İnsanlara neden net olmak bu kadar zor geliyor anlamıyorum. Kimse ne dağları delmenizi istiyor, ne de imkansızı imkanlı kılmayı. Sadece belki ve acabalarla kimseyi yormayın, bu ne kadar zor olabilir ki.

seen from Malaysia
seen from United States

seen from Netherlands

seen from United States
seen from Malaysia
seen from Australia

seen from United States
seen from China

seen from Malaysia

seen from United States
seen from Germany

seen from Australia

seen from Switzerland

seen from Malaysia

seen from Malaysia

seen from United States

seen from Switzerland

seen from Malaysia
seen from United States

seen from United Kingdom
İnsanlara neden net olmak bu kadar zor geliyor anlamıyorum. Kimse ne dağları delmenizi istiyor, ne de imkansızı imkanlı kılmayı. Sadece belki ve acabalarla kimseyi yormayın, bu ne kadar zor olabilir ki.
Güneş'in bugüne kadarki en yakın fotoğrafı çekildi: İşte müthiş görsel
Güneş’in bugüne kadarki en yakın fotoğrafı çekildi: İşte müthiş görsel
Yukaridaki karede, Güneş'in bugüne kadar çekilmiş en yakın fotoğrafını görüyoruz. ESA'ya ait Solar Orbiter sondası tarafından çekilen tarihi fotoğraf, Güneş'i müthiş bir detay seviyesinde inceleme fırsatı sunuyor.
Solar Orbiter misyonunda görev yapan ESA'lı bilim insanı Daniel Müller,”Güneş'e bir kamerayla daha önce hiç bu kadar yaklaşmamıştık. Bu fotoğraflar, Solar Orbiter'ın uzun ve epik…
View On WordPress
Bir Ülke Var Mıdır!
Eğrelti bir düzlemde doğruyu aramak söz konusu olmuyor. Düzenin var ettiği çürüme hali günbegün yinelenirken demokrasinin lafta konulduğu hukukun, adaletin, hürriyetin dahası pek çok insanlık hakkının lime lime olunduğu, vahametin icraat diye pazarlandığı bir yer, bir sahada doğru çözümsüzlükle boğuluyor. Çürümenin atbaşı gittiği bir yerde yaraların / yaralarımızın konuşulabilir kılınması var edilen kötülüğün her birimize ettiklerinden artık bahis ettirilmiyor, açılmıyor. Bir cerahat sarmalının her ne yöne evrildiği / geliştiği ya da dönüştüğü bugün çok daha afaki, bugün çok daha belirgin bir biçimde var ediliyor. Bugün yaşadığımız düzlem hiç ama ve fakat şerhlerine yer bıraktırmadan cürmün tapulu rehini kılınıyor.
Cerahat öylesine dipsiz, var edilen çoraklaşma o kadar ağır bir boyutta ki doğrunun bütün o eğriden ayrılması mevzu bahis olunmuyor. Bir Baş Amir hülyasında, devri boyunca her ne deniliyorsa onun olur addedildiği bir yerde yıkım güncelleniyor. Sönümlenmek bariz bir biçimde bir yana her gün sayesinde ateşe yangınla giderek daha da belirgin bir eğrelti menzil inşası güncelleniyor. İçinde kalakaldığımız darboğazın, ekonomik çökeltinin bariz bir gelecek kaygısının ortasında, eksiltmelerin bağrında hayat her ne yöne ilerler, hayatlar sahiden de her ne haldedir soruyor musunuz? Dolu dizgin bir karanlığın sınırlarını aşıyor, arşınlıyor bir menzil.
