Yaşanılanlar unutulur da sende bıraktığı izler unutulmazmış.
tumblr dot com
DEAR READER
dirt enthusiast
styofa doing anything
Peter Solarz
No title available
2025 on Tumblr: Trends That Defined the Year
No title available
I'd rather be in outer space 🛸
Not today Justin
will byers stan first human second

Kiana Khansmith

if i look back, i am lost

❣ Chile in a Photography ❣

⁂

roma★
NASA

izzy's playlists!
Today's Document
Show & Tell
seen from United States

seen from Australia
seen from Ireland

seen from United States

seen from Australia
seen from Netherlands

seen from Türkiye

seen from United States

seen from United States
seen from United States
seen from Italy
seen from Türkiye
seen from Spain
seen from United States

seen from India

seen from Portugal

seen from Malaysia
seen from Canada
seen from United States
seen from United States
@mordadds
Yaşanılanlar unutulur da sende bıraktığı izler unutulmazmış.
"Nergis; sadece bir çiçek değil; yeni başlangıçların, umudun ve direncin adıdır. Bir efsaneye göre, kışın en sert vaktinde toprağın yedi kat altından çıkmaya cüret eder. Ya donup ölecektir ya da güneş onu yakacaktır. Ama güneş, bu cesur çiçeğin kışa karşı direnişine hayran kalır; onu yakmaya kıyamaz ve ona eşsiz kokusunu vererek kalbini hafif sarıya boyar. Tıpkı nergis gibi; her kışın sonunda bir bahar, her zorluğun sonunda bir yeniden doğuş vardır."
Ben Kendime Uğramıyorum Artık
İçimde bir şey var…
sanki uzun zamandır kullanılmayan bir oda.
Kapısı kapalı değil aslında—
ama kimse girmeyi hatırlamıyor.
Sanki ruhum, kendi gölgesine çarpıp geri dönüyor.
Ne kadar ilerlesem
hep aynı karanlığa varıyorum.
Sabah oluyor,
gece geliyor,
ben arada bir yerde aynı kalıyorum.
Değişen tek şey zamanın üstümden geçişi.
Bir şeyler olmalıydı diyorum bazen…
bir his, bir sızı, bir kıpırtı.
Ama içimde sadece
sessiz bir ağırlık var.
Ne acı kadar keskin,
ne huzur kadar yumuşak.
İnsan bazen kendini bile ıskalıyor.
Aynaya bakıyorsun—
orada biri var
ama “sen” değil gibi.
Ve insan en çok burada kayboluyor işte…
her şeyin sustuğu yerde.
Kalıyor geriye sadece bir şey:
düz bir çizgi.
Ne yukarı çıkıyor,
ne aşağı iniyor.
Ve ben…
o çizginin üstünde yürümeyi unutmuş biriyim.
Çünkü mesele düşmek değil artık…
Mesele,
hissedememek.
Leylâ, solmuş çiçekler büyümez, biliyorsun.
Şehri terk edebilirsin, hatta ülkeyi bile, ama kendinden kaçamazsın. Yeni sokaklar yaralarını silmez, sadece manzaran değişir çünkü kaçmak, aynı hikayeyi farklı yerlerde yaşamaktan başka bir şey değildir.
Ve zaman geçer… Ayrılık, bir kesik gibi önce kanar, sonra kabuk bağlar ama izi hep kalır.
Hayatımdaki her şeyin yıkılışını gülerek izledim, sonra tek başıma yeniden inşa ettim. Başardığım her şeyde yalnızca kendi izlerim var. Size yaslanacak vaktim hiç olmadı aksine parçalarımı bir araya getirirken acıya yer bırakmadan gerektiği zaman hislerimi yok etmem gerektiğini öğrettiniz bu yüzden sakın 'yanındayım' diyerek boş sözler sarf etmeyin...
"Anılar silikleşse de, duyguları her zaman keskindir."
Her şeyi akışına bıraktım. Aramak isteyen arar, yazmak isteyen yazar, özleyen hissettirir, değer veren belli eder, gitmek isteyen de gider. Artık kimseyi tutmaya, kimseye kendimi anlatmaya çalışmıyorum. Yoruldum… İnsanlara kendimi açıklamaktan, anlaşılmak için çabalamaktan, sürekli bir şeyleri düzeltme çabasından yoruldum. Hayatın ne kadar sade ve dingin olabileceğini fark ettim. Bazen en doğrusu, sadece durup gülümseyerek izlemek; akışı olduğu gibi kabul etmek. Ne mücadeleye gerek var ne de zorlamaya. Gerçekten kalmak isteyen zaten kalır, hiçbir şey onları uzaklaştıramaz. Gitmek isteyen ise bir şekilde yolunu bulup gider. Onları durdurmaya çalışmak sadece yorar insanı. Bu yüzden artık yalnızca kendimi seçiyorum. Huzuru, dinginliği ve sessizliği... Hayatı olduğu gibi kabul ediyorum ve bu kabullenişle birlikte içimde özgürleştiğimi hissediyorum çünkü hayat, zorlamadan yaşandığı zaman kendi ritmini bulur..
Yazmak bazen kelimelerin önünde acıdan kıvranmaktır. Önünde gezinen harfler insanın başını çatlatacak bir cümlenin habercisidir.
İnsanın başına gelebilecek en büyük felaketlerden birisi de artık inanamıyor olmaktır.
Bazı şeylerden vazgeçtim
"Sürekli gülümsüyorsun. Peki çektiğin acılar, o gözlerden okunmuyor mu sanıyorsun? Ah, hiç akıllanmıyorsun."
Toprağa verilişini bile izledim ama sanki hala bir yerlerden çıkacakmış gibi hissediyorum
Ben her şeyi aşacağım. Ben kendimi bile yeneceğim kimse yenemesin diye.
Hiçbir şey gelmez bazen içinden sadece yok olmak istersin.