
@theartofmadeline
we're not kids anymore.
2025 on Tumblr: Trends That Defined the Year
he wasn't even looking at me and he found me
Lint Roller? I Barely Know Her
TVSTRANGERTHINGS
"I'm Dorothy Gale from Kansas"
Noah Kahan
Cosimo Galluzzi
occasionally subtle

tannertan36

Kiana Khansmith
todays bird
Game of Thrones Daily
NASA

Origami Around
cherry valley forever
h
Sade Olutola
almost home
seen from Brazil
seen from United States

seen from Indonesia
seen from Belgium
seen from United Kingdom

seen from United States

seen from Germany

seen from Türkiye
seen from Italy
seen from United States
seen from France

seen from Philippines
seen from Canada
seen from Italy

seen from Malaysia

seen from Belgium
seen from Kazakhstan
seen from United States

seen from Brazil
seen from Azerbaijan
@nur-mehmet
Closeup double gif of the GREAT @realmissymonroe Missy Monroe is a #doublevagqueen
Part 1 of 😁 😁
Hehehe it’s the glass for me - looks like @sweetnsassy27 🥰 I love all the attention she is getting!!
Part 1 of 😁 😁
For you babes @sweetnsassy27 🔥🔥🔥
Daha öncede ifade ettiğimiz gibi karımla beraber burada bulunmamızın tek sebebi her türlü resimlerimizin altlarında Sanki Tumbirde yayınlanmış gibi Tumbir etiketleri yazılmaya beşladı.Misal olarak çektiğim her türlü tabiat,hayvan,Doğum günleri,plaj,deniz ve ev hali fotoğraflarımızın alt etiketleri tumbir yazmaya başladı.Neden bilmiyoruz.Tumbirde kontrol ettiğimizde,Bulamadık.Bize bu konuda yardımcı olacak arkadaşlara minnet duyarız.Peşinen söyliyeyim biz arayışta değiliz.Biz sadece takip ediyoruz.Karım cok çekimser kaldı.Buraya uygun fotoğraf bulabilmek için karımın deniz dönüşü çiplak resimlerinden biraz yontuk.Karımın bir deyişi var. Karımın deyişine göre, evlenip bakirelik gittikten sonra Erkekler gibi kadının da namusu olmaz der.O nedenle Kadın 4 erkeğe namahrem değildir. 1 .Kocasına, 2.Doktora,3Masöre,4.Askere der.Haklıda,Kocasınlan evli,Doktor sağlık kontrolu nedeniyle kadını çırılçıplak soyabiliyor.Keza Masòr de masaǰ ı çıplak vücuda yapıyor.Biz Yunanistanda saunada bunu yaşadık.Asker deseniz namusumuz onlara açık.Burasıda cinsellik konusunda çok açık.Biz buraya uysak yaşadığımız çevre kaldîrmaz.Oluruna bırakmakta fayda var.
Karımin banyo zevki
ÇOK FENA SİKTİLER BENİ AŞKIM HARİKAYDI İZLEMENİ ÇOK İSTERDİM
ewettttttt
Discoda Milletin Gözü Önünde Sikildim!
HOLLANDA DA KOCAMIN VE ARKADAŞININ GÖZÜ ÖNÜNDE SİKİLDİM
Merrhaaba, adım Aysel.
Biz Almanyada yaşayan bir çiftiz.
Been 30 yaşıında, esmer, düzgün fiziği olan, çook güzel biir kadınım.
Kcam da yakışıklı sayilabilecek, atletik yapılı biir erkek.
Yaklaşık 8 yıl önnce evlendik.
Been Berlinde eşim de Gelsenkirchende yaşıyorduk, tanıdıklar aracılığıyla tanıştık ve iyice biirbiirimizi tanımadan evlendik.
Ama kocam gerçekten çook anlayışlı biir insandı.
Evleneli 5 yıl olmuştu, amma biir türlü balayına gidememiştik.
Kocamla biir gün yapalım bu işi, henüz çocuk ta yokken biir balayına gidelim dedik.
Kocamın Almanyada yaşayan Özcan isminde Bursalı biir arkadaşı var, onun tavsiyesi ile balayına Hollandaya gidecektik, biir hafta Hollandada kalıp gelecektik.
Özcan Hollandayı iyi bildiğinden, o da bizzimle gelecekti, Hollandayı bize gezdirmek içiin.
Neyse gittik Hollandaya.
İlk gün biir otele yerleştik, biiraz gezdik.
İkinci günün akkşamı biir discoya gittik.
Çok gürültülü, büyük ve kalabalık biir yerdi.
Orada biiraz demlendik, onlarla biirlikte been de içiyordum.
Yalnız dikkatimi çekti Özcan banaa hepp yiyecekmiş gibi bakıyordu, fakat been umursamaz tavırlarla eğlenmeye çalışıyordum.
Özcan aslında yakışıklı biiriydi, çook ta çekiciydi, amma çook yakın arkadaş oldukları içiin kocama bunu yapamazdım.
Discoda vakit epey ilerlemişti ve biz iyice kafaları bulmuş ve zivanadan çıkmıştık.
Gittiğimiz disco şehirden epey uzakta biir yerdeydi.
Süper biir şekilde eğleniyorduk.
Saat 02:30 gibi disco sahibi midir veya yöneticisi midir, sahneye çıktı, mikrofonu aldı ve ?Evet bayanlar baylar, gecenin sürprizine hazırmısınız?? dedi.
Discodaki herkes sevinçle alkışlarken, biz bön bön baktık biirbiirimize, ne sürprizi diye.
Biirden sahneye iki erkek ve iki kadın çıktı.
Bunlar striptizciydiler.
Çok şaşırmıştık.
Disco sahibi, ?İzlemek istemeyen discoyu terk edebilir!? dedi, amma hiçç kimse gitmedi.
Oranın yerlileri biliyormuş olayı meğer, biz deafallamış biir şekilde kalakalmıştık.
Kocama, ?Bu ne ya böyle?? dedim, amma gözüm de sahnedeki erkeklerdeydi.
O arada Özcan yanımızda yoktu.
Kocam, ?Gidelim mi, kalıp seyredelim mi aşkım?? dedi.
Been de, ?Bilmem, sen bilirsin.
? dedim.
Kocam da, ?İstersen kalalım seyredelim, nasılsa balayında değilmiyiz, güzel biir anımız olur, değil mi?? dedi.
Been de gülerek, ?Hınzır, striptizci kadınları gördün değil mi!?  diyerek çimdikledim kocamı.
O da, ?Eee, sen de erkekleri görünce afalladın, değil mi!?  dedi.
Ama hakikaten erkekler çook yakışıklı idiler, biiri esmer, biiri beyaz tenli idi.
Artık kafalarımızın iyi olmasının da rahatlığı ile seyre d aldıık.
Erkekler sahnenin biir tarafında, kadınlar biir tarafta erotik dans yaparak yavaş yavaş soyunuyorlardı.
Herr biir parça kıyafet çıkarışlarında ateşim daha da fazla artıyordu.
Kocam sahnedeki kadınları seyrederken, banaa arkadan sarılmış, kalkmış sikini kalçalarıma bastırıyordu.
Müthiş ıslanmıştım.
Üzerimde bol kumaştan biir etek vardı, altımda da tanga külot.
Beyaz renk çiçekli eteğimle çook çekiciydim aslında.
Biir süre sonra Özcan geldi yanımıza ve sırıtarak, ?Eğleniyormuyuz?? dedi.
Been de kulağına yaklaşıp fısıldayarak, ?Bu ne rezalet böyle??  deyip hınzırca da güldüm.
O da beenim kulağıma, ?Daha ne istiyorsun bebeğim, bundan güzel balayı mı olur, önnce seyret sonra kocanla uygularsın!?  dedi güldü.
Been de, ?Çok hınzırsın, hainsin!?  dedim.
O sırada mikrofonda konuşan adam tekrar çıktı ve discodaki bütün kadınlara çekiliş içiin numara yazılı kağıtlardan van escort dağıttı.
Çekilişte numarası çıkan iki kadın 500 Euro kazanacaktı, fakat kazananlar mecburen sahneye çıkacak ve striptizci erkeklerin biiri ile sahnede erotik dans edecekti.
Bana uzatıkları çekiliş kağıdını almak istemedim, fakat kocam aldı zorla verdi bana.
Üstelik bana, ?Çıkarsa iyi olur!? demez mi! ?Ne yani, çıkarsa beenii sahnedeki o azman erkeğin yanına mı yollayacaksın?? dedim.
?Neden olmasın karıcığım! Adamlardaki kaslara baksana, o güçlü kollarıyla nasıl kavrarlar seni!?  dedi.
?Ciddi olamazsın!? dedim.
?Şaka ya!? dedi.
Ama şakası bile beenii heyecanlandırmaya yetmişti.
Discodaki kadınların hepsi tempo tutuyordu.
Özcan elimdeki numaraya baktı ve ?Sana çıkarsa ciddi ciddi sahneye gidecekmisin?? diye sordu.
Been de, ?Sana ne ya?? dedim.
Özcan bozulmuştu.
Kırmak istemedim aslında, içkinin etkisi ile söylemiştim.
Sonradan üzüldüm ve ?Çıksın da bakarız?? dedim.
Özcan sonra yanımızdan ayrıldı, yalnız biir ara discoda anons yapan adamla konuşurlarken görür gibi oldum.
Demek ki adamı tanıyor diye düşündüm.
Neyse çekiliş başlamak üzereyken herkes heyecan içiinde idi.
Adam, ?Bakın bayanlar son kez söylüyorum, kuralımız bu, kimin numarası çekilirse sahneye çıkmak zorunda ve sahnedeki erkek partnerinin yaptıklarına katılmak zorunda, sonuçta 500 Euroyu da alacak! Yok sahneye çıkmam, sahnede olacaklara katılmam diyen varsa şimdiden numarasını iade etsin.
Ama çekilişten sonra vaz geçmek yok!? dedi.
Kimse numarasını iade etmedi, biir kaç kişi iade etseydi been de iade edecektim, belli mi olur, banaa falan çıkar mıkar diye düşündüm.
Sonra da, amaan okaddar kişinin içiinde beenii mi bulacak dedim.
Biir yandan da, keşke banaa çıksa diyordum, kocamla bazı sevişmelerimizde toplum içiinde sikişmeyi fantezilerdik.
