👉 TRADE NUDES
Sabah şekeri
Cosimo Galluzzi
Noah Kahan
No title available

@theartofmadeline

Kiana Khansmith

Product Placement
Color Me Curious
Not today Justin
TMBGareOK. The Official They Might Be Giants tumblr
Interview Vampire Daily
The Stonewall Inn

izzy's playlists!
todays bird

blake kathryn

❣ Chile in a Photography ❣
Sweet Seals For You, Always
$LAYYYTER
No title available
Fai_Ryy

shark vs the universe
seen from United States
seen from United Kingdom
seen from Algeria
seen from Türkiye
seen from United States

seen from Türkiye
seen from Türkiye

seen from United States

seen from United Kingdom
seen from United States
seen from Malaysia
seen from Pakistan
seen from Brazil

seen from Türkiye
seen from Mexico
seen from Chile
seen from Malaysia
seen from Colombia
seen from United States

seen from United States
@legendaryberserkertroll
👉 TRADE NUDES
Sabah şekeri
HİKAYE 284
Kayınpederlere yatılı gittiğimizde, baldızım Nilay’ın o beni azdıran götünü gördükten sonra birdaha unutamaz olmuştum. Ne zaman aklıma gelse sikim kalkıyor ve baldızımın götünü sikme fantazileri kuruyordum. Evet, ne yapıp edip baldızın götünü mutlaka sikmem lazımdı. Fakat aradığım fırsat birtürlü elime geçmiyordu. Baldızıma Üniversitede derslerinde çok başarılı olduğu için Fransa’dan özel bir kuruluşun bursunu teklif etmişler. Baldız da kayınpederlerle konuştuktan sonra kabul etmiş. Akademik kariyerini yükseltmek için okuluna Fransa’da devam edecekti. Bize geldiğinde karımla bu konu hakkında konuşuyorlardı, pasaport işlemleri için Ankara’ya gitmesi lazımdı. Karımla öyle konuşurlarken, Nilay’ı belki Ankara’da sikerim düşüncesiyle, karıma, “Ben götürürüm Nilay’ı Ankara’ya, zaten Ankara’da görüşeceğim bir firma var, epeydir erteliyordum!” dedim. Karar almıştık, Ankara’ya Nilay’la birlikte gidecektik.
Gideceğmiz gün arbamla erkenden yola koyulduk. Nilay sıkı kumaş bir pantolon giymiş, üstünde beyaz bir bluz, bir de siyah yelek vardı ve göğüsleri yine fora olmuştu. Bir süre yol katettikten sonra Nilay’ın da bana karşı bir zaafı olduğunu anladım, hep derin derin gözlerime bakıyor, arada bir bakışları sikime kayıyordu. Baldızım Nilay çok muzur, neşeli ve espirili bir kızdı, durmadan açık saçık fıkralar anlatıyor ve bana da anlattırıyordu. Ben anlatınca, “Çok komiksin be enişte!” deyip, bacağıma elini koyuyor, kasıklarıma dokunuyordu. Benim sik kalkmaya başladı tabii. Nilay kalkan sikime bakarak, “Enişte tuvaletin geldiyse bir yerde durda git istersen!” dedi. Ben utandım o an, “Yok Nilaycığım…” dedim. Sonradan düşündüm de, Üniversiteye giden bir kız sikin kalkmasıyla tuvalete gitmenin bir alakasının olmadığını bilmez mi? Bilir tabii, baldız bunu muzurluk olsun diye söylediğini adım gibi biliyorum. Bence sikimin kalktığının farkında olduğunu hissettirmek için söyledi bunu…
Neyse bu şekil espirilerle Ankara’ya vardık, Nilay’ın pasaport işlerini hallettik, ben de iş yaptığımız bir firmayla kısa bir görüşmede bulundum ve Ankara’da yapılacak işler bitmiş oldu. Normalde hemen İstanbul’a dönmemiz gerekiyordu, fakat Nilay, “Enişte yol çok yorucu, bu gece otelde kalalım, yarın döneriz!” dedi. Benim de canıma minnet tabii, belki otelde bir fırsat bulur sikerim düşüncesiyle hemen, “Tamam kalalım!” dedim. Bakanlıklarda biraz gezdikten sonra bildiğim güzel bir otele gittik. Resepsiyona vardık, 2 tane oda isteyecektim, Nilay beni kenara çekti ve “İki odaya gerek yok enişte, aynı odada kalırız, yabancı mıyız?” dedi. “Kızım ablan duyarsa ikimizi de öldürür valla!” dedim. “Yok yaa, aynı odada kaldığımızı söylemeyiz ki enişte!” diye ısrar edince, ben de tek oda tuttum ve çıktık odamıza…
Odaya ve banyoya falan şöyle bir baktık, eşyalarımızı koyduk. Önce ben bir duş aldım ve külodumla bornozu giyip çıktım banyodan, tabii aynı gün döneceğimiz için ikimiz de pijama falan almamıştık yanımıza. Benden sonra da baldızım duş aldı ve o da bornozla çıktı. Ben yatakta uzanmış TV seyrediyordum, baldız geldi yanıma uzandı. İkimiz de bornozlayız. Baldız pis pis sırıtarak, bornozumun üst kısmından elini soktu ve göğüslerimin kıllarıyla oynamaya başladı. Ben birşey olmamış gibi TV seyrediyorum, Nilay uyuz oldu ve “Enişte bana baksana bir!” dedi. Yüzümü baldıza çevirince dudaklarıma yapıştı ve uzunca öptü, “Nasıl, hoşuna gitti mi enişte? Seni arzuluyorum!” dedi. “Valla Nilay ne diyeyim, sizde kaldığımız o gün, o tangalı götünü gördükten sonra benim de sana karşı zaafım başladı!” diyerek ben de baldızı öptüm ve ateşli bir şekilde öpüşmeye başladık…
Baldız, “Ablamın sana artık yetmediğini biliyorum enişte!” dedi. Ben de, “Ablanın laçkalaşmış amını sikmekten sıkıldım, zevk vermiyor artık ve ablana sikim kalkmıyor! Ama o gece sizdeyken seni o halde görünce kalktı ve seni düşünerek siktim ablanı!” dedim. Baldız sırıtarak, “O gece ablamı çığlık çığlığa nasıl inlettiğini duydum enişte!” dedi ve bornozumun önünü iyice açarak elini külodumdan içeri soktu, kalkmış sikimi okşamaya başladı. Ben de onun bornozunu açtım ve pembe sütyeninden taşan göğüslerini kurtarıp yalamaya başladım. Taş gibi sert göğüsleri vardı, uçları fındık gibi sertleşmişti. Nilay göğüs uçlarını ağzıma bastırıyor, “Em enişte, ohhh! Ye onları!” diyordu. Nilay’ın bir göğüslerine bir dudaklarına yapışıyordum. Nilay da, “Evet enişte, ohhh!” diyerek sikimi külodumdan çıkarmış 31 çeker gibi asılıyordu…
Bir süre sonra doğrulduk, ikimiz de bornozları tamamen çıkarıp kenara attık. Baldızı boynundan öpmeye başladım, bir yandan da tangasının ipi arasına girmiş götünü elliyordum. Nilay beni sırtüstü yatırıp külodumu tamamen çıkardı, üzerime eğilerek sikmi eline aldı ve yavaşca yalamaya başaldı. İyice zevke gelmiştim, baldız yaladıkça sikim gittikçe sertleşiyor ve büyüyordu. “Woowww enişte, sikin de süpermiş!” diyerek yalamaya devam etti. Pembe rujlu dudaklarıyla sikmi emerken bir yandan da taşaklarımı avuçladıkça ben kendimden geçiyordum resmen. Memnuniyetimi, “Sen de az değilmişsin baldız, ne hünerlerin varmış öyle!” dedim. Nilay sikimi yalamayı bırakıp tangasını çıkardı, yatağa sırtüstü uzanarak bacaklarını ayırdı ve “Hadi enişte, biraz da sen yala!” dedi. Gözümü baldızın yeni traşlı kaymak gibi amından alamıyordum. Tabii ablasının laçkalaşmış amı nerde, tazecik genç kız amı nerde! Üstelik bildiğim kadarıyla da bakireydi henüz…
“Sana şimdi ince ayar çekeceğim baldız!” diyerek hemen yumuldum baldızın amına ve yalamaya başaldım. Klitorisini emiyor, amının dudaklarını yiyordum resmen. Am dudaklarını parmaklarımla aralayıp dilimi soktuğumda, baldız kıvranmaya başladı. O kadar küçük ve dar am deliği vardı ki, dilimi bile tümden sokamıyordum, kesin bakire olmalıydı. “Kız bu ne böyle, amın hiç açılmamış, kimseyle sikişmedin mi daha?” dedim. “Yok enişte, bakireyim daha, ama götümü çok deldiler!” dedi. Amını yalarken götünü de parmaklamaya başlayınca, Nilay titremeye ve o ince sesiyle inlemeye, küçük küçük çığlıklar atmaya başladı ve sonunda orgazm olarak ağzıma akıttı sularını. Amının sularını da yalayıp yuttuktan sonra Nilay’ı yüzükoyun çevirip göt deliğini yalamaya koyuldum. İki elimle götünün yanaklarını ayırıp, gömlek düğmesi gibi küçük büzüğünü dilliyordum. Bir yandan da, bunu götten nasıl siktiler acaba, götü sanki hiç sikilmemiş gibi duruyor diye düşünüyordum…
Parmaklayarak göt deliğini biraz alıştırdıktan sonra baldızı dörtayak üstüne getirip iyice domalttım ve arkasında yerimi aldım. Sikimi tükürükle ıslatıp, göt deliğine de bolca tükürdükten sonra, sikimin başını sokmaya çalıştım. Fakat bir türlü sokamadım, sikim zırt pırt aşağıya kayarak amını yokluyordu. Nilay korkuyla titrer vaziyette, “Enişte sakın önden girme, arkadan istediğin kadar yap!” diyordu. “Tamam hayatım, önden yapmayacam, fakat arkana da girmiyor!” dedim. “Dur enişte çekil, bana bırak!” dedi. Beni yatağa sırt üstü yatırdı ve kendisi bacaklarını ayırarak, yüzü bana dönük halde, ata binermiş gibi üstüme çıktı. Sikimi eliyle kavrayıp götünün deliğine denk getirip yavaşça sikime oturmaya başladı. Dudaklarını ısıra ısıra ve yüzünde buruk bir ifadeyle sikimin başını almıştı. Hafif hafif oturup kalka kalka sonunda hepsini aldığında gözlerini yumarak bir ‘Ohhh’ çekti…
Üstümde bir süre hareketsiz kaldıktan sonra inleyerek yavaş yavaş inip kalkmalara başladı. 3-5 dakika sonra artık resmen çığlıklar atarak zıplıyordu. Artık ben de alttan götüne hızlı hızlı pompalıyordum. Ben alttan bastıkça Nilay’ın çığlıkları bağırmalara dönüştü. Nilay artık kumandayı bana bırakmış, kendisi saçlarıyla oynuyordu. Arada bir, “Ohhh harikaaa! Bitirdin beni enişte!” diye inliyordu. Nilay’ın havada uçuşan göğüslerini sıkarak götünü bir süre bu pozisyonda siktikten sonra, bu sefer sırtını bana dönerek oturdu sikimin üstüne ve öne eğilerek ayak bileklerimden tutundu. Artık sikimin götüne giriş çıkışlarını daha net görebiliyordum. Bir süre sonra sikimi götünden çıkarmadan Nilay’ı dörtayak domalttım ve götünü sikmeye devam ettim. Hızlı hızlı götüne girip çıktıkça taşaklarım da amına çarpıyor ve makineli tüfek gibi ‘şap şap şap’ sesleri çıkıyor, Nilay’ın, “Of of enişte!” seslerine karışıyordu…
Yorulmuştum fakat boşalmama daha çok vardı, sikim götündeyken Nilay’la birlikte yan yattık, 66 olduk, biraz soluklandık. Nilay, “Off enişte, götümü patlattın, okuldan kaç tane erkek arkadaşım sikti bu götü, seninki gibi siklerini içimde dolu dolu hissetmedim!” dedi. Biraz dinlendikten sonra tekrar yavaş yavaş götüne girip çıkmalara devam ettim. Bu arada göğüslerini de yoğurmayı ihmal etmiyordum. Yeniden hızlanmaya başladığımda Nilay’ın çığlıkları da artmaya başlamıştı. “Nasıl baldız, o götünü sallayıp beni azdırmaya benziyor mu?” dedim. Baldız da, “Yok enişte, senin sikine helal olsun bu götüm!” diyordu. 66 pozisyonunda biraz daha siktikten sonra sırt üstü yatırdım ve am siker gibi götünü sikmeye devam ettim. Nilay’ın altımda gözleri kaymış, inleyerek dudaklarını ısırıyordu…
Götünü sikerken klitorisiyle de oynamaya başladım. Baldızın amından yine sular akarak orgazm olunca, “Baldız önden gireyim mi? Patlatayım mı?” dedim. Baldızın gözler birden kocaman açıldı ve “Yok enişte sakın ha! Annemler patlak olduğumu öğrenince biterim ben! Hem sonra evde kalırım, patlak bir kızla kim evlenir ki?” dedi. “Seni patlak halde almayacak adamın taa amına koyayım ben!” diyerek götünü hızlı hızlı sikmeye devam ettim. Artık ben de boşalmaya yaklaşmıştım sikimi götünden çıkarıp yukarı kaydım ve sikimi Nila’ya uzattım. Nilay sikimi ağzına aldığı gibi saksoya başladı. “Nilay geliyorum!” deyince ağzından çıkardı ve eliyle 31 çektirmeye başladı. “Hadi hadi!” diyerek hem asılıyor, hemde sikimin başına öpücükler konduruyordu. Sonunda boşaldım. Döllerim yüzüne fışkırmış, ağzı yüzü döl içinde kalmıştı. Nilay gülerek, “Enişte yüzüme süt sağmış gibi oldum!” dedi. Sonra sikimi tekrar ağzına aldı yalayarak temizledi. Nilay’ın yüzünü çarşafla sildim ve birbirimize sarıldık ve uyuduk…
Sabah kalktık birlikte banyoya duş almaya girdik. Baldıza bir kez de banyoda sabunlu sabunlu götten kaydıktan sonra İstanbul’a hareket ettik
HİKAYE 286
İsmim Mualla. 42 yaşında, fazla zayıf sayılamayacak, 1.65 boyunda, kapalı bir bayanım. 7 yıl önce eşimden ayrıldım. Genç yaşta dul kalışım benim cinsel yaşamdan koparmıştı. Burası müteassıp bir beldedir. Maddi durumum çok şükür iyidir, kendime ait 3 daireden gelen kira geliriyle geçiniyorum. Geçen sene yaşıma uygun tek çocuklu bir beyle evlendim. 18 yaşındaki üvey oğlum Cemil de bizimle yaşamaya başladı. Okuyor. Okulu gayet iyi, ama oldukça içine kapanık bir kişiliği var. Neyse, evlendikten 3-4 ay sonra, yeni kocama ne oldu bilmiyorum, ama seks hayatımız birden bitti. Adamda durup dururken bir isteksizlik başladı, ben de üzerine fazla gitmedim, ama bazı geceler seks özlemi çekiyordum. Bu konuda kimseyle de konuşamıyordum, böyle şeyleri birileriyle paylaşmak bu beldede imkansız bir şeydi, dedikodu bir yayıldı mı artık burası yaşanmaz hale gelirdi. Mecburen içime atmıştım.
Bundan bir ay önceydi, kocam bir iş için birkaç günlüğüne İstanbul’a gitmişti. O gün üvey oğlum Cemil banyoya yıkanmak için girmişti, ancak su sesi gelmediğini farkettim. Şohben zehirlenmesinden korktuğum için bir telaş banyonun kapısına geldiğimde, içerden, ‘Ahhh! Ohhh!’ sesleri ile karışık ‘şak şak’ sesleri geliyordu. Bu ilk defa dikkatimi çekti, eğilip anahtar deliğinden baktığımda, Cemil’in masturbasyon yaptığını gördüm. Siki, morarmış başıyla hatırı sayılır derecede büyüktü. Ne yapacağımı bilemedim, ama seyretmekten de kendimi alamadım. Bir anda elimin küloduma gittiğini ve amımı okşamaya başladığımın farkına vardım. Bunu istem dışı yapmıştım ve amım sulanmıştı. Resmen üvey oğlumun kalkmış ve sertleşmiş sikinden tahrik olmuştum. Ve o sırada Cemil boşalmaya başlamıştı. Çeşme gibi boşalıyordu ki, elinde benim penye külotlarımdan birini yarağına sürdüğünü gördüm. O anda çok karışık hislere kapıldım ve ne yapacağımı bilemedim. Sessizce banyonun kapısından uzaklaştım ve mutfağa gidip akşam yemeği için sofrayı hazırladım.
Cemil 10 dakika sonra banyodan çıktı, eşofmanını giyip geldi. Yemeğimizi yedik, çay’dı, TV’ydi derken vakit geç oldu, odalarımıza gittik yattık. Ama beni uyku tutmuyordu, üvey oğlumun banyodaki o hali hep gözümün önündeydi ve ister istemez elim yine amıma gitti. Amımı okşamaya ve ilk defa kendimi tatmin etmeye başladım. Cemil’in masturbasyon yaparken külodumu da kullanması kafamda bir soru işareti oluşturmuştu, o düşüncelerle acaip bir orgazm yaşadım. Bu olay kafam takılmış, yeniden cinselliğimi hatırlamıştım. Bu düşünce ile ertesi günden itibaren evin içinde uzun etek yerine, kalçama tam oturan, hafif dekoltesi olan bir eşofman takım giymeye başladım. Cemil’i takip ediyordum, çaktırmadan bakışlarını kontrol ediyordum ve tahminlerimde haklı çıktım. Cemil’in vücudumdan tahrik olup önünün kabardığını görebiliyordum. Önce ne yapacağımı şaşırdım, ama Cemil’in kabarık önünü gördükçe ben de tahrik oluyordum. Bu işin sonu nereye varacaktı?
