
seen from Malaysia
seen from China
seen from United States
seen from China
seen from United States
seen from China

seen from Netherlands

seen from United Kingdom
seen from Germany
seen from Russia
seen from South Africa

seen from Russia
seen from Guatemala

seen from Malaysia
seen from United States

seen from Malaysia
seen from China
seen from United States
seen from United States
seen from United Kingdom
Kur'ân-ı Kerîm'i tekmeleyen çocukları yetiştiren eğitim sistemine mi kızalım o çocukların ailelerine mi, çocuktur deyip en kutsalına yapılan saygısızlığı görmezden gelenlere mi?
Milli eğitim yetmez, DÎNÎ ve milli eğitim olmalı...
"yeni dönemde yeni şarkılar lazım".İnsan nesilleri zamanla değişir.Yenilenir.Kendileriyle birlikte yeni anlayışlar yeni istekler ve yeni taleplerde getirirler Ve bu yeni nesillere çoktan eskimiş idare usulleri zorla uygulanamaz.
Herkes bir Z kuşağı lafıdır dilinde dolandırıp duruyor. Üzerine kitaplar yazılıyor, seminerler düzenleniyor, YouTube kanalları kuruluyor, uzman olduğunu iddia edenler oluyor ve benzeri birçok çalışma yapılıyor. Bu nesle genel anlamda yaklaşım internet ile ilişkileri odağında oluyor. Z kuşağı diyerek sınıflandırılan nesli yapacağı ve yaptığı her türlü anormalliğin nedeni sorgulanıyor. Z kuşağı birey olarak değil bir grup adeta bir topluluk olarak bir kefede değerlendiriliyor. Ben bu tutumu son derece kapitalist buluyorum.
Z kuşağı şöyledir, z kuşağı bunu sever, z kuşağı şu olaya böyle tepki verir diyerek katagorize edip bir şekil verilerek genç nesli nasıl yönetebiliriz kaygısı yaşanmaktadır. Kapital düzen sınıflandırma yapmayı sever. Bu sınıflandırma neticesinde dilerse politik, dilerse ticari, dilerse kültürel olarak insanları bir yöne doğru sürükler. Para odağındaki düzen bireyleri sürüklemekten keyif duyar. Sürüklenmeye ve şekillendirmeye en açık nesil ise kapital düzenin sınıflandırmasıyla z kuşağıdır.
Sınıflandırma insanları kolaylıkla yönetebilmek adına yapılır. Bu sebeple ben bireylerin bir sınıfa ait hissettirilmesinden hiç haz etmem. Hürriyeti dilediğini satın alabilme ve seçebilme olarak dar bir kalıba sokan kapital düzen bu çokluğu sunarken bize rehber olmaya da talip. Bu düzen kendini yönetemeyen kararlarını uyaranlara bağlı veren insanları bu şekilde etkisi altına alıyor. Z kuşağı diyerek bu düzenin tanımlamalarını kabullenip gençleri kapital düzenin sunduğu rotalara mecbur bırakıyoruz.
Birey toyluğuyla eleştirilebilir ama sınıflandırılamaz. Bu çok haksızca bir tutumdur. Önceki neslin sonraki nesli eleştirdiği kaynaklara göre binlerce yıllık bir alışkanlık. Ama bu katagorize etme işi son on yılların yeni bir adeti.
Bizler gençlerimizi birey olarak değerlendirmek zorundayız. Her bireyin kendi ilgi alanları, becerileri, hayata bakışı, ideolojisi, anlam arayışı vardır. Biz bunu "z kuşağı şöyledir" diyerek farketmeden köreltiyoruz. Bugünkü gençlerin tekdüzeliğinin büyük bir sebebi budur.
Çamura Eser
Çamura şaheserim oldu,
Gök kubbeye layık, şanlı miras oldu.
Çamura binbir armağan bıraktım,
Nesle, yaşama, doğaya paylaştım.
Nesillere örnek oldu, yaşattım,
Bozkırları, susuz kurak alanları, yaşam alanlarına bereket getirdim; yaşattım.
Şimdiyse kavruluyorlar, acı çekiyorlar,
Nesle örnek olup bir armağan olacakken onlar yaktılar, kestiler, umutsuz bıraktılar.
Binbir şaheserim için yıllarca beklerken,
Onlar saniyelerce tahrip ettiler.
Artık okulları açsalar bile istemiyorum. Hevesim kaçtı. Hem böyle de oluyormuş madem niye bizi yoruyorlarmış.