Lalalala ben de böyleyim, lalalala hep de böyleydim...
hello vonnie
2025 on Tumblr: Trends That Defined the Year
Stranger Things
will byers stan first human second
Cosimo Galluzzi

titsay
I'd rather be in outer space 🛸
Alisa U Zemlji Chuda

if i look back, i am lost

Kaledo Art
Misplaced Lens Cap

oozey mess
RMH

blake kathryn

JVL

No title available
No title available

Janaina Medeiros

Origami Around

★

seen from Germany
seen from United States

seen from Türkiye

seen from United States
seen from Netherlands
seen from Türkiye
seen from Spain
seen from United Kingdom
seen from United States

seen from Germany
seen from United States
seen from United States
seen from United States
seen from United States
seen from United States
seen from United States

seen from United States

seen from United Kingdom

seen from United Kingdom

seen from Malaysia
@famousunknownlove
Lalalala ben de böyleyim, lalalala hep de böyleydim...
Yks sınavına 4. giriş, 3. mezun senesi... Kulağa sadece sayılardan ibaret geliyor değil mi? Ama benim için bu sayılar; dört yılın yorgunluğu, binlerce dalga ve sayısız fırtına demek. Garip olan ne biliyor musun? İyiki diyorum. İyiki bu kadar "limana geç kalmışım." Çünkü limana vaktinde varsaydım, denizi hiç tanıyamayacakmışım.
Etrafımdaki herkes sadece geminin limana ulaşıp ulaşmadığını merak ediyor. Sınavdan sonraki gün telefonlar susmaz; kimi merakından, kimi de o meşhur "ne yapmış?" sorusuna yanıt bulmak için arar. Ama kimse sormaz: "O gemi hangi hava koşullarında, hangi dev dalgalarla boğuşarak oraya geldi?"
Kimse bana yol gösterip de "Bak Nur, bu yolda tsunami var, oradan gitme" demedi. Aksine, fırtınanın ortasındayken yardım çığlıklarımı duyup gülüp geçenler oldu. Sağlık sorunlarımı, ailevi kavgaları, hayal kırıklıklarını anlattığımda; onları dillerine doladılar. Ben mahvolurken, onlar izledi. İnsanlar böyle; senin yaranı değil, o yaranın ne zaman kapanacağını merak ediyorlar.
Şu an 20 yaşındayım.mezun senemin ilk iki yılı; enkazlar, aldatılmalar ve sağlık sorunları arasında kaybolup gitti. Geçen yıl ise tüm gücümle kürek çektim, ama yine olmadı. Aylarca toparlanamadım. Sadece "Hayırlısı buymuş" diyebildim.
Ve gerçekten hayırlısı buymuş.
Çünkü bu gecikme, bana hayatımın desteğini getirdi. Ailemden görmediğim inancı, "yapamam" dediğimde "yapacaksın" diyen birini tanıdım. Eğer o limana daha önce varsaydım, bu yol arkadaşıyla hiç karşılaşmayacaktım.
Üstatların dediği gibi: "Bazı insanlar sana nimet, bazıları ise ders olur."
Kısacası şunu demek istiyorum:Bazen her şey ters gider. Senin geleceğin söz konusudur ama sanki tüm evren sana karşıdır. Ama her şeyin ve herkesin bir zamanı varmış. Eğer her kötü olayda yıkılmayıp çabalamaya devam edersek, o kötü olayın aslında bizi daha büyük bir güzelliğe hazırlayan bir köprü olduğunu anlıyoruz.
Yolunuzun güzel insanlarla kesişmesi dileğiyle.
Kendinize ve en çok da kalbinize iyi bakın. 🌊🤍
Bu zamana kadar herkes gibi bende çok şey yaşadım, bazı yerlerde grurum ayaklar altına alındı, bazı anlarda öz güvenim zedelendi, bazende bir çöp yığınından farksızmışım gibi hissetirildim...
Sürekli bir dönüm noktamın olacağını biliyor ve bekliyordum hatta bazı anlarda bu bekleyişlerimin yerini umutsuzluk alıp birçok serzenişlerde bulundum.Sonra birşeyler oldu bir adam geldi hayatıma sanki hayattaki en değerli şey benmişim gibi davrandı; öz güvenimi, öz saygımı geri kazandırdı en çokta bana beni kazandırmayı hedefledi ve başardı...
