Bu sefer sana yazmıyorum Yazmayacağım artık Bu seferki kendime Sonrakiler de kendime Kalbimi benim camdan mı yapmışlar? Bu kadar çabuk paramparça olmamalı. Kırılma. Ağlama.
Not today Justin

Janaina Medeiros

❣ Chile in a Photography ❣
Jules of Nature
art blog(derogatory)

oozey mess
trying on a metaphor
Keni

pixel skylines
Cosimo Galluzzi
Monterey Bay Aquarium
Game of Thrones Daily

Andulka
wallacepolsom
🪼

titsay
he wasn't even looking at me and he found me

blake kathryn
No title available

PR's Tumblrdome
seen from United States

seen from Türkiye

seen from Argentina

seen from France
seen from Germany
seen from Indonesia

seen from Indonesia

seen from United States

seen from United States

seen from United States
seen from Belgium
seen from Australia

seen from Türkiye

seen from Türkiye
seen from United States

seen from Argentina

seen from Switzerland

seen from Italy
seen from United Kingdom

seen from Netherlands
@gulcee321
Bu sefer sana yazmıyorum Yazmayacağım artık Bu seferki kendime Sonrakiler de kendime Kalbimi benim camdan mı yapmışlar? Bu kadar çabuk paramparça olmamalı. Kırılma. Ağlama.
Biz seninle nasıl ayrıldık biliyor musun? Filmlerde olur ya hani, Kadın güzel bir masa hazırlar, Çeşit çeşit yemekler,mumlar... Öylece başlar hikaye Oturduk işte o masaya Benim için binlerce kuş havalanır Seninse yüreğine çoktan gelmiş kış Neyse filmler dedik Bir tartışma kopar sonra Adam masa örtüsü çeker ya da kadın Her şey yere dökülür Her şey kırılır Bardaklar, tabaklar, anılar ve aşklar Bizimkisi öyle değil Sen yavaşça çektin sandalyeni geriye Ceketini alana kadar anladım oysa gideceğini Tesadüf bu ya Ceketine takıldı masa örtüsü İstemedin kırıp yıkmak Yavaşça kurtardın ceketini Öylece gittin Arkana bile bakmadan gittin Hani eğer filmdeki gibi olsaydı, tartışsaydık Ya da dönüp baksaydın bir Neler kırılmış görürdün oysa Ve bir gün dönecek olursan Ordan başlardın yapıştırmaya.
Sen, o halanın yanındaki küçücük çocuktun.
Ve biz arabamızla tam önünüzde durduk.
Böyle başladı işte,
Sonra ardısıra değdi hayatlarımız birbirine.
Sen yolun sonundaki o sarı t-shirtlü çocuktun, büyümüş biraz.
Bense yolun taa başında,
Bir bayram sabahı geldik evinize sonra,
Genç denilen yaşlardaydık,
Biz girdik ve sen usulca kayboldun gözden.
Çok sonra tanıtım günlerinde gördüm seni,Ankara'da
Bir tanıdığın yanında
Sen yine benden bihaber
Duruyordun karşımda
Ve gel zaman git zaman
Zaman bir parça biz doğurdu
Bir parça diyorum,yarım kalmış
Yine Ankara'da,
Birbirimizden habersiz
Senin tabirinle
Bağırsak duyacağımız mesafede
Öylece geçen 2 senenin ardından
Yine Ankara'da
Ellerin uzandı ellerime
Bir parça biz olduk
Sonra yokulduk
Haberin bile yoktu.
Haberim bile yoktu.
Bir gün o çocuğun yolununa varacağından yolumun,
Oturup aynı hayale tutunacağımdan.
Olmasaydı da olurdu.
Ya da olmazdı belki de.
Seni tanımadan eksik kalırdı bir yanım, evet.
Ama bir başkasına da böyle yanmazdım belli ki.
Fotoğrafın belirir ekranda
Fonda Kazım Koyuncu’dan Ayrılık Şarkısı
Uzatırım ellerimi
Uzatırım da dokunamam yüzüne
Dokunursam yanarım biliyorum
Sen de biliyor musun?
Bilmiyorsun.
Yine karşılastık,
Ben öylece izledim gidişini,
Ve sen yine öylece gittin.
Ve dediği gibi şarkının
“ Kumral bir çocuğun yaz öyküsü bu Şarkılarla geçtim aranızdan Yalnızlar gibi susup uzun uzun Düşlüyorum bu kenti Ahh, bir aşk gibi”
Gel!
İkimiz birden sevinebiliriz. Göğe bakalım.
Susma gönlüm sen söyle... Haydi söyle rüyalarda gördüğümü Haydi söyle uykusuz gecelerimi
Sevgilim boğazda yangın var.
Ulan ben o 'da' demelerini özledim işte.
Sonra yağmurlar yağdı Usulca kapıyı çaldı Ekim Eylülün son demlerindeyim Hiç geçmemiş gibi koca bi yıl Yine senli yarınlardayım Oysa bu gidişle kaç Eylül yağmurlar bırakır bu yüreğe Oysa bu gidişle kaç Ekim kanatır seni sessizce Yine de Ve yine de Umutla Beklerim seni.
Bütün ömrüm neredeyse sana yazmakla geçti.
Biliyorum bizim hikayemiz mutlu bitmeyecek Zati her hikaye de mutlu bitmez ki Sonuçta iki garip kulduk Bir garip sevdaya tutulduk Senin yolunda benim adım yoktu Benim yoluma da sen çıkmadın Biliyorum buruk bi huzur kalacak bize Biz olmak da zor çünkü Öyle de olmayacak sabahlar güneşli Böyle de olmayacak Bitmeyen bir kabusun ortasında Renkli hayaller kalacak bize avuntu Ey yar Yar diye bi tek sana düştü bu yürek Ey yar Yarasın.
Ne yazsam eksik şimdi Ne yazsam fazla Konuşulacak kadar susulacaklar var Gidilecek kadar kalınacaklar Şimdi hiç bir şarkının anlatamadığı Hiç bir şiirin dokunamadığı haller var İçimde için var İçimde kabuslar İçimde hayaller İçimde sen var.
Ben sende tutuklu kaldım diyor ya şarkı Öyle. Kesinlikle öyle. Kopmuyor bu bağ Ben sende Ben o günde Ben bizde Ben o masalda tutuklu kaldım. Anlatamadığın Anlatamadığım Bi tek bizi anlatan masalda Söz verdiğin Söz verdiğim O masalda.
Maya da yokmuş artık, Üzmesinler seni.
Ne istedim. Çok şey istemedim aslında. Bu masalın kahramanı biz olalım. Senle ben. İkimiz. Olmadı. Öylece gittiğine göre yapamadım. O yüzden kendimi ve seni azat ediyorum. Sen de azat beni olur mu artık. İçimden al içini. Titretme. Biz başka hikayelerin kahramanları olalım. Çok mutlu değil belki. Ama huzurlu. Hoşçakal.
İnsan bu kadar kolay alışabilir mi? Pencere arkasında beklemek...