"Bir varmış bir yokmuş " masalların başlangıcı değil , hayatların sonuydu. İnsan ; bir vardı , bir yoktu ...
Kaynak: efillavin
seen from United States
seen from United States
seen from China
seen from United States

seen from China

seen from Canada
seen from United States
seen from United States

seen from Canada
seen from United Kingdom
seen from China
seen from Brazil

seen from Russia
seen from United States

seen from United States
seen from China

seen from Finland

seen from United States

seen from China

seen from France
"Bir varmış bir yokmuş " masalların başlangıcı değil , hayatların sonuydu. İnsan ; bir vardı , bir yoktu ...
Kaynak: efillavin
Bildiğimiz bir çok karakter ve hikayenin, Binbir Gece Masalları'ndan çıktığını biliyor muydunuz ? Ali Baba Ve Kırk Haramiler, Denizci Sinbad, Keloğlan Masalları ve daha bir çok hikayeye, öyküye öncülük etmiş bir eserdir. Bir çok versiyonu, farklı farklı hikayeleri vardır. Aşk, gizem, kahramanlık, dostluk, korku, dini akla gelebilecek her türde hikayeler barındırır.
Kısaca konusu : Şehrazat adlı bir kadının, Şahriyar adındaki bir hükümdara gece gece masallar anlatması üzerine kurulu bir hikayeye dayanır. Bu hikayeler 1001 gece boyunca devam eder. Şahriyar, her gün bir kadınla evlenir ve sabaha karşı kadını öldürtür. Çünkü önceki karısı ona ihanet etmiştir. Bu böyle yıllarca devam ederken ülkede başka evlenecek kadın kalmaz ve vezirin kızı olan Şehrazat babasına hükümdarla evlenmek istediğini söyler. Babası korkup kabul etmek istemez ancak Şehrazat ısrar edip hükümdarla evlenir. Zekâsı ve hikaye anlatma yeteneğiyle, her gece bir masal anlatıp sabaha kadar sürdürür. Fakat masalın sonunda bir anda bırakıp sonunu ertesi geceye bırakır. Bu, Şahriyar’ın merakını uyandırır ve onu öldürmekten vazgeçirir. Şehrazat, her gece bir masal daha anlatarak yaşamını kurtarır ve sonunda hükümdar onu affeder ve yaptığı bu yanlıştan geri döner.
Binbir Gece Masalları ile ilgili bir ilginç olay ise masalların tamamının okuyanın öldüğü inancıdır. Masallar bu uyarıyla başlar ve buna inanan kişi sayısı da hiç de az değildir. İnanışa göre masalların tümünü okuyan kişi ölecektir yada diğer bir deyişle hiçbir ölümlü masalları bitiremeyecektir. Edebi yönden bakarsak aslında bu bir gerçektir. Çünkü masallar kendi içinde başlayıp bitmez, hep birbirleriyle bağlantılar vardır. Yani bir masalın geçtiği bir yer sonraki 10 masal sonra tekrar çıkabilir. Yani bir nevi hepsini okumaya ve yorumlamaya ömür yetmez anlamı da taşır. Kitap olarak tabiki okuyup bitirebilirsiniz ama o hikayelerin derinliği ve içindeki temalarla birleştirmek kitabı bitirseniz bile hikayenin bitmemesine sebep olur. Belki bu yüzden binlerce Keloğlan masalları, binlerce fakir balıkçı masalları, şişe içinde denizden çıkan cin teması uzar da uzar. Ben şahsen Binbir Gece Masallarını severim özellikle Denizci Sinbad favorilerimden biridir. Zibilyontane versiyonu olması da aslında okuyana iyi bir şey değil. Yani kötü ve sığ bir versiyonunu okursanız hemen sıkılıp bırakabilirsiniz. O yüzden Binbir Gece Masallarına ön yargıyla yaklaşmayın. Sizi de memnun edecek güzel hikayeler elbette vardır..
@kitapkontu
Bir varmış bir yokmuş,
Masal zannetme..
O sensin .
Sevmek, ne güzel şey…
Sevilmekten pek haz etmem aslında; o, bana sunulmuş büyük bir iltifattan ibaret sadece.
Ama sevmek öyle mi?
Bir kere yön verir insana; savurur seni dalgaların arasında.
Kimi zaman rüzgârla çarpılırsın kıyılara, canın yanar usul usul.
Kimi zaman da sörf yapar gibi akarsın hayatın üstünde, hafif ve özgür…
Kalbin değişir, başka atmaya başlar.
Artık sadece kan pompalamaz;
“Ben varım, BEN!” der sana,
“Bak, yaşıyorsun…”
Sevmek güzeldir.
İçinde fırtınalar koparken, dışarıdan dingin bir göl gibi kalabilmek…
Onu düşününce sebepsizce tebessüm etmek,
Sesini duymakla huzura varmak…
Yanındayken dünyayı unutmak,
Onunla uyuyup onunla uyanmak…
Uzaktan, kıyamadan ama bir türlü doyamadan sevmek…
Ah, ne tarifsiz bir yangındır bu…
En güzel acılar, en harika yaralarla iz bırakır insanın içinde.
Hepimizin vardır kavuşması imkansız olduğu bir masalı, ya hepimiz yanlış masala kavuşmak istiyorsak. Düşünsenize Sinderella nın , Rapunzel in masalında olduğunu , yada pamuk prenses ve uyuyan güzel. Tamam kabul etmek gerekir ise pamuk prenses, uyuyan güzelin masalında olsa pek de sırıtmazdı ama yine de doğru masalın kahramanları olmazları dı ve belkide dediğim gibi biz yanlış masal a kavuşmak istiyoruz dur.
"Masallar albayım...
Bu dünyada sonu mutlu biten tek şey onlar...
ah küçük prensim, ah benim biricik sevgilim..
gülün soldu.
evin yandı.
senin ruhun duymadı..