Art on DTIYS by WINTERIA
Original by @WinteriaArt
#dc comics#dc#bruce wayne#batman#dick grayson#dc fanart#tim drake#batfamily#batfam


seen from Australia
seen from United States
seen from China
seen from China

seen from United Kingdom
seen from Australia
seen from United States
seen from Singapore
seen from China
seen from China

seen from United States

seen from Qatar
seen from Costa Rica
seen from United States
seen from United States
seen from China
seen from United States
seen from Brazil

seen from Italy
seen from United States
Art on DTIYS by WINTERIA
Original by @WinteriaArt
My blood love 🫀
You can buy it at Vinted (Poland) 🫀
https://www.vinted.pl/member/274958759-nasta8289
🇦🇿 Bəzi görüntülər real olsa belə, digərləri qurma və ya süni intellekt ilə hazırlanmışa bənzəyir. Bəs siz bu video barədə nə düşünürsünüz?
🇺🇸 While some of the footage is genuine, others appear to be fictional scenes or created by artificial intelligence. What do you think of this video?
🇷🇺 Хотя часть видеоматериала подлинная, другие выглядят как вымышленные сцены или сделаны искусственным интеллектом. Что вы думаете об этом видео?
🇹🇷 Bazı görüntüler gerçek olsa da, diğerleri yapay zekâ tarafından oluşturulmuş veya kurgulanmış gibi görünüyor. Bu video hakkında ne düşünüyorsunuz?
#shahinelected #paranormal #паранормальное #мистическиеистории #gizemli
Burası benim krallığım.✨🌞🌿💧🌚🌬️🪵🍂🫧
Sağlık bakımından güçlü, aşktan yana zengin,mali yönden varlıklı ve neşesi yerinde olmaya yarayacak kararlar vermeyi seçiyorum. -söyle, inan, tekrar et
BU CÜMLELERİ YAVAŞÇA OKU VE 3 KERE İÇİNDEN TEKRAR ET: #mistikyol 1- Şu anda derin bir nefes alıyorum ve huzuru hissediyorum. 2- Bedenimi ve enerji alanımı şifaya açıyorum. 3- Bolluk, bereket ve ferah bir hayatı huzurla yaşıyorum. 4- Her yeni günü yaşama sevinciyle selamlıyorum. 5- Her günün sonunda yaşadığım güne şükrediyorum. 6- Zihnimde sadece bedenime ve ruhuma iyi gelen düşüncelere yer var. 7- Arzularımın ve düşlerimin kolaylıkla gerçeğe dönüştüğünü görüyorum. 8- Yaşadığım andan keyif almaya odaklanıyorum. 9- Kalbimi sevgiyi almaya ve vermeye açıyorum.
No creo en los horóscopos pero eso de que eres signo agua y yo fuego explicaría porque me apagaste.
MERKABA VE SIRLARI
Bir süredir farklı şekillerde, bazen tanıştığım birinin bahsetmesi, bazen internette gezinirken benzer konularla ilgili karşıma çıkan bir kelime...Ben de "olan her şey bir nedenden olur" kafasında biri olduğumdan (iyi ki de öyleyim) bu merkaba konusunu biraz araştırmak istedim. Birtakım bilgileri aşağıda paylaşıyorum, buyrunuz efenim...
İki tane tetrahedronun(üç boyutlu piramit) içiçe geçmiş haline merkaba denir. Tevratda Hz.Hezekiel vizyonu olarak sunulur, Kuran'da Nur Süresinde de vardır. Mer ışık demek, ka ruh ba beden demek. Bedenimizin ve ruhumuzun ışığı anlamında kullanılmaktadır. Dogon kabilesi Sirius'dan merkabadan bahseder. Biz Tanrı'nın tahtindan geliyoruz derler, merkabadır bu kritaldendir. Optik gözle göremiyoruz ama bu taşlardan oluşmuştur. Kutsal geometri ile oluşmuştur. Nedir bu kutsal geometri ve bizimle ilgisi ne? Biz fiziksel beden dahil 7 katlı titreşimsel bedenden oluşuyor, geometriden oluşan kutsal geometri iki tane içiçe geçmiş enerji alanı tetrahedron ile kaplıyız, Davut'un yıldızına verilen addır aynı zamanda. Merkaba çalışması Hz.Süleyman zamanında tapınağın altında Sırlar Okulu adı verilen üstadların kabul edildiği okulda, ışık aracı yani merkabalarını mühürlerin enerjisinin desteği ile merkabalarını harekete geçirip üst boyutlarla iletişime geçiyorlardı. Sır nereden geliyor? Belli bir oran, altın oran, fibonacci oranı etrafında dönen geometrik bir yapı var, evrende var bu oran hayatımızdaki altın oran matematiksel bir hesaplama döngüsüne doğru oluyor. Sır dediğimiz olay bu altın oranla meydana gelen olaylar. Bu aktivasyonun aküsü nefestir. İmgeleme teknikleri ve şuurlu yaşam bilgisi ile nefesi birleştirince aktivasyon gerçekleşir. Kişinin belli bir altyapısı olması gerekiyor, farkındalığı