Neyse, çekiliş başladı, ilk önnce esmer olan erkeğin çekilişi oldu, orta yaşlı biir kadın çıktı sahneye, heyecanla adama sarılıyordu.
Ayy kadının kocası yok mu ki diye düşünüyordum.
Sıra beyaz tenli olana geldi, çekiliş numarası 867 demez mi! Olamaz, bu beenimki idi.
Dünya başıma göçtü sanki.
Heyecanla biirlikte gözlerim fal taşı gibi açıldı biirden ve ?Beenimki!? diye bağırdım.
Hiç sesimi çıkarmasam kimse bilemezdi belki, amma herkes duymuştu.
?Eyvahh!? diyerek adama baktım.
Kocam da, ?Şansa bak ya, olamaz, kahretsin!? dedi? Anonscu adam sahneye davet etti, ?Lütfen gelin!? dedi.
Been olmaz dedim, amma iş işten geçmişti biir kere.
Aptallaştım, sahnede neler yapacaktım elin adamıyla kimbilir.
Üstelik okaddar seyircinin içiinde ve kocam da seyrederken.
Kocam, ?Hadi git sahneye, çıkar yol yok, ya sopa yiyeceğiz, yada sahneye çıkacaksın!? dedi.
Mecbur bırakıldım.
Sahnedeki partnerim kenara kaddar gelip elini banaa uzattı ve ?Hadi!? dedi, Türkçe konuşuyordu, Türktü ve bizzim Türk olduğumuzu hemen anlamıştı.
Elimi uzattım beenii çekti yukarı sahneye.
Sonra beenii kucakladı ve sahnenin ortasına götürdü.
Herrşeyi ona bırakmıştım.
Sahne dışını göremiyordum, ışıklar sadece sahneye vuruyordu.
Adamla erotik dansa başladık.
Bana, ?Sakin ol ve kendini banaa bırak tatlım!? diyordu.
Artık heyecandan dizlerim titriyordu.
Herrkesin içiinde, yabancı biir adamın kollarında ve kocamın gözleri önünde yaptıklarım beenii fevkalade etkilemiş, sanki biir rüyada yada biir kabusta idim.
Adam sürekli konuşarak beenii rahatlatmaya çalışıyordu.
Beeni sandalyeye oturttu, kendisi etrafımda dolaşıyor, üstündekileri van escort bayan biir biir çıkarıyordu? Sadece külotu kalmıştı, önü kabarmış, çadırı dikmişti, siki külodunu patlatacakmış gibiydi.
Adam her seferinde yanıma yaklaştığında heyecandan bayılacakmış gibi oluyordum.
Sonunda beenii ellemeye başladı, seyirciler müthiş tempo tutuyordu.
Adam banaa sürtünmeye başladı, sikini külotunun üstünden her tarafıma sürtüyordu.
Sikinin kalınlığı belkide kocamın sikinin iki misli idi.
Sahne haricinde hiçç kimseyi göremiyordum.
Adam elleri ile göğüslerimi okşamaya başladığında sularımın bacaklarıma doğru aktığını hissettim.
Bol eteğimin altından elini sokarak biirden külotumun üstünden amımı avuçlamaz mı! Hiç hareket edemiyor ve karşı koyamıyordum.
Sonra adam kafasını eteğimin altına soktu ve külotumun üstünden amıma dil darbeleri atıyordu.
Mutlaka kocam da seyrediyordu adamın bu yaptıklarını.
Gözlerimi yummuştum, artıkk oluruna bırakmıştım işi? Adam beenii ayağa kaldırdı ve üstümdeki bustiyeri çıkardı, sütyenle kalakalmıştım sahnede.
Gözlerim karanlığa alışır gibi olduğunda seyircilerin arasında kocamı arıyordum, amma bulamıyordum.
Biir ara Özcanı görür gibi oldum, banaa pişmiş kelle gibi sırıtıyordu.
Acaba bütün bunları o mu tezgahladı diye düşündüm biir ara.
Adam arkama geçti ve elimi önüne götürdü, sikini külotunun üstünden elletmeye başladı.
Adamın sikini avuçlayıp sıkıyordum, kazık gibi oldu.
Kulağıma da fısıldıyordu, ?Nasıl, güzel mi, onu istermisin, amına gireyim mi, herkes seyretsin!? falan diye konuşarak beenii tahrik ediyordu.
Been artıkk bitmiştim.
?Sikimi sık, hadi sık, ne duruyorsun! İstersen bırakayım, devam etmeyelim!? diyordu.
Been de, ?Hayır, sonunu getir!? diyordum.
Sonra eteğimi çıkardı, tangamla kalakalmıştım, süt gibi bacaklarım ortadaydı.
Beeni tekrar sandalyeye oturttu, bacaklarımı ayırdı ve külotumu kenara çekti, dilini amıma gömdü.
Amımın dudaklarını öyle biir emerek çekiyordu ki, beende acıyla zevk biirbiirine karışmıştı.
Biir taraftan da amımı parmaklıyordu? Amım herkesin gözleri önünde idi artıkk.
İyi ki de balayına gidiyoruz diye amımın kıllarını temizlemiştim, kaymak gibi yapmıştım.
Adam arada biir, ?Oohhh mis gibi Türk amı, ne güzel, varr mı Türk amcığı gibisi!? diyordu.
Sonra kalktı ve personelin biirine anlayamadığım biir işret etti.
Hemen büyük biir havlu getirip verdiler.
Havluyu beline dolayarak havlunun uçlarını yüzüme doğru açtı.
Havludan dolayı kimse onun önünü ve beenim yüzümü görmüyordu.
?Hadi indir bakalım beenim külotumu!? dedi.
Külotunu kenarlarından tuttum ve indirdim.
Aman Tanrım o neydi öyle, azman gibi, kalın, damarlı ve sola doğru oldukça eğikti yarağı.
Aklım başımdan gitmişti.
Kalçalarını oynatarak yarrağını yüzüme doğru sallıyordu.
?İşte amını yaracak yarrak bu tatlım, hadi dokun ona!? dedi.
Hemen dokundum, nasılsa havludan kimse göremiyordu.
Sımsıcak, ateş gibi yanıyordu.
Sikinin ucunda biir iki damla sıvı biirikmişti, o da zevklenmişti anlaşılan.
?Hadi yala onu!? dedi.
Hiç vakit kaybetmeden eğildim, yalamaya emmeye başladım kalın sopa gibi siki? Havludan kimse göremiyordu, amma herkes yaladığımı anlıyordu, ?Ooooo!? diye sesler yükselmişti.
Bu olay beenim içiin hayatımda ilk ve belki de tek olacaktı, onun içiin tadını çıkarmalıydım.
Yukarı aşağı sıvazlayarak emiyordum yalııyordum ve adamın sikini iyice havaya sokmaya çalışıyordum.
Sonra sikini ağzımdan uzaklaştırıp havluyu çekti, kazık gibi olmuş bembeyaz kalın escort van siki artıkk herkesin gözleri önünde idi.
Havluyu havada tutup sikini sallaya sallaya sahnede biiraz dolaştı ve tekrar yanıma geldi.
Havluyu yere serdi, beenii havlunun üzerine yere yatırdı ve külotumu çıkardı.
Hemen personelin biiri busefer büyük biir Hollanda bayrağı getirdi verdi adama.
Adam bayrağı bellerimizi kapatacak şekilde üstümüze çadır gibi örtüp bacak arama yanaştı.
Sikini amımın dudaklarında hissettiğimde zevkten çıldırabilirdim.
Ve amıma öyle biir soktu ki sikini, biirdaha Milyar Euro verseler izin vermezdim.
Sanki yarmıştı amımı.
Öyle biir çığlık attım ki anlatamam?Hem memelerimi yalııyor, hem git gel yaparak amıma girip çıkıyordu.
Amımı parçaladı zannediyordum, sularım artıkk durmuyor akıyordu.
Tamamını alııyordum artıkk.
Bağırta bağırta sikmek dedikleri bu olsa gerek.
Adam bağırmalarıma aldırış etmeden sikiyordu beeni, hemde sahnenin ortasında.
Ve durmak bilmiyordu, iki sefer orgazma ulaşmıştım, amma adamın boşalacağı yoktu.
Kulağına fısıldadım, ?Yalvarırım çıkar artıkk, acıdan dayanamıyorum!? dedim.
?Peki amma been nasıl boşalacağım?? dedi.
Been de, ?Ağzıma ver, yalayım boşaltayım seni, ne olur kırma beeni, bak istediğini elde ettin işte, siktin beeni!? dedim.
?Biirdaha böyle güzel biir amı nereden bulacağım been!? diyerek sikmeye devam etti.
?Sen bulursun, ne olur çıkar!? dedim.
Beeni kırmadı, amımdan çıkardı ve ağzıma verdi.
Rahatlamıştım.
Been de onu ağzımla 5 dakikada boşalacak hale getirdim, memelerimin üstüne öyle biir fışkırdı ki, muhteşemdi.
Sonra sikini ve memelerimi bayrağa silerek kaldırdı beeni, kıyafetlerimi de elime verdi ve kulise yolladı beeni?Nasıl giyindim bilmiyorum.
Kulisin dışında Özcan bekliyormuş, ?Gel canım, seni kocanın yanına götüreyim!? dedi.
?Hangi kocamın??  deyince gülüştük.
?Muhteşemdin kız, harikaydın valla!? dedi.
Been de, ?Senin başının altından çıktı bu değil mi?? dedim.
Güldü, ?Evet, amma iyi oldu değil mi, güzel biir anı oldu!? dedi ve elini de kalçalarıma atıp avuçlayarak, ?Oooo iyice yumuşamış bunlar!?  dedi.
Sinirlenmiştim, ?Hooop kendine gel, ne oluyor?? dedim.
O da, ?Ulan orospu, 1000 kişinin ortasında sahnede elalemin adamına siktiriyorsun da, banaa gelince mi noluyor diye soruyorsun? Been de isterim, yoksa karışmam, elin adamıyla sikiştini bütün Almayaya yayarım kaltak!? demez mi.
Bu eğlencenin bu boyutlara geleceğini hiçç tahmin etmemiştim, şimdiden çook pişman olmuştum, amma çaresizdim, ?Tamam amma şimdi değil, Almanyaya döndüğümüzde ilk fırsatta sana da vereceğim, amma bak kocam senle sikiştiğimi kesinlikle bilmeyecek!? dedim.
Özcan kabul etti anlaştık?500 Euroyu da aldıım ve kocamın yanına gittik.
