlesip, yollarini bulup topraga dogru akiyorlar.
Korkularim var Sevgilim, bu yetmez mis gibi birde süpelerim. Daha demin bir bütünken , öbür ki an yabancilasiyoruz. Bu korkutucu birsey ve senide korkutuyor biliyorum. Sen korkmasan, bir korkak yetmezmi su hikayemize. Emin olsan; firtinalarda tutuna bilecegim yikilmayan agacim; yakici yaz günesinden beni gölgen ile korusan. Olmazmi Sevgilim?
Yorgunsun, yorgunum, yorgunuz. Oysa erken degilmi yorulmak icin? Bu yorgun bedenler nasil tasiyacak, sevgiyle agirlasmis yüreklerimizi? Nasil yaslana bilecegiz birbirimize, güvene bilirmiyiz ki yitirmis oldugumuz gücümüze?
Güzeligimiz solmak üzere...
Hic aglarmisin diye sordum kendime. Öfkeden saclarimin arkasinda saklanan tuzlu damlalari fark edemeyecek kadar körsün. Oysa ben inceledim yüzünü, gözünü, bir tuzlu damla göre bilmek icin. Kalp üzgünlügünün ispattini. Aglarmisin, ben agladigim icin? Yaniyormuydu canin, üzgünmüydü seninde kalbin benimki gibi? Eskiden biliyordum, artik bilemiyorum.
bilmiyorsun Sevgili...
Kirik kanatla ucmak ne demek bilmiyorsun sen Sevgili.
Sert Rüzgarlar beni savururuken, sen sarsilmadan yolunda devam uca biliyorsun.
Dali kirilmis bir agac olmak ne demek bilmiyorsun sen Sevgili.
Senin tüm dallarin yeserirken, benim dallarim eksik kaliyor.
Susuz topraklarda kök salmak ne demek bilmiyorsun sen Sevgili.
Sen gökyüzüne dogru acarken yapraklarini, ben kuru topraga tutunma savasindayim.
Güvensizlik nedir bilmiyorsun sen Sevgili.
Senin güvendigin eller asla sana ihanet etmedi.
Son damlana kadar aglamayi bilmiyorsun sen Sevgili.
Kimseler canina kiymadi.
Kirik bir kalple yasamak ne demek bilmiyorsun sen Sevgili.
Kimseler senin kalbini paramparca etmedi.
Yeniden acilan bir yaranin acisini bilmiyorsun sen Sevgili.
Senin yeniden acilacak yaralarin asla olmadi.
Acidan korkmak ne demek bilmiyorsun sen Sevgili.
Kimse seni cehennem atesine terk etmedi.
Kalacagim...
Yardim et, yaslandigim agac, sacimi oksayan rüzgar, tenimi öpen yagmur, icimi isitan günes, yardim et...
Masalci burada, etrafimda, duymus...artik baska bir gökyüzünü sevdigimi duymus. Kara bulutlari saldi gökyüzüme, firtina gelecek diye söz verdi, gözyaslarimi istiyor. Denizleri tasiracak olan gözyaslarimi. Tüm simsekler beni gösteriyor.
Demek bukadar yakinim artik ölüme...Yerle bir edecekmis beni, onunla toprakla bir olacakmisim. Bilmiyordum, ask'in bedelinin bukadar büyük oldugunu. Oysa sevilmek güzel birseydi, sevenin bir canavara dönüse bilecegini asla ummuyordum.
Sadece yasamak istedim ben, güvenilir daglarima yaslanip yaslanmak istedim. Beni icimdeki iylige yeniden inandiran adamla yasamak. Yediremedi kendine, o mutsuzken benim mutlu ola bilecegimi yediremedi. Bana ASK, ASK!!! diye haykiran masalci, kuru gözlerimle, tebessümümü sevemedi.
Özür dilerim sevdigim, bana ögretigin herseyi unuta bilirim, öfkem seni yaralaya bilir, sevdigin kadin bir ara kaybola bilir.
Yasatacagim bizi, düsen simsekler, yaslandigim agaci yakmayacak, sacimi oksayan rüzgari öfkelendiremeyecek, tenimi öpen yagmuru savurgan yapmayacak, icimi isitan günesi tüketmicek. Söz veriyorum sevdigim adam, masalci üzemicek beni yeniden. Onunla toprak olmayacagim, hayir seninle gökyüzünü sehretmeye devam edecegim. Kalacagim...