Dipsiz kılınmış olanın karanlığında yönünü kaybetmeye mütemadiyen devam ediyor bir menzil. Faşizan, otokratik ve dahi despotizmin sularında yürümeye devam edilirken bir biçimde kuşaktan kuşağa aktarılan süreğen yoklamalarla hayatlar kuşatılıyor bugünlerde bir kez daha. Eğrelti düzen artık günü de geleceğini de çoktan sıradan olanın hayatlarını dar ederek bina ediyor. Biteviye kılınmış olan cerahatin şu raddede iş bu menzildeki hali güncellediği her şey hayata kastetmenin her ne olduğunu bildiriyor. Ötekileştirilenin bir öteki olarak bildirilenin yaşamında kurgu değil hakikat kılınan yegane şey cerahat oluyor.
Kesintisiz yapılandırılan, aralıksız devam olunan bir tahayyülle birlikte dönüştürülen ol yeni ülkenin fecaati muallak / kati sessizlikte bu ülkedeki eğrelti hali belirginleştiriyor. Düzenin içinde hayata yer konulmuyor. Düzen hayata yer bırakmıyor vesselam. Bigane değil, laf olsun diye değil doğrudan insanı kamil hedef alınıyor. Bugünün normatif hali bütün bu bezirganlığın icraat diye bildirilmesinden güncelleniyor. Türk devleti en başta o kendi Türk kimliği olmak üzere hiç kimselere bir hayat vaat etmiyor, sunmuyor. Eğrelti, yamuk düzenek güncellenirken yaralar dört bir yanda açılmaya devam edilirken baş amir fantazyasına rehin edilmiş bir sahanın tam teşekküllü sureti bina olunuyor. Dününü iş bu şimdiye taşıyan, şimdiyi bir dün kılan yarınını şu anda yitiren, tüketen bir uzam kesintisiz yapılandırılıyor, her şey ortada!
Düzen tahayyüllerini sıradana karşıtlık ile kurgudan hakikate evirirken, dönüşümü bariz bir biçimde mutlak teslimiyet için her günü bir fırsat olarak kollamaya devam eder. İş bu sahanın ilerlemesi, yeni ülke nidalarının nasıl kocaman birer boş laf olduğu artık anbean, günbegün yaşananların zorlayıcılığı ile bariz olunur. Bir dipsiz karanlık halidir ki umudu çürütür, hayatı mütemadiyen zehirler. Bir süreğen yıkım hamlesidir ki devletlinin varlığı, var ettiği, ön ayak olduğu her tahayyül bir biçimde sorunu daha da kalıcı kılar. Bir ülkeyi dönüştürmekle, dönülmeyecek ufuklara taşımak arasındaki korelasyonu kesintisiz kılandır bu yeni ülke mahdumları! Kesintisiz hakikat olan şeyse hayatlarımıza değmeye sürekliliği sağlama alınmış bir cerahatin varlığıdır, düzgün bunca eğrinin ortasında her nerededir, her nedir?
HDP yönetimindeki belediyelere atanan kayyumlara karşı eylemler sürdürülür, Evrensel Gazetesi'nden aktaralım: “Halkların Demokratik Partisi (HDP), Diyarbakır İl Örgütü, kayyum atamalarına karşı HDP Bağlar ilçe binası önünde basın açıklaması yaptı. Açıklamaya HDP Diyarbakır Milletvekili Remziye Tosun, HDP Diyarbakır il eşbaşkanları Hülya Alökmen Uyanık, Zeyyad Ceylan ile il yönetimi ve ilçe yöneticileri katıldı.
“Kayyum irade gaspıdır, asla kabul etmeyeceğiz”, pankartının açıldığı açıklamaya geçmeden önce HDP Diyarbakır İl Eşbaşkanı Hülya Alökmen Uyanık, kısa bir konuşma yaptı. Alökmen, kayyumları halkın iradesine darbe olarak gördüklerini, dün olduğu gibi bugün de kayyumlara karşı Diyarbakır’dan seslerini yükselteceklerini belirtti.
