İyiliğe niyet edin, Sıkıntıya sabredin, Aza kanaat edin, Hatanızı kabul edin, Varken tasarruf edin, Nefsinizle inat edin, Ama " Allah' tan" başka kimseye kulluk etmeyin.
Günaydın 🌞 Hayırlı Cumalar🌿🕊
seen from Germany
seen from United Kingdom

seen from United States
seen from Russia
seen from United States
seen from Germany
seen from United States

seen from France

seen from United States
seen from China

seen from Malaysia
seen from United States
seen from Russia
seen from United States
seen from United States
seen from Philippines

seen from Russia
seen from United States
seen from China
seen from Germany
İyiliğe niyet edin, Sıkıntıya sabredin, Aza kanaat edin, Hatanızı kabul edin, Varken tasarruf edin, Nefsinizle inat edin, Ama " Allah' tan" başka kimseye kulluk etmeyin.
Günaydın 🌞 Hayırlı Cumalar🌿🕊
Her anlamda kendimden yoruldum. En derinden en gizli köklerime kadar her şeye bıkkınlığımı bulaştırdım. İçinde ne cehennemler ne araflar ne cennetler var. Fakat benim gibi sakin ve huzurlu birinin hayat ile uzlaşmayan şeyler yaptığı nerede görülmüş.
Hayat ile aramda olan camın bu kadar saf olduğunu düşünmezdim. Ne kadar açık görüp anlasam da bazen ona dokunamıyorum. İşten eve yürürken, kusursuz kurduğum cümlelerim ile camın bu köşesinden kendi kendimi suçlayarak tedavi ediyorum. Bir Nar bülbülünden, ağaçtan, huzurdan, sevdiğim kadının ellerinden...Ne gelirse onlardan gelir bana: Çalışma gücü, yaşama direnci. Arzumun hissettiği bunca şey ile önce dik bir beden ve dimdik bir ruh inşa etmeliyim. Mutlulukta asgari şart bu.
Kağıtlar Dost Olunca, 24.03.25
Kimseye duyuramadığım, anlatamadığım ve anlatsam bile anlaşılmaktan uzak olan bu düşüncelerimi ne yazık ki ancak bir kağıt parçası kabul edebilir. Bunu zor yolla da olsa zamanla anlayabildim ve bu yüzdendir kağıtlar sadece bir kağıt değiller, aynı zamanda bu yolda bir eşlikçi ve bir dostlar. Romantize etmekten uzak olan bu gerçekliğin kabulünde asla tereddüt etmiyorum ve pişmanlık duymuyorum ama şunu da kabul ediyorum, bu üzücü. İnsana bu kadar hasret kalmış benim gibi birisi için inorganik bir dosta sığınmak acı verici. Basit bir kağıdı suçladığımdan da değil, zaten bu ondan çok benim acizliğim olurdu ama bunları bir kağıtla değil de bir insanla konuşabilmek, paylaşabilmek doğası gereği daha "insani" olurdu. Biliyorum, bu sadece benim değil, koşul olmaksızın herkesin de bir ihtiyacı çünkü görüyorum, herkes aksini söylese bile bayağı yalnız. Bu çağımızın veya dünyanın değil, bildiğin varlığımızın bir sorunu. Bu sorunu hangi mühendis çözebilir, hangi düşünür çare bulabilir? İnsanı sırf insan olduğu için hapseden bu yalnızlık nasıl engellenebilir? Bana kalırsa maalesef engellenemez çünkü var olmanın bir gereksinimi, bağların sahip olabildiği ama zar zor edindiği o değerin kökenidir.
İnsanlar sizi istedikleri konumda göremediklerinde size aptalca isimler takarlar.
"HE"