Rüyana giren insanları sabah uyanınca aramalısın. Hayat daha kolay olur.
“Selam, rüyamda seni gördüm. Beni aşk uyandırdı”
$LAYYYTER

Love Begins
Stranger Things
Cosmic Funnies
Show & Tell
NASA

pixel skylines
Xuebing Du
RMH
Mike Driver

@theartofmadeline
Noah Kahan
No title available

Product Placement
cherry valley forever
Keni
hello vonnie

Origami Around

#extradirty
𓃗
seen from United States
seen from Bangladesh

seen from United States
seen from Panama

seen from United Kingdom
seen from United States
seen from United States

seen from France
seen from United States
seen from Bangladesh
seen from Türkiye
seen from United States

seen from United States
seen from Malaysia
seen from United Kingdom

seen from United States
seen from Italy

seen from Malaysia
seen from Sri Lanka

seen from Finland
@lilaasu
Rüyana giren insanları sabah uyanınca aramalısın. Hayat daha kolay olur.
“Selam, rüyamda seni gördüm. Beni aşk uyandırdı”
Çocuklaşmak aşkın en büyük semptomudur
Seninle bu gece sabaha kadar sohbet etmek istiyorum. Kaç sigara içildiğini, kaç uzun sessizlik olduğunu saymadan. Konuşmadan zihnimi duyduğun gecelerden biri daha olsun istiyorum. Saçma sapan bir şeyler anlatmak istiyorum, asıl söylemek istediklerimi adın gibi bilsen de dinleyeceğini bilerek…
@mahluk-official
Neden hayallerini gelecekte arıyorsun?
🌈
Okul yolu sensiz
Ölüm kadar sessiz
Geçtim o yoldan dün
İçim doldu hüzün
Yapraklar solarken
Adını anarken
Bekletme ne olur
Gelmek zamanı, gel…
Bugün de seni çok özledim.
En çok da seni uyurken izlemeyi.
Hiçbir şey yapmadan, sadece sana bakmayı… Nefes alışını dinlemeyi. Kirpiklerine dokunmayı. Sen uykunun arasında beni öpüp tekrar uyurken içimin huzurla doluşunu özledim.
Sonra tatilimizi düşledim. Bana heyecanla yüzme stillerini gösterişin… Her seferinde dönüp bana bakışın. Benim seni izliyor olmamın seni mutlu ettiğini bilmek.
Eve geldiğimde ilk düşündüğüm şey sana sarılmaktı.
Sonra kapıyı açınca yine sessizlik karşıladı beni. Bugün bu evde en çok sesini özledim.
Bir odadan bana seslenmeni… Gülüşünü… Durup dururken bana bir şey anlatmanı… Yanımdan geçerken bana dokunmanı.
İnsan birini bu kadar sever mi bilmiyorum. Ama ben seni sevmeyi çok seviyorum. Seni düşünmeyi, seni anlatmayı, sana özlem duymayı bile seviyorum.
Yine de bunların hiçbirini, sana sarılmaya değişmem.
O gün biraz daha erken gelse olmaz mı?
Çünkü ben artık sadece seni özlemiyorum.
Ben, seninle geçecek sıradan bir günü bile özlüyorum.
@mahluk-official
Bu bir teşekkür yazısı.
Ben o işe girdim.
Hayalini kurduğum, güneşi bol bir ev tuttum.
Başvurduğum yüksek lisans programına kabul edildim.
Sanırım... ben o karanlıktan çıktım.
Yine ağlayarak yazıyorum bu satırları. Ama bu kez gözyaşlarımın tadı bambaşka. İçlerinde hüzün yok. Şükür var. Minnet var. Umut var. Uzun zamandır ilk kez, yarına dair içimi ısıtan bir sevinç var.
İnsan bazen tek başına çıkmıyor karanlıktan. Birileri yoluna ışık oluyor. Benim de oldular.
Kendime inanmadığım günlerde bile bana inanmaktan hiç vazgeçmeyen sevgili @karanliktabirisikdemeti...
Bana kaç kez "Yapacaksın." dediğini bilmiyorum. Ama ben, kendime her "Yapamam." dediğimde sen bana başka bir gelecek gösterdin. Bazen tek bir cümleyle, bazen saatler süren konuşmalarla... Umudu bana geri verdin.
Aydınlık ruhun ve sevgiyi çoğaltan kalbin sayesinde, hayatın ağırlığını taşımak daha kolay oldu.
Ve iyi ki doğdun.
Bu yıl başıma gelen en güzel şeylerden biri, senin hayatımda olman.
Ben kaygılarında boğulan biriyim. Kafamın içinde, beni değersiz olduğuma ikna etmeye çalışan bitmek bilmez bir ses var. Yakında ona mesai ücreti ödemem gerekecek. Ama sonra seni düşünüyorum.
Hayatımda benim mutluluğumu, bazen benden daha çok önemseyen bir dostum olduğunu...