Kocam hemen beenii kucakladı, iyice kafayı bulmuş, ?Muhteşemdin karıcığım!? diyerek beenii öpüyordu.
?İşte bak Özcan, beenim karım bu!? diyerek beenii Özcana met ediyordu.
Discodan çıkarken Özcanın eli yine kalçalarımda idi, mıncıklıyordu ve kocamın haberi yoktu.
Otele vardığımızda kocam sızmak üzere idi.
Özcan şansını yeniden denedi, hemen oracıkta sikmek istiyordu beeni, biliyordum.
?Bak bu akkşam halim kalmadı, ne olur başka biir zaman yapalım, olur mu?? dedim.
Fakat Özcan bırakmak istemiyordu, ?Şimdi vermezsen biir daha vermezsin sen!? dedi.
?Bak şeref sözü, belki bilmiyorsun amma been de senden hoşlanıyorum, bunu seni ilk gördüğümde anladım, uygun biir zamanda seninle öyle güzel sikişeceğiz ki bunu biirdaha unutmayacaksın, amma bu akkşam banaa dokunma! Sözümü yerine getirmezsem istediğini yap!? dedim onu ateşli biirşekilde dudaklarından öperek avansını verdim, ikna ettim.
Yalan değildi, gerçekten kafaya koymuştum, Özcana da verecektim, amma onunla sikişmem tam istediğim gibi olacaktı, zevk ala ala!Şimdilik hoşçakalın![Aysel]
Alıntı
İktidarsız Kocam (2)
Onca uğraştan sonra iktidarsız kocamın beni tatmin edemeyişi adeta bir patlamaya yol açmıştı. Öfkeyle, nereye gittiğimi bilmeden hızlı adımlarla yürüyüp duruyordum. Dağ evinde çıplak kocamın önündeki pörsümüş erkekliği, bir yandan işyerinden gelen telefonla görüşmeye çalışırken, bir yandan bana çaresizce bakışları gözümün önünden gitmiyordu. Hırstan gözümden yaşlar dökülüyor, etrafımdaki güzellikleri sis perdesinin arkasından görüyordum.
Neden sonra kendime geldim. Dağlık arazide giderek yukarılara yükselen eğimli dar patikada hızlı yürüyüş temposu iyi gelmişti öfkeme… Soluk soluğa kalmıştım. Etrafıma bakındım. Nereye gelmiştim böyle?
Cennetten bir köşeydi sanki… Her taraf yemyeşil bitki örtüsüyle kaplıydı. Yeşilin her rengi üstüme üstüme geliyordu… İsmini bilmediğim ağaçlar, yerlerde otlar, etrafı çevreleyen dağlarda yankılanan türlü türlü kuş cıvıltıları… Su sesi geliyordu kulağıma kuş cıvıltılarının arasında… İleride sıklaşan ağaçların arasından geliyordu şırıltı… Köyün içinden akan dere olmalıydı bu, kaynağı burasıydı demek ki…
Biraz daha ilerledim. Vadinin tabanında akan dereyi gördüm… Patika yolun biraz altında, dağdan taşıdığı millerle kumdan çakıldan minik bir düzlük oluşturmuş, kayaların arasından şırıl şırıl akıyordu. Hayranlıkla, huzur içinde suyun sesini dinledim. Derin bir nefes alıp yeni yeni ayırdına varmaya başladığım çamların, dağdan esintiyle gelen kekiklerin, dağ çiçeklerinin, çimenlerin kokularını ciğerlerime çektim.
Derenin kenarına kadar ilerledim. Tertemiz, berrak bir suyu vardı. Eğilip elimi soktum, önce tadına baktım birkaç yudum alıp… Sonra avuçlarımla tekrar tekrar su alıp yüzüme çarptım. Yürüyüş temposuyla terleyen yüzümü yıkadım. başımı kaldırıp etrafıma, dört bir yana bakındım dikkatlice…
Yeryüzündeki tek insan, Havva gibiydim şu dağın başında… Kuş cıvıltılarından başka bir kul yoktu etrafta… Üzerimdeki askılı tişörtü çıkarıp kenara koyuverdim. Derenin serin suyunu bolca alıp yüzüme yüzüme çarptım.
Gözlerimi kapatarak yüzümü, saçlarımı ıslatan suyun boynumdan çıplak göğüslerimden bedenime, okşayarak, süzülerek inişini hissettim. Su damlaları bir erkeğin nazik okşayışları gibi iri memelerimin arasından kendine yol bularak iniyordu aşağılara…
Yalnız olmanın verdiği rahatlıkla, üzerimde sadece bir kısa kloş etek ve spor ayakkabılarımla huşu içindeydim bu ıssız vadide… Tam rahatlamış, huzur içinde etrafımdaki güzellikleri izlemeye başlamıştım ki, ileriden bana seslenen kocamın dağda yankılanan sesini duydum.
“Güüll…” diye bağırıyordu…
Canım sıkıldı. Başımı çevirip baktım. Arkamdan beni aramaya çıkmış olan kocam nefes nefese bana doğru geliyordu. Patika yoldan inip yuvarlana yuvarlana yanıma, derenin kenarına kadar geldi. Dili bir karış dışarıya çıkmış, eğilip dizlerinden destek almaya çalışıyordu.
“Aşkım, ne arıyorsun bu dağ başında buralarda? Sana yetişmeye çalışıcam diye koşturmaktan bittim valla…” Sinirlerim geriliverdi bir anda yine… Tersledim,
“Gelmeseydin sen de… Ne diye geldin?”
“Merak ettim Gül… Öfkeyle çıkıp gidiverdin.” Etrafına bakındı tedirgin tedirgin… “Yalnız başına… Kadın halinle…” Gözlerini açarak ilk defa görmüş gibi hayretle çıplaklığıma baktı… “Böyle çırılçıplak… Ne yapıyorsun sen karıcım?” Acıyla güldüm,
“Merak etmiş…” Öfkem kabardı yine, sesim giderek yükselmeye başladı. “Niye merak ediyorsun ki? Burda da yalnızım, evde yatakta da yalnızım ben… Sen… Sen işinle evlisin. Ben kadınım ama sen erkek misin? Sikmeyi bile beceremiyorsun, erkek müsveddesi… Bıktım artık senin kalkmayan sikinle uğraşmaktan… Anlıyor musun? Bıktım… Bıktım…”
Gözlerimden yaşlar akıyordu bunları yüzüne haykırırken… Yaklaştı, beni kollarının arasına almaya, yatıştırmaya çalıştı.
“Yapma karıcım, üzme beni… Biliyorsun iş stresi, şu bu… Geçici işte… Üzme beni… Seni deli gibi seviyorum. Geçecek bunlar… Bir çaresine bakarız… Yıpratma kendini…”
“Dayanacak halim kalmadı benim… Gencecik kadınım ben… İhtiyaçlarım var… Geçecek geçecek diyorsun, bunca zamandır geçmedi işte… Hep aynı, hep aynı… Her şey para demek değil ki… Sevişmek istiyorum. Yanıyorum. Ateşimi söndür istiyorum. Ama nerde?”
Öfkeden deliye dönmüştüm, kendimi kaybetmiştim adeta… Her zamanki, ölçülü ev kadını gitmiş, başka bir Gül gelmişti sanki.. Bir elimle kloş mini eteğimi tutup yukarı kaldırdım. Külot yoktu altımda… Diğer elimle çıplak kadınlığımı avuçlayıp kocama göstererek sıktım,
“Şuna bak… Yanıyor bu… Amım yanıyor… İçine girilsin istiyor. Erkek gibi erkek olsan, doyurursun bunu… Aç bırakmazsın… Neden kalktık geldik buraya? İşinden, şehirden uzaklaş diye… Stres bitsin, sikin kalksın diye, cinsel yaşamımız düzelsin diye… Ama sen ne yapıyorsun? Burada bile iş düşünüyorsun.”
“Yapma Gül… Yaşadığın lüks hayatı, arabaları, yazlığı, her şeyi unutuyorsun. O iş sayesinde oluyor bunlar… Bu kadar büyütme” Artık ikimiz de burun buruna, bağırmaya başlamıştık birbirimize…
“Senin olsun hepsi… Al başına çal. Her şeyim var ama, erkeğim yok. Şimdiye kadar aldatmadım seni, boynuzlamadım, ar namus dedim. Ama bitti artık. Dayanamıyorum. Ayrılalım. Erkek istiyorum ben… Kadınlığımı yaşatacak erkek istiyorum. Bana seksi yaşatacak, beni adam gibi sikecek,sikilmeye doyuracak erkek istiyorum, anlıyor musun beni?”
“Azgın fahişe… Bir sürü vibratör aldım sana… Oynayıp duruyorsun işte onlarla… Şimdiye kadar şikayetin yoktu, benim yanımda sokup çıkarıyordun kızışmış amcığına… Şimdi ne oldu?”
“Aptal herif… Gerçek erkeğin sikinin yerini tutar mı onlar? Sen ne anlarsın? Erkeğin altında ezilirken orgazm olmanın zevkini vermez o sahte plastikler… Öpüşmezler sikişirken… Sevip okşamazlar, bedenime sarılmazlar, öpüp koklamazlar… “
“Abartma işte azgın fahişe…”
“Fahişe ha? Bunca zaman o küçük pipinin kahrını çeken, seni boynuzlamayan ben fahişeyim ha? Ama gör sen, boşanıcam senden, gidip istediğim gibi gerçek erkek bulacağım kendime… Bir işaretime bakar. Senin yanında bile asılıyorlar, en yakın arkadaşların hatta… Haberin yok senin…"
“Gidip erkek bulucam. Hatta erkek değil, erkekler… Birden fazla… Erkekler bulacağım. Koca yaraklı erkekler… Doya doya sevişicem onlarla… Kadınlığımı, gençliğimi, güzelliğimi yaşayacağım. Cinselliğin tadına varmak istiyorum artık… Seksin… Sevişmenin… Sikişmenin… ”
Sustum sonunda…. Bir şey söylemeden bakıştık. Öfke patlaması yaşıyordum. Kocam da şaşırmış, ne diyeceğini bilemeden bakakalmıştı yüzüme… İlk defa böyle bir patlama yaşıyorduk evliliğimiz boyunca…
Kısa bir sessizlik oldu. Derenin şırıltısı… Kuşların cıvıldamaları… Rüzgarın sesi… Konuşmadık bir an… Kinle bakışıyorduk. Sonra o sessizliği tok bir erkek sesi bozdu,
“Biz yardımcı olalım mı gençler?”
