Farklı düşüncelere bürünmek adımları atarken.Yaşamın hafif pırıltısında kaybolmak geceleri düşlerde.Güneş ışınlarında aramak gökyüzünün en gizemli sırlarını,belki de bulamamak.Geç kalmak bir şeylere,yaşamaya geç kalmak.Sonradan vazgeçmek bu düşüncelerden,hepsini sahnede sergilenen bir tragedyadan saymak.Farklı yaşamlarda bulmak kendini,hem de en farklısından.İşte kurtulduk şimdi tüm bu gezegenden.Hayal edelim şimdi.Fotoğrafa bakın bir daha .Adım atan kişi olarak hayal edin kendinizi.Arkanızda bıraktığınız hafif gürültülü bir sessizlik,yerde biriken sulardan beslenen bir serçe.Kurtulun şimdi bu fotoğraftan,bir resme atlayın hayal dünyanızda.Kendinizi Van Gogh’un bir tablosunda hayal edin.Tam ortasına dahil olun tablonun.O tablodaki güzel kulübeden çıkın şimdi,yem verin ördeklere ama yeşil başlı olmalarına dikkat edin.Ardından o güzel gölde kürek çekmeye başlayın sandalınız hafif sallansa bile aldırmayın ,korkutmasın sizi hiçbir şey ölüm dahi olsa en cesur anınızı yaşayın o anda.İzin vermeniz gereken bir şey varsa o da sisler arasında sandalla yolunuzu kaybetmenize neden olacak derin düşünceler olsun.Öylesine hızlı kürek çekin ki kaybolun o gölde.Bir başka tabloda bulun kendinizi ,Claude Monet sizi misafir etsin kulübesinde ve en güzel rüyalarınızı orada görün,yatağınızın yanı başında diğer tablolar eşlik etsin size.Rüyalarınızdaki tabloları da görmezden gelmeyin,o resimlere de girin hissedin adeta.O tablolarda da farklı yaşamlara tanık olun orada da dalın rüyalara.Rüya içinde rüya yaşayacaksınız böylece,en güzeli de dünyadan epeyce uzaklaşmış olacaksınız.Harika değil mi? Ben şuan samanların arasında evrenin sonsuzluğunu düşünüyorum peki siz hangi tablodasınız ?










