Senden sonra açtı gönlümün çiçekleri
seen from China
seen from Russia

seen from United States
seen from United Kingdom
seen from Italy
seen from China

seen from Norway
seen from Türkiye

seen from United States

seen from Germany

seen from United States

seen from Serbia

seen from Canada
seen from United States
seen from Netherlands
seen from United Kingdom
seen from China
seen from Russia
seen from United States
seen from United Kingdom
Senden sonra açtı gönlümün çiçekleri
Özledim, her şeyini çok özledim.
Senden sonra ne başkasını, nede kendimi sevebildim..
Almışım ahını yıkık duvarların.
Ne zamandır tavanı izliyorum, bilmiyorum. Ne zamandır yatıyorum böyle put gibi... En son kaç gün önce yemek yedim, bilmiyorum. Kedimin çıkardığı mırıltı dışında sessizliğimde boğuluyorum. İçim çığlık atarken, ses tellerim kopartılmış gibi.
Göğsümde sıcaklığını hayal ediyorum. Tenini tenimde, ellerini bedenimde... Dokunulması mahrem, en doğurgan yerlerimde. Özlemin doluyor içime. Yumulu göz kapaklarım seninle titriyor birden bire. Sesin çınlıyor kulaklarımda, kokun çalınıyor burnuma.
Kalkıp bir sigara yakıyorum. Bu sürekli devam ediyor, bir döngü halinde. Delirdiğimi düşünmeye başlıyorum. Başım dönüyor, saçlarımı çekiştiriyorum, gözlerimde yaşlar...
Geçiyorum bir aynanın karşısına bağırmaya başlıyorum aynada ki yansımaya. Hiçbir şeyden gördüğüm kadar nefret ettiğimi hatırlamıyorum.
"Birine sevdiremezsin kendini zorla çocuk. Kendini çiğnesen de defalarca, yapmam dediklerini yapsan da... Sevdiremezsin. Her şeye yeter de gücün yumruk kadar yüreğe yetmez. Yettiremezsin! Azad etmen gerekiyorsa etmelisin. İşin aslı ben de bilemedim ki... Gidersin de, gidebilir misin? "
Ruhu kevgire dönmüş;
Nerden dokunsan ordan elinde kalacak,
Sevgili kadın..
Demode aşkların kucağında,
Nefsin avucunda,
Birilerinin sapıtması
Ve yol alışında,
Kendi olmak ne bilmez olmuş.
Kim ne derse biraz ondan
Biraz da duyduğundan, kadın.
Olduğu gibi görünmekle başı hoş değil,
Acısı yaşanmışlığında...
An sonra gelen var kapısına,
Umut veren, el uzatan...
"Batacaksak taşı ben bağlarım" diyen,
'İlk taşı atan' ruhun şeytanına!
Onarılmaya zaaflı kadın
İnanacak!
Gidecek geldiği gibi!
Bilecek lakin susacak...
Gitmeler kolaydır çünkü,
Vaadedilen ütopyalardan.
Ruhuna bir çentik daha yerken;
Unutma! Senin tedavin
Demode aşklar, kesik soluklarda değil.
Benzeri olmayan yolun,
Tam ortasında nefesin olmakta.
Gecedir kan kustuğun,
Değil mi Ellilah?
Aklına dolan düşünceler,
Içinde biriken irin, kenara attıkların...
Ay doğup da yalnız kendine yettiğinde,
Çöken sessizlik...
Boğan, soluk kesen sensizlik...
Ben... ben aya tapardım.
Aydan beklerdim, sevgini.
Bilirdin bunu Ellilah...
Yüzüme bakar, güler geçerdin.
Bir gülüş geceyi nasıl gündüz ederdi
Senden öğrendim...
Oysa sen.. Sen beni görmedin.
Hayır gördün! Gördün de işte...
Herkese yetti içinde ki o pınar
Bi' bana yetemedi...
Umut ettim, and içtim geceye.
Dedim "Hiçbir sevgi doğmadı birden bire."
Ben aya tapardım.
Aydan beklerdim sevgini,
Gecenin kucağında yakarışlarda,
Sevgin için kıvranırdım için için.
Hilal bendim, cenin bendim karşında.
Sen yüzüme bakar, güler geçerdin.
Herkese yetti de o pınar...
İşte bir ben kaldım noksan...
Gece umut kırar Ellilah...
Ama en kötüsü bir gecenin koynuna ,
Umutsuz girmektir.
Kırılacak bir umudu kalmayanın ,
Yalnız hiçliği vardır.
İki üç yaprak parçası, kalem, sigara, çay... Her şey yeniden yazmam için hazır, yeniden konuşmam için mükemmel bir uyum kurmuş beni bekliyor. Yazmak istediğim o kadar çok şey var ki... Söylemek istediğim. Gecenin dördünde seni uyandırıp saatlerce anlatır gibi yeniden yazmak istiyorum.
Oysa... Oysa boğazım düğüm, dilim lâl olmuş.
Bıktım demek, özledim demek kifayetsiz ve alelade. Çok sinirliyim mesela. Sensiz olduğum için, her Allah'ın günü eksik uyandığım için, toprak olduğun için, öldü demek zorunda olduğum için çok sinirliyim mesela.
Gitmeyi çok dillendirdiğin, çağırdığın ve gittiğin için sinirliyim ya da. Canım yandığı, canım senden dolayı yandığı ve başımı okşayıp göğsüne yaslayacak bir sen olmadığı için çok sinirliyim. Bana elem bıraktığın için...
Sensiz devam edemediğim, sürekli yara aldığım için çok sinirliyim.
Lâkin hiç biri için sana değil bu sinirim. Sen giderken elimden bir şey gelmediği ve yahut sen acı çekerken ve şimdi nihayet acılarının dindiğini bilirken hala seni yanımda isteyecek kadar bencil olduğum için kendime sinirliyim.
Seni seviyorum, Hancı. Seni bir türlü azad edemiyorum, affet beni.