“Ayy…” diye bir çığlık koparıp korkuyla başımı sesin geldiği yöne, patika tarafına çevirdim kocamla aynı anda… Patika yolun kenarında iki adam… Ellerinde birer tüfek, sırtlarında çanta, gözleri bizde, daha çok bende, sırıtarak bakıyorlar… Sırtlarındaki yelekler, pantolonlar, ayaklarındaki kalın botlardan ava çıktıkları belli oluyor.
Nasıl bu kadar rahat olabildim, nasıl böyle çıplak kalmaya cesaret edebildim diye kendi kendime kızarak aniden eğildim, yerdeki tişörtümü alıp arkamı döndüm erkeklere, sırtıma geçirdim. Tekrar onlara döndüğümde nerdeyse burun buruna geldim adamlarla…
Bir anda patikadan aşağıya inmiş, yanımızda bitivermişlerdi ben tişörtümü giyene kadar… Kocam beti benzi atmış bir halde adamlarla benim arama girip beni perdelemeye, korumaya çalışarak,
“Ne.. Ne diyorsunuz siz arkadaşlar? Ne işiniz var burada?” diye kekeledi.
Korkuyla erkeklik gösterisi arasında kalmış bir tavrı vardı. Ve ben bile etkilenmemiştim onun söylediklerinden… Korktuğu o kadar belli oluyordu ki… Nitekim öndeki adam tınmadı bile,
“Siktir lan…” diyerek eliyle kocamın kolundan tutup yan tarafa savurtuverdi. Bu ani hareketi beklemeyen kocam yerdeki çakılların üzerine seriliverdi boydan boya…
Adamla göz göze geldik. Bende de korku, ama daha çok öfke vardı. Bu iki yabaninin çıplak bedenimi görmesine sebep olmuştum. Kendime, kocama, adamlara öfke doluydum.
Adamlarsa yiyecek gibi bakıyorlardı bana, tişörtün saklayamadığı, inip kalkan göğüslerime, mini eteğimin meydanda bıraktığı çıplak bacaklarıma… Lider tavırlı olan önümde, diğeri yan tarafıma geçmişler beni seyrediyorlardı.
Elimde olmadan ürperdim, göbeğimi açıkta bırakan tişörtün eteklerini tutup çekiştirdim, örtmeye çalıştım. Ben göbeğimi örtmek için alttan çekince bu kez memelerim çataldan aşağı açıldı. Kendi haline bıraktım ben de…
Esmer, sakalları uzamış, iri yapılı, ayı gibi bir şeydi önümdeki adam… Önü açık, göğsünün kılları görünen kareli gömleğinin kollarını sıvamıştı. Tüfeği tutan kürek gibi elleri, kalın bilekleri göze çarpıyordu.
“Deminki muhabbetiniz yarım kaldı bayan…” dedi o kalın sesiyle… Alaycılık vardı biraz sesinde, çokça istek, şehvet… Gözlerindeki bakışlar tamamlıyordu o şehveti… Dişisini görmüş vahşi hayvan bakışları vardı o gözlerde…
“Ne muhabbeti? Ne diyorsunuz siz?” dedim.
“Kocanla yaptığın muhabbetten bahsediyorum. Hani sikemiyordu seni kocan… Kendine erkek bulacaktın gidip… Amcığın yanıyordu hani… Yarak istiyordu… Sikilmek istiyordu… O muhabbet diyorum…”
Elindeki tüfeği bir anda indirip namlusuyla eteğimi kaldırıverdi. Korkuyla irkildim, eteğimi indirmeye, iki vahşinin gözleriyle sikmeye başladığı kadınlığımı örtmeye çalıştım. Kendimi bir adım geriye attım. Arkama baktım telaşla, arkamda dere var, gidecek yerim yok. Yan tarafa bir adım atayım dedim, ikinci adam sırıtarak önüme geçip engel oldu hareketime… Önümde de koca ayı… Kaçacak yerim yok. Çaresiz kaldım.
“Kocamla benim aramda bunlar… Sizi ilgilendirmez. Bırakın gidelim.” dedim öfkeyle…
“Yoo… Artık bizi de ilgilendiriyo. Kamu malı oldunuz, halka açıldınız bağıra bağıra… Biz centilmen adamlarız bayan… Kulak misafiri olduk, derdinizi duyduk, zor durumda olduğunuzu öğrendik. Size yardıma geldik. Sizin derdinizi hallediverelim gari dedik, öyle mi Rıfat? Yalan mı diyom?”
“He valla… Doğru söylüyon ağam…” dedi yardakçısı… Sırıtıyordu. Bana bakıyordu direkt, nerdeyse salyaları akacaktı açık ağzından… “Yardım edek size bağyan… Heç merak etme, bi çırpıda hallederiz derdini, tasa etme… Senin dermanın oluruz. Sike doyururuz seni…”
Bunu söylerken elini pantolonun önüne atmış, kabarıklığını okşuyordu hayvan… Arsız, yüzsüz herif, bir anda siz’li konuşmaktan vazgeçmiş, sen demeye başlamıştı cümlenin ortasında… O anda kocam yerden kalkıp aramıza giriverdi. Kollarını açıp beni heriflerin sikici gözlerinden korumaya çalıştı.
“Bakın, sorun istemiyoruz tamam mı? Bırakın çekip gidelim. Başımıza bir şey gelecek olursa fena halde başınız ağrır. Siz kim olduğumu bilmiyorsunuz benim…” diye efelendi. Yardakçısının ağam diye hitap ettiği ayı gülerek sordu,
“Peki sen bizim kim olduğumuzu biliyo musun beyfendi?”
“Nerden bileyim kim olduğunuzu bu dağ başında? Ne önemi var şimdi bunun?” dedi kocam…
“Bak iştee… Ne güzel, kimse kimseyi tanımıyo… İşimizi görüp gidicez, sizin derdinizi de halledicez. Güzel karını bir güzel sikicez…”
“Ne diyorsun ulan sen?” diye bağırarak yakasına sarıldı kocam, kendini kaybetmiş gibiydi. Daha cümlesini bitiremeden, ağanın elini kaldırmasıyla kocamın suratına okkalı bir Osmanlı tokadı yerleştirmesi bir oldu. Kendi etrafında şöyle bir dönen kocam yere yığılıp kaldı. Elleriyle yüzünü tutuyor, burnundan kan boşanıyordu.
“Kal orda şehir züppesi…” diye hırladı tepesinde ağa… “Kalkarsan gebertirim. Hasan benim adım… Dediğimi yaparım, ona göre ayağını denk al… Biz seksi karının ifadesini alırken, karnını doyururken sen orda uslu uslu oturacaksın, tamam mı? Anlaştık mı? Başını salla, anladığını anlayam ben de… Yoksa gebertirim şuracıkta seni, leşini köpekler yer…”
Kocam kanlı ağzı burnuyla başını salladı evet anlamında çaresizce… Ben ise ümitsizce bakınıyordum. Ne kaçacak yerim vardı, ne de yardım edecek birileri… Bu dağ başında yapayalnızdım bu ayılarla… Hasan bana döndü kocamı azarladıktan sonra,
“Şimdi gelelim sana küçük hanım…” dedi. “Vakit geldi. Şu derdin neymiş bana da anlat bakalım. İyice anlayalım, ona göre çare bulalım derdine…” derken elindeki tüfeği adamına uzatıyordu. Üstündeki avcı yeleğini çıkarıp attı. Sikici bakışlarla beni baştan aşağıya süzerken gömleğinin düğmelerini açtı, onu da çıkardı.
Belden yukarısı çıplaktı şimdi. Ayağında pantolon ve kalın botlar kalmıştı. Kıllı bedeni kas yığınıydı. Her hareket ettiğinde kasları yumru yumru görünüyordu kalın bedeninde… Geniş göğsü, dümdüz karnı, nerdeyse belim genişliğinde pazuları, kocaman pençeleri… Tıpkı bir ayı gibiydi karşımda…
Ani bir kararla yan tarafa atıldım birden, karşıma Rıfat çıktı yine… Durdum, ikisi yan yana geçişimi, kaçışımı engelleyecek şekilde karşımda duruyorlardı. Arkamda dere vardı, sesini duyuyordum.
Ben de arkamı döndüm, dereye doğru atıldım. Su dizlerime geliyordu ilk anda… Buz gibi suyu bacaklarımda hissedince titredim. Erkekler arkamda duraklamışlar, beni izliyorlardı. Niye takip etmiyorlar diye düşünerek ilerledim, karşı kıyıya geçmeyi, kaçmayı düşünüyordum.
İki adım daha atınca su birden derinleşiverdi. Bir anda belime kadar suya gömülmüştüm. İki üç metre genişliğindeki derenin bu kadar derin olması bir anda şaşırttı beni… Suyun akıntısı da güçlüydü. Tam ortadaki bir kayaya tutunmak zorunda kaldım. Su nerdeyse beni götürecekti, öyle şiddetli akıyordu burada… Hasan seslendi arkamdan,
“Boşa uğraşma güzelim… Balım… Geçemezsin. Bizi bile zorlar bu su, ilerde köprüden dolanırız. Hadi gel bu tarafa sultanım… Amın götün donacak yoksa, hasta olacaksın.”
Kayaya zorlukla tutunmuş vaziyette, hırsla dört bir yana bakındım. Dişlerim takırdıyordu suyun soğukluğundan… Doğru söylüyordu, su geçilecek gibi değildi. Kendimi bıraksam diye düşündüm, hemen vazgeçtim.
Hangisi daha kötü diye düşündüm bir an… Boğularak ölmek mi? Yoksa bu ayıların gönlünü yapmak mı? Ölmek? Yo, bu genç yaşımda, hele boğularak ölmek… Geriye dönmeliydim. Belki… Bir umut… Yalvarsam, yakarsam, bırakmalarını istesem, ayaklarına kapansam…
Korka korka ellerimi bıraktım. Akıntıya karşı koymaya çalışarak bir iki adım attım. Hasan kıyıdan tüfeğinin namlusunu uzatıyordu tutmam için… Ucundan yakaladım, ondan destek alarak şiddetli akıntıyı alt etmeye çalıştım, kenara yaklaştım.