Ben irademe yenilip, evin içinde frikik vererek dolaştıkça, her ikimiz de tahrik oluyorduk ve o hemen tuvalete gidip kendini boşaltıyor, bense gece yatağımda aynı işi yapıyordum. Artık irade gücümü tamamen kaybetmeye başladım, kaç aydır cinsel yaşamım yoktu ve aynaya baktığımda kendi vücudumdan bile tahrik oluyordum. Bir akşam bir deneme yapmaya karar verdim ve kendimi hazırladım. Yemekten sonra odama gidip iç çamaşırlarımı çıkarıp, dizlerimi örten geceliğimi giyip salona geldim. DVD’ye bir korku filmi koyup Cemil’le seyretmeye başladık. Çok gerilimli, korkutucu ve karanlık bir filmdi. Film bitip yatacakken, çok korkuyormuşum gibi yapıp, “Yaa Cemil bu filmden sonra bu gece hayatta yalnız uyuyamam! Hadi anam, gel beraber yatalım!” dedim. Sanki o da dünden razı, “Tamam anne, hadi yatalım!” dedi…
Ben Cemil’e sarılarak, benim odaya geçtik. Önce ben girdim yatağa yattım, Cemil de eşofmanının altını çıkardı ve sadece boxerle girdi yatağa. “Çok korkuyorum Cemil, bana sıkıca sarıl!” dedim ve arkamı döndüm. Cemil de arkadan bana sarılarak yatıyoruz. Çok geçmeden göt yanaklarımın arasında bir sertlik hissetmeye başladım. Zaten sadece gecelikleydim ve altımda külot yoktu. Cemil gittikçe kalkan yarağını göt yanaklarımın arasına hafif yaslamış öylece duruken, ben bir hareketle Cemil’e yaslandım. İçimde birşeylerin koptuğunu ve amımın sulandığını, hatta sularının aktığını farkettim. Götümü Cemil’in yarrağına bastırarak hafif hafif oynatmaya başlayınca, Cemil de boş durmadı ve belimde duran elini, zaten sertleşmeye başlamış göğüsümün üzerine getirerek, parmakları daireler çizer gibi okşamaya başlamıştı. Hiç konuşmuyorduk…
Ben yine götümü oynatıp, yarağına biraz daha yaslanınca, artık Cemil göğsümden elini çekti, boxerini bir anda indirdi ve geceliğimi sıyırdığında külotsuz olduğumu farkedince, ateş gibi yanan yarağını çıplak göt yanaklarımın arasına yerleştirmişti bile. O an ben tamamen kopmuştum, nefes alışlarım sıklaşmış ve yüksek sesle nefes almaya başlamıştım. Cemil’in yarağı, sulanmış ve kayganlaşmış amımın dudakları arasına oturmuştu. Artık takatim kalmamıştı, dizlerimi karnıma çekerek götümü iyice geriye bastırdığımda, Cemil’in yarağı bir anda amıma girmişti. O anda öyle bir ‘Ohhh!’ çektim ki yüksek sesle! Cemil’in iki eli alttan ve üstten iki göğsümü yakalamış, okşama ile karışık sıkarken, bir yandanda hızlı hızlı amıma girip çıkmaya ve ‘Uhhh! Uuuh!’ sesler çıkarmaya başlamıştı. Bense nasıl inlediğimin farkında bile değildim. Cemil’in o sert ve damarlarını amımın çeperlerinde hissettiğim yarağı içime her girişinde, “Ohhh, ahhh, daha hızlı, daha sert, ohhh çok güzelll, sokkk!” derken birden müthiş bir orgazm yaşadım…
Ama Cemil halen vıcık vıcık olmuş amıma gitgele devam ediyordu. Biraz sonra o da inleyerek ve böğürerek içime fışkırmaya başladı. Aman Tanrım, böylesine güzel birşey daha olamazdı. İkimizin dölleri ve suları birbirine karışmış ve yatak çarşaf batmıştı. Ama Cemil’in yarağı içimde halen sertliğini koruyordu. O an ensemde bir öpücük hissettim ve sırt üstü dönerken Cemil de içimden çıkmıştı. Birbirimize sarılıp öpüşürken halen sertliğini sürdüren yarağı göbeğime basınç yaparken dudaklarımız ve dillerimiz birbirine dolanmıştı. Uzunca öpüştükten sonra başımı Cemil’in göğsüne dayayarak bir müddet gözlerimi kapadım. İçim geçmiş ve öylece uyumuşum. Bir süre sonra amımın okşanması ile uyandığımda, benim elim de Cemil’in yarağını kavramıştı bile. O gece sabaha kadar Cemil beni domaltarak, kucağında hoplatarak, beni üzerine at gibi oturtup zıplatarak, 4 kere daha sikti…
O gecen sonra da sikişmelerimiz devam etti. Babasının evde olmadığı anlarda Cemil ile deliler gibi sikişiyoruz
Merhaba arkadaşlar merhaba Hasan hocam nasılsın umarım ki yazacağım bu hikayeyi paylaşırsın biz Çorum da kısa bir süre birlikte çalışmıştık belki hatırlarsınız. Asıl ismimi yayınlamazsanız sevinirim. Benim bu hikayem dul kalan komşumuz Hüseyin amcayla alakalı biraz Hüseyin amcadan bahsedeyim 190 195 boylarında esmer buğday tenli tahmini 100 kilo vardır. Hüseyin amcanın siki çok uzun ve bir o kadar da kalınmış o zamanlar lise bitmiş üniversite sınavlarına hazırlık yapıyoruz, bizim evde altın günü vardı ben anneme el işlerinde ve ev işlerinde yardımcı oldum daha sonra kendi odama gittim kadınlar tek tek gelmeye başladı tabikii dedikodularda başladı bu arada hem akrabam hem en yakın arkadaşım Sertab da o sırada geldi . Sertab 18 yaşına girer girmez evlendi kocası o zaman askerdeydi . Annemlerin dedikoduları döndü dolaştı Hüseyin amcanın sikine geldi annem gülerek yemin ederek ben gördüm sikini bizim hayvanları o götürmüştü annem kızım Hüseyin amcan hayvanları götürdü adam acıkmıştır şu nevaleyi götür ver gel dedi bende o zaman daha 14 yaşında ancaydım gittiğimde 31 çekiyordu belki 5 dakika izledim Hüseyin boşalınca tummanını çekti bende yeni geliyormuş gibi yaptım yemeği bırakıp kaçtım valla billa kolun kadar vardı o kocaman siki o günden sonra evlenene kadar ben bütün erkeklerin sikini öyle sanıyordum . Ama nerde bende o şanş benimkinin siki bamya kadar diyerek hep birlikte güldüler.
Sertab ve ben bütün konuşmaları dinledik Sertab bana dönüp zaten bakire değilim bari büyük bir sik ile sikileyim benim salak şapşal askerden gelene kadar onunla oyalanırım dedi . Kız delirme manyak mısın sen duymadın mı annemin kolu kadarmış .
Olsun ben kuduruyorum hergün salatalık sokmaktan iyidir ben bir yolunu bulup kendimi siktireceğim Hüseyin amcaya
Bana bak o zaman bende seni izlemek istiyorum tamam mı
Ne zaman nerede bilemem ki sana nasıl haber veririm
Bende Hüseyin amcanın numarası var mesaj atarsın kendini tanıtmadan randevu istersin kabul ederse birlikte gideriz
Olur mu öyle
Neden olmasın
O zaman senin telefonundan mesaj atalım
Tamam ama beni sanar sonra beni sikmeye kalkar o zaman ne yapacağım.
Haklısın ver numarasını
Numarayı verdim mesaj attı . Mesajda o koca sikini köylü kadınlardan duydum kabul edersen seni istiyorum o koca sikini amımda ve götümde istiyorum yazdı,
Hemen cevap geldi Sertab ben bağlardayım gel sikeyim o taze amını götünü yazmış
Sertab şaşırmıştı benim numaram o adamda ne arıyor diyordu .
Ama hemen odadan çıktı bende peşinden gittim 20 dakikada gittik o önde ben arkada etrafta kimse yoktu Hüseyin Sertab ı görünce merdivenden indi Sertab ı kucağına aldı öpüşmeye başladılar bir anda ikiside soyunmuştu gerçekten de Hüseyin amcanın siki annemin anlattığı kadar büyük ve kalındı Sertab o kalın ve uzun siki eline aldı ağzına almaya çalışıyor ama zaten küçücük ağzına sığmıyordu Sertab dondurma yalar gibi yalıyor adam inliyordu birden Sertab ı bacaklarından tutup ters çevirip amını emmeye başladı bende elimi amıma attım külotum sırılsıklam olmuştu Sertab bir taraftan inliyor diğer taraftan o kocaman siki yalıyordu.
Hüseyin amca oluk oluk boşaldı . Boşaldıktan sonra siki ufalır gibi oldu o sırada Sertab sikini ağzına aldı biraz sonra yeniden şahlandı ağzına sığmaz oldu bu sefer Hüseyin amca Sertab ı önüne geçirdi sikini Sertab ın amına sokmaya başladı Sertab inliyor ağlar gibi gözlerinden yaşlar geliyordu Hüseyin amca tamamıyla sokmadan gidip gelmeye başladı Sertab tamamiyle bitmişti yere yığıldı kaldı ama Hüseyin amca halen kazık gibi sikini Sertab ın amına sokmaya devam ediyordu. Birden beni fark etti Sertab ı bırakıp bana doğru koşmaya başladı belki 20 adımda beni yakaladı elleriyle ağzımı kapattı Sertab gibi benide domalttı eteğimi ve külotumu çekip çıkarttı ooo küçük orospular sizi şuna bak külotun sırılsıklam olmuş demek ki sende istiyorsun diyerek amımı oynamaya başladı ben bakireyim ne olur yapma hiçbir şey söylemem aramızda kalır ne olur yalvarırım sana yapma dedim ama korkmana gerek yok zaten götünü sikeceğim senin dedi ve o kocaman sikini götüme ve sikine tükürüp zorla götüme soktu . Tamamıyla girdiğini sanmıyorum biraz bekleyip tekrardan çıkarmaya başladı tam çıkmak üzereyken tekrar soktu Hafif hafif acı kesilmeye başladı elini amıma atıp bızıklarımı oynamaya başladı bu sırada yeniden çıkıp girmeye başladı bende Sertab gibi artık inlemeye başladım içimden tuhaf tuhaf inleme sesleri geliyordu birden yanımda Sertab belirdi ne o kaltak sende mi azdın bakire değilmisin yoksa dedi ben o an çok korktum acaba amımı mı sikiyor diye ama emindim götümü sikiyordu. Boşaldıktan sonra beni bıraktı giyinip evlerimize gittik. Sertab mesaj attı gece ben Hüseyin in evine gidiyorum istersen sende gel canın ister belki diye yazmış. Evden çıkamazdım ama gitmekte istiyordum hava yaz günü olduğu için sıcaktı cam açtım benim odamdan dama 3 adım da gecebilirdim ama annemlerin yatak odasının camı açıktı . Bende Sertab ve Hüseyin amca yı düşünerek amımı okşamaya başladım aklıma birden evde babamın aldığı muz geldi hemen gidip buzdolabından muz alıp güzelce yıkayıp yatağıma gittim . Altımdaki pijama yı indirip bacaklarımı aralayıp muzu göt deliğime sürterek yavaşça sokmaya başladım bir taraftan soğuk olması diğer taraftan onların yaptıklarını düşünerek orgazm oldum pijama mı tekrar giyindim ama düşündükçe tekrar soktum yorulmuştum içimde muzu bırakıp uykuya daldım. Sabah uyandığımda muz götümden çıkmıştı annem mutfakta kahvaltı hazırlıyordu annem ve babam kahvaltı yaptılar onlar bostana gitti bende peşlerinden banyo gittim banyo yapıp çırılçıplak çıktım o sırada Sertab geldi üstü başı döl içindeydi hali kalmamıştı sabaha kadar sikiştik zevk denizinde yüzüyorum dedi .
Sen neden çıplaksın diye sordu bende muzu gösterdim .
O günden sonra haftada enaz 1 kez Hüseyin in altına yatar olmuştum . Sertab kocası askerden gelene kadar adet günleri dahil hergün sikiştiler. Şimdi ben evliyim kocamın siki 18 cm ama ilk amımı siken kocam oldu . Daha sonra kocamla birlikte ilk seninle birlikte olduk kocama herşeyi anlattım kocam Hüseyin le tanıştı kocam çocukluktan ergenliğe geçerken bir kaç defa götten arkadaşlarına vermiş Hüseyinle tanıştırma sebebimde aslında buydu Hüseyin yaşlansada kocamı götünden sikti .
Artık bende Hüseyin i istiyordum ama Hüseyin amca kalp krizi geçirdi artık sağ tarafı tutmuyor.
Çocukluk Hayalim: Türbanlı Teyzelerim 1
Merhaba arkadaşlar. Önce ki yazı, giriş ve tanıtım yazısıydı. Artık yavaş yavaş teyzelerimle yaşadıklarıma yavaş yavaş giriyorum…
Yıl 2022. Ocak gibiydi.
Pandemiden artık neredeyse tamamen çıkmıştık. Uzun süredir teyzelerimle yakın olamamış arayı açmıştım. Eskiden çektiğim sıradan kıyafetleri ile olan gizli çekimlerle aylarca idare etmiştim. Ayşe teyzem pandemi de doğum yapmıştı. Oğlu 1 yaşına basmıştı neredeyse. Ayşe teyzemlerin evi Çarşıya çıkarken yolumun üstündeydi. Merak edip girip selam vereyim dedim kendi kendime. Dedim ya teyzemin 4 çocuğu var diye. En büyük kuzen üniversite için gitmişti artık. Liseye giden kuzenim ise çıraklıkta okuduğundan çalışıyordu. Diğer kuzenim küçüktü 3. Sınıfa gidiyordu. En küçükte hayalimi gerçekleştirip Ayşe’nin memelerini emiyordu. Bugüne kadar teyzemle aramızda ki en büyük engel hep kaynanası olmuştur. 80 yaşına gelmiş ve hala beraber yaşıyorlardı. O olmazsa teyzemle daha rahat oluyordum.
Çarşıya giderken teyzemlere gittim, dış kapının şifresini biliyordum asansöre binip yukarı çıktım. Kapıya vurdum teyzem kısık bi sesle kim o dedi. Klasik her anadolu evladı gibi ben diye karşılık verdim. Kapı deliğinden bakmış olacak ki yarım açtı kapıyı;
A.T:Gel kuzumm nerelerdeydin senn!
B: hem kapıyı yarım açıyorsun hem de gel diyorsun kız teyze, istemiyorsan gideyim bak.
A.T: Yok lan olur mu üstüm müsait değil, konu komşu geçer diye böyle açtım hadi gir sıpa
İçeri yavaşça adımlarken kısık sesle;
B: Ne varmış üstünde bakıyım, çok açıksa git üstüne bişeyler giy, sıkı sıkı sarılacağım ben sana, çok özledim valla teyzemm…
İçeri girip kafamı çevirdiğimde teyzemin o enfes halini gördüm… üzerinde dekoltesinde dantel olan, ince askılı bir beyaz atlet, atletin altında memelerine büyük gelen sütyeni… memelerinin çatalı rahatça görünüyordu… en altta da geniş ama kalçasını belli eden gri renk taytı vardı.
B: Bu ne hal kız böyle, cam perde açıksa millet görecek niye böyle geziyorsun evde
A.T: kar gibi kadınım, görsünler de bayram etsinler… diyip kahkahayı attı.
B: Tü tü maşallaahh nazar değmesinn ama ben sarılacağım vallaha çok özledim kız teyzem senii
A.T: sarıl yavrum nolacakk, oyyy, sen bir güzel sarılıyorsun kiii, kurban olsun teyzen sanaa
Teyzemin göbeğine iyice sikimi yaslamış sıkı sıkı sarılıp kendime çekiyordum, sırtını okşuyordum. Teyzem o anda boynuma bir kaç ufak öpücük kondurarakk
A.T: ne güzel kokuyon lan sıpa, kimlere sıkıyon bu kokuyu
B: Senin yanına geldiğime göre sana sıkmış oluyorum işte teyze
A.T: yeme benii adeem kim bilir nereye gidiyordun da uğradın (içimden amını götünü yerim seninn diyordum)
B: valla sana geldim kız. Hem şöyle bi güzelliği görünce zaten daha da bi yere ayrılmam burdann
Teyzem biraz nefes vererek güldü ve mutfağa doğru geçti. Adım attıkça kalçalarının yanakları birbirininden bağımsız bir şekilde sallanıyordu.
A.T: Gel mutfağa gel, temizlik yapıyordum da ondan bu haldeyim elbiselerim çamaşır suyu olmasın dedim
B: Evde kimse yok mu ya, eniştem nerede, emine anne nerede, çocuklar nerede? Diye sordum.
A.T: Kaynanam kızına gitti 2 gündür orada. Enişten bi 5 dk oldu çıkalı zaten çok yardım edemiyor bari git temizlik malzemeleri al dedim bi yarım saate gelir. Ötekiler de okulda. Küçük sıpa içerde uyuyor, bak istersen
B: o sıpayı da çok özledim kız gidip bakıyım mı
A.t: uyandırma aman kuzum dikkat et, göğüs uçlarım yara olacak o eşeği emzirmekten
B: tamam teyzem merak etme uyandırmam
dedim ve onların odaya doğru geçtim. Bebek fln görmek istemiyordum maksadım çekmeceyi kurcalayıp teyzemin çamaşırlara bakmaktı. Girdim bir kaç çekmece kurcaladım. Bebeği de uyandurmak istemiyordum. Çünkü teyzem çok içten söylemişti. Normalde sırf emzirmesi için uyandırırdın. Sessizce bi çekmeceyi açtığımda siyah düz desteksiz bi sütyen çarptı gözüme. Aldım elime direkt sikimi çıkarıp sürtmeye başladım. Ah keşke kirli olsaydı diye geçiriyordum içimden… ayağım bebeğin bi oyuncağına takıldı eğilip oyuncağı alırken gözüme dolabın içinde ki eski usül plastik kirli sepeti takıldı. Dolabın içindeydi burada olduğunu bilmiyordum. Kırcaladım ve biraz terli yine desteksiz düz bir beyaz sütyen buldum. Hızlıca yaladım, emdim, sikime sürttüm. Sikim demir gibi olmuştu ama ara holün ışığı yandı. Hemen bırakıp çıktım odadan. Eniştem gelmişti. Hoşgeldin adem, napıyon orada dedi. Kısık sesle bebeğe bakıyordum enişte dedim. İyi bakalım diyip kuzenlerin odasından süpürgeyi çıkardı.
Y.E: kapıyı iyice kapat adem, aranında kapısını kapatalım, uyanmasın ben bi salonu süpüreceğim, dedi.
Kapıları kapattım eniştem salona geçti, ben direkt mutfağa. Sikim biraz inmişti ama kan ulaşmıştı bir kere ucuna kadar. Süpürgenin sesini duyar duymaz tezgahta bulaşık yıkayan teyzemin hafiften arkasına doğru yanaştım. Sikimi hafiften dokundurdum götüne. Ama kısa süre, hissettimi bilmiyorum.
B: dünyanın en güzel teyzesi ya şuna bak diyip yandan yanağına öpücük kondurdum.
Yüzünü yan döndüğünde dudakları tam boynuma denk geldi hemen oraya bir Öpücük kondurdu.
B: Oooo haksızlık ama dedim
A.T: neymiş lan haksızlık olan dedi
B: ben hep senin yanağından öpüyom sen beni boynumdan falan öpüyorsun bende öpücem boynundan dedim.
Zaten saçları kısa ve topluydu boynu açıktı, içli bir şekilde boynuna bir öpücük kondurup nefesimi verdim. Biraz titrer gibi oldu sıpa diyip güldü.
Karşımda eğiliyor, doğruluyor memeleri uçlarına kadar açılıyordu. Ben de doyum olmaz manzarayı seyrediyordum. Süpürgenin sesi gitti, eniştem gelip Ayşe bir baksana dedi. Teyzem döndüğünde sinirli bir şekilde
A.T: yeğen benim yeğenim ona ne oluyor oluyorsa allah allah çatlatıyor insanı dedi
B: ne oldu teyze
A.T: yok bir şey yavrum eniştenin her zamanki saçma sapan şeyleri
B: ben gideyim teyze istiyorsan
A.T: yok kuzum nereye gidiyon otur çay koydum bir şeyler atıştırırız beraber. Sen oturma odasına git sehpalar koy. Ben birazdan çay getiririm.
Gittim ve teyzemin dediklerini yaptım. Eniştem YouTube’dan sohbet dinliyordu. Hiç ağzını açmıyordu biraz sinirliydi. İçerden bebeğin sesini duydum, gidip bakayım dedim. Ağlıyordu, uyanmıştı. Kucağıma aldım ve teyzemin yanına gittim. Teyzem içeri götür ben de birazdan geliyorum dedi. Kanepeye oturdum bebeği seviyordum. Teyzem elinde tepsiyle çayları getirdi. Dibimde eğilyordu ve memeleri karşımdaydı. Eniştem şöyle bir baktı, ben çıkıyorum dedi kızgın kızgın gitti.
Teyzemde sessizce “cehennem ol” dedi.
Sonra bebeği kucağımda aldı, tam karşımdaki kanepeye oturdu. Ve memelerinden bir tanesini çıkarıp emzirmeye başladı. (Hemen gizlice çektim memelerini)
A.T: enişten böyle kuzum, rahat nefes alamıyorum. Ne yaparsak yapalım yaranamıyoz adama
B: (yutkunarak) olur eşler arasında böyle teyze sen fazla takma kafaya dedim (arada memelere gözüm kayarak)
Teyzem baktığımı biraz anladı ve istemsizce tebessüm etti. Bebekte bir eliyle memeyi tutarken diğer eliyle de diğer memeyi açmaya çalışıyordu. Teyzem diğer memesini de çıkardı. Artık iki memesi birden karşımdaydı.
