Benim hikayem Ravi'lerin rivayetinden ibaret değil bir rivayetten ibaret, velhasıl değerlerini diğerlerinden ayırmayanlar benden miş’lerle bahsediyor. Sandıklara sığdıramadığım kocaman bir hayatı reddettiğim için yargılıyorlar. Sorsalardı eğer, derdim ki, yaşamadığım sandıkları kocaman bir hayatı reddetmekle yargılayanlara, evinden ayrılmayanların, öyküsünü değil, hayallerini anlatırdım elbet. Oysa bilmek değildi yaşamak, yaşamanın bilmek anlamına gelmeyeceği gibi her daim. Göz çınarlarımda; bir şeyler yaşamış olanların, sığdıramadıkları sandıklarına o narsist, o her şeyi bilen kibirli bakışına rastlayamazsınız. Ben, buğurdanlığımla bana tahsis edilen köşemden dinlerken yaşayanların yaşadıklarını, onların imtina ettiği korktukları anlamları eklerken belleğimin ‘yaparsan bedeli ağır olur’ uyarılarıyla dolu bölümüne, onlar sadece anlatıp geçtiler yaşadıklarının izlenimlerini. Oysa tortularını bıraktıkları belleğim yeniden perçinledi yaşananla yaşanması gerekenin varyantlarını. Söylenmeyeni, gizleneni, söyleneni, sırra kademini, aşikar oldurulanı, çıkarılması gerekip de çıkarılmayan dersi, anlatılanın ana başlığını, olay döngüsünü, sonucun gerçek olana ne kadar yakın olduğunu, hangi kelimelerin yalan veya doğru olduğunu, hangi noktada mübalağa yapılıp nerenin es geçildiğini… Dinleyerek anlamaktı benim işim, artık kimsenin birbirini dinlemediği insan canlısı dünyada. Hendekler kazdım evet, her gün ziyaret edip içimde büyüyen yumruyla büyüklüğünü karşılaştırdım. Koşar adım hangisi daha hızlı büyüdüyse anlamını yitirmişti kazdığım hendekler. Beşer'im ya hani, gafletimin büyüklüğü hendeğin dibinde küçülür de hiçlikte kaybolur diye kapatmadım o çukuru. Gerçeği bilmek farklı, gerçek olmak apayrıdır çünkü, öğrendim...!!! Çukurlarının üzerinden atlayıp koşarak uzaklaşan ve o çukura dönmek zorunda kalan insanların anlattıklarına şahit olunca... #gerçek #yaşam #şiir #anlamak #hikaye #öğrenmek https://www.instagram.com/p/CBao7gfFvl_/?igshid=1f7c1tudg806c