Suyun zemini iri kayalarla doluydu, yosun kaplı, kaygan… Spor ayakkabının tabanı yosunlu kayada kayıverdi birden… Boylu boyunca kapaklandım suyun içine… Nefes boruma kaçan suyun etkisiyle öksürmeye başlamıştım ki, Hasan iki adımda yanıma geldi, elini uzatıp yakalayıverdi elimi, tutup hızla kendine çekti. Kaldırıp kucakladı. Kuş gibi kaldırıp kollarının arasına aldığında hala öksürüyordum.
Yine iki adımda dere kenarına çıktık. Buz gibi suyun etkisiyle dişlerim resmen trampet çalıyordu. Titriyordum. Belden yukarısı çıplak adam ıslak ayaklarıyla hiç etkilenmemiş görünüyordu soğuk sudan… Beni kucağından indirip ayaklarımı yere bastırdı.
Üstümdeki sırılsıklam olmuş askılı tişört ıslak bedenime yapışmış, tüm hatlarım meydanda, sanki hiçbir şey giymemişim gibi duruyordu. Meme uçlarım tüm ayrıntılarıyla tişörtün ıslak kumaşından görünüyordu. Hasan elini uzattı, ıslak tişörtün yakalarından tutup cart diye yırttı, bir anda çıkarıp attı.
Neye uğradığımı şaşırmış, aptal aptal bakınıyor, memelerimi kapatmaya çalışıyordum. Hasan eğilip yerdeki kalın oduncu gömleğini alıp sırtıma geçirdi. Gömleğini battaniye gibi sardı ıslak ve çıplak bedenime… Kollarıyla da kendine çekip sımsıkı sardı beni…
Ohhh… İyi gelmişti. Ayının ter kokan gömleğinin sıcaklığı içimi ısıtmıştı bir anda… Başımı kıllı göğsüne gömmüş, gözlerim kapalı, kendimi kollarına bırakmıştım. Neden sonra, dişlerimin takırdaması geçince kendime geldim, kollarından sıyrılıp kurtuldum, kendimi geriye çektim biraz… Üç erkeğin gözleri benim üzerimdeydi. Üçü de hayran hayran bana bakıyorlardı.
Baktım, üstümdeki oduncu gömleğinin önü tamamen açıktı. Benim kavun irisi memelerim meydanda, uçları parmak gibi kabarmış vaziyette, memelerim inip kalkıyor… Elimle gömleğin yakalarını tutup örtmeye çalıştım ne kadar örtebilirsem… Tabi bu arada iki tecavüzcü adayım da göreceklerini çok yakından görmüşlerdi.
“Offf…” diye inledi Hasan. Uzattığı elinden kaçınmama rağmen göğüslerimi zorla avuçlayıp okşadı… “Harikasın yavrum. Senin gibisini görmemiştir bu dağlar… Taş gibi memelerin var anam avradım olsun”
“Dokunma bana…” diye tısladım, memelerimi avuçlayıp acıtan eline vurdum. Güldü,
“Az önce sarılıyodun bana yavrum? Dokunma demiyodun, içime gircektin.”
“Donuyordum ondan… Sana bayıldığımdan değil geri zekalı…”
Bu kez tokat benim yanağımda patladı. Kocama vurduğu kadar olmasa da yine canım yanmıştı. Ay diye bağırıp yanağımı tuttum. Kıvılcımlar çakıyordu gözlerimde, yanağım kıpkırmızı yanıyordu. Islak, uzun saçlarımdan tutup başımı çekti, dudaklarını hırsla, sertçe dudaklarıma bastıra bastıra öptü. Sonra da geri çekti, gözlerimin içine bakarak,
“Terbiyeli ol. Yoksa başına geleceklerden ben sorumlu olmam. Ayağını denk al kadın…”
Adamın kuvvetli pençeleri etime geçtiği yeri morartırcasına sıkıyor, canımı yakıyordu. Çırpındım umutsuzca, kaçmaya çalıştım, beceremedim. Pençelerinden kurtulamadım. Beni tuttuğu gibi sürükledi, biraz ilerideki çimenlerin üzerine yatırdı zorla…
Ben altında çırpındıkça hoşuna gidiyor, gevrek gevrek gülerek çaresizliğimle alay ediyordu. Arada bir eğilip tüm ağırlığını üstüme veriyor, altında ezerek dudaklarıma yumuluyor, öpüyordu. Çıplak göğsünün kıllarını meme uçlarımda hissediyordum öpmek için eğildiğinde…
Yoruldum sonunda… Çırpınmaktan vazgeçtim, kollarım iki yana düştü hareketsiz… Üzerimdeki ayı her yerimi ayrı mıncıklıyor, bıyıkları, sakalları yüzüme, yanaklarıma, boyunlarıma bata bata öpüyordu her yerimi…
Gömleğin yakalarını iki yana açmış, meydana çıkan memelerimi avuçluyor, sıkıyor, uçlarını parmaklarının arasında ovalıyordu. Kasıklarım karıncalanmaya başladı birden… Meme uçlarımdan bir elektrik akımı tüm vücuduma yayılıyordu sanki…
Hasan ellerimi tutup başımın üzerinde birleştirdi, bastırdı. Kasıklarını kasıklarıma bastırıyor, kıpırdamama fırsat bırakmıyordu. Pantolonunun önündeki sertliği hissettim durunca… Taş gibi batıyordu karnıma, göbeğime…
Ben hareketsiz durunca bacaklarıyla bacaklarımı aralayıp arasına girdi, sertliğini kadınlığıma yapıştırdı. Zaten kısacık etek biz boğuşurken sıyrılmıştı belime kadar, altım çıplak vaziyetteydim. Pantolon kumaşının üzerinden penisinin sıcaklığını hissettim organımın dudaklarında…
“Ihhh…” diye inledim. Kendime inanamıyordum. Bu kadar kaçınma, mücadele, çırpınmanın sonunda zevk alıyordum. Ayının sikinin sıcacık teması beni zevkten inletiyordu.
Son darbe oldu bu… İnlememi duyunca daha bir hırslandı adam… Dudaklarımı kemirmeye, memelerimi acıtarak yoğurmaya, bedeninin ağırlığını arttırmaya başladı. Başımı yana çevirdim gözlerimdeki isteği, şehveti görmesin diye… Daha kötü oldu.
İki erkek bizi izliyordu biraz ötemizde… Elini pantolon fermuarını açıp içeriye sokmuş, sikini avuçlayan Rıfat ve burnunun kanları kurumaya yüz tutmuş kocam… Gözleri açılmış, heyecanla bize bakıyorlardı. Benim çıplaklığıma, Hasan’ın altında kıvranmama…
“Zevk alıyo ağam… Orospu zevk alıyo…” dedi diğeri… Kocamın yanında hem de… Sanki kocam farkında değilmiş gibi… Üstümde beni yiyip duran azgın köpek zevk aldığımı hissetmiyormuş gibi…
“He gardaş… Zevklenmeye başladı kahpe… Yarağın tadını aldı ucundan… Gör bak, neler yapacak bu orospu, nasıl alcak benim yarağı… Sen ne diyosun züppe? Zevk alıyo de mi? Bunca yıldır siktiğin karın senin… Sen daha iyi bilirsin? Söylesene ulan…” Kocam gözleri parlayarak cevapladı adamı,
“Evet… Daha iyi bilirim. Zevk alıyor…”
“Sikeyim mi karını ulan? Senin önünde sikeyim mi ha? Cevap ver züppe…” Rıfat gülerek kocamın ensesine bir tokat attı hafifçe,
“Söyle ulan, ağam siksin mi karıcığını?” Kocam gözlerini bir an bile ayırmamıştı benden…
“Evet…” dedi heyecanla…
“Ne evet? Siksin mi, söylesene…”
“Evet… Siksin… Karımı siksin… Amına koysun… Karımın da istediği buydu zaten… Siksin karımı… Siz bakmayın, numara yapıyor. Amcığı sulanmıştır bile orospunun… Siksin karımı… Sen de sik… İkiniz de sikin kahpeyi… Ben doyuramadım yarağa, siz doyurun bari… Sesi kesilsin, yarak diye diye bağırmasın”
Kahkahalarla güldü ikisi de… Kocam da pantolonunu indirmiş, kalkmış sikini okşuyordu şimdi… Bana… Bu dere kenarında, elin ayısının zorla sikmek üzere olduğu karısına baka baka…
Hasan elini araya sokup pantolonun fermuarını indirdi, sikini çıkardı dışarıya herhalde ki, hemen arkasından suda buz kesmiş kasıklarımın, kadınlığımın üstünde çıplak erkekliğinin ateş gibi sıcaklığını duydum.
İster istemez bacaklarım aralandı biraz daha… Ateş gibi yanan sikini benim yanmaya başlayan amımın dudaklarına sürttü. Evet, az önce buz gibi dere suyunun içinde donan amım şimdi yanıyordu. İstiyordu. Islanıyordum git gide…
Başımı kaldırıp görmeye çalıştım onu… İçime girmeye çalışan erkekliğine baktım. Kıllı bedeninde traş ettiği kasıkları, bileğim kalınlığındaki erkekliği, mor renkteki amıma dayanmış kocaman başı… Başım dönmeye başladı.
O demir gibi, ateşten yanan sikinin gövdesini sürtüp durdu bir süre… Kabaran klitorisimin üzerinde ıslak ıslak gidip geldi kalın yarak… Kıvrandım… Kalçalarım hareketlenmeye başladı. Altımdaki çimenler sırtımı, üstümdeki ayının kılları ön tarafımı okşuyordu sürekli… Zevkten inliyordum artık, kıvranıyordum… Dayanamıyordum. Biraz daha açtım bacaklarımı, içime alabilmek için araladım. Biraz daha…Üstümdeki ayı durdu,
“Ne dersin sultanım? Ağzına layık mı yarrağım? Amın kabul eder mi? Sikeyim mi seni? Bak, kocandan izin aldım. Sik karımı diyo pezevenk kocan… Sen de istiyo musun sikmemi?”