yüksek, doğayla içiçe yaşayan biri olması gerekiyor. Merkaba alanı kalp çakrasının etrafına yerleştirilmiştir, gönül alanı aktive edilir. Aşk, koşulsuz sevgiye, sebepsiz aşka düşer kişi. Aşka aşık olmak kavramı çıkıyor karşımıza aktivasyon gerçekleşince. Işık varlık olduğumuzu farketmek, torusa bağlanmak (dünyanın etrafını çevreleyen manyetik alan). Hiç bitmeyen enerjidir bu. Merkabasını çalıştıran peygamberler var. Hz.Muhammed'in miraca yükselişindeki burak atı burada merkaba olabilir mi? İki tane tetrahedronun(üç boyutlu piramit) içiçe geçmiş haline merkaba denir. Tevratda Hz.Hezekiel vizyonu olarak sunulur, Kuran'da Nur Süresinde de vardır. Mer ışık demek, ka ruh ba beden demek. Bedenimizin ve ruhumuzun ışığı anlamında kullanılmaktadır. Dogon kabilesi Sirius'dan merkabadan bahseder. Biz Tanrı'nın tahtindan geliyoruz derler, merkabadır bu kritaldendir. Optik gözle göremiyoruz ama bu taşlardan oluşmuştur. Kutsal geometri ile oluşmuştur. Nedir bu kutsal geometri ve bizimle ilgisi ne? Biz fiziksel beden dahil 7 katlı titreşimsel bedenden oluşuyor, geometriden oluşan kutsal geometri iki tane içiçe geçmiş enerji alanı tetrahedron ile kaplıyız, Davut'un yıldızına verilen addır aynı zamanda. Merkaba çalışması Hz.Süleyman zamanında tapınağın altında Sırlar Okulu adı verilen üstadların kabul edildiği okulda, ışık aracı yani merkabalarını mühürlerin enerjisinin desteği ile merkabalarını harekete geçirip üst boyutlarla iletişime geçiyorlardı. Sır nereden geliyor? Belli bir oran, altın oran, fibonacci oranı etrafında dönen geometrik bir yapı var, evrende var bu oran hayatımızdaki altın oran matematiksel bir hesaplama döngüsüne doğru oluyor. Sır dediğimiz olay bu altın oranla meydana gelen olaylar. Bu aktivasyonun aküsü nefestir. İmgeleme teknikleri ve şuurlu yaşam bilgisi ile nefesi birleştirince aktivasyon gerçekleşir. Kişinin belli bir altyapısı olması gerekiyor, farkındalığı yüksek, doğayla içiçe yaşayan biri olması gerekiyor. Merkaba alanı kalp çakrasının etrafına yerleştirilmiştir, gönül alanı aktive edilir. Aşk, koşulsuz sevgiye, sebepsiz aşka düşer kişi. Aşka aşık olmak kavramı çıkıyor karşımıza aktivasyon gerçekleşince. Işık varlık olduğumuzu farketmek, torusa bağlanmak (dünyanın etrafını çevreleyen manyetik alan). Hiç bitmeyen enerjidir bu. Merkabasını çalıştıran peygamberler var. Hz.Muhammed'in miraca yükselişindeki burak atı burada merkaba olabilir mi?
Teknikler merkabahı aktive eder, çakraların deblokaj olması lazım. Gücümüzü farkettiren bir çalışmadır, dişil ve eril prensipleri vardır. Aşağıdan yukarı veya yukarıdan aşağı olabilir. Alt tetrahedron ayı üst güneşi temsil eder, ikisinin ortasında insanoğlu bulunur. Arınma ve temizlenme teknikleri çok önemli. İnsan önce kendine inanıp değer vermeli, farkındalık getirmeli empat olmalı. Böyle olunca bu konu diğerlerini geride bırakacak ve hazır duruma getirir. Bu durumun adı galaktik bilinçtir. İçimizdeki bu potansiyel kişiyle galaktik maneviyatı irtibata geçirecektir, 3.gözümüz ve kalp birlikte çalışmaya başladıkça insanlara aşkı deneyimlediğimizde olur, yepyeni bir çağa geçmek üzereyiz. Dibe vuruyoruz, devre sonu dediğimiz bir dönemdeyiz. Hastalıklar, doğal afetler...bunlar boşuna değil ve TEK bir EMİR veriyor, SEVECEKSİN, KOŞULSUZ SEVGİYE GELECEKSİN. Koşulsuz sevginin temel öğretisi paylaşmayı öğrenmektir. Cebindeki para değil direkt, bilgin, aşın, sevgin...Verme eylemi var çünkü paylaşmada Tanrı verir. Tanrı gibi olmak, bütünle irtibata geçiren sistemle seni merkabadır. İnsana faydası değişim, dönüşüm. Kulun tekamülü almaktan vermeye dönüşmektir. Bu tahtın aktivasyonu sonucunda BÜTÜN bize LOGOS dediğimizle irtibata geçmek için yüksek potansiyelli gücünü kullan.
Hiçbirimizde çalışmıyor merkaba. Ne zaman durdu bu? Çok yüksek boyutlardan aşağı düşerken, EGO'ya sahip olduğumuz ve tepe çakramız bloke olduğu için durdu. Bütünlüğü bir BİRLİĞİ farkına varmamızla harekete geçer. TANRI der ki; "Benimle irtibata geçmek için potansiyelini kullan."
