kal ve beni kendimden koru.

❣ Chile in a Photography ❣
almost home
"I'm Dorothy Gale from Kansas"
tumblr dot com
hello vonnie

No title available

blake kathryn

Game Changer & Make Some Noise

ellievsbear
YOU ARE THE REASON
The Stonewall Inn
Cosmic Funnies
No title available

Discoholic 🪩
todays bird
One Nice Bug Per Day

gracie abrams
No title available
Today's Document
Fai_Ryy

seen from United Kingdom
seen from Brazil
seen from United States

seen from Netherlands

seen from Spain
seen from Brazil

seen from Senegal

seen from Canada
seen from Australia
seen from Armenia
seen from Paraguay

seen from Germany

seen from Germany

seen from Kenya
seen from United States

seen from Canada

seen from United Kingdom

seen from Singapore

seen from Netherlands

seen from Barbados
@snmdr
kal ve beni kendimden koru.
Nasıl olduğumu merak etmediğin bir gün vardı. Sen bilmezsin, ben hiç unutmuyorum.
“ ikimiz arasındaki bağ ,
ikimizden de kuvvetli “
geç kaldığın her durak için hayattan senin adına özür dilerim.
kalbim oyuldu sana gelmiştim, elim incindi sana, çocuk gibi ve yardıma aç gelmiştim, şefkatten gözleri dolan yaşlı bir kadın gibi, hala dik taşıyabildiği göğsünü çok ağrıtan bir kadın gibi, dövüldüğü sokağa çok üzgünüm ama alışmış bir kedi gibi.
tüm dövülmüş kedilerden ve ters dönmüş kaplumbağalardan hayat adına özür dilerim.
sen gidince ne oldu bilmiyorum. sen gelmeyince parkın taşları yosunlandı. yolumuzu bulmak için takip ettiğimiz karıncaların üstüne bastım. çok acelem var artık, üstelik yolumu da kaybettim. muhteşem hatalar yaptım sonra her akşam omzuma pansuman. nereye gitmeye çalışıyorsam oradan uzaklaştım. neredeyim bilmiyorum ama bir yerde bir toprakta boy verdim.
hayatta kaldığım için kendime teşekkür ederim.
ağrısı hiç dinmeyen bu evden, artık duvarları bile sızlayan, bir cumartesi cinnetiyle burada herkes mutsuzluktan geberiyor diye imzamı attığım bu evden, bir çıkıp gitsem diye kapısına baktığım ama her akşam koşarak geldiğim bu evden, nefret ettiğim ama hep özlediğim bu evden nasıl yaralandığımı kimseye anlatamadım. elimde iğne ve iple koşturup durduğumda neyi dikmeye çalıştığımı ben de artık unuttum. başka yerlerde başka hayatlarda başka evlerin bambaşka kokularında yükselmeyen seslerinde dağılmayan odalarında kırıldım. ben soluma dönüp kırılırım sanıyordum soluma döndüm kırıldım, sağıma döndüm kırıldım, otururken öyle, yürürken bile, rüya görürken kırılır mı insan mutsuzluğuna, orada bile kırıldım.
o kokuyu nasıl unutacağım. o odadan nasıl çıkacağım. o şarkıyı bir daha nasıl dinleyeceğim. kahverengi halı üstünde bağdaş kurup ağlamazken bile nasıl ağladığımı kime anlatacağım.
kimse bana borçlu kalamaz ben herkesin borcunu kendime öderim.
şimdi bunların hepsini aynaya bakarak söylerim. çok kırık ve cesur, ama kırık, ama hala çok cesur. bu dünyada çok güzel pansumanlar yaptım. kendimden özür dilerim. kendime teşekkür ederim.
sen bana gülünce ben bir sığınağa düştüm,
yeryüzünde bir savaş.
iyiler ve kötüler arasında.
gözüme epeydir öyle bir ışık değmemişti,
herkesin ateşkes çığlığı,
benim zifte kaçan sessizliğime karıştı.
sen benim zihnimi kurcaladıkça,
ortaya çıktı
çocuktan kalma çamurlarım.
dünya böyle bir yer sevgilim;
senin penceren gökyüzüne açılıyor,
benim kirlerim kapanmıyor.
Bir zamanlar hevesle başladığım işleri artık hatırlamıyorum...
o kadar uzun zaman üzgün değilmişim gibi davrandım ki sonunda üzgün olduğumu unuttum. yani anlıyor musun, ben bir gün sanki öldüğümü görmesinler diye bir mezarda dönüp durmaktan, yaşadığımı sanar oldum.
“ama unutma. taş duvarlar arasındaki karanlığımın senden başka penceresi yok.”
şu köşeyi de döneyim, belki karşılaşırız diye kaç sokak geçtim, bilseydin ölmek isterdin.