HDP Bağlar İlçe Eşbaşkanı Mehmet Atlıhan, HDP’li 5 belediyeye kayyum atanmasını “Darbe dönemlerini aşan bir yöntem” olarak değerlendirdi. Saray rejiminin hastalık salgın dinlemeden başta Kürt halkı olmak üzere Türkiye halklarının seçme ve seçilme iradesine saldırmaya devam ettiğini ifade eden Atlıhan, “Dünyayı kasıp kavuran korona salgınında bile belediyeler eliyle yardımları engelleyen, halkın dayanışma duygusunu çökertip çaresiz kılmak isteyen tekçi rejim, bütün engellemelere rağmen halkın yanında yer alan belediyelerimize darbe dönemlerini aşan bir biçimde el koymuştur. Bu şekilde özellikle Kürt halkının iradesini kıracağını, Kürt halkını yıldırıp teslim alacağını düşünen saray vesayetine tarihe bakmayı tavsiye ediyoruz. 12 Eylül cuntasına boyun eğmeyen, sayısız faili meçhule, hukuksuzluğa, zorbalığa rağmen 1990’ların karanlık gladyosunu tarihe gömen Kürt halkı, 24 Haziran ve 31 Mart seçimlerinde işaretini verdiği üzere bu tekçi iktidarın mezar kazıcısıdır” dedi.
Kayyumlara karşı boyun eğmeden mücadele etmeye devam edeceklerini kaydeden Atlıhan konuşmasını şöyle sonlandırdı : “Saray vesayetinin halkın belediyelerine atadığı memurlar, yanlarına aldıkları çıkar grupları ve çeteler aracılığıyla Kürt kentlerini sömürmenin bedelini er ya da geç adil bir yargı karşısında vereceklerdir. Kürtlerin iradesinin gasp edilerek kara günler yaşatmak isteyenlerin sonları yakındır.”
Siirt’te HDP Grup Başkanvekili ve Siirt Milletvekili Meral Danış Beştaş, Parti Sözcüsü Ebru Günay ile HDP milletvekilleri Dr. Nejdet İpekyüz, Dersim Dağ, Feleknas Uca, Sıddık Taş ve Ayşe Sürücü ve il ilçe yöneticileri, basın açıklaması yaptı.
Açıklama öncesi esnafı ziyaret eden HDP’liler, ardından parti binası önünde basın açıklaması yaptı. Açıklamayı yapan HDP Parti Sözcüsü Ebru Günay, "Kimin darbeci olduğunu kimin darbe planları yaptığını Kürt halkı çok iyi biliyor. Bir kez daha Kürt halkı da Türkiye kamuoyu çok iyi gördü. Darbe yapan AKP'nin MHP'nin kendisidir. Darbe yapan AKP MHP faşist iktidarıdır" dedi. 21'inci yüzyılda Kürt halkının seçme ve seçilme hakkının ellerinden alındığını vurgulayarak sözlerini sürdüren Günay, Kürt halkının iradesini yok sayan bir iktidarın ortada olduğunu belirtti. Esnaf ziyaretinden döndüklerinde belediye binasının etrafının bir kez daha özel harekat polislerince sarıldığını gördüklerini ifade eden Günay, "Ancak kendinize ait olmayan yer silah ile korunur. O belediye sizin belediyeniz değil bu halkın belediyesidir. Hiçbir belediyemiz hakkında rüşvet ve hırsızlık bulamazsınız. Kurtalan Belediye Başkanımız sevgili Baran Akgül'ün evinden çıkan bir ajanda notu üzerinden gizlilik kararı olmasına rağmen basına servis edildi. Dün basında da ortaya çıktı. Yeğeni askerde iken yazdığı notlar darbe planı olarak imajı yapmaya çalıştılar. Bunlar AKP'nin komplolarıdır" diye konuştu.