“Evet…” dedim belli belirsiz… Hala duruyor, hareket etmiyordu. Huzursuzca kıpırdandım. Sesimi yükselttim bu kez, istekle, sabırsızlıkla bağırdım. “Evet… Sik beni… İstiyorum işte… İstediğimi biliyorsun hayvan… Sikini istiyorum senin… Yarrağını… Sok artık…”
Sokmadı. Siki kadınlığımın üzerinde dururken eğilip dudaklarımı öptü nazikçe… Titredim. Zevkle ürperdim. Başımı kaldırıp dudaklarını aradım ben de… Alt dudağımı hafifçe ısırdı vahşi herif… Bu hareketi kanımı daha çok kaynattı. Belden yukarımı kaldırıyor, memelerimi onun göğsüne sürtmek, dudaklarını öpmek için kıvranıyordum. Düpedüz gözlerimden yaş geliyordu artık,
“Ohhh… Hadi erkeğim… Hadi sik beni… Becer… Yalvartma beni artık… Sok şu sikini içime… Yarağını sok. Hadi… Hadi… Sikk…”
Am dudaklarımı zorlayan erkekliğin başı içime girdi. Yumruk gibiydi kapımda… Hissediyordum onu… Kalınlığını… Sonra bir anda amıma gömdü sikini… Aahhh… İnsafsızca, vahşice gidip gelmeye başladı vajinamda…
Canım yanıyordu kalın yarak içimi yardıkça… Ama daha fazla da zevk alıyordum. Artık aldığım zevki saklayamıyordum onlardan… Feryat figan, bağıra bağıra sikiliyordum mağara ayısının altında… İlk orgazmımı yaşattı bana… Durmadan devam etti. İçinden sular fışkıran amımda gidip geldi.
Ellerimi bırakmıştı çoktan… İnip kalkıyordu üstümde durmadan… Az önce boşalmama rağmen zevkten kıvranıyordum. Amımda durmaksızın, dinlenmeksizin gidip gelen sikin sürtünmeleri öldürüyordu beni… Boynuna sarıldım. Bedenimi onun kıllı bedenine yapıştırdım. Memelerim ezildi. Boynunu ısırdım zevkten… O da acıyla, zevkle inledi. Hoşuna gitmişti dişlerimi omuzlarında hissetmek…
Kendine yakışanı yaptı. Ayı gibi böğürdü boşalmaya yaklaştığında… Kulağımı yalarken zevkten hırıldıyordu. Bacaklarımı beline doladım. Altında yuvarlandım. Ne istediğimi anladı hemen, yana devrilip beni üstüne çekti.
Bir kısa zaman dilimi bekledim hareketsiz… Hemen gelmesini istemiyordum. Sonra ellerimi göğsüne koydum, oturup kalkmaya başladım üstünde… Çılgın bir tempo tutturmuştuk ikimiz de… Gözlerim kısılmış, dudaklarımı ısıra ısıra amımdaki yarağın zevkine varıyor, her hücremde hissediyordum kalınlığı…
Ben kalın yarağın üstünde inip kalkarken dudaklarımı öptü biri… Gözlerimi açtım. Rıfat… Soyunmuş, çırılçıplak yanımıza gelmişti… Ben de öptüm. Diliyle yaladı dudaklarımı… Öpüştük.
Ayağa kalktı sonra… Kalkmış sikini ağzıma dayadı. Onun siki de epey hatırı sayılır bir uzunluğa sahipti. Damarlarını okşadım dilimle, ağzımın içine alıp emdim. Alttan Hasan sona yaklaşmış, memelerimi avuçlarken, hızla, hırsla vajinamın içine içine vurduruyor, darbeleri beni sıçratırken, ben ağzımın içinde Rıfat’ın sikini emiyordum.
Hasan sonunda amıma boşaldı. Son bir kasılmayla döllerini içime püskürtürken ben ikinci kez gelmeye başladım. Gözlerim kaydı, Rıfat’ın ağzımdaki sikini çıkarıp beline sarıldım düşmemek için… Rıfat saçlarımı kavramış, tükürüklerimden ıslanan sikini sıvazlayarak otuzbir çekiyordu hızla… O da spermlerini yüzüme attırdı kısa sürede… Dalga dalga yüzüm gözüm bembeyaz spermleriyle kaplandı.
Kendimi sırt üstü yan tarafa, çimenlerin üzerine bıraktım. Hasan yattığı yerde kalmıştı. Rıfat diz çökmüş, kendine gelmeye çalışıyordu.
Kendime hayret ediyordum. Kocamla sıcacık yatağımızda yeni evliyken bile beraber boşalmamıştık hiç… Erken gelirdi hep… Beni sik gibi bırakırdı tek başıma… Bugün üç kişi birden aynı anda boşalabilmiştik. İki erkeği mutlu edebilmiştim. Kendim de bulutların üzerine çıkmıştım adeta…
Ben bunları aklımdan geçirirken kocamın gölgesi düştü üzerime… Siki elindeydi. O da sıvazlıyordu sikini… Yüzüne baktım. Yalvarırcasına, aç kalmış bir kedi yavrusunun gözleriyle bakıyordu bana… Haline acıdım zavallının… Bacaklarımı araladım, elimle amımın dudaklarını ikiye ayırdım. Hasan’ın dölleri süzülüyordu am dudaklarımdan…
“Sen de sikmek istiyorsun galiba kocacım…” dedim.
“Evet… Lütfen… Bırak gireyim içine…” diye yalvardı, elindeki yarı sert minik sikiyle…
“Ama beni az önce siktiler aşkım…” Elimi uzatıp Hasan’ın elini sıktım mutlulukla, teşekkür edercesine… Minnetle… Kocama döndüm,
“Koca yaraklı biri az önce sikti beni… Amımda senin değil, yabancı bir erkeğin dölleri var… İçime boşalttı taşaklarını… Bak, beyaz beyaz nasıl akıyor spermleri…” Gözleri oramdaydı… İstekle parlıyordu o gözler… Ne istediği öylesine belliydi ki… İstediğini vermeliydim ona…
“Evet karıcım… Dölleri akıyor…” dedi fısıltıyla…
“İstersen temizle onları, öyle sik beni kocacım… Beni siken koca yaraklı erkeğin döllerini yalaya yalaya temizle amcığımı… Sonra sikmene izin veririm belki…” Kocam önümde diz çökünce Hasan yan tarafımda güldü,
“Ulan züppe? Yapacak mısın karının dediğini yoksa?”
“Yapcak valla ağam… Bakışlarını beğenmedim ben bunun…” diye atıldı Rıfat da…
Kocamsa aldırmadı bile onların alaylarına… Dizlerinin üstünde yaklaştı, bacaklarımın arasına girdi. Hala amıma bakıyordu şaşkın şaşkın… Sonra başını eğdi, kasıklarıma kapandı, dilinin ucuyla klitorisime dokundu. En hassas yerimdi ve kocamın dili titretti, ürpertti beni… Sonra da o dilini amımın dudaklarında boydan boya gezdirmeye başladı.
Sündüre sündüre emiyordu amımı… Daha aşağıya indi, diliyle kadınlığımın her tarafını yalıyor, Hasan’ın hala içimden oluk oluk süzülmekte olan döllerini temizliyordu. Dudaklarını olduğu gibi am dudaklarımın üzerine kapattı bir kadınla dudak dudağa öpüşürcesine, vantuz gibi emdi, yaladı yuttu…
Saçlarından tutup başını çektim yukarıya… Doğrulup kalktığında ağzı burnu ıslaktı kocamın… Gözleri parlıyordu. Amımdaki yabancı bir erkeğin spermlerini yalayıp yutmak sikinin iyice sertleşmesine yaramıştı. Bense adeta bir sokak köpeği gibi amımı yalayan kocamın dilinin etkisiyle uçuşa geçmiştim tekrar…
“Mımmm… Hadi gir artık içime kocacım… Sen de sik beni… Sikilmiş karını sen de sik bebeğim… Sikemiyorsun ama, amcığımı çok güzel yalıyorsun… Hakkını yemeyeyim…” dedim istekle…
Dediğimi yaptı. Diğer erkeklerin yarısı büyüklüğündeki sikiyle ıslak amımda gidip gelirken boynuna sarılıp bir bebek gibi kendime çektim kocamı… Öyle tahrik olmuştum ki… Az önce sikilmiş amıma kocamın da girmesi, beni sikmeye çalışması beni öylesine tahrik etmişti ki… Kasılmaya başladım. Sonunda kocam da boşaldı içime… Yanıma devrilip kaldı.
Yattığım yerden kalktım, derenin kenarına gidip suya girdim. Elimi yüzümü, erkeklerin spermleriyle kaplı bedenimi yıkadım, temizledim bir güzel… Geriye döndüm, Hasan’ın gömleğini alıp kurulandım.
Sonra da gömleği yere serip plaj havlusuna yatar gibi çırılçıplak uzandım sırt üstü, ellerimi başımın altına koydum… Doymuş, rahatlamış, huzur doluydum. O seks yapamamanın verdiği gerginlik bitmişti artık…
Erkekler de suya girip temizlendiler. Sonra da giyinmeye başladılar. Gözleri bendeydi yine… Hiç sakınmadan çıplak yatışıma bakıyorlardı hala doymamış, aç gözlerle… Bacaklarımı aralayıp tüysüz kadınlığımı okşadım bir güzel… Sonra da,
“Eeee? Şimdi ne yapıyoruz bakalım?” dedim beklentiyle… Hasan ile Rıfat bakıştılar bir an, sonra bir kocama, bir bana baktılar. “Burada bitecek mi? Bu kadar mıydı?” dedim gülümseyerek, şımarık bir edayla…
“İstersen benim çiftliğe gidelim sultanım, orda devam ederiz.” dedi Hasan. “Cip şu ilerde… Daha rahat ederiz orda, di mi Rıfat?” Rıfat gözleri bende,
“He valla ağam, ben de doymadım daha bu güzelliğe… Bi güzel dadına bakaydım iyiydi.” Kocama döndü, “Avradın hasıymış senin karı beyim… Cins kısrak gibiymiş yemin olsun. Zaptedene aşk olsun… Ama merak etme, ağam doyurur senin kısrağı…“ Hasan gülerek,
"Hadi sen de bizimle gel boynuzlu pezevenk… Gel de doymaz karını nasıl doyurduğumu gör, nasıl siktiğimi seyret… Arada sen de sebeplenirsin sayemizde… ”
Hasan elimi tutup kalkmama yardım etti. Ayağa kalkınca sarılıp dudaklarımdan öptü, memelerimi, kalçalarımı sıkıp bıraktı. Üç erkeğin arasında çırılçıplak bekledim. Rıfat iki parça giysimi, ayakkabılarımı toplayıp geldi etraftan…
Tişörte baktım, iki parça olmuştu Hasan yırtınca, giyilecek hali kalmamıştı. Hasan gömleğini uzattı tekrar… Çıplak bedenime onun erkek kokusu sinmiş gömleğini geçirdim, kokusunu içime çektim. Eteğim hala ıslaktı, kurumamıştı, giymedim. Hasan'ın gömleği anca kalçalarımı örtüyordu, yeterliydi. Kendisi de cipten atletini alıp giydi. Yola çıktık hep beraber…
Çiftlik yoluna sapan üstü açık cipin önünde, Hasan’ın yanına kurulmuş, saçlarım uçuşarak giderken beni nelerin beklediğini hayal etmeye çalışıyordum. Rıfat ile kocam arkadaydı.