A.T: bu sıpa da aynı senin küçüklüğün gibi ha
B: niyeymis kız teyze o dedim
A.T: bu da meme düşkünü baksana bir yetmedi ikisini açtırıyor
B: doğrusunu yapıyor adam olacak çocuk işte dedim
A.t: sen de annen meme vermeyince koşup bize gelirdin hatırlatırım dedi ben biraz utandım.
B: hatırlamıyom bile kız kafanızdan uydurup uydurup söylüyorsunuz.
A.T: yaaaaa hâlâ aynı aynısın sıpaa aynısıın. Neyse uyudu alda götür sefayı hadi dedi.
Gittim iyice yakından memelerini gördüm biraz gözümü ayıramadım demek ki teyzem -Az bak eşek az bak deyince Sefa’yı götürüp yatırdım beşiğine.
Geldiğimde teyzem elinde telefon Instagram’da geziyordu, memelerini tam kapatmamış, uçları sütyene girmemiş atletten gözüküyordu. Geçtim yanına oturdum elimi omzuna attım. Beraber reelslara bakıyor gibi yapıp memelerini izliyordum. Bir süre öyle kaldıktan sonra kapı çaldı. Kuzenlerim okuldan gelmişti. Teyzem de kalktı, akşamın ferahı gelince üzerine bir penye ve etek giydi. Saat geç olmuştu, teyzem otur yemek ye dedi ama çarşıya gitmem gerekiyordu, zaten arkadaşları epey sallamıştım. Vedalaşırken Yine sıkıca sarıldık. Kendime iyice çekmiştim teyzemi farkında olmadan. Teyzem dur lan sıkma diyince kendime geldim. Yanaklarından öptüm, o da beni öptü ve çıktım teyzemlerden. Aramız çok iyiydi, birbirimize karşı çok rahattık ve ben bu rahatlığı seviyordum.
Ara ara teyzemlere gelip bu manzarayı kaçırmamam gerek dedim içimden. O gece bütün bunları düşünerek kaç kere boşaldım bilmiyorum.
Dışarda da Fatma teyzemin oğlu Sametle buluşacaktık. Yaşıtız onunla da. Kafamız uyuyor. Biraz takıldıktan sonra, hadi gel akşam yemeğine bize gidelim dedi. Yok fln desem de araba ondaydı, sürdü ve onlara gittik…
Devam edeceğim, yorumlarınız önemli arkadaşlar. Öneri ve görüşlerinize açığım
Çocukluk Hayalim: Türbanlı Teyzelerim 8
Sabah 9 gibi fatma teyzem uyandırdı bizi.
Gözümü açtığımda fatma teyzem tam bir türbanlı orospu gibiydi. Makyajı, kıyafetleri. Ofise giderken hazırlanmıştı anlaşılan…
Üzerine beyaz bir gömlek giymişti. İçinde ki beyaz sütyen belli oluyordu biraz. Altına da bileklerinin 10 cm üzerinde biten bir kalem etek giymişti. Eteğinin altında siyah transparan bir çorap vardı. Göbeği biraz çıkmıştı etekten dolayı. Genel olarak dar giyinmişti. Dudaklarına koyu kırmızı, bordo karşımı bir ruj sürmüş, kirpiklerini rimellemişti.
Alışkanlığım gereği Sadece baksırla uyuyordum. Ayşe teyzem de tayt ve atletiyle uyumuştu. Üzerimizde ki yorganı çekti fatma teyzem.
F.T: Anaamm hem yan yana yatmışlar, hemde oğlan neredeyse çıplak yatmış
B: napıyım teyze ben başka türlü uyuyamıyorum
A.T: nolacak abla yeğenimle sarıldık yattık mis gibi
Fatma teyzemi öyle görünce sikim hareketlenmeye başlamıştı, belli oluyordu
F.T: (sikime bakarak) hiç mi hissetmedin şu kalkan sert şeyi
A.T: baak hissetmez miyim gece boyu sürtünerek uyudum deyip güldü
F.T: anaam azgınsın ki ayşee bişey diyemiyorum sana
A.T: e napıyım canım gece inleyip bağıramıyorum senin gibi
F.T: yine mi dinlediniz kız
B: yok teyzee baya baya siz dinlettiniz. Kapılar açık, sesleriniz yüksek
A.T: aynen öyle sanki bize nispet yapar gibi… bütün fantezilerinizi öğrendik valla
F.T: (kızarmış) neyse konuşuruz sonra hadi geç kalacağız biz sizde kalkın
B: Bu ne hal kız neye hazırlanıyorsun böyle. Sekreterler gibi olmuşsun.
F.T: eniştenin önemli bi görüşmesi varmış, gidip çay kahve fln hazırlayacağım çok önemliymiş
Yataktan ayağa kalkıp baksırlı halimle arkasına geçip sarıldım. Elimi göbeğine attım. Sikimi biraz eğilerek götüne yasladım
B: yine de bu kadar seksi olmasaydın teyzecim
F.T: çok mu güzel olmuşum
B: güzelsin güzel olmaya da. Elbisen davetiye gibi. Gelen adamın ağzını açık bırakırsın sonra
A.T: ağzı da açık kalıır siki de şuna bak kız
F.T: valla enişteniz zorla giydirdi bende kabul ettim yapacak bişey yok.
O sırada oturma odasının kapısından eniştem geçiyordu. Kafasını uzattı baktı. Ben arkadan karısına baksırla yaslamışım. Ayşe teyzem atletiyle eğilmiş çoraplarını giyiyor, memeler fora. Hemen telefonunu çıkarıp gizlice çekti yine o ortamı. Daha çok ayşe teyzemin memelerini çekmiş gibiydi.
F.T: laan dursun görmüyon mu kızın üstü müsait değil ne duruyon burda
D.E: nolacak ya baldızım değil mi. Maşallah baldız bal gibisin aynı
A.t: (hemen çarşafı önüne getirip) rahatsız oluyorum ben enişte deyince çıktı piç eniştem.
Biz hazırlanırken
F.T: biz geç kalıyoruz, çıkalım siz de kahvaltınızı yapıp çıkarsınız. İçeri de kahvaltılık hazır.
deyip topuklu ayakkabıdını giyip gitti.
B: Orospu gibi olmuş aynı
A.T: Hmmm bencede. Eniştem orospu diye diye orospu edecek bunu
B: Eniştem çok tehlikeli sularda yüzüyor
A.T: baksana ya geldi burda sapık gibi memelerimi izliyor
B: Daha neler var neler, bi bilsen…
A.T: nasıl neler var
B: Teyze ben eniştemin bir kaç olayını yakaladım ama aramızda tamam mı
A.T: tamam balım zaten aramızda çok şey var buda olsun deyip öptü beni.
X’i açtım. Fatma teyzemi sunduğu konuşmaları okuttum. Yatakta gizlice çektiği fotoğrafları gösterdim. En son da bugün görüşmesi olan kişiyi gösterdim. (ayşe teyzemi çekip attıklarını vs göstermedim)
B: Bugün iş görüşmesine gelecek çocukta bu. İş görüşmesine gelmiyor. Teyzemi canlı canlı görüp azmak istemiş, eniştem de canlı canlı sunuyor
A.T: çocukta iyiymiş ama… neyse azgınlıktan gözleri görmez bunların, ablama yanlış bişey yapmaya fln kalkarlar. Napıcaz?
B: biraz bekleyelim teyze. 10 gibi adam gelecekmiş. O zamana kadar sen hazırlan bende giyineyim bakarız.
A.T: giyinmeden önce biraz yesen mi beniiii
B:Seni her zaman yerim azgın teyzem benimmm dedim ve aklıma bişey gelmişti. Ayşe teyzem hep sıradan çamaşırlar giyiyordu hatırlarsanız, Fatma teyzemde seksi giyiniyordu.
B: Fatma teyzemin çamaşırları nasıl teyze biliyor musun
A.T: ne alaka yavrum şimdi fatma teyzen
B: ya sen bi söyle
A.T: o düşkündür öyle şeylere
B: gel o zaman… elimden tutup teyzemlerin odaya götürdüm. Babydoller olmazdı ayşe teyzeme teyzem sığmazdı onların içine ama tangalar hemen hemen küçükte olsa olurdu. Sütyen de benzer ölçüdelerdi. Çekmecelere bakıp kırmızı dantel bi tanga, kırmızı transparan bir sütyen çıkarıp teyzeme uzattım. Giy bunları dedim.
A.T: yavrum nolacak bunları giyince
B: ya teyze giy seen
A.T: ablam anlar manyak mısın
B: anlasın nolacak. Abla gördüm beğendim denedim hoşuma gitti aldım dersin
Teyzem soyunup giydi. O bembeyaz teninin üstünde ilk defa renkli bir şeyler görüyordum fena azdırdı. Baksırımı çıkarıp yanaştım. ayşe teyzemi, fatma teyzemin yatağına itip yatırdım.
B: şimdi tam orospu oldun teyzemm
A.T: senin orospunum ben yavrumm seninn
B: ımmm orospu teyzem benimm
diyerek elimi amına atıp öpmeye başladım teyzemi
A.T: çok vaktimiz yok. Daha ablamın yanına gideceğiz hadi dedi
Bende tamam dedim. Teyzemlerin odada boydan ayna vardı. Kalk ayağa teyze dedim. Boydan aynaya karşı domalttım teyzemi. Hem götünü hemde yüzünü görüyordum. Aynaya karşı domaltıp hızlı hızlı sikiyordum teyzemi
B: ohhhh azgın teyzem benimmm
A.T: sok yavrum teyzeneee iyice sokk inlet benii
B: orospu fatmanın cicileri de çok güzel durdu üstünde teyzecim
A.T: ımmmm ahhh bak orospuya bir çamaşırıyla beni de orospu yaptı
B: ikinizde orospum olsanız ohhh
A.T: (duraksadı) olalımmmm yavrummm iki teyzeni de orospun yapp derken titreyerek boşaldı. Hemen arkasından bende geldim. Hiçbir şey konuşmadan hazırlandık kahvaltımızı yaptık teyzem kırmızı çamaşırları çıkarmadı. 10.15’ti saat. X’e girdim.
Eniştemle ofise gelen adam yüz yüze rahat konuşamıyorlar, buradan da yazıyorlardı birbirlerine anlaşılan.
En son
D.E: nasıl mal knk
Adam: abi efsane bişey, sikimi okşuyorum hiç çekinmeden. Gördü okşarken
D.E: ohhhh görsün orospum görsün
Adam: çağırda karşımızda otursun ben onu azdırırım
D.E: bugün benim karıyı sik, sana ne istiyorsan veririm
Adam: sen merak etme abi. Senin karı iştahlı belli. Kahveyi çayı getirirken gözlerimin içine içine yiyecek gibi bakıyordu.
D.E: oğlum diyorum ya azgın azgın. Sende kaslı yakışıklısın. Canı çekmiştir şimdi.
Vay amk dedim içimden.
B:Ayşe teyze kalk gidelim yavaş yavaş. Yoksa bunlar fatma teyzeme çökecekler. Evden çıkmadan çekmeceleri fln kurcaladığımda Ofisin anahtarını buldum, attım cebime.
Arabaya indiğimde yeni bir mesaj vardı X’ten
Adam: tamam sen çık ben yanaşıyım orospuya diye. Tıkladım
D.E: şimdi ben bi dosya var ptt de ona gidip geliyorum çok sürmez diyip çıkıcam karım sana emanet yazmıştı. Bunun üzerine de adam tamam demişti. Eniştem yalnız bırakmıştı adamla teyzemi. Aşırı trafik vardı, geç kalıyorduk. Adam şuan büyük ihtimalle teyzeme yapışmış, öpüp okşuyodur dedim içimden.
Biraz geçte olsa geldik ofise. Hızlı ama sessizce çıktık yukarı. Ofisin kapısını hızlı bir şekilde açtım… bir de ne göreyim…
Biraz çerez gibi oldu bu bölüm ama devamını hızla yazacağım beyler. Desteklerinizi bekliyorum.
Çocukluk Hayalim: Türbanlı Teyzelerim 3
Fatma Teyzem çırılçıplak yatmış, amını okşuyordu.
Çırılçıplak bembeyaz vücudu gözümün önündeydi. Hafiften göbeği çıkmıştı gerçekten. Ama öyle güzel duruyordu ki sikim zonkluyordu resmen. Meme uçları iyice sertleşmiş, amının ıslaklığı sesten belli oluyordu.
Ama teyzem hızlı biçimde okşamıyordu ya amını. Yavaş yavaş yedire yedire okşuyor ve söyleniyordu;
F.T: Offf bırakmadı ki orospu çocuğu azgınlığım dinsin. Ne yapacağım bunun bu huylarını. (Sinirli bir şekilde) Beni bi siktirse rahatlayacak sanki….
Teyzem kendi kendine konuşup okşuyordu amını. Ama ben amını göremiyordum, eliyle kapatıyor, öyle okşuyordu. Bu böyle olmayacak diyip amcığına parmaklarını sokmaya başladı. Kısa bir süre sonra durdu. Hemen uzaklaştım kapıdan. İyi ki de uzaklaşmıştım, geldi kapıyı kapattı. Hemen tekrar kapısına gittim ve dinlemeye başladım. Hafif hafif İnleyerek parmaklıyordu deliğini. Bir şeyler mırıldanıyordu ama tam anlayamıyordum. Sanki konuşurken dişlerini sıkıyor gibiydi “siktir hadi ….. koca koca siklere, çaktr ……. gavatsın sen” gibi şeylerdi. Bir süre sonra nefes alma verme hızı arttı, inleme sesi yükseldi ve aniden kesildi. Sanırım boşalmıştı. Vakit öğleye doğru geliyordu. Biliyordum ki teyzem gusulsüz durmaz, namazını kılmak için duşa girerdi. Ben hemen telefonumu banyonun gizli bir noktasına yerleştirdim. Tahmin ettiğim gibi Teyzem duşa girdi. Hemen arkasından yatak odalarına girdim. yatakta ıslaklıklar vardı, kokladım teyzemin am suyuydu bu. Hemen çekmecelerini karıştırmaya başladım. Renkli renkli, dantelli, transparan külotlar ve sütyenler vardı. Cennette gibiydim. Kafamı kaldırdığımda beyaz çeyiz bohçası gibi bir şey vardı ve ağzı açıktı. Elimi atıp indirdim. Bohçanı ağzını açar açmaz kendimden geçtim. Full her yeri dantelli pembe babydoll, altında am bölgesi açık kilot. Full transparan mor babydoll, kilotu da transparan. Herhalde Gelin olduğu gece giydiği, gelinlik kumaşı ile yapılmış korse tarzı kıyafet… Mini etek, vücut çorapları, fileli çoraplar. Bir tek dildo eksikti. Ya da ben bulamamıştım. Hemen onlara bakıp okşayarak boşaldım ve yattığım odaya geçtim. Teyzemin çıkmasına yakın banyonun kapısına gittim. Baksır ve atlet vardı ben üstümde. Teyzem çıkar çıkmaz tuvalete sıkışmış taklidi yapacaktım. Hem havluyla güzelce görecektim, hem de sikimi baksırla görmesini sağlayacaktım. Teyzem kapıyı açtı, karşısında beni görünce korktu.
F.T: Ne yapıyorsun lan sen kapıda.
B: teyzene ne olur Çekil çok sıkıştım.
F.T: lan başka tuvalet mi yok niye buraya geldin iki saattir bekliyorsun
B: teyze diğer tuvalet alaturka, klozet burada. Rahat edemiyorum diğerinde.
F.T: aman götünüzde yer beğenmiyor geç geç
dedi. Sikim zaten kalkmış haldeydi geçerken de iyice serbest bıraktım ve resmen önünde sallandırdım, teyzemin göz ucuyla baktığını gördüm.
Banyoya geçip telefonu sakladığım yerden çıkardım ve izlemeye başladım.
Teyzem banyoya zaten soyunuk girmişti. Ama elinde iç çamaşırları vardı, onları kirli sepetine attı. Bu sahneyi görünce hemen kilitli sepetini açtım ve çamaşırlarlarini çıkardım. Kilotu beyaz, am ve göt kısmı transparan, diğer yerlerinde dantel işlemesi olan bir kilottu. Sütyeni de beyaz, desteksiz, full dantelliydi. Aldım kokladım ve videoyu izlemeye devam ettim. Tam duşa bakan yerdeydi telefonum. O yüzden teyzemin her yerini görüyordum. Hafif sarkık memeleri biraz göbeğinin üzerine düşmüştü. Dolaptan permatik çıkarıp zaten az kıllı olan amının kıllarını alıyordu. Amı hafif kararmıştı, am dudağı dışarı çıkmıştı biraz. İçimden ne yalanır lan dedim. Sonra duşa kabinin kapısını kapattı ve buhardan çok bir şey görünmüyordu. Kurulanırken o bembeyaz götünü, ve memelerini sallayarak kurutuyordu. Dayanamayıp önümde olan kirli külotuna ve sütyenine patladım. Biraz temizlemeye çalıştım ama tam gitmedi. Geri yerine koyduktan sonra banyodan çıktım. Teyzem de giyinmişti. Kahvaltı hazırlıyordu.
B: Canım teyzemmm günaydınn
F.t: günaydın yavrum
B: vallahi hakkınızı helal edin bugün de yük oldum size
F.t: yok yavrum olur mu öyle şey ne yükü
B: kurban olurum sana teyzem deyip sarıldım ama karşılık vermedi.
Kahvaltımızı yaptık. Oturma odasına geçtik. Çay içiyorduk teyzemde örgü yapıyordu. Küçük kuzenim teyzemin yanına geldi kucağına çıktı. Eliyle teyzemin penyesini kaldırmaya çalışıyordu. Anlaşılan canı meme çekmişti yine. Bende heyecanlandım tekrar teyzemin memesini göreceğim diye. Ama teyzem;
F.T: görmüyor musun lan sıpa koskoca abin var burada dayı onun yanında olmaz deyip gönderdi çocuğu.
B: bana ayıp mı var teyze, rahat olabilirsin ben telefonla oynarım zaten. İstemiyorsan gidiyim dedim, kızmıştım.
F.T: yok kuzum sen de mi çekineceğim, kötü alışıyor sonra.
B: teyze zaten bir süre sonra bırakır ben de aynıymışım anlatıyosunuz ya.
F.t: sen bundan da beterdin sıpaa. Aydııın gel buraya.
Tekrar heyecanlandım karşımda açacak diye. Kük kuzen çıktı kucağına elleriyle açtı annesinin memelerini. İkisini birden çıkarmıştı siyah atletinden. Ama yan döndü teyzem bu kez. Yine memeleri az da olsa görünüyordu ama öncekiler kadar rahat davranmamıştı. Bundan sonra da zaten Fatma teyzem daha dikkat ediyordu hareketlerine. Biraz emzirirdikten sonra kapattım memelerini. Ben de müsade istedim teyzemden ve çıktım. Ve ayşe teyzemi aradım. Yine teyzemi görmek istiyordum. O fatmadan daha rahat davranıyordu. aradığımda açmadı, tam dönmüş eve gidiyordum ki teyzem tekrar beni aradı.
A.t: yavrumm duştaydım kusura bakma görmedim aradığını
B: neredesin teyzem bi göreyim dedim seni.
A.t: evdeyim balım, gel hazırlanıyordum bende dışarı çıkacaktım. Beraber çıkalım hem alacaklarıma bakarsın dedi.
