İbrahim’in, Musa’nın, İsa’nın, Muhammed’in Rabbi olan Allah’ım!
Görünür ordulardan fayda yok, görünmez ordularınla bu cesur yürekleri koru, maksatlarına vasıl eyle Rabbim.
Senin gücün her şeye yeter..
seen from China
seen from China
seen from Germany
seen from China
seen from Japan
seen from China
seen from United States

seen from China

seen from United States
seen from New Zealand
seen from Czechia
seen from South Korea

seen from Netherlands

seen from United States

seen from Netherlands

seen from United States
seen from Canada

seen from Malaysia
seen from United States

seen from Malaysia
İbrahim’in, Musa’nın, İsa’nın, Muhammed’in Rabbi olan Allah’ım!
Görünür ordulardan fayda yok, görünmez ordularınla bu cesur yürekleri koru, maksatlarına vasıl eyle Rabbim.
Senin gücün her şeye yeter..
خَيْرُ النِّكَاحِ أَيْسَرُهُ
Nikâhın en hayırlısı, en kolay ve külfetsiz olanıdır.
(Hadisi Şerif | Ebu Davud)
Evinde oturarak tekbir getirmek, sahilde oturarak Gazze’ye bakliyat göndermeye çalışmak, sosyal medyada tag çalışması yaparak zulmü durdurmayı hedeflemek. Acizliğimizi görüyor musunuz? Eylemlerimizin bir hiç olduğunu ne zaman anlayacağız? Zulme uğrayışımızın dışa vurumu bile onların istediği gibi. Oturarak, etliye sütlüye karışmayarak, evimizden çıkmayarak.. sadece dilde, ki kalben buğzetmeyi bile Rasulallah Sallallahu aleyhi ve sellem en aciz müdahale görmüştür; kalbe dahi inmeyen birkaç hareketten ibaret şu yapılanlar. Aciziz ama bu şöyle bir acizlik; aciz gibi davranmak işimize geliyor. İbnu’l Cevzi’nin torununa ithaf edilen bir hutbede o şöyle seslenir halka:
“Ey İnsanlar! Size ne oldu da dininizi unuttunuz! İzzetinizi terkettiniz! Allah'a yardım etmekten geri kaldınız da, O da size yardım etmedi! İzzetli durmayı müşriklere uygun gördünüz! Halbuki izzet Allah'ın, Rasûl’ün ve mü’min’lerindir. Vay halinize! Allah ve Rasûlü’nün ve sizin düşmanınızı, babalarınızın kanını akıtarak suladığı toprağınızı çiğnerken görmek nefislerinizi ezmiyor mu? Size acı vermiyor mu? Siz dünyanın efendileriydiniz, şimdi sizi düşmanlar horlayıp, sizleri köleleştirmiyor mu? Kardeşlerinizi düşmanın kuşatıp, kahretmesi kalplerinizi ürpertmiyor mu? Kardeşlerinizi orada ateşe atıp yakarlarken, siz burada zevkinize bakıp yiyip içecek misiniz? Ey insanlar savaş kızıştı. Cihad ilan edildi. Gök kapıları açıldı. Eğer siz cihad edecek delikanlılar değilseniz, açın yolu da kadınlar cihad etsin. Alın ziynet takılarınızı da gidin! Ey sarıklı sakallı kadınlar!"
Elindeki bohçayı kaldırarak işaret eder. "Gidin dikiş yapın. İşte size kumaş ve ip. İnsanlar! Bu ip ve bezler neyden yapıldı biliyor musunuz? Bunu kadınlar saçlarından yaptılar. Çünkü verecek başka birşeyleri yoktu. Vallahi bu saç örgüleri namus endişesiyle güneş ışığından korunmuş kadınların saç örgüleridir. Kestiler onları. Artık aşk bitti. Mukaddes cihad başladı. Allah yolunda cihad başladı. Toprağı ve namusu koruma cihadı başladı. Sizde hiç mi düşünce kalmadı." diyerek elindeki bohçayı cemaatin üzerine fırlatır ve şöyle der: "Ey cami direkleri yürüyün. Ey mezar taşları yıkılın. Ey kalp yan! Kavrul kederden. Erkeklerin erkekliği gitti!"
"الجهاد جهادان: جهادٌ بالسِّيوف، وجهادٌ بالحروف."
"Cihad iki türlüdür; silahla yapılan ve harflerle yapılan."
Şeyh Abdülkerim Müderris (rahimehullâh)
Biz sizlerden razıyız Allah da sizden razı olsun. Lider dediğin böyle olmalı , Hz. Ömer misali, Hz. Hamza gibi, Ali'yül Murteza gibi... Tüm ailenle şehid olmak nasibine nail oldun , iki cihan serverine komşu olasınız.
Allahım! biz, bu yolculuğumuzda senden iyilik ve takva, bir de hoşnut olacağın ameller işlemeyi nasip etmeni dileriz. Allahım! yolculuğumuzu kolay kıl ve uzağını yakın et!
"Kim, cihad etmeden veya içinde cihad niyeti taşımadan ölürse, nifaktan bir alamet üzere ölmüş olur."
Ebu Davud, Cihad, 17