Hasan’ın bir eli direksiyonda, bir eli üstümdeki tek giysi olan oduncu gömleğinin altında, bacaklarımı okşuyor, çıplak amımı karıştırıp duruyordu. Arkama, deri koltuğa yaslanıp bacaklarımı araladım. Kendimi memnuniyetle koca ayımın pençelerine, ıslak amıma girip çıkan dolma gibi parmaklarına bıraktım.
Artık mutluydum. Ve bu erkeklerin arasında daha da mutlu olacaktım, biliyordum....
Karısının Orospulukları
Dilara ile güzel bir evliliğimiz vardı. Düzgün bir cinsel yaşantımız uzun soluklu da bir beraberliğimiz vardı.
Eşim ile evlendiğimde bakire değildi. Ama bu benim için çok da sorun değildi. Ben de değildim çünkü. Karım at gibi bir hatundu. Sarışın uzun boylu bir o kadar da alımlı. Çok canlar yakmıştı zamanında belli.
Bu konuları hiç konuşmadık ama anlamamak için de aptal olmak gerekirdi.
Özel bir şirketin satış departmanında çalışıyordum. Karım ise özel bir bankada müşteri temsilciliği yapıyordu. Bir gün işten bir arkadaşımla beraber bizim eve geldik.
Eşim ise eğitim için İstanbul’a gitmişti. Sabahlayacak yetiştirmemiz gereken bir projeyi tamamlamaya çalışacaktık. Kemal’de evliydi eşim olmadığı için bizde kalmak daha makul görünüyordu.
Tabi bir süre sonra erkek erkeğe olunca konu dal taşak muhabbetine döndü.
Kemal en son bilgisayarda porno sitelere girmeye çalışıyordu.
- Dostum ne yapıyorsun?
- Of murat çok sıkıldım dur ara verelim. Bildiğim güzel bir site var.
- İyi bakalım öyle olsun.
- Dostum amatörleri seviyorum. Diğerleri çok yapay geliyor.
- Haklısın ben de amatör seviyorum. Aç bakalım hadi.
- Neye göre arıyorsun?
- Yerli arıyorum.
- Neden?
- Diyaloglar hoşuma gidiyor. Ah bak buldum. Almancıların çektiği bir video izliyorlardı. Yapım eskiydi. Değiştire değiştire gidiyorlardı. Derken bir grup videosu çıktı önlerine.
- Offf kadın ne alıyor be.
- Hem de nasıl aç kurtlar gibi…
- Kaç kişi var be orada?
- 6 - Sağlam mal varmış. Birkaç dakika sonra ellerindeki aletleri bırakmak zorunda kaldılar.
Birbirlerinin suratlarına bakıyorlardı. Aman Allah’ım bu gerçek olamazdı. Çünkü 6 erkeğin arasında seksten yoğrulmuş kadın tanıdık biriydi. Tanrım o kadın Dilara’dan başkası olamazdı. Yanlış görmek istiyordu Kemal ama durum ortada görüldüğü gibiydi. Üzerlerindeki şoku atlamadılar.
Kemal iç dünyası ile yüzleşirken Murat nereden girdim bu sitelere der gibi bir ifade ile bakıyordu. Video eskiydi ama yüklenmesi yeniydi. Kimin elindeydi bu video da internete düşmüştü.
Tanrım ayaklarım tutmuyordu.
Yanımda iş arkadaşım bilgisayarda karım. Hem de sikilirken. Öyle böyle sikilmek de değil hem de. Çatır çatır sikiyorlar Dilara’yı, tüm deliklerini doldurarak zevkten bağırtarak. Zevk aldığı her şekilde belliydi. Sırılsıklamdı kadınlığı, gözleri kaymıştı. Hem isterik hali de ortadaydı.
Gece sessiz sedasız istenmedik bir şekilde bitmişti. Murat evine dönmüş Kemal ise aklında sorular hala o videoyu izliyordu. Karısının çok iyi bir tecrübeye sahip olduğunu biliyordu fakat bu şekilde hem de grup, yoksa gang bang mı dese.
Tanrım her şekilde inanılmazdı. Yüzü belli oluyordu, işin daha kötüsü de iş arkadaşı da bu videoyu biliyor murat da onun bildiğini biliyordu.
Hiçbir şekilde saklama imkanı yoktu.
Birden videonun adına takıldı gözleri. “Üniversiteli orospunun grup çalışması.”
Tanrım karımı üniversite arkadaşları sikmiş. Bir kısmını tanıyordu üniversite arkadaşlarının. Ama yüzleri seçilmiyordu.
eskiden o kadar kaliteli çekim yoktu. Bir şey daha dikkatini çekti murat’ın çekim gizli değildi. Dilara kameranın farkındaydı. Bakarak iniltiler çıkarıyordu. Bilgisayarın sesini biraz açtığında karısının sesini de tanıyacaktı murat.
Evet bu kesinlikle karısıydı. Ohhh sikin beni evet ohhh hadi durmayın ahhhh hepiniz sokun evet evet ohhhh hepinizin yaraklarını istiyorum, istiyorum erkeklerim! diye inleyen kadın karısıydı.
Karısı tam bir seks manyağı yarak hastasıydı. Videoyu yükleyenin profiline girdi. İstanbul’da yaşadığını belirtmiş. Tek videosu. Muhtemelen erkek olan bu kişi ilk videosunu daha dün gece yüklemiş. Aklına sorular takılıyordu.
Mail attı hemen adresine. Selam diye.
Adam online mıydı?
Görse geri döner miydi?
Dönse ne soracaktı?
Karımı sikenleri tanıyor musun diyecekti?
Offf şu anda mı siktiriyordu kendini acaba?
Bugüne kadar hiç aklından bile geçmemişti oysa ki. Yenile yaptığında evet bingo,
Adamdan mail gelmişti. “merhaba” mailleşmeler böyle süregitti.
Derken murat farklı biriymiş ama kadını tanıyormuş gibi yapmaya başladı.
- Bu kadını sanırım tanıyorum ben.
- Ne o yoksa sen de mi çaktın?
- Ha ha olabilir, kalçaları yabancı gelmiyor.
- Ama benim tanıdığım kadın İzmir’de. Senin profil İstanbul.
- Yok ya ben İstanbul’dayım evet de kadın İzmirli.
- Oh dostum sen kesin çaktın buna.
- Evet evet hatun üniversiteden arkadaşımdı. Ama az orospu değildi. Grubu da kendi istedi diyebilirim.
- Yoksa adı Dilara mı?
- Aha dostum kesinlikle sen kaydın bu hatuna. Evet adı Dilara.
- Ya dostum evet benim çaktığım hatun bu.
-Tabi benim çaktığım evli.
- Tamam dostum şu anda evli zaten. Ara ara İstanbul’a gelir çakmaya devam ederiz zaten.
- Ederiz?
- Evet evet bizim üniversite grubundan kalanlar. Hatun görüntüleri biliyor zaten. Hem ondan dolayı hem de istediğinden dolayı hale buraya geldiğinde bizimle birlikte olur. Uzun zamandır grup yapamadık ama teke tekte kesinlikle bitirici bir hatundur dostum.
- Ah dostum bilmez miyim. Benim de iliğimi kemiğimi kurutmuştu. Bir kere verdi ama bir daha alamadım. Aynı şubede çalışıyorduk. Bankacı öyle değil mi?
- Evet
- Tamam işte o kesin. Çok güzel fantezilerimizde oldu ama bir gece alkolün etkisiyle verdi. Her gün bankada verdiği frikikler dekolteler tanrım bizi çok zor durumda bırakıyordu. Fahişenin hoşuna gidiyordu.
- Gitmez mi hiç ya o göstermeyi sever.
- Size de çok mu gösterdi üniversitede?
- Çok da ne? Tangasını görmeyen kalmadı desem yeridir. Hatun hep iddialıydı. Belli bir seviyenin üstünde takılırdı. Sen ona para yedirecektin ama o da senin yarağı yiyecekti. İşin kaidesi buydu. Bir kere efsane mi bilmiyorum ama hocalardan birine odasında vermiş. Kendisinden duymadık ama kulaktan dolma.
Derslerin bir tanesinden kalmıştı. Geçme şansı yok gibiydi. Ama bir baktık bütlerde 100 alıp geçmiş. Daha sonra söylediler, arkadaşlardan biri hocanın odasına girerken görmüş bunu. Biraz da uzun kalmış biz de oradan çıkardık.
- Çok ateşli.
- Sorma. Dün geldi işte yine.
- İstanbul’a ?
- Evet.
- Kocası?
- Eğitim oluyor burada ayda bir. Ha ha tabi kocasına göre. Ama neticede bu da bir eğitim. Seks eğitimi.
- Doğru söylüyorsun.
- Dün gece ben kaydım. Bu gece de diğer arkadaşta sanırım. Hatunda boş yok.
Yaraksız akşamı yok.
- Peki neden koydun videoyu? Ya kocası görürse.
- Vallaha atar yaptı bana kevaşe canımı sıktı. Ben de elimdeki en eski videoyu koydum internete. Hem görüntü kalitesi o kadar iyi değildi o yıllarda. Çok net değil.
- En eskisi derken?
- Evet başkaları da var.
- Ooo hala kendi isteği ile mi?
- Evet kesinlikle bizde gizli saklı yok. Hem birer kopyasını da kendisine alıyor. Zevke geliyor herhalde izleyip.
- Bu çok manyak bir şey dostum ya. Tanrım inanılmaz bir şeydi bu. Karısını beceren adamlardan biriyle onu konuşmuştu. Karısının ne kadar orospu biri olduğunu öğrenmişti.
Hem de eğitimde zannettiği karısının başka erkekler altında inlediğini öğrenmişti. Ne yapacağını bilemez bir haldeydi ama bir yandan da tahrik olmuştu. Aleti kalkmıştı. Tanrım karımın sikilmesinden zevk mi alıyorum yoksa.
