Bugün tarzı ve dili farklı beş kitap paylaşmak istedim. İster hepsini bir arada sipariş verin, ister teker teker farklı zamanlarda okuyun her türlü farklı anlamlar bulacaksınız!
1- KORKUYU BEKLERKEN
Oğuz Atay’ın hikayelerini topladığı ve bize yine kalabalıklar içindeki yalnızlığın derin anlamlarını hissettirdiği su gibi bir kitap. Bence dili, yorumu, buhranları yansıtışı, toplum eleştirisi ve kimlik arayışları ile bir öykü kitabından ziyade roman tadında ve ağırlığında olabilecek bir eser. Burada asıl mesele bence hikayeleri okurken Oğuz Atay’ın çok başka ve farklı bir insan olduğunu fark etmek.
2- BÜLBÜLÜ ÖLDÜRMEK
Harper Lee’nin klasik sayılan, ırkçılığın ve insani değerlerin bir çocuk gözünden anlatıldığı hikayesi… Bir siyahiye yapılan zorbalık ve üstün gelme mücadelesi.
3- AKILLA BİR KONUŞMAM OLDU
Sakince birini dinlemek isterseniz eğer, bu deneme size açık ve sıcak bir sohbet havasını hissettirecek. Biraz günlük olaylar, biraz sanat, biraz eleştiri, biraz yorum… Fazıl Say’ı yakından tanımak isterseniz bunu Akılla Bir Konuşmam Oldu’da bulacaksınız.
Ve İhsan Oktay Anar…
Genel olarak İhsan Oktay Anar dili satırlarının arasına çok iyi yerleştirir, olaylar ve karakterler arasında sihir yaratır. Bence bu sihrin arkasında felsefe eğitiminin de payı büyüktür.
4- PUSLU KITALAR ATLASI
Hikaye Uzun İhsan Efendi’nin evinde hazırladığı dünya atlasının etrafında şekillenmeye başlar. Çok fazla olay, kişi ve akış arasında mükemmel ve hiç beklenmeyen sonlar çıkar karşınıza. Ee tabi tüm bunlar olurken İhsan Oktay Anar 17.yy’nin Osmanlı’sını da gezdirir bize. Mistik ve buğulu bir hava içerisinde kendimizi çok başka diyarlarda buluruz.
5- EFRASİYAB’IN HİKAYELERİ
Burada ise ana karakterimiz ölümdür. Ölüm, Cezzar Dede’nin canını almaya gelir ve aralarında bir hikaye anlatma anlaşması yapılır. Bence bu kitaba dair en güzel şeyler hikayeler arasındaki masalsı, fantastik ve kurgusal ayrıntılardır. Bir de tabi etkileyici ve dokunan sonlar…