Merkaba uzayda boyut değiştiren bir araç değildir, bir çok insan bunu böyle algılıyor. Merkaba zaman ve mekanın dışına çıkmak demektir, hiçliğe kadar gitmektir. Bu boyutu artık hissedemez duruma gelir insan. Özgürleşmek için hapishaneden kurtulmak için gerekiyor bu aktivasyon ile mümkün. Biz hologramik zihin denilen korkuların kızgınlıkların yarattığı bir EGO ZİHİN programı ile yaşayan varlıklarız. 3.boyuta bu şekilde indik, merkaba bizi bu hologramik hapishaneden özgürleştiren bir geometridir. Şimdi ve Burada CARPE DİEM..bizi geçmişten ve gelecekten özgürleştiren bir aktivasyondur. Bazı yan etkileri olabilir insanda, sivilce, grip, ishal...ruhsal olarak ağlama krizleri vs durumları gibi. Yaşam enerjisi CHI, prana, nefes aküdür. Tüm tramvalardan özgürleşmek gerekir, tüm sıkıntılar, hayalkırıklıkları, tüm bu duygular astral dediğimiz acı bedenimize kodlanır. Çalışmaya başlamadan bu bedeni temizlemek gerekir. Şimdi ve burada olmak demek atalarımızdan gelen taşıdığımız tüm tramvalarından kurtulmuş olmak gerekir. Koşulsuz sevgiyi idrak etmek ve verme eylemine geçme çalışmasıdır. Verme eylemi kendini mahrum edecek şekilde olmamalı, burası önemlidir. Verme alma dengesi keza aynı şekilde. Merkabanızı aktive ettiğiniz zaman vereceğiniz şifa çok güçlü olur. Şifa koşulsuz sevgi, bütünle, gönül yoluyla bir olmak. Korkulardan arınmak, ölüm ilüzyonundan kurtulmak da ana konusudur.
AŞKA DÜŞMEK, aşık oldum değil, AŞK bir haldir. Bir duygu değildir, karşı cinse ihtiyacınız yoktur...
Bizim toplumumuzda hemen sorarla, kime aşık oldun? Belki tetikleyici biri çıkar karşınıza, kalp çakranızın kapaklarını açar ve gider...onun öyle bir misyonu vardır. Burada AŞKA AŞIK OLMAYA BAŞLARSINIZ. Gönül çalışmasıdır, potansiyeli çok yüksek olan özel bir çalışmadır.
MÜHÜRLER'e gelecek olursak...
Davut peygamber Süleyman peygambere bir yüzük hediye ettiğini biliriz, bu yüzük ona güç verirmiş ve negatifleri savmak için kullanırmış. Gizem Okulları'nda , altın oran kullanılan vahiy yoluyla inen 44 adet mühürden bahsedilir, iyi niyetli, güzel şeyler içindir. Hz.Süleyman çok zengindi ve halkının da aynı şeylere sahip olmasını isterdi. Dilekleri gerçekleştirmek için araçlardır. Niyet için Tanrı'nın seviyesine çıkmak gerekir, ekstra bir enerjiye ihtiyacımız var. Taş veya mühür olabilir bu ekstra enerji.
TARİHSEL BİR İNCELEME İLE MERKABA
Ezekiel'in ilk bölümü, Yahudilerin mistik spekülasyonlarında çok verimli bir rol oynamıştır. Göksel Taht Arabası'nın irfanına, çeşitli anlamlarından şu veya bu şekilde her yerde rastlayabilirsiniz. Hezekiel, Tanrı'nın bu şaşırtıcı kavramlarını nereden türetmiştir ve bunlar aracılığıyla tasvir etmek istediği tarihsel veya teolojik gerçekler, Eski Ahit bilginlerinin kendilerini her zaman meşgul ettikleri temalardır. Ancak Yahudi mistik, onlara akılcı bir açıklama getirmedi. Onları oldukları gibi, tüm gizemlerinde, tüm tuhaf ve açıklanamaz fantezilerinde, günlük yaşamın tüm fikirlerinden ve nesnelerinden tüm tuhaf uzaklıklarında aldı. Onlar hakkında hiçbir açıklama aramadı çünkü açıklamaya gerek duymayan bir şeyi temsil ettikleri konusunda güvence verdi. İçgüdüsel olarak Merkabah'ın, insanın İlahi Huzur'u görme ve onunla arkadaşlık etme özlemini simgelediğini hissetti. Bu amaca ulaşmak ona göre tüm ruhsal yaşamın zirvesiydi.
Ezekiel'in ilk bölümü, Yahudilerin mistik spekülasyonlarında çok verimli bir rol oynamıştır. Göksel Taht Arabası'nın irfanı, çeşitli imalarından şu ya da bu şekilde her yerde karşılaşılabilir. Hezekiel, Tanrı'nın bu şaşırtıcı kavramlarını nereden türetmiştir ve bunlar aracılığıyla tasvir etmek istediği tarihsel veya teolojik gerçekler, Eski Ahit bilginlerinin kendilerini her zaman meşgul ettikleri temalardır. Ancak Yahudi mistik, onlara akılcı bir açıklama getirmedi. Onları oldukları gibi, tüm gizemlerinde, tüm tuhaf ve açıklanamaz fantezilerinde, günlük hayatın tüm fikirlerinden ve nesnelerinden tuhaf uzaklıklarında aldı. Onlar hakkında hiçbir açıklama aramadı çünkü açıklamaya gerek duymayan bir şeyi temsil ettikleri konusunda güvence verdi. İçgüdüsel olarak Merkabah'ın, insanın İlahi Huzur'u görme ve onunla arkadaşlık etme özlemini simgelediğini hissetti. Bu amaca ulaşmak ona göre, tüm ruhsal yaşamın zirvesiydi. Hezekiel'in "canlı yaratıklar"ın arabasına binen Yahve imgesi, manzaralar ve sesler, yer ve gökteki hareketler ve kargaşaların eşlik ettiği, evrenin menzilinin dışında uzanıyordu. Diğer tüm Eski Ahit şahsiyetlerinin en derin vecd deneyimleri, Yahudi mistik için insani ve ilahi olanın karşılıklı ilişkisinde kilitli olan en içteki ve aşılmaz sırların gerçek bir açılışı, örtüsünün açılmasıydı. Bir tür İlahi kendini açma, insana kendini küçümseme olarak yorumlandı. Kapı ardına kadar ardına kadar açıktır ki, insan, Tanrı'nın doğrudan daveti üzerine, özlediği ve aradığı sırrı bulabilsin. Bu fikir, tüm dinlerin mistik yaşamında üstün bir faktördür. Ruh, yalnızca Tanrı'nın ilk önce Kendi inisiyatifiyle ve davetsiz olarak onunla birleşme arayışına çıktığını hissettiği için Tanrı ile birlik aramaya teşvik edilir. İçeriden insan hareketi, dışarıdan gelen daha büyük bir İlahi harekete bir tepkidir. Çağrı geldi; cevap gelmeli.
