Ve seni düşünürken kaç kere gülümsediğimi bilmiyorsun...

seen from United States
seen from China
seen from Malaysia
seen from United States
seen from Russia

seen from Argentina

seen from Germany

seen from United States
seen from Brazil
seen from Australia
seen from Germany
seen from Australia

seen from Australia

seen from Ireland

seen from United States

seen from Ireland

seen from India
seen from United States

seen from Paraguay

seen from Germany
Ve seni düşünürken kaç kere gülümsediğimi bilmiyorsun...
Rahatsız ediyorum ama, çiçeğe su verdin mi?
Şu hayatta bir kendime üzülüyorum bir de Serdar Ortaç'a
“Sabır, yüzü ekşitmeden, acıyı yudum yudum içine sindirmektir.” Cüneyd-i Bağdâdî (k.s)
Sonraaa... Sonra işte insanların hüzünlerine eşlik ettim biraz...!
Hoşçakal’ma
Gitmem gerekli, Emin ol, Benden nefret ettiğin kadar, Terk etmem gerekli bu şehri.
Fonda acı bir müzik, Elimde o, hep kızdığın içki, Yüzümde çaresizlikten arta kalmışlık, Terk etmem gerekli bu şehri.
Gitmem gerekli işte, bırak yakamı.. Hem sen değil miydin ölmemi isteyen? Bak öldüm şimdi, Şimdi açar bir sarı çiçek. Arı konar üzerine ve bal olur, Yedikçe beni hatırla..
Kaybolurcasına küfürler savuracağım, Otobüs gelsin, bekliyorum. Gideceğim elbette, terk edeceğim..
Karşıda bir dağ, Üzerinde ağaç, Altında biz, olabilirdik.. İnansaydın buna, o çift, biz olabilirdik..
Kırık bir piyano düğmesi kadar bağlıyım oysaki, Yarama bassan, her notadan bir ses çıkarabilirim oysaki. Düşündüğün kadar vasat değilim be, İçimdeki çocukla birlikte seni sevebilirdim oysaki. Olmadı.. Yapamadık.. Terk etmem gerek bu şehri.. Seni yalnız bırakmalıyım.. Seni, seninle bırakmalıyım.. Seni seninle bırakmak, Kendi kuyunu kazmak gibi, Sonu olmayan bir çukurdan ibaret, Karanlık..
Seni seninle bırakmak, Kendi kendimi idam etmem gibi bir şey. Yorulma.. Hoşçakal methiyelerim kalmadı. Hoşçakalma bu sefer. Kalma bu sefer, gel benimle.. Ben gidiyorum, bu şehir yalnız kalmasın, Sen kal, Işık sal.. Dibi olmayan bir karanlığa doğru, Gidiyorum elveda..