Önce iki insan indi göklerden dünyaya,
İki günahkar, aşık insan, Adem ve Havva adında,
İki çocukları oldu, biri aç gözlülükten kardeşini vurdu, Sonra çok çocukları oldu onların, çocukların da çocukları oldu,
Bu çocukların aç gözlüsü bir kabile kurdu, kabileler çoğaldı, savaşlar oldu,
Kabilenin aç gözlüsü şehirler yarattı, şehirlerde kral olarak hüküm sürdü,
Şehirlerin aç gözlüsü saldırdı bir diğerine, aç gözlünün ülkesini kurdu.
Ülkelerin aç gözlüsü imparatorluklar kurdu,
Yağmaladı tüm toprakları,
Sabretti köleler, insana kulluk cana tak edinceye,
Sonra yendi korkuyu, hem kaybedecek ne vardı nefes alıp vermekten öte
En aç gözlüsü insanın en zengin çağını yaşarken
Ayaklandı insanlar, çöktü imparatorluk, çöktü kaleler, ordular,
Yeni dünya düzenleri kuruldu, doğdu küllerinden yeni ülkeler
Ülkelerin aç gözlüsü saklandı, perde arkasından çalıştı yönetmeye,
Sular çekildi, topraklar çöle döndü,
Hayvaların nesli tükendi aç gözlünün eliyle
İnsanlar dönüştürüldüler modern köleye,
Bu kez nefes alıp vermek de zor olacak, kirlenen hava içerinde,
Ancak yeniden uyanıyor insanlık her yerde,
Gün gelince çekilecek perdeler,
Sökülecek dekor, düşecek tüm maskeler
Hiç de kolay olmayacak aç gözlünün işi bundan böyle
Kimbilir gün gelecek, ülkeler dönecek şehirlere,
Şehirler özgürlüğe yetmeyecek, dönecek kabilelere,
Ve sonra iki insan ve çocukları olacak hayata hükmeden,
Çünkü tabiat böyledir, her çıkışın mutlaka vardır inişi,
Çünkü aç gözlüler öğretti insana, daha iyi bir hayatın kıymetini.