Savaş Arabası (Merkabah), bu nedenle, ruhun nihai amacına giden bir tür 'mistik yol'du. Ya da daha doğrusu, gizemli "araç", kişinin doğrudan görünmeyen "salonlara" götürülmesini sağlayan araçtı. Mistiklerin amacı bir 'Merkabah binicisi' olmaktı, böylece hâlâ etin dizginleri içindeyken, kendi ruhsal Eldorado'suna tırmanabilsin. Önerildiği gibi, Merkabah irfanının esrarengiz tasviri, kökeni için Mitraizm öğretilerinde mi, yoksa yine ileri sürüldüğü gibi, Müslüman mistisizminin belirli dallarında mı aranmalı, oldukça açık bir şekilde görülebilir. onun hakim fikri, tüm mistikler için genel bir anlayışa, yani. Nihai Hakikat arayışının bir tür hac olduğunu ve arayıcının Tanrı'daki evine doğru bir yolcu olduğunu.
Bir önceki sayfada, mistiğin Merkabah gizemlerinin herhangi bir akılcı açıklamasını ne sorduğu ne de beklediği belirtilmişti. Onun için, enerjilerini sınır tanımadan bükmesi gereken gerçekleştirmeye yönelik en yüksek varlığı özetlediklerini hissetti. Ancak yine de, bazı başıboş ve dağınık Rabbin açıklamalarından, erken Hıristiyan yüzyıllarında küçük bir Yahudi mistik mezhebinin - seçilmişlerin seçilmişleri - var olduğu sonucuna varmak için izin verilir. temalar. Merkabah'ın ezoterik bir bilimi vardı. İçeriğinin ne olduğunu az çok tahmin edebiliyoruz - Rabbinik kaynaklardan. Karışık bir melekbilim, göze çarpan bir rol oynayan ünlü bir melek Metatron gibi görünüyor. Erken Hanok edebiyatında olduğu kadar - oldukça başka bakış açılarından - ortaçağ Kabala'sında çok daha fazlası bulunabilir. Rabbinik literatürden bazı açıklayıcı sözler verelim.
Mişna'da, Ḥaggigah, ii. 1'de şöyle deniyor: "Yaratılış'ın ilk bölümlerini iki kişiye açıklamak yasaktır, ancak yalnızca kişiye açıklanır. Bilge olmadıkça Merkabah'ı tek başına bile açıklamak yasaktır. ve orijinal bir zihniyet." T.B.'deki bir pasajda. Ḥaggigah, 13a, şu sözler eklenir: "ancak bölümlerin ilk sözlerini ona [yani Tekvin'in ilk bölümlerinde bir kişiye] ifşa etmeye izin verilir." Aynı pasajda, MS 3. yüzyılda yaşamış bir başka Haham (Ze'era) daha katı bir şekilde şunları söylüyor: "Bir 'reis'e olmadıkça [ne Yaratılış'ın ne de Hezekiel'in] bölümlerinin ilk sözcüklerini bile ifşa edemeyiz. Beth Din' 1 veya kalbi yaş veya sorumluluk tarafından yumuşatılmış birine."
Aynı asrın bir başka hocası da aynı münasebetle şöyle beyan eder: "Tevrat'ın sırlarını, Yeşaya, III.3'teki âyetin, yani elli kaptanı ve şerefli kimseden başkasına ifşa edemeyiz. adam ve danışman ve kurnaz zanaatkar ve belagatli hatip." (Hahamlar bu terimleri Tevrat bilgisinde ve uygulamasında ayrım anlamına geldiğini anladılar.)
Merkabah bilgisi için vazgeçilmez bir başlangıç olarak yüksek düzeyde ahlaki ve dini uygunluk üzerinde bu ısrarın, tüm dinlerin mistisizminde karşılığı vardır. Organik yaşam, benlik, bilinçli ve bilinçsiz, belirli şekillerde kalıplanmalı ve geliştirilmelidir; ahlaki, fiziksel, duygusal bir eğitim olmalı; tam mistik bilincin oluşumuna giden zihinsel durumların aşamalar halinde psikolojik uyumu. Evelyn Underhill'in (Mistisizm, s. 107) dediği gibi: "Tasavvuf kendisini yalnızca bir zihin ve kalp tutumu olarak değil, aynı zamanda bir organik yaşam biçimi olarak da gösterir. . . . aşkın yaşamın çıkarları."
