Gerçek şu ki kimse dostun değil çünkü olması gereken zamanda asla yoklar.
Show & Tell

#extradirty

pixel skylines
he wasn't even looking at me and he found me
untitled
The Bowery Presents
noise dept.
Misplaced Lens Cap
Sade Olutola
𓃗
One Nice Bug Per Day
let's talk about Bridgerton tea, my ask is open
todays bird
2025 on Tumblr: Trends That Defined the Year
Sweet Seals For You, Always

Discoholic 🪩
KIROKAZE
Keni

★
Monterey Bay Aquarium
seen from Switzerland
seen from United States
seen from Uruguay

seen from United States

seen from United States
seen from United States
seen from United States

seen from Australia
seen from United States
seen from United States
seen from United States
seen from United States
seen from United States

seen from United States
seen from United States
seen from United States
seen from United States
seen from United States
seen from United States
seen from United States
@mycanimsu
Gerçek şu ki kimse dostun değil çünkü olması gereken zamanda asla yoklar.
Merhaba sevgili dostlar… Konser haberiyle ilgili yorumları dikkatle okudum…Özellikle konserin iptal edilmesi ve bunun duyarsızlık olduğunu söyleyenlerle düşüncelerimi paylaşmak isterim.
Terörün dostu savaş, düşmanı sanattır. Terör eylemlerinde önemli olan; sesini duyurmak için yapılan eylemin kendisinden çok, insanlar ve toplum üzerinde yaratacağı etkinin büyüklüğüdür.Özde amacı; can almak, can yakmak, korku, endişe, kaygı, güvensizlik hissi yaratmak…Nefret, üzüntü, kızgınlık ve öfke haliyle toplumun dengelerini bozmaktır…Hayatı normal akışından çıkartıp, moralleri bozuk, birbirine ve geleceğine güveni sarsılan insanlar oluşturmak, birbirinden ayrıştırmaktır.
Müziğin (ve sanatın) amacı ise sadece “eğlence” değildir… Müzik ruhsaldır…ruh halinin en kestirme ve doğal dışa vurumudur. Birleştiricidir, aynı duygu ve hissiyatı paylaşan insanları biraraya getirir. Güven hissini arttırır, yalnız olmadığın hissini güçlendirir, dinlendirir, rahatlatır. Yavrusunu kaybeden ana-babanın ağıtıdır, sevdiğini yitirenin türküsüdür. Gururla söylediğin marştır…Aşktır, isyandır, coşkudur, haykırıştır…
Son üç ayda sayısız konser iptal ettik ya da erteledik… Zira içinde bulunduğumuz duruma ve kayıplarımıza olan üzüntümüzden, ne çalacak moral kaldı, ne sahneye çıkmaya gücümüz. İşte tam da “terör” tarafından istenen ruh halidir bu…Konserler iptal edilsin…Sinema, tiyatro, internet cafeler, eğlence ve alış veriş merkezleri kapansın. Spor karşılaşmaları yapılmasın. Market, bakkal, kasap, pazar yerleri açılmasın. Radyolar, televizyonlar yayınlarına ara versin. Çocuklarımızı parklara götürmeyelim. Düğünlerimizi, doğum günlerimizi, evlilik yıldönümlerimizi, parti kongrelerimizi, dernek veya klüp toplantılarımızı erteleyelim. Mahalle kahvelerine, üniversite kantinlerine, kafeteryalara gitmeyelim. Ev ,komşu gezmesi bile yapmayalım. Arkadaş, dost, aile ziyaretinde bulunmayalım. Bayramlarımızı kutlamayalım. Kapımızı kilitleyip evde kalan neyimiz varsa onla idare edip oturalım. Çalışmayalım, çalışamayalım, işimize bakmayalım…Üzülelim, ürkelim, korkalım, tırsalım, yas tutalım, susalım.
Terör bunu ister, terörden beslenen tam da bunu ister… Tabutu Türk bayrağına sarılı olarak son yolculuğuna uğurlanmış, asker bir babanın evladıyım ben. 90’lı yıllarda şehit olmuş arkadaşlarım var gencecik toprağa giren. Asker ailesinin nasıl olduğunu da biliyorum, şehit annesinin nasıl olduğunu da, yaslı olmanın ne olduğunu da, gözü yaşlı olmanın ne olduğunu da… Bu memlekette savaş yüzünden, terör yüzünden kaybettiğimiz her şehit için, her çocuk için, her masum insan için üzülürüm ve etkilenirim ben, ırkına, kökenine, cinsiyetine, dinine bakmadan…Hatta belki daha fazla senden.
Sen ne istiyorsun şimdi benden…"Konserleri iptal et.”
Hem de müziğe, sanata en çok ihtiyacımız olan bu zamanlarda. Birbirimize sarılıp dertleşmeye, kenetlenmeye, barışmaya, acılarımızı paylaşıp dağıtmaya, huzura, kardeşliğe, dostluğa, ayrışmaya değil birleşmeye en ihtiyacımız olan zamanda. Birbirimize moral verip, sakinleştirmeye, teselli edip avutmaya, şiddete, vandalizme değil güzelliğe, sağ duyuya davet etmemiz gereken tam bu zamanda. Beni, şarkılarımı, sözlerimi bilen, beni anlayan, dinleyen az da olsa sevenim var diye düşünürdüm hep. “Saydım” şarkısı dışında (ki onu da askerdeyken yazmışımdır) diğer şarkıları hiç dinlememiş, yıllardır nelerden bahsettiğimi anlayamamış, bir konserimi bile izlememiş konserlerimizin nasıl olduğunu bilmeyen birilerini görmek de bir o kadar üzdü beni.
