İkarios’un Ölümü ve Büyük Köpek Takımyıldızı
Sürekli seyahat eden şarap tanrısı Dionysos, bir seyahati sırasında Atinalı İkarious’un evine gelmiş ve İkorios tarafından ağırlanmıştır. Kendisini çok iyi karşılayan ve misafir eden İkarios’a bu misafirperverliği ve ikramları karşısında da tekrar yola çıkmadan önce bir hediye vermeye karar vermiş ve hediye olarak İkarios’a üzüm yetiştirmeyi, bağcılığın esaslarını ve şarap yapmayı öğretmiştir.
Bağbozumu dönemi geldiğinde İkarios yarattığı esrarlı, güzel içkiden; üzümün faydasından ve şarabın yarattığı tatlı sarhoşluktan sadece kendisi faydalanmak istememiş, bu güzelliği bütün halka öğretmek, onlarla paylaşmak istemiştir. Daha sonra şarap dolu tulumlarla yola koyulmuş, köyleri dolaşmış; karşılaştığı köylülere şarap ikram etmiştir. Daha önce şarapla karşılaşmamış kendi halindeki köylüler, şarabın etkisi ile dizlerinin çözüldüğünü, akıllarının başlarından gittiğini ve biraz sersemlediklerini fark edince, İkarios’un kendilerini zehirlediğini düşünmüşlerdir. İkarios’un yakalayıp, şarap tulumlarını parçalamış; iyi niyetli ve paylaşımcı İkarios’u da taşlarla, sopalarla linç etmişlerdir. Sonrasında da şarabın etkisi ile naaşın bulunduğu yerde sızmışlardır.
Şarabın etkisi geçtikten sonra kendilerine gelen köylüler, yaptıkları hatanın farkına varmış ve İkarios’un ölü bedenini ormana götürüp, saklamışlardır… Uzun vakit babalarından haber alamayıp onu aramaya çıkan kızları Erigone ve Maira, babalarının ölü bedenini bulduklarında, buna dayanamayıp kendilerini hemen oracıktaki ağaca asmışlardır.
Durumu öğrenen Dionysos, yaşananlara çok öfkelenmiş; İkarios ve kızlarını gökyüzünde bir takımyıldızı (Büyük köpek takımyıldızı) haline getirmiş; köylülerin topraklarına da kuraklık getirmiştir.