Hahamların bu öz disiplinin önemi konusunda tamamen canlı oldukları, T.B. Ḥaggigah, 13a, şöyle: "Bir zamanlar bir genç, ateş çıkıp onu tükettiğinde Ḥashmal'ı açıklıyordu (Ezekiel, i. 27, A.V.'de 'amber' olarak tercüme edilmiştir). Soru sorulduğunda, Bu neden oldu? cevap: "Onun zamanı henüz gelmemişti" (lāv māti zimnēh). Bu, genç yaşının ona mistik kavrayış için gerekli olan olgun öz-kültür için fırsatları vermediği anlamına gelmez. Bu arada, Haşmal, Hahamlar tarafından şu şekilde yorumlanmıştır: (a) tam deyim ḥāyot ěsh mē-māl-lē-loth, yani 'konuşan ateşin canlı yaratıkları'; veya (b) 'ittim ḥāshoth ve-'ittim mě-mălle-lōth'in kısaltılmış bir biçimi, yani 'bazen susup bazen konuşanlar'. Ortaçağ Kabala literatüründe, Hasmal 'Yetsiratik' dünyaya aittir (yani, ateşe dönüşen Metatron tarafından yönetilen meleklerin meskeni; ve insanların ruhları da oradadır). 1 Modern bir Mukaddes Kitap yorumcusuna göre (ünlü Rus Hebraist, ML Malbim, 1809-1879) bu kelime, "Şayot [yani Hezekiel'in 'canlı yaratıkları'], yani Şehina'nın [ya da kampı] olan [ya da kamp] anlamına gelir. yani İlahi Varlık] burada 'hala küçük ses' var. Yukarıdan İlahi akıntıyı alan ve onu [Hezekiel'in Arabasının] 'tekerleklerini' hareket ettiren Ḥayot'a yayan onlardır [yani Ḥayot]."
Benzer türden daha birçok pasaj, Merkabah bilgisini edinmenin pek çok engelle kuşatılmış zorlu bir görev olduğu görüşünü desteklemek için aktarılabilir; bir yanda istisnai bir kendini geliştirme ölçüsünü ve diğer yanda olağanüstü miktarda öz-bastırma ve kendinden vazgeçmeyi önceden varsaydığını.
Ancak bir önceki paragrafta ateşten söz edilmesi bizi, Merkabah'ın, genel olarak edebiyattaki mistik fenomenlerin tanımıyla çok uyumlu hale getiren bir yönünü ele almaya götürür. Ateş imgesinin Dante'nin mistisizmine nasıl bu kadar hakim olduğunu herkes bilir. Ortaçağ Hıristiyan mistikleri - Ruysbroeck, Cenovalı Catherine, Jacob Boehme ve diğerleri - insan ve Tanrı arasındaki ilişkilere ilişkin en derin düşüncelerini ifade etmek için sürekli olarak aynı figüre başvururlar. Metaforun seçimi muhtemelen 'ateş'in aşağıdaki gerçeklerden birini veya her ikisini simgeleyecek şekilde uyarlanabileceği gerçeğine dayanmaktadır: (a) hedefe ulaşıldığında, nihai gerçeklik arayışındayken gelen parlaklık, aydınlanma. sonunda tatmin oldu; (b) ateşin her şeye nüfuz eden, her şeyi kapsayan, kendi kendini yayan gücü, ruh ve Tanrı'nın mistik birliğinin çok etkileyici bir tablosudur. İkisi iç içe geçmiştir, tek bir varlık durumunda kaynaşmıştır. Ruh, aynı zamanda, ateş gibi, ruhu kıskacında tutan, onun içinde yaşayan Tanrı'nın yanında kıpkırmızıdır.
Örnekler şunlardır: Midrash Rabba on Canticles'te, i. 12'de şöyle deniyor: "Ben 'Azzai [MS 2. yüzyılın ünlü bir hahamı] bir zamanlar oturmuş Tevrat'ı tefsir ediyordu. Etrafını ateş sardı. Gidip R. 'Akiba'ya, 'Ah! Haham! Ben 'Azzai' dediler. oturmuş Tora'yı tefsir ediyor ve ateş onu her taraftan aydınlatıyor.' Bunun üzerine R. 'Akiba, Ben'Azzai'ye gitti ve ona, 'Oturmuş, ateş etrafında oynayarak Tora'yı açıkladığını duydum' dedi. "Evet, öyle," diye yanıtladı. "Öyleyse," diye karşılık verdi "Akiba, "Merkabah'ın gizli odalarını çözmekle meşgul müydün?" 'Hayır' diye yanıtladı." Bilgenin gerçekten yapmakla meşgul olduğunu söylediği şeye girmenin burada yeri yok. Alıntı, MS 2. yüzyılda ateş imgesinin geleneksel olarak ezoterik kültürle nasıl ilişkilendirildiğini yeterince göstermektedir.
İşte başka bir örnek, T.B. Succa, 28a. Yaşlı Hillel'in (MÖ 30 - MS 10) seksen öğrencisi vardı. Otuz tanesi Şehina'nın onlara dayanması için yeterince değerliydi. Otuz tanesi, güneşin emirlerinde hareketsiz durması için yeterince değerliydi. Diğer yirmi kişi ortalama karakterdeydi. Bunların en büyüğü Uziel'in oğlu Yonatan'dı (MS 1. yüzyıl); aralarında en küçüğü Zaccai oğlu Johanan'dı (MS 1. yüzyılın sonu). İkincisi, en küçüğü olmasına rağmen, hem egzoterik hem de ezoterik bilginin akla gelebilecek her dalıyla tanışmıştı. O, 'hizmet eden meleklerin konuşmasını ve şeytanların konuşmasını ve hurma ağaçlarının (děkālim) konuşmasını' biliyordu. Merkabah'ın ilmini de biliyordu. "En küçüğün" sahip olduğu bilginin ölçüsü böyleyken, "en büyük"ün sahip olduğu bilginin ölçüsü ne kadar büyük olmalıdır, yani. Uziel'in oğlu Jonathan! İkincisi otururken ve Tevrat'ı (muhtemelen meleklerin ve Merkabah'ın ezoterik ilmini) çalışırken, üzerinde uçan her kuş ateş tarafından yakıldı. Bu son sözler, mistik ruhun, yanılsamanın karanlığından sıyrılıp Hakikat Işığına ulaştığında yaşadığı vecd halinin, yücelme anlarının, tarif edilemez huzur ve ihtişamın tasviridir, bu çok yerinde bir şekilde ifade edilmiştir. Mezmur yazarına göre: "Çünkü hayatın pınarı sendedir; senin ışığında nur göreceğiz" (Mezmur, xxxvi. 9). Bu sınırsız ışığın ortamında uçan kuş, kaçınılmaz olarak onun ateşi tarafından tüketilmelidir.