İşte o an anladım; mesele birinin seni sevmesi değil, birinin sana 'kendini sevmeyi' öğretmesiymiş. Şimdi geriye dönüp o çaresiz hissettiğim günlere bakınca şunu söylemek istiyorum:
Sizi kendinizden mahrum bırakan, öz saygınızı yerle bir eden herkesten ve her yerden sessizce uzaklaşın. Bir gün biri gelip size dünyadaki en değerli hazineymişsiniz gibi bakabilir ama asıl mucize, o bakışta gördüğünüz kişinin aslında 'siz' olduğunuzu fark ettiğiniz an başlıyor. Kimsenin ışığınızı söndürmesine izin vermeyin, çünkü o ışık bir kez parladığında tüm karanlıklar anlamını yitiriyor.
Kalbinizin yolunu çabucak bulması dileğiyle...
Kendinize ve kalbinize çok iyi bakın 🤍
Evet, tam tamına 1 ay sonra ben :))
Bu 1 aylık süreçte hayatımda birçok şey değişti…
En basitinden, sevilmenin ne olduğunu iliklerime kadar öğrendiğim bir ay oldu.
Peki nasıl oldu biliyor musunuz? Tam pes ettiğim anda, tam her şeye “tamam” demek bu kadarmış dediğim anda geldi her şey. Ve o kadar mutlu oldum ki… hâlâ oluyorum ki.
En basitinden; gecenin bir vakti ayağım kanadı diye kalkıp bana yara bandı almış çılgın hırsızlı sjdhdjdh. Bir de gelip “Aşkım prensesli yoktu” diyişi yokmuydu görmeniz lazımm kdjdjjdjd…O an gülümsedim ama içimde bir şeyler oldu.
O bandı bana verdiğinde gözlerim doldu, biliyor musunuz? Evet, küçücük bir banttı.Ama o küçük yapışkan parçası kalbimi o kadar ısıttı, o kadar sardı ki…
Meğer ben sevilmemeye ne kadar alışmışım....
Belki de sevgi tam olarak budur.Büyük cümleler değil, büyük vaatler hiç değil…Sadece kanayan yere sessizce yapıştırılan bir yara bandı kadar gerçek.
2025’in son saatlerindeyiz.
Bu yıl hayatıma, daha doğrusu bana, birçok olumlu şey kattı. Kendimi geliştirdiğim, kendimi bulduğum bir yıl oldu. Evet, aksilikler oldu ama hepsiyle başa çıkabileceğimi bildiğim ve gerçekten başa çıktığım bir yıldı.
Aynı zamanda birçok duygumun sona erdiğini sandığım ama aslında bitmediğini fark ettiğim bir yıl oldu. Bazı şeylerin—aşk gibi—sadece doğru zamanı beklediğini öğrendim.
Hayatıma nice insanlar girdi, niceleri çıktı. Ne gidene üzüldüm ne gelene fazla sevindim. Çünkü bağlanmamayı, gereğinden fazla değer vermemeyi, körü körüne güvenmemeyi öğrendim. Kısacası kimi nereye bıraktığımı; daha genel bir ifadeyle kendi sınırlarımı bilip korumayı öğrendiğim bir yıldı.
Çok sevdim 2025’i.
Nice beğeneceğim, seveceğim,sevileceğim ve mutlu olacağım yıllara...
Dün durakta beklerken biri arkamdan çarptı. İlk başta özel durumu olan biri sandım; hâli çok kötüydü. Tam servise binecekken dönüp tekrar baktım… Lisedeki kimya öğretmenimmiş.
O an içim çok acıdı...
Kendi kendime dedim ki: “Nur, insan gelecekte neyin nasıl olacağını gerçekten bilmiyor.”
Hayat, insanı önce unutturuyor, sonra da sessizce tüketiyor.
Ne kadar çalışırsan çalış, ne kadar tutunursan tutun; bazı sonlar emekle pazarlık etmiyor.
Onca çaba sarf ettiğim geleceğimde, belki de yokumdur....
Kimsenin yokluğu kimsenin sonu olmuyor arkadaşlar...
Kimse bana aşk birden pat diye hayatına girecebileceğini söylememişti...
Uykumun en derinlerinden bile sıçrayarak uyanacak kadar bazı şeylere kırgınım… ve sanırım en çok da kızgınım
Ben yaşadığım onca acının içinden nasıl çıkacağımı bilmezken bir gün kitaplarla karşılaştım. O an, ilkokul öğretmenimin “Kitaplar sizin arkadaşınızdır” sözünü ilk kez gerçekten anladım.Oturup derdimi onlara anlattım, onlar da sayfalarının arasından kendi dertlerini fısıldadı. Ve bir noktadan sonra, her kitapta kendimi görmeye başladım.Sanki kendimi bir aynadan izlermiş gibi...
