Vol.5
Aptalsın. Çünkü önünde ders notların, oturmuş, öylece bakıyorsun. Önce öylece bakıyor sonra başkalarının hayatlarına bakıyor, sonra yine biraz daha duvara bakıyor, artık sana pek de benzemeyen eski bir fotoğrafına bakıyor, birkaç yıl önce okuduğun bir kitabın kapağına bakıyor, başkalarının hayatlarına tekrar bakıyor, bakıyor ve bakmaya devam ediyorsun. Başkalarının onayını almak için çabalayıp dururken umursadığın son insan sensin. Yine yıllar önce okuduğun o kitapta şöyle yazmış David Foster Wallace,
“Para ve eşyaya taparsanız, bunlar hayattan anlam çıkardığınız mecralarsa hiçbir zaman bunlardan yeteri kadarına sahip olamayacaksınız, yeteri kadarına sahipmiş gibi hissetmeyeceksiniz. Bu hakikat. Vücudunuza, güzelliğinize, cinsel cazibenize tapın, her zaman çirkin hissedeceksiniz. Zaman ve yaş kendini göstermeye başladığında da, insanlar sizin mateminizi tutmaya başlamadan önce milyonlarca defa öleceksiniz. Bir bakıma bunları zaten biliyoruz. Mitler, atasözleri, klişeler, vecizeler, kıssalar halinde kodlanmış; her harika hikayenin iskeletinde mevcut… işin tüm püf noktası bu hakikati günlük bilincimiz içinde görünür tutmakta.
Güce tapın ve kendinizi zayıf ve korkmuş halde hissederken bulacaksınız, ve kendi korkunuzu uyuşturmak için diğerlerinin üzerinde her zamankinden daha fazla güce gereksinim duyacaksınız. Aklınıza tapın, zeki görünmeye tapın, aptal hissedeceksiniz, her daim foyası ortaya çıkmak üzere olan bir sahtekar gibi hissedeceksiniz. Fakat tapınmanın bu türlerindeki sinsi olan şey bunların kötü ya da günah olması değil, bilinçsiz olması. Standart ayarlar olması.”
















