🂱
Seni her zaman seçeceğim, anlaşamadığımız günlerde bile.
Çünkü sen bende farklı bir mevzusun..
seen from Türkiye

seen from Germany
seen from Saudi Arabia

seen from Egypt
seen from Indonesia
seen from India
seen from Poland
seen from Spain

seen from Egypt

seen from United Kingdom

seen from Spain
seen from Brazil
seen from China

seen from Egypt

seen from United States
seen from Türkiye

seen from Israel
seen from Spain

seen from Norway
seen from Australia
🂱
Seni her zaman seçeceğim, anlaşamadığımız günlerde bile.
Çünkü sen bende farklı bir mevzusun..
Bazı insanlar kelimeleri dinler, bazılarıysa enerjiyi. Sezgileri güçlü bir kadına yalan söylemek cesaret değil, büyük bir yanılgıdır. Çünkü sözler bazen kandırabilir ama enerji asla yalan söylemez. İnsan neyi gizlemeye çalışırsa çalışsın, gerçek eninde sonunda tavırlarında, bakışlarında ve sessizliğinde kendini ele verir.
Descartes Felsefesinde Bilginin Kaynağı Nedir?
Descartes, felsefenin yöntem sorunu olduğunu düşünmüştür. Ona göre felsefe, güvenilir ve doğru bir yöntemden yoksundur. Felsefenin yöntemi, araştırmaya dayalı bir yöntem olmalıdır.
Descartes, yöntem çalışmalarında kendisine kaynak olarak geometriyi almış ve felsefe için de geometriye dayanan bir yöntem geliştirmek istemiştir. Burada Descartes'ın iyi bir matematikçi olmasının da etkisi büyüktür.
Descartes, felsefi bir önermenin açık, seçik olması gerektiğini savunmuştur. Ona göre seçik olmak önermenin bağlantıları ve ayrıntılarıyla diğer önermelerden ayrılabilir olması demektir; açık olmak ise üzerinden hiçbir şüphe bulundurmamasını temsil eder. Bu bağlamda Descartes, tıpkı matematikte açıklık ve seçikliğe sahip olan önermeler, çözümler gibi felsefede bilgiyi aramıştır. Bu tür bir arayışın temeline de sezgiyi oturtur. Descartes, bir önermeyi açık seçik kavradığımız zaman ortada sezgi vardır demiştir. Ona göre bilginin kaynağı sezgisel kavramadır; sezgisel kavrama doğrudan ve saf bir görüştür; sezgisel kavrama şüpheye yer bırakmaz. Karenin birbirine eşit 4 çizgiden oluştuğunu, var olup düşünebildiğimizi sezgilerimiz sayesinde biliriz.
Sezgi, yanlışlara dayalı saldırgan deneyimlerden alınan küçük derslerin yıkıntıları arasında gizlidir...
...
“
"Lillian, kimse biçimlendirmesi, sil baştan yaratması için imgesini bir başkasına teslim etmemeli. Kadınlar bir halkadan ötekine geçiyor, bağımsızlığa ve kendi kendini yaratmaya doğru ilerliyor. Senin acısını çektiğin şey, yazgından, eski aşkından ayrılmanın acısı; bir yandan bu yazgıyı yenilemek isterken, bir yandan da tutkunu korumak istiyorsun. Bir çemberden ötekine zorla itiliyorsun, işte seni böylesine korkutan da bu. Jay'e yaslanamayacağını biliyorsun, ama seni neyin beklediğini bilmediğin gibi, kendi sezgilerine, zekana da güvenemiyorsun . "
- Anais Nin, Ateş Merdivenleri
✨Çoğu zaman cevabı gürültüde arar, düşünüp durur, zihnimizi olası senaryolarla doldururuz ve bu karmaşa içinde de sezgilerimizin bize anlatmak istediklerini gözden kaçırırız. Ancak bazen gereken, düşünceleri yavaşlatıp ruhun isteklerini duyabilmektir. ✨
Dut ağacının gölgesinde
“Etkilendiğimiz, farkına vardığımız ve varlığından mutluluk duyduğumuz beş duyumuz vardır. Bu duyular duyumsanacak dünyayı bizim için yapılandırırlar. Başka duyular da vardır -gizli duyular, altıncı duyular- en az diğerleri kadar yaşamsal ama söze dökülmemiş ve farkına varılmamış duyular. Bunlar, bilinçdışı, otomatik ve keşfedilmesi gereken duyulardır.” Karısını Şapka Sanan Adam - Oliver Sacks
Çocukken apartmanın arka bahçesinde çok zaman geçirirdim, henüz çimenler sökülmemişti, taş parkeler yoktu. Beş yaşlarındaydım sanırım, yine bahçede oynuyordum. Bir kedi gördüm ve aklımdan geçen soruyu dünmüş gibi hatırlıyorum: “Kuyruğuna bassam ne olur?” Sonraki sahnenin baş rolü kuduz iğnesi olmuştu. Yıllar geçti, yine bahçede bu sefer bir anne kedi ve yavrularını, aç babalarından, ellerimizde sopalarla (!) koruyorduk. Anne kedi ona saldırdığınızı düşündü. Hikayenin sonu benzer: yine iğneler.
Duttan nefret etmesine rağmen ağaca tırmanmak bahanesiyle ikide bir dut toplayan bir çocuk düşünün. O çocuk çok düştü, yaralandı. Tam da bu yüzden şahane anıları var anlatmakla bitmeyen. Eğer o zamanlar her canı yandığında kendine yasaklar koysaydı anıları da silinecekti. Onun yerine içindeki duyuları dinlemeyi tercih etti.
Artık büyüdük. Canımız yana yana ateşe el değdirmememiz gerektiğini öğrendik belki. Ya sezgilerimiz? Keyif aldığımız, bizleri heyecanlandıran şeylerin peşinden gitmemiz için öğrendiklerimizi unutmamız gerekiyor bazen. Dut ağacının altına gömdüğümüz o çocukluk heyecanlarını yeniden kazıp çıkarmamız için.
Sevgiyle kalın.
EVRENDEN UYARI İŞARETLERİ: #mistikyol Bazen doğru yolda değilsek veya hayrımıza olmayan bir durumla karşı karşıya isek bu işaretler bizi uyarıyor olabilir. Bunlara dikkat etmekte fayda var:
1- Beklenmedik ertelemeler veya iptaller oluyorsa 2- Karın bölgenizde rahatsız bir his varsa 3- Çabalamanıza rağmen zorluklar ve engeller bitmek bilmiyorsa 4- Huzursuzluk ve gereksiz tartışmalar çıkıyorsa 5- Uykusuzluk ve uyku düzeninde bozulmalar varsa 6- Bağışıklık sisteminiz zayıfsa ve sürekli hastalanıyorsanız
OLUMLAMA: "Hayatıma bana hayırlı olacak değişimleri, kişileri ve gelişmeleri kabul ediyorum"