Zamanın geçmesiyle bazı anlar daha da canlilasir.
Dünkü çok sayıda karşılaşmalar ve vedalar bugün için vardı.
İçinde bulunduğum her geçit ve kavşak ,hepsi beni bu yere götürüyordu.
Demek istediğim bunun gibiydi.
Düş gibi gelen Ağustos böceklerinin sesi aniden sona eriyor.
Aniden gelen sessizlikte,hayatın ne kadar muazzam olduğunu farkettim.
Sadece içinde olduğun gerçeği her şeyi farklı kılıyor.
Bu bir rüya bile olsa ben burada olmayı istiyordum.
Neden en mutlu anlar ani bir korkuya neden oluyor?
Geriye baktığımda başından beri biliyordum
Gözlerimin altında parlayan dünyanın altında ,kandırıldığımi.
Buradaki her şeyin küçük bir nefesle yıkılacak bir rüya olduğunu
Uzaklaştım,kacindim,gözlerimi kolayca yumdum
Korktum,kendim olduğum için insanların beni sevmeyeceğinden korktum.
Eğer saati geriye sarabilseydik nereye dönmek isterdik?
Korkmadan sevebileceğimiz zaman tereddüt ve ayrılık olacaktır.
O yere vardığımizda,bütün hata ve yanilgilarimizi geri alabilecektik.
Yani?Orada kalırsak mutlu olacak miydik ?
Birçok mevsim gelip geçse de ulaşılamayan yerler vardır.
Karşılaşacağımız başka bir fırtına ve baştan aşağı yipranacagimiz bir şey.
Ben sadece olduğum kişi gibi yaşıyorum..