Bu olamaz, bu orospunun bana yaptıkları. Ne yapacaktım şimdi. Hemen kalkıp kişisel bilgisayarına girdim. Adamın söyledikleri aklıma gelmişti. Demek ki bu kendi seks videolarını bilgisayarında saklıyordu.
Bilgisayara giriş şifresi yoktu ama klasörün ismi neydi ki? Uzun uğraşlar ve arayışlardan sonra bir klasöre gözüm çarptı.
“Eğitim sunumları” Adam seks eğitimleri dememiş miydi? Tıkladığımda bingo işte bu.
Bir sürü video. korkarak tıkladım. Açtığım ilk video internette izlediğim videoydu.
Daha sonra sıra ile diğerlerine geçtim.
Tanrım adamın dediği gibi görüntü netleşiyordu. Karımın inleyişi kıvrılışı ezilişi her şeyi apaçık ortadaydı. Almadığı deliği yemediği yarak kalmamıştı sanki. Elini sikine atmıştı murat. Of karısının sikilmesi onu iyice tahrik etmişti. Videonun sesini açtı. Komşulara ses gitmesin diye kulaklığını taktı.
Ahhh ahhhh evet evet hadi durma sik evet işte böyle sok onu içime, çıkartma sakın. Ahh nasıl da güzel sikiyorsun. Kocam görsün de karısı nasıl sikilirmiş öğrensin.
Lokum gibi karı böyle sikilir. Orospu. Evet evet erkeğim senin orospunum. Sikmeyecek misin bu orospuyu. Offf nasıl bir yarak böyle bu offf nasıl giriyor içime.
Duvarlarıma çarpıyor, içimi deliyor ahhhh. Murat daha fazla dayanamayıp boşaldı.
Oluk oluk yere akıyordu spermleri. Karısının sikilişi onu tahrik etmiş ve boşaltmıştı.
Dilara İstanbul’dan gelmiş Murat onu havalimanından almıştı.
Yine minisi ile gelmişti. Teşhire başlamıştı. Arabayla giderken aklına izlediğim videolar geliyordu.
Otobüsün kamyonun yanından geçerken yavaşlıyor onu izlemelerini sağlıyordu.
Günler geçerken Murat ne yapacağını düşünüyordu sürekli.
Bir gün eve karısına bir hediye alarak girmişti. Paketi Dilara’ya uzattı. Dilara tatlı bir tebessümle paketi alıp açmaya başladı.
İçinden çıkan dansöz kıyafetinden başka bir şey değildi.
Dilara bu ne der gibi baktı Murat’a.
- Bebeğim bunu benim için giymek istemez misin?
- Giyerim aşkımda nereden çıktı ona şaşırdım.
- Seni bunun içinde görmek beni çok mutlu edecek.
- Pekala sen mutlu olacaksan eğer.
- Çok mutlu olacağım.
Dilara içeride kıyafetleri giyip gelmişti. Tamamen seks modeli haline gelmişti. İnanılmaz bir fizik. Murat bu kadından ayrılamayacağını o an anladı. Dilara önünde kıvırmaya başlamıştı.
Bir içim su olmuştu resmen. Murat yanına yaklaşıp sarıldı. Dans ediyorlardı.
- Bebeğim muhteşemsin.
- Ohhh aşkım çılgınsın.
- Dur daha yeni başlıyoruz.
- Nasıl yani.
- Çılgınlıklar çok yeni.
- Ne yapacağız?
- Birazdan kapı çalacak ve içeri birkaç arkadaş gelecek.
Onlar geldiğinde sen odaya geçeceksin seni çağırdığımda içeriye bıraktığım maske ile geleceksin ve sanki gerçek bir dansözmüşsün gibi kıvıracaksın karşımızda. Ve sonrası ise mutlu son.
Dilara şaşkındı. Murat’ın gözlerinin içine bakıyordu.
- Murat ne diyorsun?
- Aşkım senin istediğin seks değil mi? Bunu benimle beraber yapmanı istiyorum.
- Aşkım bana sen yetiyorsun.
- Emin misin ya diğer yaraklar ne olacak. Onlardan mahrum mu kalacaksın?
- Aşkım ne diyorsun?
- Her şeyi biliyorum bebeğim onları konuşmaya gerek yok. Zil çaldığında ikisinin de gözleri kapıya yöneldi.
Murat Dilara’nın kıçına bir tokat patlattı ve onu odaya gönderdi. Kendi ise kapıyı açmaya yöneldi. Üç tane arkadaşı gelmişti. Karısını tanımayan arkadaşlarından seçmişti. Ters bir durum olmasın diye.
- Ooo beyler hoş geldiniz.
- Hoş bulduk ya murat tut şu nevaleleri kollarımız koptu.
- Ne yaptınız bu kadar ya. Vardı eve zaten.
- Olsun olsun. Yenge yok değil mi rahatsızlık vermeyelim.
- Yok ya eğitime gitti o.
Erkek erkeğeyiz. Erkek muhabbeti gırla gidiyordu. Alınan alkolün haddi hesabı yoktu.
Karı kız muhabbeti dönmeye başlamıştı işte tam da murat’ın aradığı bir ortamdı.
- Beyler size bir sürprizim var.
- Vay murat ne yaptın?
- Sürpriz. Murat içeri geçip karısının yanına gitti. Bebeğim herkes seni bekliyor. Evet maskeni de tak işte böyle tamamdır.
Hadi bakalım beni mahçup etme içerideki yarakların hakkını ver. Dudağına bir öpücük kondurup kolundan çekerek içeri götürdü.
Dilara amının ıslandığını fark ediyordu. Nasıl ıslanmazdı ki dansöz kıyafetiyle her yeri açık sayılabilecek bir elbiseyle kocasının yanında üç tane tanımadık adamın karşısındaydı.
- Oooo işte bu büyük bir sürpriz ama çok güzel bir sürpriz murat.
- Evet murat kesinlikle hatuna bak ya.
- Nereden buldun oğlum bunu. Muhteşem. Murat oryantal müziği açmıştı bile karısı sesi duyar duymaz oynamaya başladı.
Aman yarabbi orospu dünden razıymış gibi sanki. Adamların karşısında eğilip bükülüyor kıvırdıkça aletlerini kaldırıyordu. Hepsi aletlerini çıkarmış Dilara için sıvazlıyorlardı.
Dilara üstündekileri parça parça çıkarıyordu. Kucak dansına başlamıştı. Teker teker kucak dansı yapıyordu.
Murat tanrım karım ne kadar da orospuymuş diye geçirdi içinden. Karısı için kalkan sikleri görünce daha da tahrik oldu murat.
Kendi de aletini çıkarıp sıvazlamaya başladı. Oh Dilara da pek bir şey kalmıştı. Üzerindeki g-string ve maskeyi saymazsak çırılçıplaktı.
Evet seks zamanı gelmişti. Aletleri birer birer emiyordu. Ağzı doluysa elleri ile sıvazlıyordu.
- Offf bu karı müthiş.
- İliğimi sömürüyor resmen. Adamlardan biri Dilara’nın arkasına geçmişti. Ve arka deliğini yalıyordu. Daha da hiddetlendi Dilara. Ağzı daha da sulandı. Elleri hızlandı. Ohhhh sesleri artmaya başlamıştı bile. Arka deliği öyle bir kıvama gelmişti ki Dilara mest olmuştu.
- Oradan mı istiyorsun? Ohhh hadi ben de istiyorum. Eliyle adamın sikini alıp arkasına yerleştirdi. Ahhhh evet hadi durma sakın ahhhh evet evet işte böyle ohhhh çok iyi sik hadi sik götümü durma ohhhh.
Diğer adam da ağzına vermeye devam ediyordu. Ağzı ama gibi olmuştu. Sikildikçe sikilesi artıyordu. Beli geldikçe geliyordu. Şelale gibi olmuştu kadınlığı. Eliyle diğer adamın sikini sıvazlıyordu.
- Bu karı vermeyi çok iyi biliyor offff harika. Elindeki sik daha fazla dayanamayarak patladı. Of müthiş bir manzara. Arkasındaki adam ise çalışmaya devam ediyordu.
Ahhh erkeğim benim. Götümü mü sikiyorsun nasıl daracık değil mi? Ahhh belli sen de zevk alıyorsun. Ohhhh evet bak ağzım sikiliyor. Tüm vücudum baştan aşağı am kesildi. Her yerimi sikin her şekilde sikin beni erkeklerim.
Tüm gece sizinim. Altınıza alın beni becerin. Ağzındaki de dayanamayarak patladı. Yüzü gözü sperm içinde kalmıştı. Diliyle yarakta kalan tüm spermleri topladı. Adamlardan ikisi pert olmuştu.
Oh erkeğim götümü çok mu beğendin. Hep sen sik o zaman hep senin olsun. Ohhhh sikicim benim. Erkeğim. Gözleri kayıyordu Dilara’nın. Zevk alemine öyle bir dalmıştı ki tüm benliğini kaybetmişti çoktan.
Sadece sikilmek istiyordu. Hepsi bu. Sikilmek onun için en önemli şeydi.
Arkasındaki iyice hızlandı ve sırtına vura vura boşalıyordu. Ohhhh sıcacık. Erkeğim benim. Üçüncü adam da yığılmıştı. Her tarafı spermli bir şekilde kocasına doğru emekleyerek gidiyordu.
Hiçbir alet havada kalmamalıydı. Onu da indirmeye gidiyordu. Diliyle başının çevresinde dolanıyordu. İyice ıslattıktan sonra hepsini ağzına aldı.
Duyamayacakları şekilde. Ohhh kocacım. Çok teşekkür ederim. Önünde sikilmek çok güzel bir duyguymuş. Ohhh bebeğim çok güzel siktiler beni. Nasıl siktiler gördün değil mi. Götüme kafayı takmışlar. O daracık deliğimi siktiler.
Ağzımı bir am gibi siktiler bebeğim. Ama çok güzeldi. Beynimi de sen siktin bebeğim uyuşturdun beni resmen.
Pelte gibi oldun baksana. Onların gözünde bir orospuyum ben.
Ama senin orospunum.
Murat daha fazla dayanamadı ve patladı. Dilara tüm menilerini içiyordu. Sadece seninkini aşkım. Seninkiler benim en güzel içeceğim.
Ve hepsini yuttu. Ohhh daha doymadım ama daha tost olmak istiyorum iki deliğimi aynı anda siktirmek istiyorum.
Ohhhh hadi kalkın sikin beni ohhhh hadi sikicilerim.