“Sevmek için sebep aramadım hiç. Sesin yetti kalbime.”

pixel skylines
RMH

#extradirty
he wasn't even looking at me and he found me

❣ Chile in a Photography ❣

PR's Tumblrdome
𓃗
official daine visual archive
sheepfilms
Cosimo Galluzzi
🩵 avery cochrane 🩵
wallacepolsom
todays bird
Not today Justin
TVSTRANGERTHINGS

Discoholic 🪩
2025 on Tumblr: Trends That Defined the Year
taylor price
untitled
Xuebing Du

seen from Malaysia
seen from Azerbaijan
seen from Poland
seen from United Kingdom
seen from United States

seen from Egypt

seen from United States
seen from United States
seen from United States
seen from United States
seen from United States
seen from United States

seen from United States
seen from United States
seen from United States
seen from United States
seen from United States
seen from United States
seen from United States

seen from United States
@hikayedenadam
“Sevmek için sebep aramadım hiç. Sesin yetti kalbime.”
Bir insan en zor zamanlarını tek başına atlatabildiyse, sonrasında kimseye eyvallahı olmayacak bir karaktere bürünüyor.
Konuşamamak
Bir zamanlar ses tonuyla bütün mutlulukları kucakladığınız insanları özlüyor musunuz şu sıralar? Ya da bir haber alabiliyor musunuz?
Ben alamıyorum. Fuat Saka’nın “Şimdi Ne Yapar?” şarkısı sürekli kulaklarımda. Dertli derti çalıyor saz. Sonra bir insan sureti beliriyor gözünde.. keşke diyorsun. keşke şimdi beraber göz göz, el ele verip, sessizce bağlama dinliyor olsak diyorsun.
Sadece elinde kalan tek bir resim var. Karşına koy ve saatlerce izle. Gülüyor ama konuşmuyor değil mi?
Özledin değil mi? Yanında olmasa bile hayatında oluşunu özledin değil mi?
O zaman bu gecede hepimizin şerefine içeceğim.
Seni tanımlayacak kelimeleri bulmak çok zor. Sen başlı başına bir şiirsin.
bu ne cesarettir, seni tanımak istiyorum yiğidim.
Antalya merkez reyiz.
Resimler Değişmiyor.
Bazen geçmişte yaşadığınız onca şeye rağmen bir kurtarıcı melek gelsin ve sizi içinde bulunduğunuz herşeyden çekip çıkarsın istersiniz.
Hayallerde olmasa ne yapardık biz? Olmak veya yapmak istediklerini yapmaya gücün olmadığı zaman sadece göz kapaklarını kapatman yeterli oluyor. Bir kahraman çiziyorsun kendine. Ve senin için etrafında uçuşuyor. Ve üzülmek yok oğlum, düşünsene? Bak düşüncesi bile heyecanlandırdı şimdi.
Büyüyünce Geçmiyor Çocuk!
İnsan.. yani biz insanlar.. çok garibiz. Bu arada “insan”la başlayan paragraflarda insanlık olmaz çoğunlukta. Neyse.
Biz insanlar çocukluktan beri gelecek hayalleri kurarız. Sekiz yaşlarındayken onbir, oniki yaşına gelmeyi iple çekeriz. O zaman büyümüş olacağız. Geliriz, değişen birşey yok. Sonra sadece devlet tarafından özgür kılındığımız ama ailemiz tarafından birşeylerin değişmediği vurgusu yapılan onsekizli yaşlarımız var. Onsekiz yaşıma geldiğinde özgür sanarsın kendini. Ondokuz yaşına geldiğinde aslında o kadar da özgür olmadığını görürsün. Çünkü senden dört-beş yaş büyük abilerini görürsün. İstedikleri gezer, tozar eğlenir. Sende imrenirsin. Yirmili yaşlara gelmek için can atarsın. Artık “tamam” diyeceğim yaşlarını buldun işte! Evet, evet! Eğer yirmibir-yirmibeşli yaşlarına geldiğin zaman hayat senin oğlum. Az daha sabret dersin.