Cookie Run:Kingdom Official!

bliss lane
🪼
art blog(derogatory)
No title available
macklin celebrini has autism
The Bowery Presents
Lint Roller? I Barely Know Her
h

❣ Chile in a Photography ❣

titsay

pixel skylines
Monterey Bay Aquarium
cherry valley forever
No title available
Cosmic Funnies

tannertan36
let's talk about Bridgerton tea, my ask is open

Love Begins
noise dept.
seen from Saudi Arabia

seen from United States
seen from United States

seen from Malaysia
seen from United States
seen from Mexico
seen from Colombia

seen from Argentina
seen from United Kingdom
seen from United States

seen from United States

seen from Latvia
seen from United States
seen from Paraguay

seen from Japan

seen from Türkiye
seen from Bangladesh
seen from United States

seen from United States

seen from United States
@ikiinokta
Bölüm 15
Bu aralar bir video dönüyor sosyal medyada.
Adam psikoloğa gidiyor ve arkadaşı soruyor
-Ne dedi doktor?
-İncilmişsin dedi
-O ne demek?
-Okumuş adam hayatını sikmişler diyemedi incilmişsin dedi.
Ve tabiki doktorum bana incilmiş ve öfkeli çocuk teşhisi koydu. Senin dedi hayatını sikmişler dedi okumuş adam.
Çok zor ebeveyn olmak. Kendi sikilmiş hayatımı gördükçe daha da zor oluyor benim için.
Onun başka annelere bakıp ya keşke benim annem de böyle olsaydı demesinden o kadar korkuyorum ki.
Sürekli O’na nasıl davranmam gerektiği ile ilgili senaryolar kuruyorum. Gece dışarı çıkmak istese ne demeliyim? Arkadaşlarına nasıl davranmalıyım? Sevgilisi olduğunda nasıl konuşmalıyım?
O kadar güzel bir çocuk ki. Keşke görsen. Çıldırırsın..
29 ARALIK 2020
Bölüm 14
Fark ettin mi, bütün yazılarımda ellerim üşüyor. Neden acaba?
Yeni bir doktor buldum kendime. Bu diğerine göre daha patavatlı ama çok daha açık sözlü. Dedi ki ben hayatıma giren herkesi hayatımdan bilerek uzaklaştırmışım. Yani yaptığım bütün hatalarım bilinçaltımın yönlendirmesiymiş. İyi giden ilişkimi bile bilerek bozmuşum.
Çünkü kimseye güvenmemişim..
Zaten beni bırakacak, beni aldatacak diye kendimden uzaklaştırmışım.
O’nunla da bu yüzden evlenmişim. Beni aldatmayacağına emin olduğum için. Aile babası olacağını anladığım için.
Nasıl tokat ama.. Her şeyin cevabını tek seferde anlamak.
Senin beni aldatacağına o kadar emin mişin ki. Çıkardığım bütün kavgalar korkudanmış. Söylediğim bütün yalanlar dikkatini bende tutmak içinmiş.
O kadar yaralıymışım, o kadar yalnızmışım ki. Güvenerek tutunacak tek bir dalım yokmuş. Hep ayrı tutmuşum kendimi. Hiçbir yere dosta sevgiliye arkadaşa ait hissetmemişim.
Peki bunu bir yazı önce yazmam!!
Büyümek ne kadar boktan. Keşke bunları bilmediğim günlere dönebilsem.
Ama ben bu kadar acı çekerken sana da acı çektirdiğim için özür dilerim. Gerçi seninde beni seçmenin bir nedeni vardı elbette. Acaba senin hangi tranvan bana bağladı iplerini.
İki yaralı yavru.. Acıyan yaralarındaki kanla tuttuştular el ele..
Kanın rengi siyahtı.
21 ARALIK 2020
Bölüm 13
Hiçbir yere ait olamama hissi.
Sanki herkesin ve her yerin en yabancısı sensin. Öyle ki yazın yanarken tenin, benim soğuktan ellerim çatlar. Yarimin yüreğine yatsam en pamuğundan, biraz sonra yanağıma batar.
Öyle yabancıyım ki, ruhum bedenimden ayrılıp gökten O’na bakar.
Ben bir elma ağacının meyvesi olsam armut olurdum mesela. O kadar aidiyetsizlik..
Neresi benim yerim, benim yanım?
Solum sağımda kaldı benim..
20 KASIM 2020
Nasıl bir yoksulluk bu
Nasıl bir uzak mesafe ilişkisi
