Gittiğin zamandan beri değiştimli cümleler kuruyorum
Dizelerden salıncaklar yapıp sallanıyorum,
Ege'nin bilmediğim koylarında kaybolup
Bakir adalarda müstehcen konuşmalar yapıyorum.
Sonra hıçkırığın arasında boğumlanmış şarkılar söylüyorum yine hayalimdeki bahçelerine.
Saçlarım örgülü unutulmuş gün adlarından birinde çıkageleceğini düşünüyorum.
Tamamlanmamış dizelerime bağlaç yapıyorum saçlarını da yine tamamlanamıyorum.
Çok zamandır natamam dizeler, gönderilmeyi bekleyen mektuplar.
Ne yapardın bu gönderilmemiş mektuplara hadi sen söyle?
Puslu fotoğraflarda çiçeklerle ahbap olmuşken söylemek çok zor be bayım!
Sokak adları seninle başlarken, annelerin çocuklarının adları sen olmuşken, çiçekçiler hep fesleğen satarken de çok zor!
Korkarım kurak pencerelerinin ardından bakan tumturaklı bir olgun olacağım şu hayatta.
Ve üzgün memeli kadın meselleri söyleyeceğim bana bıraktığın yapraklara.
Söylediği gibi;" benim elbet bir bildiğim var. hayat saçma sapandır.
üstüme saçmalı tüfeğiyle ateş açtı hayat''