denize uzanan yolların birinde, birisi burada hikayesini unutmuş dediğin yolların birinde, neyi işaret ettiğini asla anlamadan bakıyordum, keşke senin gözlerinle bakabilsem diyordum, öyle büyük, gök gibi gözlerle, sürekli aynı şeyi söylemenin tesadüf olmadığını düşünüyordum, bildiğimi de unutturdun, bana bildiğimi unutturdun diyordun, buna hep gülüyorduk, bir yerim acıyor dediğimde kaç anlamı olduğunu biliyordun, yüzüne yastık izi çıkmıştı, bir sürü uykunun arasında sana dalıyordum çok güzel değil mi, ne diyordum mesela, mesela bir yerim acıyor dediğimde, mesela bence istemiyorum dediğimde, artık yürümesek dediğimde, neden diye sormayışını çok seviyordum, bomboş bir cümle kurmadan sessizce sarılabilmemizi, birbirimizi anlamış gibi yapmamamızı, evde reçellerin kaynadığı o günün tatlı ve sıcak kokusunu, sırtımda elini, elinde elimi, karşıya geçerken birbirimize uzanan kollarımızın emniyetini çok seviyordum, teşekkürler, teşekkürler.