“Kesinlikle haklı! Bu arada adın neydi?”
“Tessa, Tessa Hales James, peki ya sen? Gerçi, böyle tanışmak istemezdim ama, ne yapalım.”

JVL

blake kathryn
Today's Document

祝日 / Permanent Vacation

Andulka

tannertan36

No title available
taylor price
"I'm Dorothy Gale from Kansas"
Sade Olutola
🪼

if i look back, i am lost
noise dept.
Misplaced Lens Cap

Kaledo Art
AnasAbdin

titsay

No title available

@theartofmadeline
Mike Driver

seen from United States

seen from Iraq
seen from United States

seen from Singapore

seen from United States
seen from United States

seen from United States
seen from United States
seen from United States
seen from United States
seen from United States
seen from United States
seen from United States

seen from Malaysia
seen from United States
seen from United States
seen from Philippines
seen from United States

seen from Kazakhstan

seen from United States
@urfooler-james
“Kesinlikle haklı! Bu arada adın neydi?”
“Tessa, Tessa Hales James, peki ya sen? Gerçi, böyle tanışmak istemezdim ama, ne yapalım.”
Tessa James in season five episode one, ‘Creatures of the Night’.
“Kavga etmeden çözmeyi denedim, görmedin mi? Burada ölüp gideceğimizi söylemekten başka bir şeyler yapabilirdi.”
“Eh, zaten senden çok diğer çocuk içindi. Neden hiçbir şey yapmıyorlar? Şimdiden bir şeylerin olmuş olması gerekmez miydi?”
Tessa James in season five episode two, ‘Parasomnia’.
“...Zaten herkes gergin durumda ve sizin kavganızda buna hiç yardımcı olmuyor!”
(...)Günümüz.
Valerie anılarından geri döndüğünde sırasına biraz daha sindi. Şuan etrafta düşman yoktu. Sakin olmalı ve yavaştan kırmızıya dönen gözlerini düzeltmeliydi. Etrafındakilere sorunu belli etmemeliydi. Ailesinin onu bıraktığı gibi birileri daha onu bırakmamalıydı. Valerie fark etmeden düşünceleri onu daha da panikletecek yerlere kaymıştı. Derin nefesler alıyor ve deli gibi çığlık atmak istiyordu. Ancak şuan ne yeri ne zamanıydı. Sanki o sakinleşmeye çalıştıkça içindeki çığlık atma isteği daha da artıyordu. Ne zamandır bunu yapmadığının farkındaydı ve şuan sadece şu düşüncelerden kurtulmak için bile bunu yapabilirdi.
“Hayır Reyna, hayır! Sakinleş. Şimdi olmaz. Asla olmaz. İnsanlara zarar vermemelisin. Sakinleş.”
Ne yazık ki siren güçleri kendi üzerinde işe yaramıyordu. Herkesin şaşkın bakışları altında gürültüyle ayağa kalkıp cama doğru ilerledi. Biraz sakinleştikten sonra birinin ona seslendiğini duydu. Her ne kadar tam düzelmemiş kırmızı gözleriyle biriyle göz göze gelmek istemese de bulundukları durumu düşündüğü birinin yardıma ihtiyacı olabileceği ihtimaliyle arkasına döndü.
Herkese kod mavi uyarısı verildiğinden beridir, okulun her yeri kilit altına alınmıştı. En azından, bulunduğu sınıf öyleydi. Tessa böyle durumlara alışık değildi, hem de hiç. Bu duruma karşılık okulda birkaç kere tatbikat yapılmıştı elbet, ancak o tatbikatların hepsinde, güçlerini kullanabiliyorlardı. Belki de kimsenin aklına güçlerini devre dışı bırakacakları akıllarına gelmemişti demek. Hah, bu kadar zeki kişilerin bulunduğu bir okulda, bunu düşünememiş olmaları ister istemez komik bir durumdu.