Teyzelerimin evleri birbirine yakındı. Hemen üç dört dakika içerisinde Ayşe teyzemin evinin önündeydim. Kaynanası da evdeydi. Görünce tüh bugün rahat takılamayacağım dedim içimden. Ama teyzem başında havlusu, üzerinde atleti ve altında pantolonuyla açtı kapıyı. Gittim kaynanasının elini öptüm ve hemen yanından ayrıldım. Teyzemin odasına doğru geçtim. Teyzem pantolonun üzerine ne giyeceğini düşünüyordu. Bana birkaç kıyafet gösterdi. Şık olan uzun, siyah boydan düğmeleri olan dizine kadar uzayan bir gömlekti. Onu seçtik. Üzerini giyerken onu izledim ve beraber çıktık çarşıya.
B: ne alacaksın teyze bugün
A.t: düğün var ya kuzum yarın onun için elbise bakacağım. Bir de bi kaç çamaşır çorap fln alırım.
B: sana ne giysen yakışır teyzemmm dedim. Koluma girdi beraber çarşıya yürüdük. Bi iç çamaşırcıya girdik, baktım eline yine düz saçma sapan şeyler alıyor.
B: Teyze bunlar ne ya?
A.t: ne ney yavrum
B: bu çamaşırlar ne? Gören de 60 yaşında menapoza girmiş kadın sanacak seni. Az düzgün genç işi şeyler alsana, genç kadınsın sen.
Ağzının içinden söylendi “menapoza da gireceğim az kaldı” diye. Duydum ama ses etmedim.
A.t: ne genci oğlum, gençlik mi kaldı bak halimize
B: vallaha bal gibi kadınsın teyze, çok güzelsin. Kendinin kıymetini bilmiyorsun. Senin gibi karım olsa, birde böyle yaşlı şeyleri giyse koynuma alasım gelmez.
B: (gülerek) şerefsiiiiz, büyümüşte neler söylüyor. Yavrum bilmediğin şeyler var, ötekileri giyemem ben karışma dedi ve çamaşırları aldı çıktı.
Elbiseciye gittik. Orada da yine geniş geniş elbiseler seçiyordu. Zar zor, dar siyah bir elbiseye ikna ettim. Basenleri, kalçası, göğüsleri belliydi. Ama çok seksi duruyordu. Belinde de korse olduğundan göbeğini saklıyordu. Teyzem
A.t: ben bununla rahat edemem, enişten de çok kızar
B: teyze eniştemin fikri çok mu önemli. Ona kalsa dışarı çıkartmayacak seni, boşver. Sen kendi rahatına bak.
Teyzemlerin evin önünde teyzem
A.t: hadi gel bi çay iç öyle git dedi ve içeri girdik.
Eniştem sohbetteymiş, kaynanası da bebeği de uyutup kendi de yatıp uyumuştu. Saat öğleden sonra 4 gibiydi. Çocukların da okul sonu seçmeli dersleri varmış. 2 saat neredeyse baş başaydık. Teyzem aldığı kıyafetleri bıraktı. Saçını açtı. Boneyle kaldı. Sonra rahat bi şeyler giyeyim deyip gitti. Geldiğinde dar bir penye (göğüsler ortada) ve bir etek giymişti. Çok güzel duruyordu, doğal ve sade. Biraz lafladıktan sonra ağlama sesi gelince gidip kuzenimi getirdim. Teyzemin kucağına bıraktım. Yan yana oturuyorduk teyzemle. Teyzem penyesini yukarı sıyırdı, atletinin üstünden iki memesini birden dışarı çıkardı. Dibimde emziriyordu. Memelerini çok net görüyordum. Teyzeme yönelip;
B: teyze aklım çamaşırcıda ki konuşmamızda kaldı. Sen niye özenmiyorsun kendine dedim
A.t: kuzum bunlar uluorta konuşulacak şeyler değil (iç çekti)
B: teyze anlat derdini, ben yiğeninim. Anlatmazsan nasıl rahatşayacaksın
A.t: oyy balım beniiim diyerek yanağıma öpücüğü kondurdu. Ve devam etti
A.t: yavrum biliyorsun enişten çok takıyor kafaya dini meseleleri. Hocası mı ne buna demiş ki çok önceden “karılarınızı fahişe gibi giydirmeyin” zaten çok öyle şeylerim yoktu. Artık hiç giydirmiyor. Ben de böyle düz şeyleri kullanıyorum.
B: bak sen o hocaya ya. Ona ne oluyormuş, dinde böyle bir kural yok. Hem bana hangi hoca böyle derse desin senin gibi karım olacak ben istediğim gibi giydiririm onu.
A.t: (gülerek) enişten hiç takmaz kafaya. Daha neler söylüyor da hocası ben sana söyleyemiyorum. Zaten beli de rahatsız eniştenin. Zorlamaya gelmiyor adam.
Teyzemi yanağından öptüm o da eğilip boynumdan öptü bende tutup onu boynundan öptüm. Kuzenim tekrar uyumuştu. Kucağından alıp götürdüm. Geldiğimde teyzem hala aynı şekilde memeleri açık duruyor telefona bakıyordu. Yanına oturdum tekrar. Sarıldım amacım kolumu ve elimi memelerine değdirmekti. Değdirdim de, yumuşacıktı. Sarılarak öptüm yanağından.
B: Sen moralini bozma teyzem, valla ben dua ediyorum gece gündüz senin gibi karım olsun diye
A.t: sıpaa sıpa yerim senii deyip şapır şupur öptü beni memeleri koluma iyice değiyordu.
B: Niye kapatmadın kız bunları
A.t: Amaan üşendim sürekli aç kapat.
B: ne şanslı sıpa ya
A.t: kim len
B: sefaaa
A.t: niyeymiş?
B: valla teyze o emdikçe benim canım çekiyor dedim şamatayla
A.t: sen küçükkende böyleydin, gelir beni döverdin meme ver diye.
B: hiç değişmemişim teyze ahahaha, ama bu kez ne seni dövebilirim, ne de isteyebilirim
A.t: (gülerek) bakacan mı tadına merak ediyon mu sütü dedi.
Afalladım, şaşırdım.
B: gerçekten mi teyze?
A.t: ne olacak oğlum alt tarafı tadına bakacaksın
B: peki teyzem deyip memesini elime aldım ve yavaş yavaş teyzemin gözlerine bakarak ağzıma götürdüm…
Annem ve Ablamın sex hikayesi
O yaz da, bir çok yaz tatilinde olduğu gibi ablam ve annemle birlikte tatilimi geçirecektim. Zira eniştem ve babam merkezi İstanbulda olan büyük bir ithalat ihracat sahibinin başındalar. Ve bir çok zamanlarını şirket işleri ile geçirirler.
Annem 42 yaşında sarışın 1.62 boyunda yaklaşık 55 kg, dalgalı sarı saçları omuzlarına dökülen havalı bir hatundur. Sarı boyalı saçları teninin de açık renk olması sebebiyle kendisine çok yakışır. Zaten bakımlı bir hatun olduğu için de iri göğüsleri ve dolgun ve çıkık kalçaları ile girdiği her ortamda dikkat çeker.
Ablam ise 22 yaşında 1.68 boyunda 55 kg siyah omuzlarında küt saçlı, o da bakımlı bir hatundur. Manikürü pedikürü kuaförü hiç eksik olmaz. Dolgun ve çıkık kalçalarını annemden aldığı da şüphesiz. Daha 2 yıllık evli olmasına rağmen kendinden 13 yaş büyük eniştemin işten vakit bulamaması da onu giyim kuşamla ilgilenmesi için bir bahane oldu.
Antalyadaki otelimiz 5 yıldızlı bir oteldi. Ve bize de yanlışlıkla dubleks bir oda vermişlerdi. Dolayısıyla üst kattaki tek yataklı bölüm bana ait olacaktı. Yatağımın ayak ucundan kafamı kaldırdığım zaman aşağıdaki yan yana tekli iki yatağı görebiliyordum. Odamız aşağıdaki büyük havuza ve yanındaki discoya bakıyordu.
İkisi de bakımlı ve hoş hatun olduğundan daha ilk günden bir çok kişinin dikkatini çekmişlerdi. Özellikle de animatörler sürekli onlarla ilgileniyordu. Hele uzun saçlı ve keçi sakallı küpeli animatörlerin şefi açıktan ablama askıntı oluyordu. Bu durum benim pek hoşuma gitmemişti. Zira sürekli ikisiyle ilgilenmem gerekecekti. Ne de olsa ikisi de bana emanetti. Hatta bir ara ablamı bu adamdan uzak durması için de uyarmıştım. Ablam ise beni terslemiş, kendisinin evli barklı olduğunu böyle saçma bir şeyi nasıl düşünebildiğimi söyleyerek beni azarlamıştı.
Otele gelişimizin üçüncü günü akşam animasyon gösterisi vardı. Ve ablamla annem büyük bir iştahla akşam saat 6dan beri süsleniyordu. Oda her ikisinin iç gıcıklayıcı parfümü ile nerdeyse nefes alınamayacak hale gelmişti. Annem beyaz dar bir pantolon ile siyah kısa kollu bir gömlek giymiş, ayağında uzun topluklu ayakkabıları ile balkonda sigara ile mini bardan aldığı bol buzlu whiskysini içiyordu. Ablam ise, oldukça mini ve yakası oyuk, boyundan bağlı dekolte, siyah üzeri beyaz desenli elbisesini giymişti. Elbisenin sırtı da neredeyse belinin üstüne kadar inmişti. Aramızda bu konuda da kavga çıkmış, annem içeri seslenerek, karışmamamı, tatilde olduğumuzu seslenmişti. Ablam da yukarıda yatağın üzerinde oturan bana bir nanik çekerek, balkonda oturan annemin yanına gitti. Yarıya inmiş kadehi sehpadan alıp bir dikişte fondip yaptı. Sonra ikisi de gülerek yemek salonuna gideceklerini, aşağıda buluşacağımızı söyledi.
Yarım saat sonra ben de aşağı indim. Annemle ablam masanın birinde oturmuş yemeklerini yiyorlardı. Yanlarına da uzun saçlı animatör ile bir arkadaşı oturmuş bir şeyler anlatıyor ikisini de güldürüyordu. Benim geldiğimi görünce adamlar kalktı ve yanımdan geçerken pispis sırıttılar. Yanlarına oturdum. İkisi de birer kadeh şarap almış yemekle beraber içkilerini içiyordu. Kendilerine içkileri karıştırmamalarını söyledim. Bir şey olmayacağını söyleyerek güldüler. Beraber yemeğimizi yedik. Dışarıda ise müziğin volümü artmıştı.
Annem animasyonu izlememizi teklif ettiğinde ablam hemen atlayarak kabul etti. Hep beraber animasyon alanına geçtik. Bir sürü klasik animasyon gösterisi vardı. İçim sıkıldı. Ablama eğilerek canımın sıkıldığını biraz dolaşacağımı odaya geç geleceğimi ve beni merak etmemelerini söyleyedim. Amacım kıyıda uzun bir yürüyüş yapmaktı. Kumsalda 45 dakika gezdim. Sonrasında canım sıkıldı. Animasyon alanının arkasından geçerek odaya çıktım. Mini bardan bir whisky alarak karanlık balkondan aşağıyı seyretmeye başladım. Oturduğum yerden animasyon alanını ve açık discoyu görüyordum. Saat 11 olmuş ve insanlar discoya geçmiş dans ediyordu. Annem ve ablam da birer kadeh ile piste yakın bir masada oturmuş kah oturdukları yerden kah piste çıkarak müziğe ritim uyduruyordu. Saat 12ye doğru sıkıldım ve yukarı yatağımın olduğu yer bölüme çıktım.
Bir ara gürültü ile kafamı kaldırdım. Karanlıkta fosforlu saatim gecenin birini gösteriyordu. Aşağıda kapı açıldı ve ablamın gülme sesini duydum. Nihayet gelmişlerdi. Ancak ablamın sesi yanı sıra erkek sesi de geliyordu. Merak edip ayakucuna oturdum. Yataklarının başucundaki lambaların sarı ışığı odayı aydınlatınca, annem alkolden dolayı kendinden geçmiş yatağa yan olarak uzanmış bir yandan da sarhoş sesiyle şarkı mırıldanıyordu. İki tane animatör çocuk bunu ayaklarından ve kollarından tutup yatağa düz yatırmaya çalışıyordu. Ablam ise kendi yatağında uzun saçlı animatör çocukla oturmuş fısıldaşıyordu. Adam birden ablamı tutup öpmeye başladı. Tam kalkacağım sırada ablamın da ona karşılık verdiğini görünce olduğum yerde dondum kaldım. Öbür çocuklar da annemi bırakmış bu ikiliyi izlemeye başlamıştı. Bir tanesi gidip ablamın arkasından elbisesinin boyun bağını çözdü. Ve elbise göğüslerinden aşağı iniverdi. Uzun saçlı animatör çocuk bu sefer ablamın ortaya çıkmış muhteşem göğüslerini öpüp yalamaya başladı. Ablam inliyordu. Öbür çocuk ise ablamın arkasına geçip omuzlarının altından göğüslerini tutmuş ablamı mıncıklıyor. Ve sertleşmiş sikini pantolon üzerinden ablamın sırtına dayıyordu. Üçüncü çocuk ise ablama yanaşmaya kalkınca diğer ikisi yarı baygın annemi göstererek önce onu bir ayılt dediler. Oğlan da kot şortunun fermuarını açıp kalkmış sikini annemin ağzına getirerek sürtmeye başladı. Ağzına dayananın ne olduğunu anlamayan annem ise oğlanın sikinin sıcaklığından hoşlanmış ve onu ağzına almış emiyordu. Uzun saçlı olan kafasını kaldırdı ve annemi ablama göstererek, artık çekinmesine gerek kalmadığını söyleyerek pis pis sırıttı. Ablam ise biraz daha geriye yaslanarak cevap olarak elbisesinin etek kısmını arkaya çekti. Uzun saçlı bu sefer ablamın beyaz tanga kilodunu yana çekip onun tertemiz amını yalamaya koyuldu. Ablamın arkasında duran çocuk da coşmuş. pantolonunu yatağın üzerinde çıkarıp ayağa kalkmış, ablamı kafasından tutup sikini ağzına vermeye çalışıyordu.
Annem ise yavaş yavaş olanların farkına varmış, biraz şaşkınlık ve sarhoşluğun etkisiyle itiraz etmeye çalıştıysa da, ağzına veren çocuk dar beyaz pantolonun içine elini sokup amını parmaklamaya başladığından zevkin ahlaki duygulara olan acı üstünlüğüne teslim olmuştu. O da yatakta doğrulmuş oğlanın sikini kıtlıktan çıkmışcasına yalıyordu.
Öbür oğlanlar ise yatağın yanına inmiş, ikisi birden ablamın ağzına vermiş ablamın dudaklarına teslim olmuş zevkini çıkarıyordu. Annem bu arada üstündeki siyah gömleği çıkartmış, pantolonunu da dizleri hizasına indirmiş şekilde yatağa yan şekilde domalmış, arkasındaki çocuğa sırıtıyordu. Oğlan ise manzaranın etkisiyle annemin siyah şeffaf kilodunu yana çekip hızla geçirdi. Annemin dudaklarından derin bir ohhh çıktı. Ablam sese dönüp annemin haline güldü. Uzun saçlı olan animatör ablamın yatağının üzerinden fırlayıp, bir de şunun tadına bakalım diyerek annemin ağzına sikini dayayıverdi. Ablam ise öbür oğlana kalmıştı. Oğlan ablamı yatağa sırtüstü uzandırıp üzerine çıktı. Ardından ablamın bacaklarını omzuna alıp basmaya başladı. Beş kişinin iniltisi birbirine karışmış, loş ışık altında vücutlar bir ileri bir geri gidiyordu. Beş dakika sonra adam ablamı domaltıp kafasını yastığa gömmüş ve arkasına geçip havada duran kalçalarının arasından sikini ablama dayadı. Bu arada öbürleri de annemin kilodunu çıkartıp onu sadece sütyeniyle bırakmışlardı. Animatör yatağa sırtüstü yatmış, annemi de kucağına oturtmuştu. Öbür oğlan ise yatağın başucunda ayakta annemin ağzına verip pompalıyordu. Annem zıpladıkça sütyenden fırlamış göğüsleri de bir yukarı bir aşağı hopluyordu. Annem birden eğilip altındaki oğlanın kulağına bir şey fısıldadı. Oğlan gülerek diğerlerine seslendi. Beyler bu yavru arkadan yemek istiyor. Ablamı domaltan çocuk hemen yerinden kalktı. Offf o göte ben saplayacağım diye seslendi. Ve hemen yan yatakta annemin arkasında yerini alıverdi. Hemen toparlanıp pozisyonunu aldı ve annemin arkasına yavaş yavaş yarağını sokuverdi. Annemin iniltileri şimdi giderek artmıştı. Ve aynı anda üç tane yarak içindeydi. Ablam ise yan tarafta yüzükoyun yatmış, eli amında kendi kendini parmaklıyor ve yan yatakta biri anası olmak üzere dört kişinin iş tutmasını seyredip zevk alıyordu. Bir anda yattığı yerden yandakilere seslendi. Hey beni de arkamdan yapın ben de istiyorum. Bu çağrıya cevap ise annemin ağzına verenden geldi. Hemen ablamın yatağına zıplayıp, ablamın doğrulmasına fırsat bırakmadan dolgun kalçalarına oturup sikini ablamın arkasına ittirmeye başladı. Annemin ağzında sırılsıklam olan yarak ablamın göt ünü fazla zorlamadan yerini bulmuştu. Ben ise fazla dayanamayıp üst kattaki banyoma geçip, duş teknesinin içine boşalıverdim. Beş dakika sonra işim bittiğinde usulca yatağıma geçerken adamlar da annemle ablamı 69 pozisyonuna getirmiş birbirlerinin amını yalatıyordu. Uzun saçlı da ablamın arkasına geçmiş onu götten sikiyordu. Öbür ikisi de yatağın yanına oturmuş ablamın annemi yalamasını seyredip 31 çekiyorlardı. Sonra üçü birden bu iki azgın orospuyu yan yana yatırıp ağızlarına boşalttılar. Az sonra da elbiselerini toplayıp gittiler.
Annemle ablam da yorgun bir şekilde yataklarına yattı. Ertesi sabah saat 11 gibi annem başucuma gelmiş ve masum bir edayla bana günaydın diyordu. Ben de mırıldanarak cevap verdim. Bana gece ne yaptığımı sorunca sabah 4e kadar dolaştığımı söyledim. Annem merdivenden inerken suçlu insan psikolojisiyle, biz de gece 12 gibi gelip yattık. Çok sıkıldık valla diyince dudaklarıma alaycı bir gülümseme takıldı.
Kapalı karıları degiştirdik
slm ben fatma 23 yaşındayım eşim eyüp 24 yaşında biz 4 senelik evli
çiftiz. Uşakda oturuyoruz. Biz azlında kendi halinde biz çiftiz. ama
seks hayatımızpek öyle değil ikimizde yenilikler arayan bir çifttiz. ve
ben kapalı bir bayan olmama rağmen daha çokazgın davranıyordum.ben
yaşadğımız olaya geleyim.
Eşimle çok iyi anlaştığımız bir çift vardı. komşumuz oldular en sonunda
hergün birbirimie misafirliğe gidiyorduk. Ve o arkadaşlarda bizle çok
iyi anlaşıyorlardı..onların isimleride Hatice (23) Murat (25) yaındaydı.
Haticede benim gibi kapalı bir bayandı. Ve asla br aradaken
muhabbetlerimizde seks konusu konuşulmazdı. Eşlerimiz yanımızda olsun
yada olmasın. Bir pazar saat 10 da bize pikniğe gidelim diye bize
gelmişlerdi. Bizde tam o sırada sevişiyorduk eşimle. Ve bende sadece
mini gecelik vardı. Kapıyı eşim açaçaıkdı ama eşim çırılçıplakdı.
Ben açayım dedim ve üstüme geceliğin üstünü alıp kapıyı açdım. Hatice
beni görünce şaşırdı bende ne oldu kız dedim.Oda ne hal kız dedi bende
iş yapyorduk dedim oda bana haydi hazırlanında pikniğe gidelim
dedi.Bende olur dedim sonra bana bakıp kız kapanmasan baya güzel kadın
olacakmışsın dedi.