Okurken bazen bir cümleyi tutup kendi hayatıma bir parça ekledim, bazen de başka birinin acısında kendi yaralarıma şifa bulmaya çalıştım.Ben kitapları hiçbir zaman sadece birkaç yaprak veya bir karton kapak olarak görmedim, göremedim. Onları yaşayan, nefes alan birer dost gibi okudum, izledim, dinledim ve en çok da anladım.
Belki de bu yüzden, her yolculuğumda yanımda bir kitap taşıyıp okuyorum çünkü bazen insanın kendine anlatamadığını bir kitap bir cümlede anlatıyor, anlamlandırıyor...
Hayatımızın her anında zorluklarla karşılaşabiliriz, her anında üzülebiliriz, her anında “evet, bitti bu kadardı” diyebiliriz…Ama bu zorlukların bir gün biteceğini biliriz. Bu üzüntünün ardından gelen mutluluğu, “evet bu zorluk bu kadardı” deyip ardından umutla yeni bir sayfa açacağımızı da biliriz.Peki, bunları bilmemize rağmen neden pes ediyoruz? Bunu hiç kendinize sordunuz mu?Ben bu aralar bayağı hayatla ilgili soruları kendime sorup duruyorum. Bazılarının cevabını alamazsam da birçok şeyin farkına vardım; hayatı bir nevi anlamlandırdım, bir nevi güçlü olduğumu fark ettim.Hayatımda olan zorluklar mesela…
Geçeceğini en iyi bilen benim. Ama beni bu kadar yıpratan, o zorlukları bile isteye önüme koyanların en sevdiklerim olmasıymış. Birçok şeyi aşamıyorum hâlâ, bunun da farkındayım.Ama yine de içimde bir ses var… Her şeye rağmen kalk diyen, devam et diyen, “yorgunsun ama bitmedin” diye fısıldayan bir ses.
Belki de hepimizin içinde böyle bir taraf var; kırılan ama tamamen dağılmayan, yorulan ama yürümekten vazgeçmeyen, incinen ama hâlâ sevgiyi arayan bir taraf.Bazen insan en çok güvendiklerinden darbe alınca kendini toparlaması daha da zor oluyor. Çünkü beklentimiz büyük, hayal kırıklığımız da öyle. Yine de öğrendim ki insanı en çok geliştiren şey başkalarının yaptıkları değil, bizim bunlara verdiğimiz tepki. Ne kadar yıkılsak da kendimizi yeniden toplama şeklimiz, bizi biz yapan şeymiş aslında.O yüzden belki de bu süreçlerin amacı bizi pes ettirmek değil; aksine, gerçekten ne kadar güçlü olduğumuzu göstermek. Çünkü bazen insan gücünü ancak zorlandığında fark ediyor. Ve ben artık biliyorum ki, ne kadar tökezlesem de, her düşüşün ardından daha sağlam kalkmayı öğreneceğim. İçimde hâlâ büyüyen bir umut var…
Belki de bu umut, her şeye rağmen yaşamaya değer kılan şeyin ta kendisi.
Buda benden sizee mektubumdu. Paylaşılırmı paylaşılmaz mı bilemiyorumm, göremiyeceğimdee. Okuyun amaa görüşürükkk
Merhabalarrr canlarımmm bitanelerimmm aşklarımmm....
Ben biraz uzaklaşmak istiyorumm buralardann hem sınava hazırlanmamdan dolayıı hemde birazz kötüyüm uzaklaşsam iyi gelecek gibiii
Okadarr güzel arkadaşlıklar tanıdım kii oldu kii burdaa anlatamamam hepinizz iyikiii iyikiii oldunuz bende. En üzüldüğüm kısım bir kaç ay sonra akıllarınızdan silinip gidecem amaa bence siz Nurunuzu unutmazsınızz kiiii lxkxlskxxk
@mrsholmes-blog en çoksen bana kızacaksınn biliyorummm ama gerçekten gitmem gerekiyorr
@elodiyebiri sende üzüleceksinn konuşamadık diyee, üzülmee olur muu ben sürekli meselelerimi kendim hal ettim kii zatenn. Bir değişiklik olur sandım ama tumblr beyefendimiz izin vermedi slxmxkxmx
Burda ismini yazabileceğim birçok insan var isminizi yazmadım diyee sakınn Nur bizi unuttu falan demeyin kalkıp bir yerden fırtlarım döverim vallahii siziii skxhsjdj
Topluluklardanda atmayın beniii geri dönecemm ve geri döndüğümdee aynı samiyeti istiyorum sizdennn lütfennnn....
İyi uykularr ve iyi geceelerrrr efenimmmm 🤍
Geri gelinceye kadar kendinizee muhtişim bakınnnn gocamannnn öpüldünüzz 🫶🏻🫶🏻
Mavi gri değilim ama “ben sende yandım”…
Bahadır sağlam değilim ama "yaşadığım onca şey neden? Sebebi varsa desin bilen..."