Silah sesi duyulmadan önce, cam kenarındaki, üçüncü sırada oturuyordu Tessa. Silah patladığında ise ilk yaptığı şey, camın altındaki duvara sırtı gelecek şekilde oturup, bacaklarını göğsüne çekip, onlara sarılmak olmuştu. Bir şekilde, kendini böyle daha iyi hissediyordu. Böyle bir durumda babam benim ne yapacağımı öğretmişti Tess, peki ya sen? Sen ne yapacaksın? Kendini avutman bunun gerçekleşmesini engellemeyecek ve bunu sende biliyorsun. Hah, bir sen eksiktin. Böyle durumlarda, acaba Tessa ölse, Hales de ölüp gider miydi yoksa vücudunun kontrolünü o mu ele alırdı, merak ediyordu.
Sınıfa, okula, belki de koca kampüse bir sessizlik çökmüştü. Kim, neden bir mutantlarla okulu basmıştı ki? Onlardan ne istiyor olabilirlerdi? H.Y.D.R.A.’nın S.H.I.E.L.D. düşmanı olduğunu sanıyordu, o halde neden ana binayı değilde, burayı basmışlardı? Çok fazla cevabını bulamadığı soru vardı ve görünüşe bakılırsa yakın zamanda da bu cevapları elde edecek gibi görünmüyordu.
Kafasının içinde bu düşünceler birbirinin üzerine atlayıp, Tessa’nın aklığını iyice karmaşıklaştırırken, camın kenarına bir silüetin geldiğini gördü. Ve, o zamana kadar bakışlarının yere kilitlendiğinin farkında bile değildi. Başını hafifçe çevirip, genç kıza baktı. O da herkes gibi endişeleniyor ya da korkuyor olmalıydı ve bunu anlıyordu da. Ancak yine de okul birileri tarafından ele geçiririlirken camın önünde durup, müthiş bir hedef olmak ne kadar akıllıcaydı, işte bundan emin değildi. Fısıldayarak ancak genç kızın duyabileceği bir sesle şu an için sorulabilecek en aptalca soruyu sordu, Tessa.
“Hey, sen iyi misin?”
Jeff Davis: “The cast and crew normally watch the season premiere at my house and sometimes we order pizza. Not everytime but… Sometimes!”
“Deniyorum, normalde böyle bir şey çok fazla olmaz ama burada… Sürekli geçmişim hakkımda bir şey söylüyorlar sanki, anlamaya hatırlamaya çalışıyorum ama başaramıyorum.”
“Belki de bu malikane ile ilgilidir. Geçmişinde belki sende buralarda veya buralara yakın bir yerlerde ya da buna benzer yaşamış olabilirsin, bu da sana birçok şey çağrıştırıyor olabilir?”
“Çünkü buraya geldiğimizden beri sesler bir an bile susmadı.”
“O kadar çok sesin aklında dolaşmasını hayal bile edemiyorum, ancak benimde bir tane katlanmak zorunda olduğum bir ses var diyebilirim. Hiç bir şeylere konsantre olmayı denedin mi?”
“Bana yardım edebileceğini sanmıyorum… Hem ben bunu hatırlayabilirim, kimseye ihtiyacım yok.”
“En azından deneyebilirim? Eh, tabii, zorla yardım edemem zaten de... Bilemiyorum, buraya vardığımızdan beridir çok düşünceli görünüyorsun.”
“Yardımımı istemediğini söyledin, biliyorum ancak buradan gerçekten biraz yardım alabilirmişsin gibi duruyor.”
favorite character meme: ¼ traits
receptive: able or quick to receive knowledge or ideas.
ooc;;
//yarın hastaneye gitmem gerek, so... iyi eğlenceler & iyi geceler! #offline.
“Yine mi sen yaaa öf.”
“Ne o, yoksa korkuyor musun?”
“Şamdanları güzel olan bir malikanede? Galiba.”
“Bayağı açıklayıcı oldu, o engin bilgilerin ile beni aydınlatmaya tenezzül ettiğin için çok müteşekkirim. Neden buradayız?”