Avuç içleri değerlidir cânımın içi,öptürtme yabancı kalplere.
Beni bi' yabancı gibi belleyerek öp avuç içlerimi cânımın içi, kanıyorum.
Monterey Bay Aquarium
🪼

oozey mess
RMH
d e v o n
taylor price

Andulka
almost home

Discoholic 🪩
wallacepolsom

Love Begins
trying on a metaphor
No title available
Lint Roller? I Barely Know Her

if i look back, i am lost

❣ Chile in a Photography ❣
𓃗
Game of Thrones Daily
sheepfilms
Misplaced Lens Cap
seen from United States
seen from United States

seen from Malaysia

seen from United States

seen from Australia

seen from Brazil
seen from United States
seen from United States
seen from United States
seen from United States

seen from United States

seen from United States

seen from United States
seen from United States

seen from United States

seen from United States

seen from Russia

seen from United States

seen from United States

seen from Singapore
@sairlereithafen
Avuç içleri değerlidir cânımın içi,öptürtme yabancı kalplere.
Beni bi' yabancı gibi belleyerek öp avuç içlerimi cânımın içi, kanıyorum.
Beni her inceliğiyle sevebilecek bir adamı göğsümde büyütmek istiyorum.
Karganın kediyi öldüresiye davet ettiği oyundaki karga, göğsümde beslediğim kırlangıçla aynı hislere gebeydi. Onların ölümden başka bir derdi olmazdı, olmadı da zaten.
bütün tarihini sırtına vurup denizi üç günde geçen serçenin, bir seher vaktinde soluk soluğa tünediği dalda şenlik gibisin.
Şu başım göğsüne yaslanmalı.
En başından beri hoyrat sevişlere hayranım ben; bi kavganın ortasında pat diye öpüşlere, sinirliyken kaburgalarımı yerinden oynatacak kadar sert sarılışlara.
Seni anlatmak için çırpınır durur kalbimin kuşu. Boylu boyunca çizik olsa dahi yüzün yine bana kutsanmış bir melekten farksız gelirsin. Tanrı'nın fâni bir bedene sıkıştırdığı ruhun bende hiç sona ermeyecek bir evren gibidir, sadece oraya sığınır dururum. Gülümserken gizlenen dişlerin sanki denizden çıkarılan saf inciler gibidir,en nadide parçaları ilmek ilmek süsler. Sesin 1800'lü yıllardan sevdiğim bir şair,yazar gibi tapılası. Şimdi seni bana veren Tanrı'ya minnet duysam bile yetersiz kalır çünkü bana sonunu göremeyeceğim bir gün doğumunu her dakika yeniden izletir, kalbimi sımsıcak yapar. Şimdi ben seni anlatırken bile tutulmuş gibi duraksarım; dilim lâl olur, kulaklarıma bir tek kalbimin sesi duyulur, gözlerime bir sen görünürsün.. Ben varlığın için çok müteşekkirim iklimimde açan yegane çiçeğim.
Hz.Ebubekir gibi dostlar edinmek lazım, onun gibi sevme şerefine nail olabilmek..
benim doğduğum köylerde, kuzey rüzgârları eserdi. hep bu yüzden dudaklarım çatlaktır, öp biraz.
Karganın kediyi öldüresiye davet ettiği oyundaki karga, göğsümde beslediğim kırlangıçla aynı hislere gebeydi. Onların ölümden başka bir derdi olmazdı, olmadı da zaten.
Bak, bütün tınılar isyan. Bütün kemanlar gece. Duysana, kopuk ve uzak bir şeyler var aramızda. Ya beni bırak, Ya sarıl bana.
Bana nefes aldırmayacak ne varsa seviyorum, misal seni.
sabahattin ali’nin dediği gibi ‘‘gözlerimden öptü. ellerimden öptü, ellerimden. avuç içlerimden öptü. unutabilir misin şimdi? ben ölsem unutamam.’’
her canım yandığında bir şiir okunacak, bana verdikleri selayı bi ben dinlemeyeceğim.
Müjgân,senin sevgisizliğin sokaklarımı kasvete boğuyor.
Müjgân,beni evsiz bıraktın artık bir sokağım bile yok.
Müjgân,evsizlerin bile evi vardı ama benim yoktu,bir bana ev olamadı o beden,bir ben sığamadım o kalbe.
Müjgân, türkü gibi genzimi yakıyorsun.
Başucu kitabımsın, her gün birkaç sayfa okumadan güne başlayamıyorum.
Şiirler katlediyorum benim olmayışına.
Yakıyorum gençliğimi başkasının oluşuna.