karınca ısırığı kadar bir umut vardıysa eğer hiç kaybolmaması için şehrin bütün yağmurları bana yağsın istedim
No title available
sheepfilms
Three Goblin Art
Aqua Utopia|海の底で記憶を紡ぐ
almost home
cherry valley forever
Cosimo Galluzzi
h
official daine visual archive

JVL
No title available
Not today Justin
hello vonnie
Claire Keane
todays bird
$LAYYYTER
Mike Driver
Cosmic Funnies
Monterey Bay Aquarium
"I'm Dorothy Gale from Kansas"
seen from Brazil

seen from United States
seen from United States

seen from Ireland
seen from Germany
seen from Brazil
seen from Brazil

seen from Kenya
seen from Poland

seen from Iraq

seen from United States

seen from United States
seen from United States
seen from United States
seen from United States
seen from United States
seen from United States
seen from United States
seen from United States
seen from United States
@tameris
karınca ısırığı kadar bir umut vardıysa eğer hiç kaybolmaması için şehrin bütün yağmurları bana yağsın istedim
bir şey oldu bana, bunu nasıl anlatabilirim bilmiyorum. bir patlama, ani bir fren veya keskin bir dönüş değildi. bir cümle işittim. cümle, koca koca dağları devirme gayesi taşımıyordu. bilmediğim bir şeyi fark ettirmeye çalışmıyordu. aslına bakarsan üzerine düşünmem bile beklenmiyordu. bütün bunlara rağmen o cümleden beri bir değişiğim. anlatabildim mi
“hafızamızın en güçlü kısmı bizim dışımızda, çisentili bir rüzgarda, bir odanın rutubet kokusunda veya yanmaya başlayan bir ateşin ilk andaki kokusundadır; kendi benliğimize ait,zekamızın işe yaramaz diye küçümsediği şeyi, geçmişin son ve en güçlü kalıntısını, bütün gözyaşlarımız dinmiş gibi görünürken hâlâ bizi ağlatabilen şeyi bulduğumuz her yerdedir.”
uslandın şehirdeki girdaptan boğuldun velhasıl,
söyle sana pencerenden etine saplanan güneşten başka ne lazım?
göğsünde saksısıyla caz çiçeği
bir şey var genzimi yakıyor. oysa ağlayabilmeliyim.
kim kime ne anlatabilir ki çok gürültü var
her şey bittiğinde geride sadece biz kalırız. ve bunu biliriz. günleri böyle yaşar, tüketiriz. günler de bizi böyle yaşar ve tüketir.
umay bana kollarını uzat. neremden ittiğini bileyim. bir şarkı mırıldan sonra bin kere sus. umay tek bir kelime söyle bana buradan gideyim. omuzların yırtsın su damlalarının gerinimini. bu yağmurdan canlı çıkmayalım. sözleri kurşun gibi. tam beynimden. ama nasıl beynimden umay. beynim ki otuz iki yerinden dikişler gözlerini. devamlı sardığımız kaset gibi, tütün gibi. senin buralardan gitmek arzun gibi. aynı rüzgarda kuruyalım umay. değmesin köklerim köklerine. bırak eşelemek başka canlılara kalsın. aç karnına, uyuyayım karnında.
-aklımdasın-
her gün en az bir defa.
dünyanın en romantik kürtçe kelimelerinden biri de “xemilîn”dir. türkçe olarak “süslenmek” diyoruz. duvarda asılı bir ayna düşün, öyle güzel.
bazen böyle olur. üstü kapalı ve açık yardımlar istersin.
cevap hep aynıdır: bu oyunda tek başınasın. senin ateş gücün var ama yağmur yağıyormuş gibi düşün. üstelik canın azaldı. arkadaşların ve doktorların aslında birer illüzyon olduğunu görüyorsun. boşlukta süzülmeni dilerdim. ama sen o boşlukta sıkışıyorsun.
taş olsam suyum çıkar, dağ olsam yıkılırdım. tanrı olsam kıyameti kopartır, melek olsam sura üflerdim. insan ayakta kalabiliyor, ne garip.
geçtiğimiz altı ayda çok şey oldu kendi dalına ağır meyveydim lezzetimden eksilmedim ama
ren
de
len
dim.
geçtiğimiz altı ayda çok şey oldu, herkes koşarken bağdaş kurmayı öğrendim
sabah uyanırsın da yutkunabilir misin “parsel parsel eylenmiş” dünyayı. sanmam. “hadi bana yaşasın de” etrafı ateşler alsın. malumdur dünya yanar, dostluk çürür. ne gelir ellerinden. “hadi bana yaşasın de”