Bende o zaman ikimizde rahat şeyler giyelim o zaman pikniğe giderken
dedim. Oda olur dedi. Ve başımıza yazma giydik altımıza şince birer
beyaz etek ve üstümüzede beyaz yakası açık dar badi gydik ikimizide çok
seksi olmuşduk.ve eşlerimizle birlike göğüm göletine pikniğe gitdik.
Orada göl kenarı biraz rüzgarlıydı.ve bizde ayaklarımızı göle sokerken
bazen eteklerimiz açlıyordu. ve ikiizin eşide azıyordu. Çünkü ikisinin
elleride siklerindeydi.ve yemekden sonra dolaşmaya çıkdık hep berebar.
Ve yazlıkları olduğu sol tarafa geçdik. Orada sadece yazın sadece hafta
sonu kalmaya geliyorlardı.ve bir tanesini önünden geçerken eşim camının
açık kaldığını gördü.
hemen bize seslenip gelin bakalım neler var burada diyordu. Bizde boşver
dedik. murat gelinde bakalım dedi. Ve ellerimizden tutup eve camdan
girdik.Kimseler yokdu.Ve ikinci kataçıkdığımızda odalar karalıkdı eşim
lambayı yakdı. hep birlikte karanlıkda yürürken yatak odaısna
girmişiz.eşim çok azmış durumdaydı ve onlar muratla yatağa oturdular ve
bizler ayakda kalmışdık.
ve bize söyleyin bakalım.Kime açıyordunuz bacaklarınızı dediler. ve
bizde anlamadınızmı size dedik oda açında şimdi görelim dediler. bizde
olmaz dedik. ve eşim haicenin elinde tutdu ve açda bakayım yavrum dedi
oda olmaz dedi. Ve eşim hızlıca haticenin eteğini aşağıya indirdi içinde
dantelli beyaz kilodu vardı.
Muratda o sırada benim eteğimi aşağıya indirdi. ve bize diz
çökdürdüler.ve pantolonlarından yaraklarını çıkardılar eşimin yaağı ço
büyükdü haticeye yala dedi oda eşine bakdı kafa sallayınca hemen başladı
hepsini içine aldı . bende muradın yarağını yavaşca yalamaya başladım
eşimin kine göre küçükdü ama uzundu.
ve ikimizde çok hızlı yalamaya başladı o anda ikisinide rahatlatdık.ve
ayağa kalkıp hep beraber soyunduk.ve ben hemen yatağa yatdım bacaklarımı
murada açdım o yeni traşlanmış amımı yalamaa başladı.
Eşimde haticeyi aynalı komidine dayamış ayakda öpüyordu. Sonra bir güzel
onu arkadan sikmeye başladı bir anda bun gören muradda bir anda o ince
uzun yarağını amıma sokdu ben bir çığlık attım çünkü çok uzundu.
ardından 10-15 dakika içmde kaldı ve deliler gibi patladı. eşimde bu
sırada haticeyi yanıma yatırdı amını deliler gibi sikmeye başladı.
hep beraber çok mutlu olmuşduk.hemen giyinip oradan uzaklaşdık. ondan
sonra 1 hafta içinde onla uşakdan taşınıp başka bir ile giddiler. Eğer
uşak merkez oturuyor ve evli 30 yaşını aşmamış ç.ift iseniz tanışalım
ciddi olarak görüşelim tanışmak dileğiyle byeeeeeeeeee
HİKAYE 265
Merhaba. Ben Tolga. 30 yaşındayım. Tesisatçıyım. Bundan 8 ay önce bir inşaatta çalışırken, karşı binanın 1. katının penceresinden kadının birisi devamlı bana bakıyordu. Kadın başörtülü, türbanlı falandı, ama çok güzeldi. 10 gün devamlı bakıştık. Kadın markete giderken peşinden giderdim, ama marketçiden çekindiğim için kadınla konuşmaya cesaret edemiyordum. Nasıl yapsam etsem diye düşünürken, aklıma bir kurnazlık geldi, arabamın camına ‘Satılık!’ diye yazdım, cep numaramı da yazdım. Ben kağıdı yazarken o da pencereden bana bakıyordu. Ben kağıdı arabanın camına yapıştırdıktan sonra inşaata döndüm…
Az sonra kadın çöp dökme bahanesiyle aşağı indi, arabanın yanına gelip hemen telefon numaramı aldı. Ben inşaattan onu gözlüyorum. Eve girdi, pecereye geçti, sonra beni aradı, “Arabanı gerçek mi satıyon, yoksa beni numaranı alayım diye mi yazdın?” dedi. Ben de, “Senin için yazdım!” dedim. Biraz sohbet ettik telefonda. Evliymiş, ama kocası yurtdışında (Almanya’da) çalışıyormuş, 2 sene olmuş gideli. Ben içimden, (Yaşadık! Karı yaraksızlıktan kudurmuştur!) diye düşündüm ve karıya, “Yarın izin günüm, çalışmayacağım, yarın arabayla gezelim mi?” dedim. “Tamam, ama mahallede olmaz, yarın öğlen saat 12’de beni Kızılay Postanesinin önünden al!” dedi. “Anlaştık!” dedim telefonu kapadım. İçim içime sığmıyordu…
Ertesi gün güzelce duşumu aldım, parfümümü sıktım ve anlaştığımız saatte Postanenin önünden arabaya aldım. Arabam da kapalı kasa Minibüs. Neyse, arabayı şehir dışına doğru sürdüm. Gözlerden uzak müsait bir araziye çektim ve “Arkaya geçelim!” dedim. Karı, “Vermem ama, sadece sevişelim!” diyor, aklınca naz yapıyor. “Tamam, sadece sevişelim!” dedim ve arkaya geçtik. Bunu öpmeye başladım. Var ya, karı kıtlıktan çıkmış gibi kemiriyor dudaklarımı…
Bununla sevişirken elimi eteğinin altına sokup amına attım, amı su olmuş, külodunu vıcık vıcık ıslatmıştı. Külodunu çıkarmak istedim, biraz nazlandı, ama çıkardım. Yumuldum amına, amını yalamaya başladım, bu hemen, “Napıyon? Am yalanır mı hiç?” diyerek kafamı itip amından uzaklaştırmaya çalıştı. Ben de, “Anlaşıldı, senin o pezevenk kocan hiç yalamamış, hem ağzının tadını bilmiyormuş, hem de seni bu zevkten mahrum etmiş!” dedim ve zorla yalamaya devam ettim. Dilimi amına soktuğumda, karı zevkten sara hastaları gibi sarsılmaya başladı…
Orospu demin, “Vermem!” falan diye ayak yapıyordu, ama buluşacağız diye amının kıllarını bile traş etmiş, kaymak gibiydi amı. Neyse, ben bunun amını yalarken, bu bir kez titreyerek ve inleyerek orgazm oldu. Ama nasıl zevk suyu geliyor amından, sanki işer gibi boşalıyor karı. Ben amının sularını da şapur şupur yalarken, karı yumdu gözlerini, “Ne olur yarağını sok amıma!” diye bağırıyor, deli gibi çırpınıyor…
Hemen yarağımı çıkardım ve başını tükürükleyip amına dayadım. Karı tırnaklarını sırtıma geçirerek beni kendine çekiyordu. Yüklenmemle köküne kadar soktum amına, bacaklarını omzuma kaldırarak pompalamaya başladım. Bu zevkten ağlar gibi sesler çıkararak inliyor, “Bitirdin beni!” diyor, ikinciye orgazm oluyordu. “Dur daha bitmedi!” diyerek pozisyon değiştirdim ve bunu dörtayak domalttım, arkadan amına tekrar girip, belinden kendime çeke çeke sikmeye devam ettim. Amına kökledikçe tombul götü dalgalanıyordu…
Amını sikerken, bir elimle götünün yanaklarını ayırınca, götünün kap kara deliği nişan tahtası gibi ortaya çıktı. Başparmağımı ağzımda ıslatıp götüne sokunca bu daha da kudurdu, zevkten bağırıyor resmen. Durdum birden ve “Kocan olacak pezevenk götünü sikti mi hiç?” diye sordum. Soruma cevap vermedi, sadece, “Devam et, yarım bırakma!” diye yalvarıyordu. Tekrar sordum, “Götünü hiç siktirdin mi orospu?” dedim. “Evlenmeden önce halamın oğlu beni hep götten sikerdi! Ama durma kurban olurum, önden devam et!” dedi…
Bunu duyunca ben hemen yarağımı amından çıkardım ve götünün deliğine sürtmeye başladım. Bu anladı götünü sikeceğimi, yalvarıyor, “Yavaş sok kurban olurum, acıtma!” diyordu. Yarağımı götüne kanırta kanırta sokarken, bu acıdan resmen eşşek gibi anırıyordu. Ama dinleyen kim, omuzlarından kendime çekerek köküne kadar geçirdim götüne. Bu, “Öldüm anam, götümü yırttın, kıprıdama nolur!” diye yalvarıyor. Elimle ağzını kapayıp götüne pompalamaya başladım. Karının amı dardı, ama götü amından daha da dardı…
Bir süre sonra o da artık götünü ileri geri oynatmaya başlayınca elimi ağzından çektim ve amına attım. Götünü sikerken amını okşuyordum. Artık ikimiz de zevkten inliyorduk. Çok geçmeden karının amından zevk suları elime akmaya başlayınca, ben de böğüre böğüre karının götüne boşaldım…
Almancının karısı 2 yıldır yaraksız kalmanın acısını bir günde çıkarmak istiyordu sanki, o gün arabada 3 defa siktim onu. Bu olay 8 ay önce oldu, o gün bu gündür bazen kendi evine alıyor beni, bazen de fantazi olsun diye yine arabada sikiyorum. Karı her seferinde benim pilimi bitirene kadar sikilmek istiyor. Ben de sikmeye doyamıyorum
HİKAYE 279
Merhaba ben Onur. 20 yaşında, 1.88 boyda ve 72 kiloda, siyah saçlı bir gencim. Kargo işinde çalışıyorum. Bizim tam karşımızda oturan, 3 çocuklu Sibel abla var. Kızı 20 yaşında, Ankara’da okuyor, 9 ve 6 yaşlarında iki oğlu Sibel ablayla kalıyor. Sibel abla 43 yaşında, 1.67 boylarında, sarı saçlı, kocaman götü olan, yaşına rağmen halen taş gibi bir hatun. Son zamanlarda hep gözüme çarpmaya başladı, balkonda çamaşır asarken giydiği sıkı taytlar ve domalmaları beni azdırıyor, ne zaman balkona çamaşır sermeye, balkon yıkmaya çıksa, ben çaktırmadan bakıyor, camdan onu izliyordum. Sibel abla bir Reklam şirketinde çalışyor. Bazen geç saatlerde Sibel ablayı evine erkekler arabalarla getiriyor, onlarla öpüşüp öyle evine giriyordu. Bu olay çok ilgimi çekmişti, herhalde kocasıyla cinsel hayatı yoktu ve başka erkeklerle sikişiyordu.
Bir gece mesaiye kalmıştım, saat gece 12’yi geçmişti, işten eve dönerken Erman abiye uğrayıp yarınki maça gidecek miyiz diye soracaktım ki, Sibel ablayı saçı başı dağılmış bir şekilde, Erman abinin evinden çıkarken gördüm. Kenardan onların görmeyeceği şekilde izliyordum. Sibel abla kapıdan çıktı, gitmeden birşeyler konuştular, Erman abi Sibel ablayı dudaklarından öptü ve Sibel abla evine doğru gitti sonra. Erman abi 29 yaşında, eşinden boşanmış, evinde tek yaşayan biriydi, aramız çok iyiydi, beraber maçlara giderdik. Sibel abla gittikten bir iki dakika sonra da ben Erman abinin kapısını çaldım. Yarınki maçtan falan konuşurken Sibel ablayı sordum, “Hayırdır Erman abi, yeni aşklara mı yelken açıyorsun?” dedim. “Yok be oğlum, o karı kaşarın önde gideni, herkese siktiriyor kendini, kocası sikmediğinden gelene geçene amını deldiriyor, ne yapalım biz de eli boş göndermiyoruz!” dedi. “Demek kaşarın önde gideni ha?” dedim. “Ne oldu lan, yoksa sen de mi sikmek istiyorsun o karıyı?” dedi.
“Erman abi, doğru söylemem gerekirse, son zamanlarda hep onu izliyorum…” dedim. “Oğlum gelip bana söylesene madem böyle durumlar var!” dedi. Ben de hemen, “Erman abi Sibel ablayı bana da ayarlasana!” dedim. “Tamam paşam, birkaç gün içinde ben onu eve çağırırım, evi sana teslim ederim, becerirsin onu!” dedi. “Tamam abi!” dedim ve Erman abilerden çıktım. İçimde çok büyük sevinç vardı.
Heyecanla Erman abinin beni aramasını bekledim, Sibel ablayı sikmek için can atıyordum. Fakat o günün gelmesini beklerken yine Sibel ablayı dikizliyordum. Derken 3 gün sonra Erman abi aradı, “Paşam bu gece ben dışarda takılacam, geç gelirim, akşama doğru anahtarı almaya bizim kahveye gel, senin Sibel gece saat 11 gibi gelecek, tamam mı paşam, hadi bakalım beline kuvvet!” dedi kapattı telefonu. Ben akşamdan kahveden anahtarı aldım ve Erman abilere gittim, içim içime sığmıyordu. Duşumu aldım ve heyecanlı bir şekilde bekliyordum Sibel ablayı…
Saat 11 gibi Sibel abla geldi zile bastı. Kapıyı açtım, Sibel abla içeri geçti ve “Demek bu gece senleyiz ha ufaklık?” dedi. Heyecanla, “Evet!” dedim. Üstümde sadece belime doladığım havlu vardı. Sibel abla, “Çıkar bakalım aletini görelim!” diyerek havluyu indirdi. Büyük ve kalın sikimi görünce şaşırdı birden, “Vaay bee, sende böyle bir yarrak olabileceğini hiç beklemiyordum!” dedi. Sikim yarı kalkıktı, eline alıp biraz okşadıktan sonra önüme çömelip, yalamaya ve emmeye başladı. İlk başta hepsini alıyorken, sikim büyüdükçe hepsini alamıyordu ağzına, yarısına kadar sokup çıkarıyordu anca. Sokup çıkarırken de bluk bluk sesler geliyordu. Hepsini almaya çalışırken gözlerinden yaşlar akmaya başladı. Sonra taşaklarıma yöneldi, onları yalayıp, tekrar sadece bu sefer sikimin kafasını yalıyordu ve beni bitiriyordu…
Ayağa kalktı ve öpüşmeye başladık. Üstündeki kırmızı badisini ve altındaki eteğini öpüşürken çıkardım. Küçük kalp resimleri olan pembe külodu ve sütyeni ile kalmıştı. Ayakta biraz daha öpüştükten sonra, “Hadi yatakta devam edelim!” diyerek elimden tuttu ve beni Erman abinin yatak odasına götürdü. Beni yatağa itip, sütyen ve külodunu da çıkardı, yatağa yanıma uzanıp tekrar sikimi ağzına aldı. Taşaklarımı avuçlayarak sikimi yalıyordu. Ben ise Sibel ablanın göt deliğini elliyordum. Sonra Sibel ablayı sırtüstü yaptırıp bacaklarını ayırdım ve amını yalamaya başladım. Amını yalarken hem de parmaklıyordum. Sibel abla inliyor, “Süpersin koçum devam et!” diyordu. Sibel ablanın papatya gibi açılmış amını iyice sulandırarak yaladıktan sonra, “Hadi gir içime artık!” diyerek beni üzerine çekti ve bacaklarını iyice ayırdı…
Eliyle sikimi amının deliğine yerleştirip, “Hadi geçir!” dedi. Yüklenmemle birlikte hepsini köklemiştim ve Sibel abla, “Ayy, ohh, evet!” diye bağırmaya başlamıştı. Bir iki yavaş sokup çıkardıktan sonra hızlandım ve amında sertçe gidip gelmeye başladım. Sibel abla durmadan, “Helal be koçum, kökle!” diye bağırıyordu. Amına sokarken bir yandan da boynunu ve göğüslerini yalıyordum. Sibel abla, “Mhhhhh, evet, devam, harikasın, ohhhh!” diye inleyerek aniden kasıldı ve orgazm oldu. Sikimi amında kıstırdı ve “Uf be koçum bitirdin beni!” diyerek hareket etmemi engelledi. Sonra beni üstünden itip sikimi ağzına aldı, biraz sakso çektikten sonra dört ayak domaldı, arkadan amına girdim. Sibel ablanın amını biraz öyle siktikten sonra, yeniden pozisyon değiştirdik ve bu sefer kucağıma oturdu. Sikime hızlı hızlı oturup kalkarken, “Köpeğinim senin, sik Sibel ablanı, sik patlat amımı!” diyordu inleyerek…
Sibel abla kucağımda oturup kalkarken, ben de alttan pompalıyordum. Sibel abla bir kez daha orgazm olduğunda artık ben de boşalacaktım. “Geliyorumm!” dediğimde, Sibel abla üstümden kalktı hemen ve sikimi ağzına aldı, emmeye başladı. Böğürerek ağzının içine boşaldım. Sibel abla hepsini yuttuktan sonra, “Süperdin koçum, senin bu sikini unutmayacağım, sonra yine yaparız!” dedi, dudağıma bir öpücük kondurup duşa gitti. Evindeymiş gibi davranıyordu, eee tabii burda sikişe sikişe kendi evi gibi olmuştu…
Sibel ablayı geçen de tekel bayii Süleyman abinin arabasında gördüm. İyice kaşar olmuş, gelen geçen sikiyor Sibel ablayı
Şemsiye Gibi Açılmış Çam Ağacının Altında
Selam ismin Çetin, 42 yaşındayım, yani seksin tam olgunca yapılacağı yaşta. 1,70 boy, kumral, mavi gözlü, yakışıklı sayılabilecek biriyim. İlk okulu köyde okudum, Orta ve Liseyi okumak için şehre gitmek zorunda kaldım. Köyümüz çok güzel bir köydür, düz küçük tepecikler vardır, suyu bol bir köydür, yeşilliği boldur. Köydeyken çocuklarla çeşitli oyunlar oynardık, anne baba ve çocuklar olurdu oyunumuzda. Ben genelde baba olurdum, Kezban ise benim karım olurdu. Bir kızımız, birde oğlumuz rolünü oynayan iki çocuk olurdu. Kezban daha küçükken bile çok güzel bir kadın olacağı belli idi. Şemsiye gibi açılmış Çam ağacının altında (Evcilik) oyun oynarken sözde akşam olurdu, toprağa çizdiğimiz evimizin odaları vardı, çocuklar kendi odalarına geçer yatarlardı, Kezbanla ben odamıza geçerdik, aynı karı koca gibi birbirimize sarılır yatardık. Kezbanı “Karıcığım!” diye öperdim, uzun pijamasının üstünden amını okşardım. Kezban da pantolonumun üzerinden benim sikimi okşardı, sikim kalkardı. Bana saf saf sorardı, “Neden kalktı bu şimdi?” diye.
Orta okulu okumak için şehre geldikten sonra, sadece yazları köye giderdim. Kezbanla buluşur, yine o güzel Çam ağacının altında, bazen çocuklarla, bazen de ikimiz oynardık. Kezban İlk okuldan sonra okumadı, 24 yaşına geldiğinde, çocukken bizim çocuğumuz rolünü oynayan çocukla, yani Ali ile evlendi. Üçümüzün de yaşları aynı idi. Derken, ben Üniversite 3. sınıfa giderken onlar evlendiler ve beni Düğünlerine davet ettiler. Gittim. Düğün boyunca benimle ilgilendiler. Kezban bana baktıkça gülüyordu, anlıyordum neden güldüğünü, ama fırsat bulup ta konuşamıyordum. Neyse düğün bitti, ben o gece köyde başka bir arkadaşımın evinde kaldım. Sabah ta ilk araba ile şehre gittim. Ben köyümüzü çok seviyorum, her fırsatta köye sık sık giderim. Köyde bizim de dayalı döşeli kendi evimiz var, arazilerimiz aynen duruyor. Gittiğimde hep kendi evimizde kalırım.