Her zaman sevgimizi yüksek sesle göstermemiş olabiliriz. Ama bazı bağların kanıtlanmaya ihtiyacı yoktur. Ben senin kalbini biliyorum. Beni senden daha iyi tanıyan biri olmayacak galiba. Seninle konuşmak, kendi iç sesimin bana ilk kez şefkatle cevap vermesi gibi. Bana hiçbir zaman yargılanmayacağımı hissettiren güvenli alanım olduğun için teşekkür ederim.
Seni çok seviyorum. Çocukluğumdan bugüne taşıyabildiğim en güzel şeysin. #A'
Ve sevgilim...
Ruhumun neşesi.
Hayatı yeniden sevmemin en güzel sebebi.
Sen bana sekiz ayda, çok sevmenin insanın omuzlarına yük olmadığını öğrettin. Aksine, doğru insanın sevgisinin insanı hafiflettiğini...
Beni eksik olduğum yerlerden çekiştirmek yerine, güçlü olduğum yerleri gösterdin.
Benden hiç vazgeçmeden inandın bana.
Yapabileceklerimi bana benden önce sen hatırlattın.
Sevgini hiçbir zaman bir şartın arkasına saklamadın. Cömertçe sevdin. Korkmadan sevdin. Kalbinin tamamıyla sevdin.
Sana duyduğum minneti anlatabilecek kadar büyük bir kelime bilmiyorum.
Ama şunu biliyorum: Seni her gün, bir önceki günden biraz daha fazla seveceğim. Çünkü sen bana yalnızca aşkı öğretmedin. Hayatı yeniden istemeyi öğrettin.
Ve bunun için ömrüm boyunca sana teşekkür edeceğim. Ömrüm boyunca yanıbaşımda ol olur mu ?
@mahluk-official
Selamm blogun çok güzel
Teşekkürleeer. Beğenmene sevindim
Bir şey kemiriyor yine zihnimi, bulana kadar kendime hayatı zehir edeceğim gibi
Belki güneş bir gün ikimiz için doğar
Renkler
Mavi, lila, yeşil…
Ait hissetmek için boyadığım duvarların renkleri. Sahip olduğum tek odanın. Yıllar boyunca sırayla sürdüğüm umutlar gibi. Benimsemeye çalıştığım, içinde bir türlü yalnızlıktan çıkamadığım bir yer. Zihnimde bağıran şeylerin sustuğu değil, daha çok yankılandığı bir sessizlik.
“İstediğim yere gidemiyorsam, olduğum yeri güzelleştiririm,” dedim yıllarca. On dört yaşımdayken, pek yeni sayılmayacak bir eve taşındık. Büyük bir oda verdiler bana. Temizledim, eşyalarımı yerleştirdim. Ama o kadar boştu ki sesim bile geri dönüyordu. O boşluk azalsın diye eski bir vitrini koydular odama. Ev de, odam da o zamanlar bana yabancıydı.
Sonra herkes alıştı. Mutfak, salon, banyo, odalar… Herkes yerini buldu. Ben hâlâ yankılarımla uyuyordum. Sorunu odada sandım. Baştan düzenledim. Duvarları kendim boyadım. Posterler astım. Puzzle yapıp çerçeveledim. Bir süre iyi gibiydi. Sonra yine aynı oldu. Olmuyor işte.
Ama yine de “olacak” dedim. Pes etmedim. Yeniden.
Bu kez odayı değiştirdim. Balkonlu bir odaydı. Ay ışığı yatağımın üstüne düşerdi. Güzel değildi. Uyutmuyordu. Aydınlıktan bile yorulmuştum. Üstelik balkon benim değildi. Oda da biraz öyleydi. Herkes girip çıkıyordu. Bundan nefret ettim.
Üniversiteye gidince odam bile olmadı. Yurtta kalınca insanın dünyası küçülüyor. Bir yatak, bir dolap, bir masa. Hepsi bu.
Geri döndüğümde beni küçük, karanlık bir odaya koydular. Bu sefer de karanlıktan nefret ettim. Duvarı yıktırdım, pencere açtırdım. Şimdi aydınlık, yeşil beyaz eşyaları olan güzel bir oda var. Ama içinde yine uyuyamıyorum. Anladım ki ben o evi baştan yapsam da orası bana ev olmayacak. Mesele ev değilmiş.
Benim hiç evim olmadı. Hep onarılmaya çalışılan bir yere doğdum. Ömrüm bir şeyleri düzeltmeye çalışmakla geçti. Ama olmadı. Orayı kendime yuva yapamadım.
Şimdi gitme vakti geliyor. Bu evi, bu yeri, bu hatıraları bırakma vakti. Kırgınlıklarımı burada bırakmak istiyorum. Hiçbir şey almadan. Artık bir ev istiyorum. İçinde gerçekten dinlenebileceğim, biraz huzur bulabileceğim bir ev…
“Love is blind”
Sen bilemezdin ne çektiriyor
Yokluğun bana sevgilim…
@mahluk-official
geçmişi düşünmek uykumu kaçırdığı için geleceği düşünmeye karar verdim, şimdi hiç uyuyamıyorum
@mahluk-official