Resûlullah Sallallahu Aleyhi Vesselleme
‘Allah katında amellerin en sevimlisi hangisidir?’ diye soruldu. Resûlullah ﷺ, ‘Az da olsa devamlı olanıdır.’ buyurdu.
| Hadisi Şerif - Müslim, Müsâfirîn, 216
seen from United States

seen from Malaysia
seen from United States
seen from China

seen from Italy

seen from Italy

seen from China
seen from United States

seen from Malaysia
seen from China

seen from United States
seen from China

seen from Italy
seen from China
seen from United States
seen from Switzerland
seen from United States
seen from Ukraine

seen from United States
seen from United States
Resûlullah Sallallahu Aleyhi Vesselleme
‘Allah katında amellerin en sevimlisi hangisidir?’ diye soruldu. Resûlullah ﷺ, ‘Az da olsa devamlı olanıdır.’ buyurdu.
| Hadisi Şerif - Müslim, Müsâfirîn, 216
“Namazınızı düzelttiğiniz ölçüde hayatınız da düzelir. Rızkınızın, evliliğinizin, işinizin, sağlığınızın neden geciktiğini merak ediyorsanız, namazınıza bakın; geciktiriyor musunuz?”
Hasan El-Basri
Evzâî (rahimehullâh) şöyle demiştir: “Konuşmada edebiyat başlayınca, kalpten huşû gider."
Gazali, Kitabu'l-İlm
Şunu bil ki namazın sana uzun gelmesi bir çeşit gaflettir; namazı çok kısa tutman da yanılmaya yol açar. Çünkü namazın sana uzun gelip ağırlaşması ondan tat almadığını ve azalarına zor geldiğini gösterir. Namazı çok kısa tutman ise, rükünleri noksan yaptığını ve namazda sana gaflet geldiğini gösterir. Unutkanlık namazı noksan yaptırır.
Namaz konusunda aranan istikamet şudur: Kul namazdan tat alarak, yüce Allah’a yalvarmanın lezzetine vararak, okuduklarını güzel anlayıp düşüncesini bir noktada toplayarak namazın ona uzun gelmemesidir. Aynı şekilde kul namazda uyanık olduğundan, farz ve vâciplerine dikkat ettiğinden ve onu hakkı ile yerine getirdiğinden namazın çok kısa olmamasıdır.
İşte bu anlattıklarımız, namaz kılanların murakabesi ve huşû ehlinin müşahedesidir.
| Kalplerin Azığı 3 - Ebû Tâlib el-Mekkî (k.s)
NAMAZ'ın ruhu nedir?
NAMAZ'ın ruhu, onu huşu içinde kılmaktır.
Onunla mutmain olmaktir.
Efendimiz sallallahu aleyhi vessellem, NAMAZ kılan bir adam görüyor. NAMAZını bitirince adama diyor ki;
"Dön ve NAMAZını yeniden kıl.
"Çünkü kılmadın.."
Oysa ki adam secde etmişti, rükû etmişti. Yani tüm rükûnlerini yerine getirmişti. Ama Nebimiz sallallahu aleyhi vessellem ona;
"Sen NAMAZ kılmadın."diyor.
Niye peki?
Çünkü rükûnleri eda ederken mutmain olmuyordu adam.
Kurtuluşa erenler; NAMAZ'da huşu edenlerdir. Bizler kurtuluşu istiyorsak, NAMAZlarımızı huşu içinde kılmalıyız.
Mesela bakın, Hazreti Ebubekir Efendimiz NAMAZ'ın başlangıcında Fatihayi okur okumaz ağlarmış. Ayni şekilde Hazreti Ali Efendimiz, NAMAZ'ı tam bir huşu içerisinde kılarmış. Hazreti Osman Efendimiz de Kur'an okurken çok ağlarmış. Işte salihler böyleymiş.
Huşu ederlermis.
Eğer bizler de huşu etmek istiyorsak bu kıldığımız her NAMAZ'ın hayatımızdaki son NAMAZ olabileceğini düşünelim..
Kabrimizi düşünelim..
Sonra NAMAZ için tekbir getirirken Dünyayi elimizin tersiyle itelim..
Okuduğumuz her sureyi iyi anlayalım..
Manalarını bilelim..
Tecvid kurallarına ehemmiyet verelim..
Telefonlarımızı mümkünse sessize alalim, alalim ki o an sadece NAMAZlarimiza odaklanabilelim..
Tamam,biz Cenabi Hakki göremiyoruz ama Cenabi Hakkin bizi gördüğünü hiç unutmayıp o edeble NAMAZlarimizi bitirelim..
Ve hiç bir zaman NAMAZlarimizi zayi etmeyelim..
RABBim kılmış olduğumuz NAMAZları kabul eylesin..
“Namazında ölümü hatırla. Zira insan namazında ölümü hatırlarsa, namazı ‘ihsan’ ile kılmaya çalışır.” - Hz. Muhammed (s.a.v) -Ramuzel Ehadis
Gün göçerken selâm verir kubbelere. Kubbe ellerinden ses yükselir: "Ve aleyküm selam..."