Belediye başkanlarında asla bir tek yoksuzluk ve hırsızlık görülemeyeceğini dile getiren Günay, "Mardin başta olmak üzere birçok kayyum belediyesinde yolsuzluk iddiaları var. Bizler gümüş eşyaları unutmadık. AKP'nin atadığı kayyumlardır. Yarın da Siirt'te, Iğdır'da aynısını yapmaya çalışacaklar. Ama biz yolsuzluğa karşı mücadele edeceğiz. Bu darbe Türkiye'nin demokrasisine karşı bir darbedir" ifadesinde bulundu.”
Demokrasi tahayyülünün eğrelti koyulması bir yana günden güne terörize edilmeye hala bir inatla devam olunan HDP’nin varlığına karşı sürdürülen saldırganlık bir meseledir. İş bu sahadaki hayat istencinin, sıradanın meramını eylemesinin, hakkını muhafaza etmesi halinin karşısında “istemeyiz” tavrının bina ettiği her şey bambaşka birer yıkıma dönüşür. Kesin, kati ve doğrudan bir uzamdaki hayat istencinin, irade beyanının karşısında dahi ol madun siyasetin, şu devlet aklının var ettiği tek pratik hırsızlıktır. Bunca insanın ortaya serdiği şey, belki de Bakur Kürdistan’ı dışındaki insanların bilmesi elzem olan meselenin özü o hakla, bin bir mücadele ile kazanılmış olanın gasbedilmesidir. Sorgular mıydınız? Bu bahis bile ol eğrelti hali bildirmiyorsa, dahası da vardır.
Gazete Alınteri’nden aktaralım: “Gösterilen tepkilere dönük saldırganlıkla da “ne seçimler ne halkın tepkisi umurumda” demek isteyen rejim bu son kayyımlarla HDP’nin kazandığı 65 belediyeden 45’ine el koymuş oldu.
Bu saldırganlık geçmişteki kontrgerilla saldırılarını andıran suikast tehditleriyle de iç içe geçmeye başladı. MHP’den alınan Kars Belediyesi Eş Başkanı Ayhan Bilgen’in kullanıcısı belirlenemeyen sosyal medya hesabından, kurşunların bulunduğu bir fotoğrafla birlikte “Şewbaş hewal ölüm seni JİTEM. Seversiniz” notuyla tehdit edilmesi eklendi.
Son günlerde gerek sosyal medya trolleri gerek medya gerekse polis tarafından taciz edilen-hedefe çakılan Kars Belediyesi geçtiğimiz haftalarda da üç şahsın saldırısıyla gündeme gelmişti. Gözaltına alınıp serbest bırakılan bu şahıslarla ilgili Bilgen, arkalarında MHP’li yönetim döneminde belediyeyi kontrol altına alan ve şimdi bu düzenin bozulmasından rahatsız olan çıkar gruplarının olduğunu söylemişti.
Sosyal medyadan yapılan kurşunlu-JİTEM’li tehdide twitter hesabından yanıt veren Bilgen şunları söyledi: “15 yıl önce MAZLUM-DER çalışmalarında da benzer tehditlere tanıklık ettik. Onlar alışkanlıklarından vazgeçmediği gibi bizim açımızdan da değişen bir şey olmadı. Demirden korkan trene binmez.” Bilgen’in avukatı Bişar Abdi Alınak da gönderilen mesaj hakkında pazartesi günü suç duyurusunda bulunacaklarını söyledi.”
Düz ovada siyaset yapılmasını, belediye gibi idari bir birimde dahi mücadele edilmesini, Türkiye’nin üçüncü ve belki de doğrudan tek muhalefet partisinin varlığını önemsiz bir teferruat addetme halinin üstüne bir de bu ölüm tehditleri çıkagelir. Devletlinin var ettiği her hamle, ortaya serdiği, görünür kıldığı her demecin bir kez daha yıkıma mahal verdiği bir bunun için diriltildiği ülke hali kendi gerçekliğine kavuşur. Sözün özü çürümenin iş bu sathı mahaldeki güncelliği bunca açık nobranlıkla gün aşırı tehdit mesajlarıyla, asarız yok illa ki keseriz halleriyle, elde listelerle dolaşılmasında sosyal medyadan kurşunlu mesajlar ile var edilir. Daha eğrelti halin her neresini düzelteceksiniz sahiden! Böyle mi demokrasi var ediliyor, bunlarla mı bir ülkenin dirliği sağlama çekiliyor. Bir Orwell kurmacasının en yalın halini gerçek kılarak nasıl bir ülkeye varılabilir sahiden de nasıl?