Nasıl bir varolmak çabası
Elleri buz kesmiş sevdanın
Soluğu soğukta sis
Merhaba der kadın
Adamın adı yok
Gözleri yok adamın
Hoşça kal der kadın
Kadının adı yok
Bir yürekte ana
Bir yürekte sızı kadın
————- . ————-
Nasıl bir zenginlik bu
Nasıl bir mesafesizlik
Nasıl bir yoktan var etmek
Elleri sıcacık sevdanın
Soluğu başka bedenlere can
Merhaba der adam
Kadının adı toprak
Gözleri yemyeşil kadının
Hoş geldin der adam
Hoş buldu kadın
Bölüm 12
Ben hiç gerçek hayatta yaşamadım fark ettin mi?
Bir filmde, kitapta, şiirde, müzikte.. Hep kendi gerçekliğimden kaçtım ben. Buz gibi olmuş yürekli insanların sıradanlığından.
En çok huzurlu yuvaları olan çocuk film ya da kitaplarını seviyorum. Ya da annesiz babasız çocukların onları çok seven insanlarla sarıp sarmalanmasını. Sıcacık biten aşk hikayelerini. Hep kavuşmalı. Ama aralarında en sevdiğim fantastik olanlar. Olması imkansız hikayeler.. Ama oradayım işte. Asamı sallıyorum ve oluyor.
Belkide büyülü sözleri doğru söyleyemedim.
AVADA KEDAVRA
Bölüm 11
Hadi siktir olup gidelim.
Bir anlığına boşverelim dolu olan her şeyi. Yeni boşları dolduralım. Boşaltalım.. Dolduralım.. Sonra bomboş olalım.
Benim penceremden bak hayata. Sabahın üçünde, 20 yaşında olduğum yerdeyim. Balkonda.. Rüzgar üşütüyor. Elim ayağım buz. Sigaram, kitabım, müziğim. Ama iyot kokusu eksik burnumda. Özledim..
Nasıl güzeldi o boşluk duygusu. O yarınsızlık.. Deli gibi korksan da o cesaret. Denizin özgürlüğü. Ve sebepsizlik..
Çok canım sıkılıyor. Kuş vuralım istersen.
Yok olmaz anılar zamanla.
Çünkü ruh yaşadıklarıyla olgunlaşır.
Unuttum demek için ruhunu parçalaman gerekir.
Ve unutursan eğer yok olur parçan.
Senden geriye hiçbir şey kalmayana dek.
Adının bir anlamı kalmaz.
Hiç kimse olursun.
Ben galaksi gibi bir kadınım.
Nefesi nefesime karışmış herkesin adı zihnimde.
Bazı insanlar göktaşı gibi savruluyor.
Bazıları gezegen olmuş.
Birkaçı yıldız gibi sönerken.
Diğeri kendi sistemini oluşturmuş.
Ben bir kadınım..
Hergün doğuruyorum anılarımı.
Hepinizi hatırlıyorum.
Hakkını veriyorum bana katılan ve benden çalınanların.
Bedenime dört duvar arasında bazı sıfatlar yüklenmiş olabilir.
Ama ruhumun yaşadığı şeyin sözlüklerde karşılığı yok.
Ben bir kadınım ve hepinizi seviyorum..
Bölüm 10
Hellö bastard;
Geçen gün doktora gittim. Psikolojim sıçmış olduğu için artık, arkadaşım beni kendi psikoloğuna götürdü. Hayatıma giren ekeklerle ilgili bir tramvam olup olmadığını sordu. İlk kiminle beraber olduğumu. Korkup korkmadığımı vs. Neden beraber oldun dedi! Sevdiğim için dedim. O zaman seni her seven ya da her sevdiğin adam sana sahip olabilir dedi. Ne alaka lan göt? Evlenince niye kocanla beraber oluyorsun o zaman? Her kocam gibi gördüğümle de yatarım öyleyse. Bu sorusu ve cavabı kafamı kurcaladı. Neden yapmıştım? Sevdiğim ve biyolojik olarak istediğim için. Başka bir cevap gelmedi aklıma. Bu kadar basit çünkü aşk.
Ama sonra tramva konusuna takıldı kafam. Erkek arkadaşınla hiç tramva yaşadın mı? Yok dedim. Çünkü o anı hatırlayamadım. O kadar derine gömmüşüm ki O’nun yaşama hakkını elinden aldığımızı. Nasıl atlatılır ki bu? Nasıl anlatılır ki bu?
O benim korku meleğim artık. Hep yanımda. Çünkü korktuğum için yok oldu. Ve korkularımla yaşıyor sol omzumda. Keşke annem arkamda olsaydı. Ona anlatabilseydim. Belki o çatalın üzerinde gözyaşlarıyla narkozdan uyanmak zorunda kalmazdım..
Belki masumiyet hala gözlerimde yaşardı..
Elim, ayağım buz kesti.