Uziel oğlu Jonathan'ın mistik eğilimlerini sürdürmek için bize bıraktığı anıt, eski Yahudi geleneğinin Peygamberlere atfettiği Aramice Açıklamasında, İlahi faaliyetin belirli aşamalarını belirtmek için Memra ("Kelime") terimini kullanmasıdır. Ancak modern araştırmaların gösterdiği, Peygamberlere Aramice Tefsir'in dayandığı temelden başka bir şey değildir.
Merkabah gizemlerine bir inisiyasyonun yarattığı kendinden geçmenin sonucunda ortaya çıkan mistik ışık vizyonunun bir başka örneği T.B. Ḥaggigah, 14b, şöyle:
"Zakkai oğlu R. Johanan bir zamanlar bir eşeğe biniyordu ve Arach oğlu R. Eliezer onun arkasında bir eşek üzerindeydi. İkinci haham birincisine, 'Ey muallim! Bana Merkabah gizemlerinden bir bölüm öğret' dedi. 'Numara!' Usta cevap verdi: "Bilge ve özgün bir düşünceye sahip olmadıkça, Merkabah'ın herhangi bir kişiye kendi başına öğretilemeyeceğini sana daha önce bildirmedim mi?
"Pekala öyleyse!" diye yanıtladı Arak oğlu Eliezer. "Bana öğrettiğin bir şeyi sana söylememe izin verir misin? 'Evet!' diye yanıtladı Zaccai oğlu Johanan. 'Söyle!' Efendi hemen kıçından indi, bir giysiye sarındı ve bir zeytin ağacının altındaki bir taşın üzerine oturdu. 'Ey efendi, kıçından neden indin?' öğrenciye sordu. "Mümkün mü," diye yanıtladı, "sen Merkabah'ın sırlarını açıklarken, Şehina bizimle ve hizmet melekleri bize eşlik ederken kıçıma bineceğim?" Hemen Arach oğlu R. Eliezer Merkabah'ın gizemleri üzerine konuşmasına başladı ve daha başlar başlamaz ateş gökten indi ve tek bir ahenkle şarkı söylemeye başlayan kırın bütün ağaçlarını kuşattı. Hangi şarkı? 'Yerden Rab'be övgüler olsun, ey ejderhalar ve tüm derinlikler; verimli ağaçlar ve tüm sedir ağaçları, Rab'be hamdedin' (Mezmur, cxlviii. 7, 9). Bunun üzerine ateşten bir melek, 'Gerçekten bunlar, hatta bunlar Merkabah'ın sırlarıdır' dedi. Zaccai oğlu R. Johanan ayağa kalktı ve müritini alnından öperek dedi: "İsrail'in Tanrısı Rab, babamız İbrahim'e anlayan, araştıran ve üzerinde konuşan bir oğul veren Rab'be övgüler olsun. Merkabah'ın sırları.' . . .
"Bu şeyler R. Johanan'a [Johanan'ın başka bir öğrencisine] söylendiğinde, ikincisi bir gün Rahip R. José [Johanan'ın başka bir öğrencisi] ile birlikte yürürken, 'Aynı şekilde Merkabah hakkında da konuşalım!' dedi. R. Joshua konuşmayı açtı.Yazın ortasında bir gündü.Gökyüzü kalın bulutlardan oluşan bir düğüm haline geldi ve bulutlarda gökkuşağına benzer bir şey görüldü ve hizmetçi melekler, insanların yaptığı gibi, topluluklar halinde dinlemek için geldiler. düğün müziğini dinle Rahip R. José gidip efendisine durumu anlattı, o da 'Ne mutlu sana, seni doğurana ne mutlu! Bunları gören gözlerine ne mutlu! Gerçekten kendimi seninle bir rüyada gördüm. , Sina Dağı'na oturdum ve göksel bir sesin haykırdığını işittim: Şuraya yüksel! Buraya yüksel! büyük ziyafet salonları ve güzel koltuklar senin için hazır. Sen, müritlerin ve müritlerinin müritlerinin kaderinde üçüncü set' [yani, hahamların öğrettiği gibi, mezmurlar ve marşlar söyleyerek Şehina'nın önünde durmaksızın duran üç melek sınıfının üçüncüsü]."