BirGün Gazetesi’nden aktaralım: “Adana'da, Yüreğir Kaymakamlığı'na bağlı Vefa Sosyal Destek Grubu ekiplerine kimlik sorduğu için yaşanan tartışma sonucu ailesiyle gözaltına alınıp, tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakılan CHP Yüreğir Gençlik Kolları Başkanı Eren Yıldırım Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın "PKK" benzetmesi üzerine tutuklandı.
Adana 2. Sulh Ceza Mahkemesi çıkarılan Yıldırım, savunmasında olay sırasında kendisinin darp edildiğini ve tartıştığı kişinin kaymakam olduğunu bilmediğini söyleyerek, “Darp öncesinde silahını çekti, mermiyi silahının ağzına verdi. Silahı kardeşimin karnına doğrulttu. Daha sonra ben ne yapıyorsun diye sorduğumda silahı havaya kaldırdı. Ben kaymakamım dedi. O olay yaşandıktan sonra ben kendim 155’i aradım. Polisler geldi” dedi.
Mahkeme “Görevi yaptırmamak için direnme” suçundan Yıldırım hakkında tutuklama kararı verirken, Yıldırım’ın “Aramızda itiş kakış oldu” ifadesini ise tevili ikrar olarak değerlendirdi. Mahkeme kararında Yıldırım’ın koronavirüs salgını sırasında yardımları engellemeye çalıştığını ileri sürerek, “Şüphelinin Yüreğir Kaymakamı ve Kaymakam korumasının üzerine yürüdüğüne dair tanık beyanı dikkate alındığında şüpheli hakkında kuvvetli suç şüphesini varlığını gösteren somut delillerin bulunması…” ifadelerine yer verdi ve adli kontrol hükümlerinin yetersiz kalacağına hükmetti.
Ne Olmuştu?
14 Mayıs Perşembe günü Yıldırım, annesi, babası ve kardeşi ile iftar sonrası yürüyüş yaparken Yüreğir Kaymakamlığı önünden geçtiği esnada, kaymakamlık önünde sivil şahısların bir kamyondan patates, soğan indirerek Yüreğir Belediyesinin zabıta ve park bahçeler araçlarına yüklediğini görmesi üzerine; nedenini anlamak için yaklaşarak şahıslara “Kolay gelsin. Hayırdır nereye dağıtıyorsunuz” diye sorduğunu belirtti.
Çıkan tartışma üzerine silahını çekerek CHP Yüreğir Gençlik Kolu Başkanı Eren Yıldırım ile ailesine doğrultan kişinin ise Kaymakam Oğuzhan Bingöl'ün koruması olduğu iddia edildi. Olay sırasında Eren Yıldırım polis çağırdı. Ancak, olay yerinde olmayan Kaymakam'ın şikayetçi olması üzerine Eren Yıldırım ile beraberindeki annesi, babası ve kardeşi gözaltına alındı.
İfadelerinin ardından adliyeye sevk edilen Yıldırım'ın annesi, babası ve kardeşi serbest bırakıldı. Görevli memura mukavemet ve hakaret suçlarından tutuklama talebiyle nöbetçi mahkemeye çıkarılan Eren Yıldırım ise tutuksuz yargılanmak üzere serbest kaldı.
