“İnsan ne denli derin düşünebiliyorsa, sevgisi o denli derindir. O denli doyumsuzdur. Ve acısı da o denli büyük. Yaşam acısı.”
- Tezer Özlü
NASA
Today's Document

blake kathryn
Color Me Curious

No title available
Monterey Bay Aquarium
PUT YOUR BEARD IN MY MOUTH

Jar Jar Binks Fan Club

Origami Around
Sade Olutola
todays bird
Not today Justin
No title available

pixel skylines

@theartofmadeline
The Stonewall Inn
No title available
almost home
taylor price
Fai_Ryy

seen from United States
seen from United States
seen from United States

seen from Brazil
seen from Colombia

seen from United States
seen from Türkiye

seen from United States

seen from Australia
seen from Argentina

seen from Argentina
seen from Brazil
seen from United States

seen from United States
seen from Mexico
seen from Poland
seen from Germany

seen from Argentina
seen from Philippines

seen from Germany
@mavifilgk
“İnsan ne denli derin düşünebiliyorsa, sevgisi o denli derindir. O denli doyumsuzdur. Ve acısı da o denli büyük. Yaşam acısı.”
- Tezer Özlü
Sen benim atlantisimsin demiştim. Düşünmeden daldım derinlere. Şimdi koca bir kayıp kıta yüreğim harabe...
Dokundum Aynanın karşında diz çöken parmaklarımla değil Öğrendim Canım acıyor diye değil Yenildim Vazgeçtim diye değil Sevdim Sevsin diye değil Ağladım Görsünler diye değil Bulutlandım Yağabilmek için değil Güldüm Gülünecek olduğundan değil Vardım Yol benim olduğundan değil Yürüdüm Duramadığımdan değil Koştum Nefesim yetiyor değil Gördüm Göz önünde olduğundan değil Duydum Bana seslenilmiş değil Öldüm Yaşadığımdan değil
GK
Sustum. Konuşmak hiçbir şeyi, hiçbir şeye ulaştırmıyordu. Biliyordum.
Birhan Keskin (via hisssiz-adam)
Ne diyeyim allahım ben sana biraz platoniğimdir biliyorsun Ben bu şüpheyi sırtıma yük edindim, öyle yürüdüm, gocunmam da yükümden beni bilirsin. Ama bunlar çok iştahlı allahım ve görüyorsun nasıl da dünyevi. Bunlarmış senin kulların öyle diyorlar biz de kürenin üveyi. Öyle mi? Oysa allahım bilirsin ben en çok yeryüzünü, ve başımı yatırınca toprağa, gökteki yıldızları da, işte böyle bilirsin çok güzel yapmıştın bu yeryüzünü. Bizim köydeki gibi. Allahım bunlar tokileri seviyor, betonları, hızlı trenleri. Oysa ne acelemiz var, ben ki bunca agnostiğim yine de biliyorum ordaysan nasılsa geleceğiz yanına geri.
Diyor ki, yasalar getirdim, gıcır gıcır, delik deşikti eskisi Anlıyoruz ki yasalar dümdüz ediyor ciğerimizi Diyor ki, yasaklar getirdim ama senin iyiliğine canımın içi Diyor ki, üç beş ağacı kesmişim, indir bindir bütün yaz boyu, keseriz tabii bunda ne var diyor, İnsan önce bir minnet duyar. Oysa allahım toprağa bassın ayaklarımız fena mı olur, istiyoruz ki sokağımızda bir ağaç gölgesi.
Diyor ki, boynuzlu köprü yaptırdım gelip geçmeye haliçin ortasına bak nası’ seksi. Allahım sen bunlara akıl fikir ver diyeceğim ama vardır senin bir bildiğin illa ki.
Allahım işte görüyorsun bunları, eyübün sabrı nedir, rızanın fazladan şeftalisi ne? Bilmiyor. Bilmiyor nedendir zeynebin yakarısı. Ben ki sana bunca platoniğim ama canıma yetti artık Valla bak biz mi düşeceğiz hep iskelelerden Başlarına yık şunların bu metropolleri.
“Tell me, Dolores, did you find what you were looking for?”
Dr. Robert Ford & Dolores Abernathy, Westworld ep. 10 ‘The bicameral mind’
‘Someday.’ You said ‘someday’. Not today or tomorrow or next week. Just someday. ‘Someday’ sounds a lot like the thing people say when they actually mean never.
Dolores Abernathy, Westworld (via wordsaresinging)
Martin Luther King
Nilgün Marmara; yeryüzünün bütün arka bahçelerini görmüş, bundan 29 yıl önce bir pencereden çığlık atmadan uçup gitmişti.
Ruhunu çürümeye gömmüş Onlarca beden Raylar boyu önümden geçen
Emziği yere düşmüş Bir bebek gülüşü Kurtarıyor sıradan bir günü
Oysa ben bir gece Aniden ölücem zannediyorum hala Bu yüzden yarım vasiyetim
Gece kalksın sen uzan göğsüme Göğsümde tek kanat çırpan senken Mümkünü yok kuş tüyü yastıklara düşmeye
Midem bulanıyor Başım dönüyor Ve annem gözyaşlarıma Şahit olmasın istiyorum
GK
...tavan arası olmalı her evin
kırık çerçevelerin arkasında
hayaletler beslemek için...
koşmak yan komşunun bahçesine
ağaca tırmanmak iki elma için
eteğin kısa diye azar yediğin öğretmenden
ders dinlemek hak ve özgürlük üstüne
.....
yıldız kayınca dilek tutmak
yada gökkuşağının öte ucuna yürümek
çeyiz sandığında annenin
sihirli bir değnek bulmak
...
Snape'nin Harry'e sorduğu ilk soru ; “Potter! Öğütülmüş çirişotu kökünü pelinotu demine eklersem ne elde ederim?” İdi. Victorian Çiçek dilinde, Çirişotu; Zambak(Lily) nin bir çeşitidir. Pelinotunun anlamı ise; Keder,Acı, Yokluğu yüzünden pişmanlık duymaktır. Ve Severus aslında bu soruyu sorarken Harry'e “Lily öldüğü için çok pişmanım.” Demek istemiştir. J.K Rowling kesinlikle bir dahi!