Kezbanın Düğününden 20 gün sonra tekrar köye gittim. Köyde bir kaç gün kalmak, hem evi havalandırmak, hemde köydeki arazimizi kontrol etmek amacındaydım. Köye gittiğimin ilk günü idi, arazileri gezmek için çıktım. Gezerken o meşhur Çam ağacının altına geldim, biraz dinlenmek üzere yere toprağa uzandım. Bir sigara yaktım, orda çocukken yaptıklarımızı düşünüyordum. Hayallere dalmışken, ayak sesi ile kendime geldim. Kafamı çevirip baktığımda, bu gelenin Kezban olduğunu gördüm. Üzerinde ince bir elbise vardı, çokta yakışmıştı hani. Kezbanın çok temiz sade bir güzelliği vardı. Kezban benden hiç çekinmezdi, tabiki bende ondan. Eee nede olsa, çocukken de olsa benim karılığımı yapmıştı. Geldi yanıma oturdu, “Ne o, eski günleri mi hatırlıyorsun, gelmişssin uzanmışsın buraya?” dedi. Ben de, “Hatırlamamın bir sakıncası mı var?” dedim. “Yok canım, neden olsun ki? Hatırlaman gayet güzel!” dedi.
“Evlilik nasıl gidiyor kız Kezban?” dedim. “Amaan ne bileyim, bir şey anlamadım!” dedi. “Nasıl yani?” dedim. “İşte hiç bir şey anlamadım!” dedi. “Kız sikiş işleri nasıl gidiyor diye soruyorum?” dedim. “Tamam işte, ben de ondan bahsediyorum, bir şey anlamadım!” dedi. “Ne o, Ali seni sikemiyor mu?” dedim. “Sikiyor sikmesine de, ama iki üç kez sokup çıkarıyor, işi bitiyor, arkasını dönüp yatıyor, ben bir şey anlamıyorum!” dedi. “Valla yazık olmuş sana kız, tüh!” dedim. “Hep senin yüzünden işte!” dedi bana. “Neden benim yüzümden ki?” dedim. “Bal gibi de anlıyorsun!” dedi. Anlamıştım, Kezban hala beni seviyordu ve benle evlenemeyince de, sırf evlenmiş olmak için gitmiş o dümbük Ali ile evlenmişti. Kocasının altına yatınca beni düşündüğü için sikişmekten istediği gibi zevk alamıyordu.
“Kezban gel biraz yaklaş bana!” dedim. Yanıma sokuldu, kucağıma yattı. “Kezban, şöyle adam akıllı sikilmek istermisin?” dedim. “Madem evlendim tabiki sikilmek isterim, ama Ali sikemiyor ki!” dedi. Ben kazbanın saçlarını okşamaya başladım, yakasından iki düğme açarak elimi gerdanında gezdirmeye başladım. Kezbanın yüzüne baktığımda, gözlerini kapatmış, okşamamdan zevk aldığı belli oluyordu. Bu durumdan cesaret alarak Kezbanın bütün düğmelerini açtım ve göğüslerini ortaya çıkardım. Sütyen takmamıştı, göğüsleri dimdikti, hiç ellenmemiş gibi. Artık iş çığrından çıkmış, Ok Yaydan fırlamak üzereydi. Benim yarrak Kezbanın amına girmek için sabırsızlanıyordu, artık harekete geçmenin zamanı gelmişti. Kezban kendini tam anlamı ile bana bırakmıştı, dudaklarından başlayarak memelerine, ordan taa amına kadar, her yerini okşadım, öptüm ve yaladım.
Bu arada tamamen soyunduk. Kezbanın amını yalarken, “Ye Çetinim, ye amcığımı, Ali hiç yalamıyor amımı!” diye ince ince inliyordu. Amı tam anlamıyla sulanmıştı, öperek dudaklarına çıktım. Benim sabırsızlaşan yarağı Kezbanın amına dayadım ve az az sokup çıkarmaya başladım. Hepsini sokmuyordum. Kezban, “Sok! Ne olur sok!” diyor, inliyordu. Birden dibine kadar soktum. Kezbandan öylesine hoş bir “Ohhhhh Ahhhhh” sesleri çıktı ki, beni mest etmişti. Seri bir şekilde 5 dakika kadar Kezbanın amını siktim. Kezban sarsılarak inleyerek boşaldı. Ben daha boşalmamıştım, biraz amının içinde bekledim.
Kezban, “Ohh be, ne güzelmiş adam gibi sikilmek!” dedi. Ben, “Dur daha bitmedi karıcığım, yeni başladık!” dedim. Kezban kollarını boynuma doladı ve kendine çekti. Dudaklarımdan öperek, “Kocacım beni çok sik, yar amcığımı!” dedi. Ben biraz başımı kaldırarark etrafı kontrol ettim, gelen giden yoktu, tekrar pompalamaya başladım. Bir kaç dakika geçtikten sonra, (yoruldum bahanesiyle) Kezbana, “Çık kız üstüme!” dedim. Kezban üstüme çıkarken, “Hiçte böyle sikilmemiştim, salak Ali hiç bir bok anlamıyor am sikmekten!” diyerek yarrağımın üstüne oturdu ve üzerimde zıplayarak inip kalkmaya başladı. Çok geçmeden, “Çetinim ben yine oluyorum!” dedi. Artık ben de gelmek üzereydim, “Kezban dikkat et hamile kalma!” dememe kalmadı, Kezban çığlıklar ata ata boşalmaya başladı. Ben de kendimi tutamadım Kezbanın içine boşaldım.
Hava okadar sıcaktı ki, sadece bulunduğumuz Çam ağacının altı güneş almıyordu, diğer yerler olduğu gibi güneş altındaydı ve Cehennem gibi yanıyordu. O sıcakta sikişmekten ikimiz de halsiz kalmıştık. Kezban üzerime yığıldı kaldı, “Ohhhhh beee! Dünya varmış, gözlerimin feri canlandı!” dedi. “Kezbanım, amın çok tatlıymış!” dedim. “Çetinim bundan sonra köye her geldiğinde beni sikeceksin!” dedi. Ben de, “Tamam yeterki iste, seni her zaman sikerim!” dedim. Biraz öyle bekledikten sonra Kezban üzerimden kalktı, elbiselerimizi aldık, az ilerde küçük bir dere vardı, orda Cenabetlikten yıkanıp evlerimize gidecektik. Gittik suya girdik. Soğuk suyu görünce ikimiz de yeniden canlandık. Ayaklarımız buz gibi suyun içindeyken, bir de dere kenarında siktim Kezbanı. Sonra yıkandık, giyinip öpüştük ve ayrıldık.
Şimdi 42 yaşındayız, bu arada ben de evlendim, fakat ne zaman köye gitsem, bir fırsatını bulup, Kezbanı aynı ilk günkü gibi sikiyorum. Bir çocukları oldu, gözleri benim gözüm gibi mavi, saçları benim gibi kumral. Kezbana soruyorum, “Benden mi?” diye. Kezban da gülerek, “Boş ver!” diyor. Ben de üstüne gitmiyorum.
Doktora Diye Gelen Kezbanımı Bir Hafta Boyunca Siktim!
Birgün evde otururken Kezbanın kocası beni telefonla aradı ve “Kezban hasta, Doktora getireceğim, tanıdığın Doktor var mı?” dedi. Ben de, “Var, hemen al getir!” dedim. Ve ertesi sabah geldiler. Hoş beşten sonra Kezbana baktım, hiç hasta gibi değildi, bana bakışlarıyla birşeyler anlatmaya çalışıyordu. Bu arada eşimin nerde olduğunu sordular. İstanbula amcasının yanına gezmeye gittiğini, bir iki hafta kalacağını söylediğimde Kezbanın gözlerinin içi gülüyordu. Kezbana, “Neyin var? Nereni beğenmiyorsun?” dedim. “Heryerim ağrıyor!” dedi. Neyse ben Doktor arkadaşımı aradım, “Bir hastam var, köyden geldiler, muayeneye getirecem, bir bakmanı istiyorum!” dedim. Doktor arkadaşım da hastahanede olduğunu ve bizi beklediğini söyleyip, hastayı getirmemi istedi...
Telefonu kapattım ve Aliyle Kezbana, “Gidelim, Doktor bizi bekliyor!” dedim. Ali Doktordan bu kadar çabuk randevu alacağımı tahmin etmediğinden biraz şaşırmıştı, “Hemen mi? Benim Valilikte önemli bir işim vardı, ben o işi hallederken sen Kezbanı Doktora götürürmüsün?” dedi. Ben de, “Tamam, olur!” dedim. Kezbanın da benim de aradığımız fırsat kendiliğinden ayağımıza gelmişti. Ali Valiliğe giderken biz de Kezbanla ben benim arabayla Hastahaneye gitmek üzere hareket ettik. Arabada Kezban hiçbir rahatsızlığının olmadığını, beni çok özlediğini ve benimle sikişmek istediği için böyle bir yalan uydurduğunu söyledi. Şaşırmıştım, “Eeee, Doktora ne diyeceğiz şimdi?” dedim. Kezban da, “Bilmem, Doktoru sen ayarlarsın! Alinin Valilikteki işi bitince köyde de halletmesi gereken işleri var, hemen köye dönecek, ben kalmak istiyorum, ne yaparsan yap ayarla, amcığım ateş gibi yanıyor, eşin de yok, böyle fırsatı bir daha bulamayız!” dedi.
Bunu ben de çok istiyordum, ama Doktora ne diyecektim? Gerçi Doktor arkadaşımla çok samimiydik. Neyse Hastanede Doktoru bulduk, bizi bir odaya aldı. Ben o arada düşünüyordum, ne desem de işi uzatsa diye. Sonunda açık kart oynamaya karar verdim ve “Doktor bey, Kezban hasta falan değil, köyde işlerden çok yorulmuş, bir süre dinlenmek için eşine hastayım demiş, bizi yalancı çıkarma, bir şeyler bul da bir kaç gün burda kalsın!” dedim. Sağolsun Doktor beni kırmadı ve “Bir takım tetkikler yaparız, en az bir hafta kadar bayanın burda kalmasını sağlarız!” dedi. Sevinmiştik, çünkü ev boştu ve istediğimiz gibi sikişecektik. Doktor, “Check-Up tan geçirelim, genel bir kontrol yapalım!” dedi ve çok miktarda tahliller, röntgenler falan verdi. Hastaneden çıktık, Labaratuardan ve röntgenden ertesi güne randevu aldık, tahlilleri falan verdik. 2-3 gün sonra çıkacak tahliller vardı. İşin Doktor kısmını ayarlamıştık, ama Aliye ne diyecektik...
Kezbanla evime geldik. Aliyi aradım. Ali işinin bitmediğini, bir iki saat daha süreceğini söyledi ve Doktorda ne yaptığımızı sordu. Kezbanın işinin uzun süreceğini, daha Ceck-Up falan yapılacağını, bir sürü tahlil ve röntgenler verdiğini, en az bir haftadan önce sonucun alınamayacağını, hastanın bu durumda yola gitmesinin iyi olmayacağını falan anlattım. Ali, “İyi tamam, işim bitince gelirim.” dedi.
Evde Aliyi beklerken Kezbanı öpüp sevmeye, dudaklarının tadına bakmaya başladım, bacaklarını okşadım, memişlerini okşadım, emdim. Kezban o kadar azmıştı ki, “Böyle burda rahat olmuyor, beni yatakodana götür ve karını siktiğin yatakta adam gibi sik!” dedi. Ben dururmuyum, körün istediği bir göz, Tanrı vermiş iki göz misali, Kezbanı kucakladığım gibi yatak odasına götürdüm. Bir anda çırılçıplak kaldık. Kezban benim yarrağı iki eli ile tutarak, “Sen nasıl bir yarraksın, hiç aklımdan çıkmıyorsun, amcığım senin için yanıp tutuşuyor!” dedi ve yarrağımı yalamaya başladı. Kezban ilk başlarda dudaktan öpmesini ve yarak yalamasını falan bilmiyordu, hepsini ona ben öğrettim, şimdi de meyvesini yiyordum. Yarrağımı ağzına aldı, emdi emdi çıkardı, başına dil darbeleri atıyordu. Ben sırt üstü yattım ve 69 pozisyonunu aldık. Ben Kezbanın amını emerken Kezban benim yarrağımı adeta kemirir gibi yiyordu. Bir anda sırtı bana dönük vaziyette aşağı kaydı ve yarrağımı tuttuğu gibi amının deliğine dayadı ve dibine kadar bir defada oturdu...
Ben alttan, Kezban üstten, sikişin şaklak sesi odayı kapladı. İniltiler, bağırmalar son derece yüksek şekilde devam ediyorduk. Ben arkadan bakınca yarrağımın Kezbanın taze çiçek gibi amcığına giriş ve çıkışlarını tam görüyordum. Kezban, “Aşkım, Çetinim, sik beni, uçur beni, parçala amcığımı, yarrağına kurban olurum senin sevgilim!” diye inliyordu. Ben de, “Ohhhhh! Kezbanım, seni sikmek çok güzelmiş, orosbum benim, fahişem benim, kahpem benim, karıcığım!” diyerek soktukça Kezbanı tavana doğru kaldıra kaldıra sikiyordum. 5-10 dakika kadar o pozisyonda siktim Kazbanımı ve yüzünü bana dönmesini istedim. Kezban yarrağımı amından çıkarmadan bana döndü. Kezbanı hem sikiyor, hemde o kiraz gibi dudaklarını koparırcasına emiyordum. Bir süre de o posizyonda siktim Kezbanımı ve bir anda altıma alarak sikmeye başladım. Yaklaşık 4-5 dakika da öyle siktim Kezbanımı, ama bu arada Kezban durmadan orgazm oluyor, sanki işercesine boşalıyordu. En az 4 defa boşalmıştır. Artık benim de döllerimi Kezbanın amının deriliklerine bırakma zamanım geliyordu, çünkü yarrağım kasılmaya başlamıştı. “Kezbanım geliyorum!” dedim. Kezban da, “Doldur içimi aşkım, kocacığım, ne varsa attır içime!” deyince, ben de bol ve ateşli bir şekilde Kezbanın amının içine boşaldım ve yığılıp kaldık.
Çok terlemiştik. Nefes almalarımız bir müddet sonra düzeldiğinde, Kezbana, “Hadi aşkım kalk toparlanalım. Bir hafta burda kalacaksın, seni her gün ve gece sikecem. Ali gelir şimdi, bizi böyle yakalamasın!” dedim ve kalkıp duş almadan giyindik. Yatağı düzelttik ve salona geçtik. Sikişin ve orgazmın verdiği rahatlama ve mutlulukla Kezban kendini tam bir hasta gibi koltuğa saldı. Ali geldiğinde hastanedeki durumu yeniden anlattık. Ali de, “Abi sana çok zahmet olacak biliyorum, ama benim köyde çok işlerim var, gitmem lazım. Kezbanın Doktor işleri ile sen ilgilenirmisin?” dedi. Ben de, “Tabii ki! Ne demek! İşi bitince Kezbanı ben köye getiririm!” dedim. Ali sevindi ve çok teşekkür ederek evden ayrıldı ve köye gitti. Buraya geldiklerinde günlerden Pazartesi idi, Cumartei günü akşam üstü Kezbanı köye götürdüm. Kezbanın benim yanımda kaldığı 6 gün boyunca ömrümüzde hiç sikişmediğimiz kadar, gece gündüz sikiştik. Kezban, “Ben sana sikildiğim zaman kadın olduğumu anlıyorum, kadınlığımı yaşıyorum, çok mutlu ediyorsun beni!” diyor...
Evlilik Yıldönümü
Başımdan geçen bu olayı birileriyle paylaşıp paylaşmama konusunda çok çelişkiler yaşadım, ama bunu yaşam tarzına dönüştürmüş çiftlerin olması yaşananları anlatmam için beni biraz cesaretlendirdi. Ama ondan da önemlisi kimseyle paylaşamadığım bu sırrın ağırlığını hafifletmek istememdir.
Eşim sıradan bir Türk ev hanımı, bizim milli hanım tipimiz olan orta boy, dolgun göğüs, dolgun kalça, beyaz ten yani balık eti bir kadın. Ama yatakta oldukça maharetli, övünmek gibi olmasın bildiklerini ben öğrettim. İlk erkeğiydim, kapalı bir çevreden geliyordu, kız meslek lisesinde okumuştu, kısaca ilkleri benle yaşadı.
Fazla uzatmadan konuya geçmek istiyorum. Yaşadıklarımız evliliğimizin dördüncü yıl dönümünde gerçekleşti. Ben 26 yaşındaydım, eşim 25 yaşında idi. Evlilik yıl dönümüne bir hafta kala eşim bana seks yasağı uygulamaya başladı. Yıl dönümünün özel olmasını istediğini ve bana sürprizleri olduğunu söylüyordu. Yıl dönümü için aldığı siyah dantelli iç çamaşırı takımını gösterince bile ona oracıkta sahip olmak istedim, ama çok ısrar edince bu oyuna ben de dahil oldum.
Çok fazla yorucu bir işim yok, Ankara Ulus'ta küçük bir dükkanımız var, sabahtan akşama oturuyorum desem yeri. Böyle olunca da yorulmuyor insan ve seks performansı her zaman yüksek oluyor. Gün aşırı seks yapan benim için bu bir hafta uzun geçecekti ama dayanacaktım, oyun kurallarına göre oynanacaktı.
Derken zor da olsa bir hafta geçmiş, o günün sabahında evden çıkmış ve dükkanda saatlerin geçmesini beklemiştim. Tüm gün eşimi o iç çamaşırı takımıyla hayal edip sertleşip durmuştum. Neredeyse dokunsam boşalacak haldeydim.
Neyse ki dükkanı kapatma vakti gelmişti. Elemanımla hızlıca dükkanı kapattık. Koşar adımlarla otobüs durağına doğru ilerliyor akşam için hayaller kuruyordum. Malum eşim bu gece için bir haftadır hazırlanıyordu. Sonunda durağa yaklaştım karşıya geçmek için yola adım attığımda acı bir fren sesi duydum sonra da sol bacağımda büyük bir sızlama, yere düştüm kafam asfalta çarptı. Ama ben iyiydim.
Şehir içi olduğu için araç çok hızlı değildi ama çevremde toplananlar kalkmama izin vermedi. Aracı kullanan bayan özür dileyip ağlayıp sızlıyordu. Ama kadına kızamıyordum suç bendeydi. 10 -- 15 dakika içerisinde ambulans geldi. Dışkapı Hastanesine kaldırdılar. Filmler kontroller derken bir şey çıkmadı, eve gideceğim için sevinçliydim. Birkaç sıyrığa pansuman yapıldı, tam kalkıp gidecekken doktor geldi "kata çıkarın beyin kanaması riski için bir gece gözetim altında kalacak" dedi. Ne kadar yalvarsam da beni bırakmadılar.
Üzülmesin diye eşime haber vermemiştim, odaya gidince aradım. Çok panik yaptı, ama sakinleştirip olanları ve durumu anlattım. Geceyi burada geçireceğimi bana rahat bir şeyler getirmesini istedim. "Hemen geliyorum." deyip telefonu kapattı.
Bu arada yanımdaki amca "geçmiş olsun" dedi. Tanıştık Ahmet Amca 55 yaşında, eşini üç yıl önce kaybetmiş sevimli hoş muhabbet bir beydi. Apandisit ameliyatı olmuş ve ertesi gün taburcu olacaktı. Yanında kızı ve küçük torunu vardı. Kızı eşinin işten gelme saatinin geldiğini ve babasının durumun iyi olduğunu söyleyerek evine gitmek için ayrıldı. Zaten çocukla kalabileceği bir yer de yoktu. Yatakların yanlarında birer koltuk vardı sadece.
