an endless amount of Aaron Dingle gifs 4/??
seen from United States
seen from Yemen

seen from United States
seen from Canada

seen from United States

seen from Germany
seen from Malaysia

seen from United Arab Emirates

seen from United Kingdom
seen from Italy

seen from China
seen from Malaysia

seen from Malaysia

seen from Hungary
seen from Singapore

seen from Hungary

seen from Hungary
seen from South Korea

seen from Tunisia

seen from China
an endless amount of Aaron Dingle gifs 4/??
Sevilmediğini iliklerine kadar hissettiğin gün beni hatırla.
Seni görmeyeli o kadar çok zaman olmuştu ki yüzün hep hayalimde canlandı. Seni görebilmenin hayalini kurdum hep. Sana gelen hep bendim, yine sana gelmek istedim. Ve yine hiçbir beklentim yoktu seni görmek istemekten başka. Çok zor bir ihtimaldi, hatta neredeyse imkansız. Ama öyle çok istedim, öyle çok dua ettim ki yanına gelip seni gördüğüm an'a kadar rüyadayım zannettim. Hayalini kurduğum şeyi yaşadığıma inanmakta ben bile güçlük çektim. Seni gördüğüm an ve sonrası… Uçaktan inip yürümeye başladığım an'a kadar bulunduğum yerin, neden orda olduğumun bilincinde olsam da inancında değildim. Sanki hala rüyada gibiydim. Çıkış kapısına yaklaştığım an zangır zangır titrerken, gözlerim gözlerini ararken kalp atışımın hızına yetişmek imkansızdı. Kapıdan çıkıp sağa döndüğümde seni gördüğüm o ilk an… O an hissettiğimi mümkün değil tarif edemem. O an boynuna sarılmamak için zor tuttum kendimi. Boynuna sarılmamak için bugüne kadar yüzlerce kez kendimi tuttum… 3 gün… Tüm imkansızlığına rağmen seninle yaşadığım rüya gibi 3 gün. Her günüm güzel geçti, çok güzeldi hem de. Uyudum, uyandım, yemek yedim, dans ettim, yürüdüm, güldüm, yüzdüm, oturdum, içtim, şarkı söyledim, nefes aldım ve sen hep yanımdaydın. Gördüğüm en güzel rüyaydı sanki. Sonra ağzından iki kelime çıktı ve ben uyandım. İki kelime bir insanın canını ne kadar yakabilirse o kadar yandı canım. Bir anda kırık dökük hissettim her bir parçamı. Boğazıma saplanan o keskin acıyı, sevilmediğimi iliklerime kadar hissettim ve sanki sonmuş gibi durmadan aktı gözyaşlarım. O en güzel rüyadan uyandım. Uyandırdın… Ben hep içimden geleni yaptım, elimden geleni de ama sen ikisinde de yoktun. Çok zaman geçti, çok sınandım. Toplamaya çalıştıkça dağıldım. Bazen yanında olmak istedim, olamadım. İyi gelmek istedim, gelemedim. Sonra kendimden uzaklaştım. Belki de aklına bile gelmediğim, yüreğime ağır gelen bir adamı taşıdım hep içimde. Günlerce, aylarca… Ama her şey üstüme gelip dayanamadığımda da vazgeçmedim hiç. Günlerce konuşmadığımızda bile tek bir mesajın yetti kazanmana. Hep sen kazandın. Ve her zaman iki yol vardı, biri yanlış biri doğru olandı. Yanlış olduğunu bile bile yürüdüm ben bu yolu. Aklımı kalbime teslim ederek, sonunda canımın cayır cayır yanacağını bilerek. İnanarak yürümedim belki ama o yolun sonu hep sana çıksın istedim. Yanımda olmadığın, nefes aldığım her dakika seni özledim. Geleceğin yola gözlerimi diktim. Ve sen hep susarak yaşamak zorunda olduğum bir şeydin.
Ve sen beni anladın. Anladığın halde canımı yaktın. Aylardır hayalini kurduğum rüya gibi 3 gün… Bana hayalimi yaşattığın için teşekkür ederim.
Sakın hiçbir şey için beklenti içerisine girmeyin!!!
Sonra gerçekleşmeyince kalp kırıklığınız çok derin olur da iyileştirecek kimseyi bulamazsınız… (Mevla'dan başka)
söze nasıl başlamalı bilmiyorum. ben konuşmasını bilmem azize. ondan hep sana yazıyorum. kelimeler boğazımda düğümlendikçe, anlatacak kimseyi bulamayınca. dur. bu doğru değil. anlatmak istemeyince demeliyim. zira kimsem olmasa annem var şükür ki. ama onu da üzmek istemeyince içimde çoğalan kelimelerin hengamesinde boğuluyorum. o beni hâl dilimden anlasa da susup, sahte gülümsemelerin arkasına sığınıyorum.
-anne edi ve büdü’ye bak, ne güzel sohbet ediyorlar.
konuyu değiştirmek istedikçe daha fazla falso verip gözlerimi kaçırıyorum. ağlanacak çok sebep var zaten. önce onlara sonra kıymetsiz dertlerime ağladıkça kelimelerin yükünden de azat oluyorum. yahut birazcık hafiflik hissiyatı.
öyle kalabalık oldum ki azize. bir daha kimsenin sevgisinden yaşaran gözlerini görmeyi nasip etmesin Rabbim. kimsenin kaybetme üzüntüsüne muhatap kılmasın beni.
d
a
r ma
d
a
ğ
ı
n
ı k bir halde duanı beklerim
Zırvalıklar
Bazen Swylotz, bazı insanlar hayatımıza girmek için zamanlarının gelmesini beklerler, bilmezler ama bir yerlerde beklerler. Ufak bir dokunuşun yaşanmışlıkları, alışmışlıkları nasıl değiştirdiğini tahmin edemezsin. Rayından çıkmış bir hayatla kalakalırsın bir avluda. Sonuna varır mı bu haller bilinmez fakat hayatının temelindeki taşa ufak bir balyoz darbesi bazen çok şeyi değiştirebilir. Bazense şiddete gerek yoktur. Farkında olmadan gelene farkında olmadan kapılır gidersin. Ansızın gelen ansızın gider dostum. Kalıcılık esas değil.
Anı yaşamak zırvalıkları her zaman cazip gelmiştir. Swylotz bizim gibi insanlara bunu ne yaparlarsa yapsınlar kabul ettiremezler. Acının, son düşlemezliğin ne demek olduğunu bilen insanlar var şu hayatta. Beylik laflar etmek istemem dostum ama biz o nehrin suyunu bir kez içtik. Bugünüm dünümün eseri, ben bunu yoksayamam. Biz kendimize bir söz verdik biliyorsun, bir daha üzülmeyeceğiz. Bağlanmayacağız, ufacık bir sevgi kırıntısına tamah etmeyeceğiz