
seen from Philippines
seen from United States

seen from Malaysia
seen from China

seen from Canada

seen from North Macedonia
seen from Netherlands
seen from Paraguay

seen from Italy

seen from United States

seen from Germany
seen from Italy
seen from China
seen from Japan

seen from Greece

seen from Greece

seen from Greece

seen from Greece
seen from Greece
seen from Greece
Time Machine Offical Video
Time mac
Dönüşümlü olarak bunları kullanıyorum telefonumun kilit ekranı için kdkdkdkdkkdk
Size kimse anlatmadı mı? Yanan gemiler geri dönemez. Size kimse anlatmadı mı? Dilek tuttuğunuz yıldızların çoğunun çoktan sönüp gittiğini. Bana hiç kimse anlatmadı, yıldızların dilek tutamayacağını.
Çin'in ejderhasından âhû sevgiliye...
Yüzüklerin Efendisi'ni seviyorsanız, hazine tutkunu Smaug'u da bilirsiniz. Orta Dünya'da onları Morgoth'un yarattığını biliyoruz. Smaug, ejderhaların Orta dünyadaki son temsilcisiydi. Aynı Daenerys ejderhaları gibi. Smaug, Erebor'daki cüceleri sürer ve altınların üzerine oturur. Hobbit, Meşekalkan Thorin ve kafilesi tarafından büyücü Gandalf'ın da yardımıyla Bilbo Baggins'e bu hazineyi Smaug'dan çalma görevi vermiştir. Olayları biliyorsunuz zaten...
FİLMLERDE İZLEDİĞİNİZDEN ÇOK DAHA FARKLI
Ejderha, Çin'in sembolü. Biraz Batı'nın ejderhalarından farklıdır. Onlar kötülüğün değil, uğurun ve şansın sembolüdür. Daha çok yağmurla ilişkilendirilmiştir. Çin'de eskiden çok yağmur yağdığında, sel bastığında, gök gürlediğinde ejderhalar kızmış olurlardı. Yine o filmlerdeki gibi kanatları yoktur. Yılana daha çok benzerler. Ateş de püskürtmezler. Bahsettiğimiz gibi Ateş ruhu değil, daha çok Su ruhudurlar.
ASLAN KAPLAN SIRTLAN...
Çince ejderha 龙 (lóng) şeklinde yazılır. İmparator koltuğu, ejderha koltuğudur. Lóng, sadece ejderha değil yaratık anlamına da gelir. İşte size şimdi bir şeye dikkat çekmek istiyorum. Türkçede vahşi hayvanlar genelde, -lan ile biter. Arslan, kaplan, sırtlan, yılan... Küheylan bile vardır. Ama benim en dikkatimi çeken Ceylan'dır. Gerçekten baktığımızda bütün vahşi yaratık isimleri bize Çinceden gelen "lóng" ekiyle geçmiştir. Ama yıllardır, Ceylan'a anlam verememiştim. Çünkü ceylan hepimiz için vahşi değil, tatlı tatlı kırlarda seken, sevimli yaratıklar olarak aklımıza geliyor.
NERİMAN ALTINDAĞ TÜFEKÇİ'NİN O MUHTEŞEM SESİNDEN TÜRKÜ
Bize Ceylan'ın Moğolcadan geldiği biliniyor. Moğalca Ceylan, Cegeren demek. Ceren ismi de oradan geliyor. Azerbaycan Türkçesine "Ceyran" olarak geçmiştir. Neriman Altındağ Tüfekçi'nin o muhteşem sesinden "Arakçının mendedir ceyran" türküsünü dinlemeyi hepinize öneririm. İşte burada bir şüphe doğuyor. Batı Türkçesine Ceyran olarak geçen kelime bizde niye "-lan" ile bitiyor. Kafamdaki yapboz, Dîvân edebiyatı sayesinde oturdu. Bunun yanıtını Ahmet Talât Onay'ın "Açıklamalı Divan Şiiri Sözlüğü"nü karıştırırken buldum.
O ÂHÛLAR BİZE NE EDERLER...
Onay, "âhû" kelimesini şöyle açıklıyor: "Geyik, ceylân veya karaca denilen vahşi hayvandır. Vahşetlerinden, güç avlanmalarından kinâye olarak haşin dilbelere, gözlerinin letâfetinden dolayı güzel gözlülere, misk âhûsu münasebetiyle güzel kokulara da âhû denir. Arapçası gazâldır." Hakikaten Dîvân geleneğinde sadece güzelliğinde dolayı sevgiliye âhû dendiğini sanardım ama aslında o vahşi, yüz vermez, kafir gibi vicdansız, ele geçirilemez oluşundanmış. Nâilî-i Kadîm'in beyiti ile bitirelim: Vahşet-güzinân ol iki merdüm Reşk-i gazâlân ol iki âhû
(O iki gözbebeği vahşet-güzîndir; yani ceylânlar gibi vahşete mütemayildir. O iki âhû gibi gözler bütün ceylânların haset ettiğidir.)
. fire hose slithers undulating combustion gorgonic visions
----
Graphic - James Jean (B.1979)
Wattpad uygulamasında ufak bir fantastik hikaye yazıyorumm
Dra