Müzik benim işim, müzik benim aşkım, müzik benim kendimi, hayatın bende bıraktığı izleri ifade biçimim…Üzüntüm de var içinde umudum da, kırgınlığım da var içinde, kızgınlığım da…
Hadi sen yapma işini bugün… Sen bugün kapattın mı dükkanının kepengini? “Patron ben gelmiyorum bu hafta işe “ dedin mi? Yanında çalışanlara “Üç gün çalışmıyorsunuz , paydos” dedin mi? Çocuğunun doğum gününü iptal ettin mi iki gün önceki? Düğününü erteleyebildin mi geçen haftaki, ertelemeyene kızabildin mi? Haftasonu maçı olan taraftarı olduğun takıma “maçı iptal edin” dedin mi? Arkadaşlarınla buluşup beraber maç izleme programınızdan vazgeçtin mi? Kapattın mı radyonu, bıraktın mı izlemeyi sevdiğin diziyi?
Bugüne gelmemize sebep olan asıl sorumluları düşündün mü? Hesap sordun mu, sorabildin mi? Sanatçıya, müzisyene gelince “çalmayın!, söylemeyin!”
Ben çok düşündüm…Çok irdeledim… Çalmaya karar verdim, konserlere devam etmeye karar verdim. Daha çok çalmaya, daha çok çalışıp daha iyi çalmaya, daha çok yol kat edip, daha çok yerde, daha çok kişiye çalmaya karar verdim. Daha çok yazmaya, daha çok şarkı yapmaya…Dünü, bugünü ve yarını, ne olduysa ne gördüysem anlatmaya, kaydetmeye devam etmeye karar verdim.
Susmayıp, söylemeye karar verdim… Söylemenin değil, suskunluğun, sessizliğin duyarsızlık olduğuna karar verdim tekrardan. Korkmadan.
Babamı ve kardeşimi toprağa verdikten kısa bir süre sonra sahneye çıktığım günden sonra belki de en zor sahnelerimden olacaktır önümüzdeki konserler. Gelen bir kişi de olsa bin kişi de olsa…
Sen ister gel, ister gelme! Birlik beraberlik ve huzur içinde yaşayalım diye hayatını kaybeden gencecik şehitleri çok düşünüyorsak, üzülüyorsak ve memleketi de gerçekten seviyorsak eğer…Sorumluluğundan kaçmayı bırak…Sen kendi işini en iyi şekilde nasıl yaparsın da kendine ve millete faydalı olursun ona kafayı tak. Durması gereken konserler, müzik, sanat değil… Kan, gözyaşı, acılar ve silahlardır! Bu durumlara gelmemize sebep olan tüm faktörler ve aktörlerdir. Bunlara demokratik yollardan “Durun, durdurun ” demek de şarttır ve haktır. “Dursun artık” diyeceksek buna diyelim hep beraber lütfen. Sevgi, saygı, barış..
Ogün Sanlısoy
Zaman değişimi artık böyle
Ben onunla gülerdim, içim yansa da gülerdim..
Yolu Yarılayan Kadınlar
“Yaş otuz beş, yolun yarısı eder” deyince şair, yolu yarılayan kadınlar aklıma gelir. Ne aradığını ya da ne aramadığını bilen kadınlar. Aşkı, sevdayı mutlaka tatmış olurlar. Bu nedenle onları yüzeysel duygularla kandırmak mümkün değildir. Aşkın da aşksızlığın da kokusu bu kadınlara sizden önce gelir. Ömrünün diğer yarısını kendini geliştirmeye adayacağından bilinçleri doruğa yükselir. Akıl ve bedenle birlikte girdiği ortama renk ve ışık verir. Yolu yarılayan kadınlarla kolay ve zor bir hayat iç içedir. Sevgisinde de, öfkesinde de cömerttir. Evet anlamına gelen kadınsı hayırlarla kapris yapılmayacağını çoktan öğrenmiştir. Erkeğin ne ardından gelir, ne de ilerisinde olmak için didinir. Yan yana, can cana duruşlar tercihidir. Bazen bir anne şefkati, bazen de bir aslan kükremesi ile şaşkınlığa çevirir. Onunla birlikte olan erkeğin herşeye hazır olması gerekir. Yolu yarılayan kadınlar duygularını yaşamasını bilir. Davranışları sebepsiz değildir. Kalbi kırıldıysa ağlar, ağlayışının sebebi erkeğin ona sunacağı sevgi değildir. Mutluysa kahkahalar atar, gülüşünün sebebi dikkat çekmek değildir. Seviyorsa kıskanır, kıskanç oluşunun sebebi kendine güvensizlik değildir. Üzgünse omuz arar, destek istemesi çaresizliğinden değildir. Suskunsa sebebi vardır, kendi haline bırakılması gerekir. Yolu yarılayan kadınların hissiyatı kuvvetlidir. Aldatıldığını sezgilerini kullanarak gün ışığına çıkarır. Veda vakti geldi demenize bile gerek yoktur. O verdiğiniz mesajı çoktan anlayıp kendi yolunu tutmuştur. Her gidiş kadını daha da kadınlaştırır. Gidenin ardından bakacak kadar hayatın uzun olmadığını anlamıştır. Ve gizem kadına en çok bu yaşlarda yakışır.
#geceleri beni en iyi anlatan #resim 😕
Biraz dinginlik
#gidesim #geldi
#kpss #ask ve #aci #gercek
#yagmur #damlaları #ask #love
#yagmur #yaraticiliktir #rain
#elalem #ne #der
#gülümsemek #bazen #hayata #uyumdandir o #zaman #gülümse #smile
#rengarenk #cok #güzel #araba benim olsun
#seviyorsan #git ☺☺☺