Bu dikkat çekici pasajda açıklığa kavuşturulması gereken birkaç nokta var. Merkabah'ın hayvanın sırtında otururken konuşulmasına itiraz edilmesi ve bir zeytin ağacının altında bir taşın üzerine oturulması gerçeği, mistiğin tüm teçhizatının olmazsa olmazı olan gerekli fiziksel ve mizaçsal öz disipline işaret eder. çağlar ve tüm uluslar arasında. Kalbi de yukarı kalkmasın diye kıçına yüklenmemeli. Her türlü gurur, aşağılık ve pişmanlık ruhundan arındırılmalıdır. Uysallığın Zen'uim'in şaşmaz niteliklerinden biri olduğuna önceki bölümde değinilmişti. Gururlu adam, dedi Hahamlar, "Şehinanın ayaklarını yere serer." "Kibirli olan, sonunda Gehinnom'a düşecek." Hahamlar için gurur, dini yaşam yolundaki en korkunç tuzaktı. Zıttı olan alçakgönüllülük, tüm erdemlerin başlangıç noktasıydı. Sıradan bir Yahudi'nin yaşamıyla ilgili olduğu ölçüde uysallığa verilen prim böyleyse, mistiğin yaşamı için -Ebedi Gerçeği bilmeyi amaçlayan biri için- önemi ne kadar büyük olmalı? Kötülüğün, kusurluluğun, günahın tadına varan her şey yok olmak zorundadır. Bu kendini arındırmanın birincil yolu alçakgönüllülük kültürüdür.
'Şehina bizimle ve hizmet eden melekler bize eşlik ediyor' ifadesi, Rabbinik mistisizmin iki belirgin özelliğini vurgular. İlk olarak, Şehina, İsrail'in aşkın-içkin Tanrısıdır; İsrail'in çevresi, Yahudi'nin dağıldığı tüm topraklarda şaşmaz arkadaşlığından yararlandığı Şehina ile doluydu. T.B.'deki bir pasajda, "Kirli olduklarında bile Şehina onlarla birlikte yaşar" der. Yoma, 57a. Merkabah inisiyelerine, ideal bir mükemmellik standardı arayışıyla kendilerini sıradan kalabalığın seviyesinin çok üstüne çıkarmış olanlara eşlik eden bu Şehina-Mevcudiyetinin bilinci ne kadar eşsiz, ne kadar aşırı canlı olmalı! İkinci olarak, 'hizmet eden melekler', aşağıdaki Rabbin yorumlarından da görülebileceği gibi, tüm Merkabah ilimlerinde büyük bir rol oynamaktadır.
Ezekiel, i. 15, "Şimdi canlı yaratıkları gördüğüm gibi, işte dört yüzlü, canlı yaratıkların yanında bir tekerlek gör" diyor. R. Eliezer şöyle dedi: "Yeryüzünde duran ama başı 'canlılara' uzanan bir melek var... Adı Sandalphon. Komşusundan 1 beş yüz yıllık bir yolculuk kadar yüksek. . O, Efendisi için taç giyen Merkabah'ın arkasında duruyor" (TB Ḥaggigah, 13b).
Başka bir pasaj şöyle der: "Gün be gün hizmet eden melekler ateş ırmağından yaratılır. [Tanrı'ya] piyan sesi söylerler ve sonra denildiği gibi, 'Onlar her sabah yenidir; sadakatin büyüktür' (Ağıtlar) iii. 23) . . . . Kutsal Olan'ın ağzından çıkan her kelimeden (O mübarek olsun) bir melek yaratılır, denildiği gibi, 'Gökler Rab'bin sözüyle yapıldı ve bütün ordularını ağzının soluğuyla'" (Mezmur, xxxiii. 6).
Hahamlar, 'onların ev sahibi' tabirini, sandığımız gibi, göklerin gereçlerine, yani yıldızlara, gezegenlere, vb. değil, melek dünyalarına atıfta bulunmak için anladılar. Tanrı Sözü'nün bir meleğe dönüşmesi ve dolayısıyla burada, yeryüzünde insanlar arasında belirli somut görevlerin yerine getirilmesi fikri, Dördüncü İncil'in Önsözüne olduğu kadar Philo'nun Logos'una da güçlü benzerlikler taşır.
'Düğün müziğini duymak için erkeklerin dinlediği gibi dinle' ifadesi (ya da kelimenin tam anlamıyla 'gelin ve damadın müziği'), Canticles Kitabında gelin ve damadın aşk teklifleri etrafında kümelenen büyük Rabbinik mistisizm kitlesinin bir hatırasıdır. Rabbinik yorum üzerine olan kitap, insan ile İlahi Olan arasındaki 'ruhsal evlilik', Tanrı ile İsrail arasında bir nişanın büyük gerçeğini öğretir. Canticles Rabba, "Eski Ahit'te on yerde" diyor, iv. 10, "İsrailoğulları bir 'gelin' olarak mı belirlendi, burada altısı [yani Kutsal Kitap'ta] ve dördü Peygamberlerde... ideal damatta]."
Canticles'ı Eski Ahit'in diğer tüm kitaplarından ayıran insan sevgisi ve evliliğinin çok bol imgesi, Rabbilerin zihinlerine göre, insan İsrail'i ile onun İlahi Babasının birbirine yakınlaşma biçiminin en gerçek simgesiydi. . Yahudi ruhunun mahrem ve gizli deneyimleri, onun Tanrı ile hiçbir yabancının anlayamayacağı duyulardaki ilişkisinin coşkusu, en iyi, insanların aşk dediği o ulu ve tanımlanamaz tutkunun dilinde yansıtılır.