Ancak AKP Sözcüsü Ömer Çelik'in konuya ilişkin açıklama yapmasının ardından savcılık tutuksuz yargılanma kararına itiraz etti ve yakalama kararı çıkarıldı. Bu sırada Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın, olayla ilgili “Van’da PKK, Adana’da CHP. Saldırı şekli farklı olsa da zihniyetleri aynı” açıklaması geldi. Yakalama kararı üzerine teslim olan Yıldırım, mahkeme kararıyla tutuklandı.”
Eğrelti hal kendi başına değil doğrudan devletlinin müdahalesi, baş amirin var ettiği tüm o istençle birlikte şekillendirilendir. Eren Yıldırım’ın başına getirilmiş olan da bunca vahim olanın üstüne yeniden ve yeniden aynı kapsamsız, aynı karanlık güzergahlardan yön belirlemeye çalışan devletli katının ülkede var ettiği çürümeyi bildirendir. Bir yanda Noyan, Tezcan, Uzun ve nicesinin var ettiği cerahatli katliam çağrılarının yanında Kars’da ortaya çıkan ya da Yüreğir’de görünen şey eğreltiliğin istikametteki yönelimidir. Bir menzil, demokrasiyi lafta dahi koymayan, bir baş amir elinde alenen oyun sahasının ta kendisine dönüştürülendir. Eğrelti halin var ettiği, bir biçimde bugünün ülkesi olarak aksettirilenin suna geldiği yegane sonuç budur!
Bir düzlemin adıyla sanıyla, dolambaçsız bir halde ürkütücü bir cerahat sarmalına dönüşümünün güncelliği karşımıza çıkartılır. Bu mudur sakız edilen yeni ülke? Bitmeyen tragedyaların menzili kılınmış, siyasetinden ol hayat mefhumuna sürekli bir baskılamanın var edildiği, ezilip, geçilmeye çalışıldığı bir saha ülke midir, hala! Bütün, bariz, belirgin bir biçimde demokrasinin, adaletin, hürriyet ve barışın çöpe basılması süreğen kılınırken hayat ezilip biçilirken bir ülke var mıdır, hiç kalır mı? Kötülüğün sıradanlaştırıldığı, faşizmin düzayak kılındığı, hayat memat meselesi üstünde her gün yeni müdahaleler yapıldığı / deney sahasından hallice bir saha ülke midir hala öylesi bir ihtimal midir?
Misak TUNÇBOYACI – İstan’2020
Görseller: Dissapear – Akbar AR-ROHMAN – Behance
Düzlem ve Uzay Geometri Konu Anlatım Kitabı kitap pdf formatta lise ve üniversite hazırlıkta kullanılabilir niteliktedir indir:
Hangi düzlemde bir daha paralel atar kalplerimiz? Yaşadığımız zaman birimi içerisinde kendi düşünce ve fikirlerimize önem veren ayrıca bu ve aradığınız genel özellikler de birisiyle birlikte olma i…
Karmaşık Düzlemler ve Fraktal Geometri - 3 | HAKKINDA.TV
HEMEN İZLE
Video Süresi : 8:26 / Karmaşık Düzlemler ve Fraktal Geometri - 3 : İnternette bulduğum karmaşık sayılar düzlemi ve fraktal geometrik biçimlerin oluşturulmasına dair 3 bölümlük bir videonun Türkçe seslendirilmiş hali (1. Bölüm). Umarım Julia...
#Belgeseller #Canan, #Düzlem, #Fraktal, #Geometri, #Julia, #Karmaşık, #Kümesi, #Mandelbrot, #Sinan
Karmaşık Düzlemler ve Fraktal Geometri - 2 | HAKKINDA.TV
HEMEN İZLE
Video Süresi : 10:23 / Karmaşık Düzlemler ve Fraktal Geometri - 2 : İnternette bulduğum karmaşık sayılar düzlemi ve fraktal geometrik biçimlerin oluşturulmasına dair 3 bölümlük bir videonun Türkçe seslendirilmiş hali (2. Bölüm). Umarım Julia...
#Belgeseller #Düzlem, #Fraktal, #Geometri, #Julia, #Karmaşık, #Kümesi, #Mandelbrot