-den mutsuz oldum ben.
Ne yaparsam yapayım başımın ağrısı geçmiyor. Bazı geceler, her gece değil ama bazı geceler gözüme uyku girmiyor. Çok da fazla olmayan sorumluluklarım karşısında eziliyorum, bunalıyorum. Yetiştiremeyeceğimden korkuyorum. Hepsini düzenli yapmak istiyorum. Ama ders çalışmanın da nasıl bir şey olduğunu biliyorum. İnsanı çok yoruyor. Ve ben yorgun ve uykusuz olmak istemiyorum. Bazen de rahatlamak istiyorum ama bu seferde yeteri kadar çalışmadığım için rahat edemiyorum. Az önce söylediğim kadar sakin kalabilirsem, ayakta kalabilirim, ama eğer bu gidip gelmeleri yaşamaya devam edersem… Ve neden diyorum kendime neden bunu yapıyorsun kendine. Gördün çalışınca olduğunu neden oradan devam etmiyorsun. Çünkü bu kadar çok kimsesiz olup bu kadar sıkı çalışamam. Kahveye çıkabileceğim birileri yok. Boş vakitim olduğunda dışarı çıkabileceğim biri yok, dedikodu yapabileceğim birileri yok, sevgilimi anlatabileceğim bir yakın arkadaşım yok, sevgilim yok, yeni insanlarla tanışmıyorum. Bu koşullar altında bu kadar çok çalışmak çok çok zor ve sonra boğazım da düğümleniyor gözyaşlarım. Lisedeyken aşk acısı çekerdik çocuk halimizle. Kurban olayım o aşk acısına. Aşk’tan acı duymayacak kadar daha mutsuz oldum ben. Daha beter şeyler yaşadığımdan değil, kafam arap saçına dönmüş, arkadaşlık kurmasını beceremeyen yapayalnız bir insan olduğumdan. 20’li yaşlarımı bu satırları yazarak ve öyle mi yoksa böyle mi diye düşünerek geçerken, cumartesi günleri snapteki arkadaşlarım boğaz kenarında, çimlerde güneşin keyfini çıkarıyor olmasından, lüks pastanelerde çikolatalı pastalarını yemelerinden, çok çok mutlu etkinlikleriyle attıkları snapleri paylaşmalarından, benim hafta sonu anlayışımı kaybedeli aylar olduğundan. Yapayalnız olduğumdan işte, insanlarla anlaşmayı beceremediğimden, yaşadığım her tecrübenin, beni daha yanlış ve bencil davranmaya yönlendirdiğinden, çok yalnız olduğumdan işte. Bana benim hayatımın gerçekten de mutsuz olduğunu onaylayacak bir arkadaşım bile olmamasından, bu yüzden acaba kuruntu mu yapıyorum diyerek tekrar kendime hiç güvenmediğimi kendime ispatlamaktan, kimseyle konuşmadığımdan sadece kendi doğru ve yanlışlarımla yaşamaktan, 20’li yaşlarımda tek başıma kararlar almaktan, alışverişe her seferinde yalnız gitmekten, kahvemi hep yalnız içmekten, yalnız yaşamaktan bencilleşmekten, mutsuz olmadığımı kendime inandırmaya çalışmaktan, eğer bunları şimdi düşünüyorsam, iş hayatında ne kadar başarısız olacağımı hayal etmekten, bu şekilde devam edersem kişiliğimin daha da kötüye gideceğinden, bu şekilde daha fazla nasıl yaşayacağımı bilememekten, bu yaşadıklarımı tersine nasıl döndüreceğimi bilememekten, çabalayıp başaramamaktan, çıkmaza girdiğimden, çok ama çok düşündüğümden, ama düşüncelerimden başka konuşacak da kimsem olmadığından mutsuz oldum ben.