'Buraya yüksel! buraya yüksel! büyük ziyafet salonları ve güzel kanepeler sizin için hazır' vb., Rabbinik mistisizmin bir başka önemli aşamasına işaret ediyor. Dindarların, en yüksek düzeyde yönetilen bir yaşam aracılığıyla, kendilerini ruhu bedene bağlayan engellerden kurtarabileceklerine ve canlı olarak cennet cennetine girebileceklerine kuvvetle inanılıyordu. Fikir, açıkça, Eski Ahit teolojisinin bir dalının gelişimiydi. Ancak ikincisi, cennete ölmeden ulaşılabileceği fikrinden öteye gitmez, oraya tercüme edilen kişiler dünyevi kariyerlerini tamamlamış olurlar. Enoch'un (Yaratılış, ayet 24) ve İlyas'ın (2 Krallar, ii. 11) deneyimleri örneklerdir. Doktrinin bir gelişmesi, tarihin bazı ayrıcalıklı azizlerine, ölümden sonra ve cennetteyken, insanların eylemleri ve burada olayların genel gidişatı hakkında talimat verildiği düşüncesidir. Apokaliptik literatür (özellikle bkz. Dr. Charles'ın yazdığı Apocalypse of Baruch) bu fikirle büyük ölçüde ilgilenir; ve Rabbinik literatürde bunun izleri vardır. Ancak bu azizler, kendilerine bahşedilen öğretiler ve vahiyler sonunda ne kadar doğru olursa olsun, dünya söz konusu olduğunda ölüdür.
Bazı dindar insanların geçici olarak görünmeyene yükselebilecekleri ve en derin gizemleri görüp öğrenerek tekrar dünyaya dönebilecekleri teorisinde daha ileri bir gelişme görülür. Bunlar, kendilerini lekesiz bir kutsallık yaşamı için eğiterek, kendilerini İlahi Yaşam ile doğrudan temasa getiren vizyonları görmeye ve sesleri duymaya, bir vecd durumuna girmeye uygun hale gelen mistiklerdi. Onlar, kendilerine özgü fiziksel ve zihinsel yapılarının bir sonucu olarak, arayışlarının amacına ulaşma yeteneğine sahip olan Merkabah'ın öğrencileriydi. Talmud (Ḥaggigah, 14b), "Cennete giren dört adam vardı" der. Bunlar R. 'Akiba (MS 50--130), Ben 'Azzai (MS 2. yüzyıl), Ben Zoma (MS 2. yüzyıl) ve Elisha b. Abuyah (1. yüzyılın sonu ve MS 2. yüzyılın başı). Bu pasaj, Talmud'un bilmecelerinden biri olmasına ve çeşitli şekillerde yorumlanmasına rağmen, burada yapılan göndermenin, her yaştaki tüm mistiklerin deneyimlerine dahil olan, görünmez dünyaya yapılan uyanık ziyaretlerden birine ait olduğunu oldukça makul bir şekilde ortaya koyabiliriz. .
Daha sonraki Rabbinik çağın (yani yaklaşık 7. yüzyıldan 11. yüzyıla kadar, genellikle Gaon dönemi olarak bilinen) büyük bir mistik literatürün parçaları bize ulaştı. Bunlardan biri, yukarıda bahsedilen dönemin kendilerine Yōrědē Merkabah (yani Arabadaki Biniciler) adını veren mistiklerden kaynaklandığı varsayılan Hekalot'tur (yani 'salonlar'). Louis Ginzberg'in dediği gibi (Yahudi Anlayışı cilt ii.'deki 'Yükseliş' başlıklı sanat eserine bakın), "bu mistikler, çeşitli manipülasyonlarla, cennetin önlerinde açık olduğunu ilan ettikleri bir otohipnoz durumuna girmeyi başardılar. Bütün dinî ilimlere sahip, bütün emir ve kaidelere riayet eden ve hayatının saflığında neredeyse insanüstü olan bu Merkabah yolculuğuna ancak O'nun girebileceğine inanılıyordu. genellikle bir teori meselesi olarak kabul edilir ve daha az mükemmel insanlar da oruç ve dua yoluyla duyularını dış dünyanın izlenimlerinden kurtarmaya çalıştılar ve cennetsel vizyonlarını anlattıkları bir vecd durumuna girmeyi başardılar."
Bu inancın çoğu, Ḥasidim olarak bilinen başlıca temsilcileri Rusya, Polonya, Galiçya ve Macaristan'da bulunan modern Yahudi mistisizminde varlığını sürdürmektedir.
Yukarıda mistik edebiyatın bu evresinin büyük bir bölümünün 7. yüzyıldan 11. yüzyıla kadar olan dönemde ortaya çıktığı belirtilse de, modern araştırmalar köklerinin çok daha eski bir tarihe dayandığını açıkça kanıtlamıştır. Aslında, kökeninin erken Yahudiliğin bağrında aranıp aranmayacağı çok şüphelidir. Mithra'ya tapınma artık bilim adamları tarafından bunun çoğunu hesaba katıyor. Ancak herhangi bir nihai görüşe girişmek tehlikelidir. Hezekiel'in ilk bölümünün eski İbrani hayal gücü üzerinde harikalar yarattığı asla unutulmamalıdır. Bölümdeki hemen hemen her kelimenin yorumları toptan satıştan oluşuyordu. Her ihtimalde, Merkabah binicilerinin mistisizmi bir bağdaştırıcılıktır. Moda olan mitraik kavramlar, orijinal Yahudi yorumlarına empoze edildi; ve Neo-Platonculuk ile birlikte, Talmud ve Midrashim'de hiçbir şekilde bol olmasa da, Orta Çağ Kabala'nın fikirlerinde ve aynı zamanda Batı'nın öğretilerinde önemli bir yer tutan Yahudi mistisizminin bu dalı gelişti. modern Ḥasidim.