Benim yatağım duvarın dibinde, yatağımın yanında bir koltuk onun yanında Ahmet amcanın yatağı pencere önünde bir koltuk ayak ucumuzda da dolaplar ve televizyon vardı. Ben kendi kendime kızarken kapıdan içeriye eşim girdi.
Giriş ama ne giriş, askılı dizinin dört parmak üstünde biten siyah bir elbise, saçlar ve makyaj tam, ince topuklu ayakkabılar... Eşim yanıma gelene dek ben sertleşmiş ve gizlemek için yan dönmüştüm bile... Eşim yatağın üzerine eğilip bana sarıldığında burnuma gelen parfümün kokusuyla daha da ateşlenmiştim.
Bu arada Ahmet amcanın da manzaranın keyfini süreceği aklıma geldi ve eşimi uyardım. Hemen yanımdaki koltuğa oturdu, neler hissettiğini, nasıl geldiğini falan anlatıyordu ama ben sadece bacaklarına bakıyordum. Derken kendime geldim. Eşofmanlarımı istedim, getirdiği çantadan çıkardı. Bana verirken "bu ne hal?" diye sordum. Gece için hazırlandığını ve telefon edince apar topar evden çıktığını söyledi. "Çok güzel olduğunu söyledim" cilveli bir şekilde güldü.
Üzerimi değişmek için kalkıp tuvalete gidecektim ki Ahmet Amca "otur evlat, hem ben az koridora çıkayım hem de sen rahat rahat üstünü değiş" deyip odadan çıktı.
Kan lekesi olmuş kotumu ve gömleğimi çıkarmış eşimin karşısında boxerımla kalmıştım. Sertleştiğimi gören eşim bu ne hal dedi. Senin eserin dedim, gülüştük. Eşofman altı ve t-shirtü giyip yatağa uzandım ayağa kalktığımda bacağım ağrıyordu. Eşime bu gece hastanede kalacağımız haberini verdiğimde "sen iyisin ya gerisi önemli değil" dedi. Onun bu halini seviyordum, her şeyini önüne beni koyması gururumu acayip okşuyordu. Ama ben iyi değilim dedim. Neyin var hayırdır deyip ellerini elimin üstüne koydu. Elini tutup sikimin üstüne koydum. Üzülme sözüm söz bakarız bir çaresine dedi.
Ahmet Amca odaya dönünce, eşim refakatçi işlemleri için dışarıya çıkmıştı. Çıkarken kalçalarının hareketi büyüleyiciydi ve bu büyüye kapılan sadece benim olamadığımı Ahmet Amcanın " kıymetini bil evlat, yalnızlık çok zor" demesiyle anladım. "öyledir" diyebildim sadece.
5 dakika sonra eşim döndü, başta izin vermediklerini, biraz ısrar etmesi gerektiğini falan anlattı. Yemekler geldi. Eşimin o güzel yemekleri evde beklerken bu yağsız tuzsuz yemekleri yemek canımı sıkmıştı, ama esas olan yatak odamda olamamanın verdiği sıkıntıydı. Yemekleri yedik, eşim bize çay getirdi beraber içtik. Derken saat ilerlemişti.
Ahmet Amca "kusura bakmazsanız ben artık yatacağım, ışığı kapatmanın bir sakıncası var mı?" diye sordu. Bu benim beklediğim andı "yok Ahmet Amca" dedim. Işığı kapattı ama içerisi benim istediğim karanlıkta olmamıştı. Kapının üstündeki pencereden gelen koridorun ışığı içerisini az da gösterecek şekilde aydınlatıyordu. Saat 01.00 olmuştu eşim başını göğsüme koymuş sessizce sohbet ediyorduk. Baksana Ahmet Amca uyumuş mu dedi. Gözlerini pek seçemiyordum ama nefes alış verişi uyuyora benziyordu. "Galiba uyuyor " dedim.
Eşim önce yavaşça dudaklarıma yapıştı. Sonra örtünün altında elini sikime attı. Eşofmanın üstünden okşuyordu. Sonra parmaklarımı alıp emmeye başladı. Bir yandan Ahmet Amcayı kontrol ediyor, bir yandan da anın keyfini sürüyordum. Sonra yavaşça eşofmanımı indirmesine yardımcı oldum. Avucunu tükürükleyip sıvazlamaya başladığında zevk sularım da gelmeye başlamıştı.
Ama bir haftadır beklediğim boşalmanın bu şekilde olmasını istemiyordum. Bunu eşime söylediğimde "aşkım ne yapabilirim elin adamının yanında" diye cevap verdi. "Adam uyuyor ağzınla boşaltırmısın" dedim. İstemeye istemeye kalktı. Oral seksi ona nişanlıyken öğretmiştim ve cahilliğinden de faydalanıp dışarı boşalırsam bel soğukluğu diye bir hastalık var, ona yakalanabilirim diye kandırmıştım. O gün bu gündür hep ağzıyla boşaltır beni ve spermlerimi havasına göre bazen yutar, bazen de tükürür. Her sevişmemizde mutlaka 15 -- 20 dakika sikimi yalardı.
Anlayacağınız artık işin iyice uzmanıydı. "sen adama bak" deyip ayağa kalktı, örtüyü az kenara itip sikimi ağzına almaya başladı. Bir haftanın verdiği açlıkla zevkten bulutların arasına çıkmış. Bu sıcacık ağzın sikime ve taşaklarıma yaptığı muamelenin keyfini sürüyordum. Gözlerimi kapatmış zevkten uçarken, eşim bir ara "yapma" dedi. Ama ben ne yaptığımı bilmiyordum ki. Aldığım zevkten olsa gerek fazla da üstünde durmadım.
Eşim sikimi yalarken kısık kısık nefes alıp verdiğini hissettim. Herhalde kendini okşuyor dedim, ne de olsa bir haftadır o da seks yapmıyordu. Bir ara sikimi gırtlağına doğru iterek "ıhh" diye bir ses çıkardı. Aklıma hemen Ahmet Amca gelmişti, onu tamamen unutup kendi zevkime dalmıştım. Dikkatlice baktığımda bir kolunun yatağında eşimin kalçasına doğru uzandığını farkettim.
Eşimdeki değişikliğin sebebi bu el ve yaptıklarıydı. Büyük ihtimalle de parmakları eşimin kadınlığının içindeydi. Eşim ise o parmakların bana ait olduğunu sanarak kısık kısık inliyordu. İkilemde kalmıştım bu olanlar benim ihmalim yüzündendi. Ya rezalet çıkaracaktım ya da boşalana dek idare edecektim. İkinci yolu seçerek büyük bir hata yaptım. Ama eşimin de suçu vardı, beni bu kadar bekletmeyecekti.
İşte o an Ahmet Amcayla göz göze geldik. Ben yastığa başımı geri koyup gözlerimi kapayınca Ahmet Amca mesajı almıştı, zaten ne yapabilirdi bir iki eller bırakırdı. Bu da benim ona hediyem olsun adam ne zamandır görmemiştir diye düşünüyordum. Tam o anda eşim sikimi sertçe ısırdı.
Gözümü açtığımda sadece eşim değil ben de şoktaydım. Ahmet Amca eşimin arkasına geçmiş git gele başlamıştı bile. Eşimle göz göze geldik. Yapacak bir şey yoktu. Olan olmuştu. Gözlerimi kapayıp başımı yastığa koyduğumda elimle de sikimi eşimin ağzına soktum. Eşim de kaderine razı olarak daha şiddetli bir biçimde emmeye koyuldu. Bu arada eşim boşalmaya başladı, Ahmet Amca da eşimin kalçasına boşaldı.
Ahmet Amca "gençler ben bir sigara içip geleceğim, siz rahatınıza bakın deyip odadan çıktı. Eşim hiçbir şey demedi, ama daha doymamıştı bu halini biliyordum, sikimi ağzından çıkarıp "aşkım sikini amıma sok" dedi. Ben de ticaretle uğraştığım için krizi fırsata çevirmeyi iyi bilirim. "Ben sikimi elin adamının siktiği ama sokmam" dedim. Eşim korkmuş ve kendini suçlu hissetmeye başlamıştı. Üstüne gitmeye devam ettim "İstemesen siktirmezdin, sen istediğin için oldu bunlar" dedim. Sus pus bekliyordu. "Sanırım artık birlikte olamayız, boşanalım" dedim. Eşim ağlamaya başladı, kendini affettirmeye çalışıyor ne istersem yapacağını söylüyordu. "Ne istersem mi?" diye sordum. ""Evet" dedi, "seni götünden sikeceğim o zaman" dedim.
O zamana kadar tüm ısrarlarıma rağmen eşim anal sexi hem günah hem de acır diye hep reddediyor, vaddettiğim hiçbir şeyi kabul etmiyordu. Ama artık çaresizdi "tamam" dedi. Git "kalçalarını temizle" dedim. Tuvalete gitti geldi. "Çantanda krem var mı" dedim "yok" dedi. Tuvaletten sıvı sabunu getirmesini istedim, ne dersem yapıyordu.
Koltuğa domalmasını ve elbisesini toplamasını söyledim yaptı. Sabunu arka deliğine bolca döktüm ve parmaklarımla yoklamaya başladım. Bir parmağımı bile zor alıyor ve deliğin sıcaklığı beni daha da ateşlendiriyordu. Derken ikinci parmağımı da içeriye sığdırmayı başardım. Biraz deliği gevşettikten sonra sikime de sabunu bolca döküp sikimi deliğin ağzına dayadım. Zorlamaya başlamamla eşim beline kadar topladığı elbiseyi ağzına tıkmış bağırmamak için kendini hem sıkıyor hem de acıya dayanmaya çalışıyordu. Başı girdiğinde bir çığlık attı ve sonra yarısına kadar girdim. İki git gelden sonra tam boşalıyordum ki Ahmet Amca geldi.
"OOO, gençler siz harikasınız yaa, ben benim rahmetliye iki tarlanın tapusunu üstüne yapacağım dedim, yine bana vermedi" dedi. Ben bir taraftan boşalırken, bir taraftan da gülmeye başlamıştım. Ahmet Amca "gülersin tabii, bulmuşsun sana her şeyini veren avradı, keyfine diyecek yok" dedi. Eşim utancından başını koltuğa gömmüş öylece duruyordu.
"Ahmet Amca bak bu kadın da seni sevmiş olacak ki amını sana verdi, istersen bir de götten versin" dedim. Gözleri parladı ve hemen eşofmanıyla birlikte donunu indirdi.
O zaman ilk kez gördüm sikini, boyu benimki kadar ama benimkinden daha kalındı. Başını soktuğunda baktım eşim inlemeye başladı hemen başını yana çevirip benimkini ağzına soktum. Ahmet Amca spermlerimle kayganlaşan arka deliğin keyfini çıkarıyor, zevkten inliyordu. Benimki de sertleşmiş eski formuna kavuşmuştu.
Aldığım heyecan ve zevkten olsa gerek artık ağrı acı hissetmiyordum. Ahmet Amca'ya "dur" dedim. Şaşırdı yere uzandım ve eşime gel üstüme dedim önüne baka baka geldi ve sikimi tutup amına soktu. Sırtından tutup kendime doğru çektim ve dudaklarına yumuldum. Başta biraz tepkisiz kalsa da sonra karşılık vermeye başladı. Ahmet Amca'ya elimle işaret ettim. Mesajı alan adam sikini bir seferde eşimin götüne sokuverdi. Eşim bu arada dudağımı öyle bir ısırdı ki hafifçe kanatmıştı.
Şimdi rüyamda bile görsem inanamayacağım bir olay gerçekleşiyor, eşim iki adamın arasında zevkten ve acıdan inliyordu. Eşim bu pozisyonda boşalırken ben de eşimin amına spermlerimi akıtmaya başlamıştım. Ahmet Amca "Kızım filmlerde hep görüyorum, bu gece bir hayır yaptınız bari tam olsun bir de ağzına alıver" dedi. Eşim bana baktı, başımla onayladım. Ve Ahmet Amcanın önüne diz çöküp deli gibi emmeye başladı. Ahmet Amca "Çok güzell.. çok güzell.. devam et.." diye inleye inleye eşimin ağzına boşaldı ve hepsini yuttu.
Hepimiz temizlenip toparlandık... Yatağa uzandığımızda gün ağarmaya başlamıştı...
İlk kalkan ben oldum saat 08.30'u gösteriyordu. Ahmet Amca yoktu. Eşim hala yatakta yanımda uyuyordu. Koltuğun üzerinde bir zarf vardı üzerinde "Güzel Gelinime" yazıyordu. Açıp baktığımda içinde üç adet cumhuriyet altını olduğunu gördüm. Zarfı eşimin çantasına koydum, ne de olsa onun hakkıydı. Sonra birlikte çıkış işlemlerini tamamladık. Ben eşimin getirdiği yeni kıyafetleri giyip işe giderken o eve gitti. O gün ve akşamında hiç konuşmadık.
Ertesi gün sabah kalktığımızda ise bu yaşananlardan önce nasılsak öyle devam ettik ve bir daha böyle bir macera yaşamadık, yaşamayı da düşünmüyoruz... Sanırım...
Evlilik Yıldönümü
Başımdan geçen bu olayı birileriyle paylaşıp paylaşmama konusunda çok çelişkiler yaşadım, ama bunu yaşam tarzına dönüştürmüş çiftlerin olması yaşananları anlatmam için beni biraz cesaretlendirdi. Ama ondan da önemlisi kimseyle paylaşamadığım bu sırrın ağırlığını hafifletmek istememdir.
Eşim sıradan bir Türk ev hanımı, bizim milli hanım tipimiz olan orta boy, dolgun göğüs, dolgun kalça, beyaz ten yani balık eti bir kadın. Ama yatakta oldukça maharetli, övünmek gibi olmasın bildiklerini ben öğrettim. İlk erkeğiydim, kapalı bir çevreden geliyordu, kız meslek lisesinde okumuştu, kısaca ilkleri benle yaşadı.
Fazla uzatmadan konuya geçmek istiyorum. Yaşadıklarımız evliliğimizin dördüncü yıl dönümünde gerçekleşti. Ben 26 yaşındaydım, eşim 25 yaşında idi. Evlilik yıl dönümüne bir hafta kala eşim bana seks yasağı uygulamaya başladı. Yıl dönümünün özel olmasını istediğini ve bana sürprizleri olduğunu söylüyordu. Yıl dönümü için aldığı siyah dantelli iç çamaşırı takımını gösterince bile ona oracıkta sahip olmak istedim, ama çok ısrar edince bu oyuna ben de dahil oldum.
Çok fazla yorucu bir işim yok, Ankara Ulus'ta küçük bir dükkanımız var, sabahtan akşama oturuyorum desem yeri. Böyle olunca da yorulmuyor insan ve seks performansı her zaman yüksek oluyor. Gün aşırı seks yapan benim için bu bir hafta uzun geçecekti ama dayanacaktım, oyun kurallarına göre oynanacaktı.
Derken zor da olsa bir hafta geçmiş, o günün sabahında evden çıkmış ve dükkanda saatlerin geçmesini beklemiştim. Tüm gün eşimi o iç çamaşırı takımıyla hayal edip sertleşip durmuştum. Neredeyse dokunsam boşalacak haldeydim.
Neyse ki dükkanı kapatma vakti gelmişti. Elemanımla hızlıca dükkanı kapattık. Koşar adımlarla otobüs durağına doğru ilerliyor akşam için hayaller kuruyordum. Malum eşim bu gece için bir haftadır hazırlanıyordu. Sonunda durağa yaklaştım karşıya geçmek için yola adım attığımda acı bir fren sesi duydum sonra da sol bacağımda büyük bir sızlama, yere düştüm kafam asfalta çarptı. Ama ben iyiydim.
Şehir içi olduğu için araç çok hızlı değildi ama çevremde toplananlar kalkmama izin vermedi. Aracı kullanan bayan özür dileyip ağlayıp sızlıyordu. Ama kadına kızamıyordum suç bendeydi. 10 -- 15 dakika içerisinde ambulans geldi. Dışkapı Hastanesine kaldırdılar. Filmler kontroller derken bir şey çıkmadı, eve gideceğim için sevinçliydim. Birkaç sıyrığa pansuman yapıldı, tam kalkıp gidecekken doktor geldi "kata çıkarın beyin kanaması riski için bir gece gözetim altında kalacak" dedi. Ne kadar yalvarsam da beni bırakmadılar.
Üzülmesin diye eşime haber vermemiştim, odaya gidince aradım. Çok panik yaptı, ama sakinleştirip olanları ve durumu anlattım. Geceyi burada geçireceğimi bana rahat bir şeyler getirmesini istedim. "Hemen geliyorum." deyip telefonu kapattı.
Bu arada yanımdaki amca "geçmiş olsun" dedi. Tanıştık Ahmet Amca 55 yaşında, eşini üç yıl önce kaybetmiş sevimli hoş muhabbet bir beydi. Apandisit ameliyatı olmuş ve ertesi gün taburcu olacaktı. Yanında kızı ve küçük torunu vardı. Kızı eşinin işten gelme saatinin geldiğini ve babasının durumun iyi olduğunu söyleyerek evine gitmek için ayrıldı. Zaten çocukla kalabileceği bir yer de yoktu. Yatakların yanlarında birer koltuk vardı sadece.
Benim yatağım duvarın dibinde, yatağımın yanında bir koltuk onun yanında Ahmet amcanın yatağı pencere önünde bir koltuk ayak ucumuzda da dolaplar ve televizyon vardı. Ben kendi kendime kızarken kapıdan içeriye eşim girdi.
Giriş ama ne giriş, askılı dizinin dört parmak üstünde biten siyah bir elbise, saçlar ve makyaj tam, ince topuklu ayakkabılar... Eşim yanıma gelene dek ben sertleşmiş ve gizlemek için yan dönmüştüm bile... Eşim yatağın üzerine eğilip bana sarıldığında burnuma gelen parfümün kokusuyla daha da ateşlenmiştim.
Bu arada Ahmet amcanın da manzaranın keyfini süreceği aklıma geldi ve eşimi uyardım. Hemen yanımdaki koltuğa oturdu, neler hissettiğini, nasıl geldiğini falan anlatıyordu ama ben sadece bacaklarına bakıyordum. Derken kendime geldim. Eşofmanlarımı istedim, getirdiği çantadan çıkardı. Bana verirken "bu ne hal?" diye sordum. Gece için hazırlandığını ve telefon edince apar topar evden çıktığını söyledi. "Çok güzel olduğunu söyledim" cilveli bir şekilde güldü.
Üzerimi değişmek için kalkıp tuvalete gidecektim ki Ahmet Amca "otur evlat, hem ben az koridora çıkayım hem de sen rahat rahat üstünü değiş" deyip odadan çıktı.
Kan lekesi olmuş kotumu ve gömleğimi çıkarmış eşimin karşısında boxerımla kalmıştım. Sertleştiğimi gören eşim bu ne hal dedi. Senin eserin dedim, gülüştük. Eşofman altı ve t-shirtü giyip yatağa uzandım ayağa kalktığımda bacağım ağrıyordu. Eşime bu gece hastanede kalacağımız haberini verdiğimde "sen iyisin ya gerisi önemli değil" dedi. Onun bu halini seviyordum, her şeyini önüne beni koyması gururumu acayip okşuyordu. Ama ben iyi değilim dedim. Neyin var hayırdır deyip ellerini elimin üstüne koydu. Elini tutup sikimin üstüne koydum. Üzülme sözüm söz bakarız bir çaresine dedi.
Ahmet Amca odaya dönünce, eşim refakatçi işlemleri için dışarıya çıkmıştı. Çıkarken kalçalarının hareketi büyüleyiciydi ve bu büyüye kapılan sadece benim olamadığımı Ahmet Amcanın " kıymetini bil evlat, yalnızlık çok zor" demesiyle anladım. "öyledir" diyebildim sadece.
5 dakika sonra eşim döndü, başta izin vermediklerini, biraz ısrar etmesi gerektiğini falan anlattı. Yemekler geldi. Eşimin o güzel yemekleri evde beklerken bu yağsız tuzsuz yemekleri yemek canımı sıkmıştı, ama esas olan yatak odamda olamamanın verdiği sıkıntıydı. Yemekleri yedik, eşim bize çay getirdi beraber içtik. Derken saat ilerlemişti.
Ahmet Amca "kusura bakmazsanız ben artık yatacağım, ışığı kapatmanın bir sakıncası var mı?" diye sordu. Bu benim beklediğim andı "yok Ahmet Amca" dedim. Işığı kapattı ama içerisi benim istediğim karanlıkta olmamıştı. Kapının üstündeki pencereden gelen koridorun ışığı içerisini az da gösterecek şekilde aydınlatıyordu. Saat 01.00 olmuştu eşim başını göğsüme koymuş sessizce sohbet ediyorduk. Baksana Ahmet Amca uyumuş mu dedi. Gözlerini pek seçemiyordum ama nefes alış verişi uyuyora benziyordu. "Galiba uyuyor " dedim.
Eşim önce yavaşça dudaklarıma yapıştı. Sonra örtünün altında elini sikime attı. Eşofmanın üstünden okşuyordu. Sonra parmaklarımı alıp emmeye başladı. Bir yandan Ahmet Amcayı kontrol ediyor, bir yandan da anın keyfini sürüyordum. Sonra yavaşça eşofmanımı indirmesine yardımcı oldum. Avucunu tükürükleyip sıvazlamaya başladığında zevk sularım da gelmeye başlamıştı.
Ama bir haftadır beklediğim boşalmanın bu şekilde olmasını istemiyordum. Bunu eşime söylediğimde "aşkım ne yapabilirim elin adamının yanında" diye cevap verdi. "Adam uyuyor ağzınla boşaltırmısın" dedim. İstemeye istemeye kalktı. Oral seksi ona nişanlıyken öğretmiştim ve cahilliğinden de faydalanıp dışarı boşalırsam bel soğukluğu diye bir hastalık var, ona yakalanabilirim diye kandırmıştım. O gün bu gündür hep ağzıyla boşaltır beni ve spermlerimi havasına göre bazen yutar, bazen de tükürür. Her sevişmemizde mutlaka 15 -- 20 dakika sikimi yalardı.
Anlayacağınız artık işin iyice uzmanıydı. "sen adama bak" deyip ayağa kalktı, örtüyü az kenara itip sikimi ağzına almaya başladı. Bir haftanın verdiği açlıkla zevkten bulutların arasına çıkmış. Bu sıcacık ağzın sikime ve taşaklarıma yaptığı muamelenin keyfini sürüyordum. Gözlerimi kapatmış zevkten uçarken, eşim bir ara "yapma" dedi. Ama ben ne yaptığımı bilmiyordum ki. Aldığım zevkten olsa gerek fazla da üstünde durmadım.
Eşim sikimi yalarken kısık kısık nefes alıp verdiğini hissettim. Herhalde kendini okşuyor dedim, ne de olsa bir haftadır o da seks yapmıyordu. Bir ara sikimi gırtlağına doğru iterek "ıhh" diye bir ses çıkardı. Aklıma hemen Ahmet Amca gelmişti, onu tamamen unutup kendi zevkime dalmıştım. Dikkatlice baktığımda bir kolunun yatağında eşimin kalçasına doğru uzandığını farkettim.
Eşimdeki değişikliğin sebebi bu el ve yaptıklarıydı. Büyük ihtimalle de parmakları eşimin kadınlığının içindeydi. Eşim ise o parmakların bana ait olduğunu sanarak kısık kısık inliyordu. İkilemde kalmıştım bu olanlar benim ihmalim yüzündendi. Ya rezalet çıkaracaktım ya da boşalana dek idare edecektim. İkinci yolu seçerek büyük bir hata yaptım. Ama eşimin de suçu vardı, beni bu kadar bekletmeyecekti.
İşte o an Ahmet Amcayla göz göze geldik. Ben yastığa başımı geri koyup gözlerimi kapayınca Ahmet Amca mesajı almıştı, zaten ne yapabilirdi bir iki eller bırakırdı. Bu da benim ona hediyem olsun adam ne zamandır görmemiştir diye düşünüyordum. Tam o anda eşim sikimi sertçe ısırdı.
Gözümü açtığımda sadece eşim değil ben de şoktaydım. Ahmet Amca eşimin arkasına geçmiş git gele başlamıştı bile. Eşimle göz göze geldik. Yapacak bir şey yoktu. Olan olmuştu. Gözlerimi kapayıp başımı yastığa koyduğumda elimle de sikimi eşimin ağzına soktum. Eşim de kaderine razı olarak daha şiddetli bir biçimde emmeye koyuldu. Bu arada eşim boşalmaya başladı, Ahmet Amca da eşimin kalçasına boşaldı.
Ahmet Amca "gençler ben bir sigara içip geleceğim, siz rahatınıza bakın deyip odadan çıktı. Eşim hiçbir şey demedi, ama daha doymamıştı bu halini biliyordum, sikimi ağzından çıkarıp "aşkım sikini amıma sok" dedi. Ben de ticaretle uğraştığım için krizi fırsata çevirmeyi iyi bilirim. "Ben sikimi elin adamının siktiği ama sokmam" dedim. Eşim korkmuş ve kendini suçlu hissetmeye başlamıştı. Üstüne gitmeye devam ettim "İstemesen siktirmezdin, sen istediğin için oldu bunlar" dedim. Sus pus bekliyordu. "Sanırım artık birlikte olamayız, boşanalım" dedim. Eşim ağlamaya başladı, kendini affettirmeye çalışıyor ne istersem yapacağını söylüyordu. "Ne istersem mi?" diye sordum. ""Evet" dedi, "seni götünden sikeceğim o zaman" dedim.
O zamana kadar tüm ısrarlarıma rağmen eşim anal sexi hem günah hem de acır diye hep reddediyor, vaddettiğim hiçbir şeyi kabul etmiyordu. Ama artık çaresizdi "tamam" dedi. Git "kalçalarını temizle" dedim. Tuvalete gitti geldi. "Çantanda krem var mı" dedim "yok" dedi. Tuvaletten sıvı sabunu getirmesini istedim, ne dersem yapıyordu.
Koltuğa domalmasını ve elbisesini toplamasını söyledim yaptı. Sabunu arka deliğine bolca döktüm ve parmaklarımla yoklamaya başladım. Bir parmağımı bile zor alıyor ve deliğin sıcaklığı beni daha da ateşlendiriyordu. Derken ikinci parmağımı da içeriye sığdırmayı başardım. Biraz deliği gevşettikten sonra sikime de sabunu bolca döküp sikimi deliğin ağzına dayadım. Zorlamaya başlamamla eşim beline kadar topladığı elbiseyi ağzına tıkmış bağırmamak için kendini hem sıkıyor hem de acıya dayanmaya çalışıyordu. Başı girdiğinde bir çığlık attı ve sonra yarısına kadar girdim. İki git gelden sonra tam boşalıyordum ki Ahmet Amca geldi.
"OOO, gençler siz harikasınız yaa, ben benim rahmetliye iki tarlanın tapusunu üstüne yapacağım dedim, yine bana vermedi" dedi. Ben bir taraftan boşalırken, bir taraftan da gülmeye başlamıştım. Ahmet Amca "gülersin tabii, bulmuşsun sana her şeyini veren avradı, keyfine diyecek yok" dedi. Eşim utancından başını koltuğa gömmüş öylece duruyordu.
"Ahmet Amca bak bu kadın da seni sevmiş olacak ki amını sana verdi, istersen bir de götten versin" dedim. Gözleri parladı ve hemen eşofmanıyla birlikte donunu indirdi.
O zaman ilk kez gördüm sikini, boyu benimki kadar ama benimkinden daha kalındı. Başını soktuğunda baktım eşim inlemeye başladı hemen başını yana çevirip benimkini ağzına soktum. Ahmet Amca spermlerimle kayganlaşan arka deliğin keyfini çıkarıyor, zevkten inliyordu. Benimki de sertleşmiş eski formuna kavuşmuştu.
Aldığım heyecan ve zevkten olsa gerek artık ağrı acı hissetmiyordum. Ahmet Amca'ya "dur" dedim. Şaşırdı yere uzandım ve eşime gel üstüme dedim önüne baka baka geldi ve sikimi tutup amına soktu. Sırtından tutup kendime doğru çektim ve dudaklarına yumuldum. Başta biraz tepkisiz kalsa da sonra karşılık vermeye başladı. Ahmet Amca'ya elimle işaret ettim. Mesajı alan adam sikini bir seferde eşimin götüne sokuverdi. Eşim bu arada dudağımı öyle bir ısırdı ki hafifçe kanatmıştı.
Şimdi rüyamda bile görsem inanamayacağım bir olay gerçekleşiyor, eşim iki adamın arasında zevkten ve acıdan inliyordu. Eşim bu pozisyonda boşalırken ben de eşimin amına spermlerimi akıtmaya başlamıştım. Ahmet Amca "Kızım filmlerde hep görüyorum, bu gece bir hayır yaptınız bari tam olsun bir de ağzına alıver" dedi. Eşim bana baktı, başımla onayladım. Ve Ahmet Amcanın önüne diz çöküp deli gibi emmeye başladı. Ahmet Amca "Çok güzell.. çok güzell.. devam et.." diye inleye inleye eşimin ağzına boşaldı ve hepsini yuttu.
Hepimiz temizlenip toparlandık... Yatağa uzandığımızda gün ağarmaya başlamıştı...
İlk kalkan ben oldum saat 08.30'u gösteriyordu. Ahmet Amca yoktu. Eşim hala yatakta yanımda uyuyordu. Koltuğun üzerinde bir zarf vardı üzerinde "Güzel Gelinime" yazıyordu. Açıp baktığımda içinde üç adet cumhuriyet altını olduğunu gördüm. Zarfı eşimin çantasına koydum, ne de olsa onun hakkıydı. Sonra birlikte çıkış işlemlerini tamamladık. Ben eşimin getirdiği yeni kıyafetleri giyip işe giderken o eve gitti. O gün ve akşamında hiç konuşmadık.
Ertesi gün sabah kalktığımızda ise bu yaşananlardan önce nasılsak öyle devam ettik ve bir daha böyle bir macera yaşamadık, yaşamayı da düşünmüyoruz... Sanırım...
Kart zampara babam
Merhaba Hasan ben Ela 21 yaşımdayım. Gözlerimin renginden dolayı babam Ela koymuş ismimi kumralım ama saç rengimi pek sevmediğim için 15 yaşımdan beri saçlarım sarıdır sizlere tam olarak kendimden bahsedeyim 178 boyunda 66 kilo sıska dediklarinizden bembeyaz teni olan bir kadınım. Sizlere dalgayla başlayan yatakta son bulan başımdan geçen anımı anlatmak istiyorum.
17 yaşımdayken lisede matematik öğretmenimiz vardı adamın ahı gitmiş vahı kalmıştı. O zamanlar 58 yaşındaydı, Ali isminde kel kafalı ama matematik dehası bir hocaydı. Arkadaşlar arasında hoca seçerek hep birlikte mastürbasyon yapar birbirimizi yalar okşar yıkanırdık , Derya diye bir arkadaşım vardı hocalarımızdan biriyle birlikte oluyordu annesi de başka bir hocayla birlikte yaşıyordu bize sikişmenin ne kadar güzel olduğunu emilmekten okşanmaktan çok ama çok zevkli deyip dururdu. Bir yılbaşı gecesi arkadaşlar ile Derya nın evinde toplandık şişe çevirme oynuyorduk bana geldiğinde Derya matematik hocası Ali yi ayarlaya bilirmisin dedi ondan kolay ne var dedim o gece kendimi okşayarak hatta Ali hocayı düşünerek 2 kez zevkin doruklarına çıktım okullar yılbaşı tatilinden sonra açıldı Derya illa iddia yı sorup duruyordu 3 ders boştu ben kantine indim Ali hoca oradaydı gidip masasına oturdum ilk okulda Asiye öğretmenimizin sorduğu kimsenin bulamadığı bir problemi sordum biraz uğraştı bulamayınca o da bana çok denklemli bir problem sordu ayağa kalkıp yanına gittim gömleğimin 2 düğmesini açtım memelerimin arası rahat görünüyordu, ben problemi çözmeye çalışırken Ali hoca elini aşağıya attı sikini düzeltmeye çalışıyordu baya iri ve uzun bir siki vardı birden aklıma okuldaki herkesin bildiği fakat uzun zamandır hiç başıma gelmeyen bayılmak geldi soruyu tam bitirdim ki Ali hocanın sikine basarak yere yığıldım hemen beni kucaklayıp okulun revirine götürdü kolonya su vs derken ayılmış gibi yapıp dikildim ayağa Ali hocanın sikine doğru baktım dizine doğru indirmiş ama halen kazık gibi duruyordu. Bana izin verdiler eve gitmem için fakat evimle okul arası yürüyerek 45 dakikaydı Ali hocanın arabası vardı müdürümüze ben götüreyim müdür bey ailesine teslim eder gelirim dedi , birlikte okuldan çıktık eve gittik evde kimse olmadığını biliyorumdum kapıyı açtım içeri seslendim ses gelmeyince Ali hocayla birlikte eve girdik kızım seni annene emanet edeyim öyle gideyim dedi annemi cep telefonundan arar gibi yapıp Ali hocanın eve getirdiğini bayıldığım için bırakıp gitmek istemediğini sen ne zaman gelirsin anne dedim ancak 45 50 dakika sonra gelirim dediğini söyledim Ali hoca inanmıştı kanepeye oturdu bende üzerimi değiştirip iç çamaşırı giyinmeden bütün vücudumu sergileyen ince bir gecelik giyinip kahve yapıp Ali hocanın yanına gittim beni o halde görünce toparlanmaya çalıştı kahveyi alıp yanında duran sehpa ya koydu bende tam karşısında bulunan berjer e bacak bacak üstüne atarak oturdum .
Ali hoca gözlerini benden alamıyordu hiç ses yoktu birden kalktım hocam nasılım güzelmiyim deyip etrafımda döndüm tekrar tekrar dönünce başım döndü ve tam hocanın bacaklarının arasına düştüm elimi sikine attım pantolonun fermuarını indirip sikini tutup çıkardım ağzıma aldım emmeye başladım belki 10 saniye sürdü belki 20 saniye birden tanzikli bir şekilde ağzıma boşaldı hepsini yuttum ilk kez bunu yapıyordum porno videolarda kadınlar erkeklerin döllerini iştahlı iştahlı yalayıp yutuyordu.
Ali hoca kalktı banyo ya gitti duşunu alıp giyindi gitti . Ertesi gün benimle o kadar ilgilendi ki sanki kendi çocuğu hatta karısıymışım gibi. Artık Derya anlamıştı aramızda birşeyler olduğunu bende anlattım Derya ya o da bana hamile olduğunu söyledi bu yüzden birlikte yaşadığı hocanın kendisini sikmediğini başka kadınlara gittiğini söyledi ben bu konuda ne yapabilirdim ki o da bana senin baban hastanede çalışmıyor mu bir doktor söylesin aldırtayım dedi akşam babama sordum Derya nın ismini vererek hemde ama hocadan bahsetmeden anlattım babam ben hocalara danışayım sana haber veririm dedi ertesi gün Derya ya babama sorduğumu bu akşam haber vereceğini söyledim o da bana WhatsApp açık istediğin zaman yazarsın dedi . O gün Ali hoca yine benimle öyle bir ilgilendi ki artık beni arzuladığını açıkça belli ediyordu neyse akşam olmuş babam Derya için bayan bir doktorla konuşmuş tamam gelsin yardım edeyim demiş fakat babam kendisi Derya ile konuşmak istiyordu mecburen telefonu verdim WhatsApp tan yazdı baya baya konuştular annem gece eve gelecekti annem gelene kadar Derya ile konuştu tabiki kendi telefonunu Derya ya vermiş kendi telefonundan.
Ertesi gün Derya baban harika bir insan keşke benim babamda senin baban gibi olsaydı belki de bu durumlarda kalmazdım dedi . O gün okul çıkışı Derya hastane tarafına giden dolmuşlara bindi ben anlamıştım bende eve gittim Ali hoca ile karşılaştık yolda tam binamıza gireceğim sırada Ali hocayı eve davet ettim yine tansiyonun düşmesin dedi gülerek bende kötü mü olur düsse dedim olmaz olmaz hadi çıkalım dedi.
Birlikte bize çıktık kahvaltı hazırdı annem gitmeden hazırlamış çayın altını kısmıştı , Ali hoca ile birlikte kahvaltı yaptık daha sonra salona geçtik Ali hoca birden sikini çıkardı hadi tansiyonun düşmeden beni bir daha mutlu et dedi gidip ağzıma aldım emmeye başladım ben emdikçe daha da sertleşti resmen kazık gibi oldu altımdaki eteği sıyırıp külotlu çorabı çıkardım beni yere yatırdı amımı yalamaya başladı zevkten kuduruyordum Ali hoca diliyle yalayarak orgazm etmişti biran durdu bakiremisin diye sordu evet bakireyim dedim peki arka deliğin dedi orası da ilk defa sizinle yaptım dedim peki istermisin en azından arkandan sikilmek istermisin diye sordu acır ama ilk başlarda acır ama sonra zevkin doruklarına çıkarsın bitanem dedi tamam ilk siz sikin dedim krem vardır dedi al gel dedi annemin yatak odasına gittim kremi aldım geldim önce kendi sikine sürdü sonra parmaklarını göt deliğime sokmaya başladı bir taraftan da amımı okşuyordu o kadar zevk alıyordum orgazm oluyordum birden başıma bastı domalttı beni ve sikini biraz önce parmak soktuğu göt deliğime sokmaya başladı canım yanıyordu ama sesimi çıkaramıyordum yüklendi komple girdi içeri, biraz bekledi sonra içimden çıkmadan hızlı hızlı gidip gelmeye başladı belki 15 20 dakika bu şekilde sikti. Yine durdu bu sefer boşalmak için durmuş boşaldı içimden çıktı dudaklarımdan öptü sonra ağzıma verdi yalattı temizletti bana gidip banyo girdi duş alıp giyinip gitti 5 dakika sonra babam aradı acil hastaneye gel sana birşey verecekler al eve götür dedi araba annende bende akşam geç geleceğim dedi hemen çıktım Ali hoca daha gitmemişti ona rica ettim birlikte gittik babamın tarif ettiği yere gidip emanetleri aldım babamın odasına gittim sonuçta kızıyım bana kızmaz diye düşündüm daldım odaya birde ne göreyim babam Derya yı kucağına almış sikiyordu beni görünce saklanmaya çalıştılar ama nafile ben görmüştüm göreceğimi .
Babam ilk kez bana sesini yükselterek kızdı Derya özür diliyor affet ne olur diyordu ben babamı tehdit ederek 5 bin TL aldım Ali hocanın yanına gittim birlikte eve gittik . Eve girer girmez Ali hoca ile öpüşmeye başladık, öpüşürken soyunduk sikini ağzıma aldım emmeye başladım yatağıma gittik 69 pozisyonuna geçtik Ali hoca boşalmak bilmiyordu doğruldum Ali hocanın sikini tutup amıma yerleştirip üzerine oturdum kızlığımı Ali hocaya vermiştim . O gün babam telefon edene kadar Ali hoca ile seviştik kaç kez boşaldı bilmiyorum bende kaç kez orgazm oldum bilmiyorum. Şuan Ankara üniversitesinde öğrenciyim erkek arkadaşım yok paraya ihtiyacım olduğu zaman kendimi pazarlıyorum çok lüks bir yerleşim yerinde oturuyorum. Daire pahalı yeme içme pahalı haliyle sürekli olmasada 3 4 günde bir caddede erkek buluyorum .